travelterminal.net'e Hoşgeldiniz Lütfen giriş yapmadan önce aşağıdaki bilgileri okuyunuz.
Kullanıcı Sözleşmesi
Gizlilik Sözleşmesi
ÜYE GİRİŞİ
 
 
ÜYE KAYIT
 
 

Bolivya

Başkenti : La Paz
Bolivya
Dili : İspanyolca, Quechua
Aymara, Guarani
Para Birimi

:

Bolivano (BOB)
Dini : Hristiyanlık
Önemli Şehirleri : La Paz, Santa Cruz

Özet Bilgi
Konum: Güney Batı Amerika’da, batısında Peru ve Şili, doğusunda ve kuzeyinde Brezilya, güneyinde Arjantin, güney doğusunda Paraguay bulunur, ülkenin denize sınırı yoktur.
Yüzölçümü: 1.098.581 km²
Nüfus: 9 milyon 0-14 yaş: %35, 15-64 yaş: %60,4, 65 yaş ve üzeri: %4.6.

Yönetim: Cumhuriyet 

Bağımsızlık: İspanya’dan  26 Ağustos 1825’te
Ülke sınırı: 6.743  km.
Sınır ülkeler: Brezilya 3.400 km, Peru 900 km ve Titikaka Gölü, Şili 861 km, Arjantin 832 km, Paraguay 750 km.
İklim: Doğuda tropikal, batıda kuru ve çöl, And Dağları’nda soğuk.
En yüksek noktası: Nevado Huascaran, 6.768 m
Arazi yapısı: Kuzey, güney doğrultusunda And Dağları uzanır, dağ silsilesi arasında yüksek platolar (altiplano) ve Amazon bölgesinde ovalar vardır..
Yaşam beklentisi: Erkek: 63, Kadın: 68.
Irk: Quechua % 30, Aymara % 25, Mestizo (Amerikalı Kızılderili ve beyaz melezi) % 30, beyaz % 15.
Etimoloji: Bolivya’nın ismi, ülkenin bağımsızlık mücadelesinde önemli yeri olan Simon Bolivar’ın isminden gelmektedir.
Doğal kaynaklar: Kalay, doğal gaz, petrol, çinko, tungsten, antimon, gümüş, altın, kereste, demir madeni, su gücü.
Başlıca ekonomik faktörleri: Endüstri (madencilik ve minerallerin işlenmesi, petrol işleme, doğal gaz, yiyecek ve içecek, tütün, el işleri, tekstil, giyim), Tarım (soya fasulyesi, ve soya ürünleri, kahve, pamuk, mısır, şeker kamışı, pirinç, patates, kereste).
La Paz
La Paz
Dünyanın en yüksek irtifadaki başkenti olan La Paz, 3660 m yükseklikte, La Paz Nehri’nin ortasından geçtiği uzun dar bir vadiye kurulmuştur. Bir zamanlar bir İnka köyü olan bu yer, kışın 430 m kadar yukarıdaki soğuk ve kıraç yüksek yayladan (altiplato) korunma sağladığı için 1548’de Alonso de Mendoza tarafından seçilmiş ve burada daha büyük bir yerleşim kurulmaya başlanmıştı. Vadinin darlığından dolayı da şehri, İspanyol şehirlerinin genel planı olan ızgara düzeninde kurmak mümkün olmamıştır. Bağımsızlığın kazanılmasında liderlik eden Pedro Domingo Murillo’dan adını alan Murillo Meydanı, katedrali ve diğer binaları ile küçük bir alanı kaplar, şehirde sadece birkaç tane geniş büyük cadde vardır ve sokaklar her iki yöne de dik yokuşlar halinde çıkar. Hava genellikle soğuk olduğu ve büyük sıcaklık  farkları sık görüldüğü için, burada çiçeklere ve ağaçlara çok özen gösterilmesi gerekir. La Paz’ın koloni ticaret yolu üzerindeki konumu, Koloni Dönemi’nde burayı bir ticaret merkezi ve siyasi açıdan önemli bir yer haline getirmiştir. La Paz’da tarım ürünleri ve hafif endüstri ürünleri satılır. 1830’da San Andres Üniversitesi  ve 1966’da da Katolik Üniversitesi kurulmuştur. Özellikle Andların iki görkemli zirvesi Illimani –Dünyanın en yüksek volkanı- ve Illampú, Titikaka Gölü, Tiahuanaco harabeleri ile yakındaki tropik yunga örtüsü sayesinde bu bölge, gezginler ve turistler için en çekici yerlerden biridir.

 

 
 
Diğer Bilgiler
Yüksek Bolivya bölgesi, İspanyollar’ın gelip bu bölgeyi ele geçirmesinden önce de Güney Amerika And kültürünün bir parçasıydı. Eldeki bulgular parçalar halinde olsa da M.Ö. 3000’lerde burada tarımın, metalin özellikle de bakır üretiminin bundan 1500 yıl sonra başladığını göstermektedir.
And Bölgesi’nde olasılıkla 20.000 senedir insanlar yaşamaktadır. Özellikle Titikaka Gölü’nün güneyinde M.Ö. 2. yüzyıldan başlayarak gelişen Tiwanaka kültürü dikkat çekicidir. Tiwanaku şehri etrafında gelişen bu kültür, M.S. 1200’lerde olasılıkla kıtlık ve kuraklık nedeniyle ortadan kaybolmadan önce ileri düzeyde mimari ve tarım teknikleri geliştirmişti. Kabaca aynı dönemlerde doğudaki alçak bölgelerde yaşamış olan Moxolar ve şimdiki La Paz’ın kuzeyinde yaşamış Mollolar da ileri tarım toplumlarıydılar ve onlar da 13. yüzyılda ortadan kayboldular. Tiwanaku kültürünün çöküşüyle Titikaka Gölü’nün çevresinde yaşayan Aymara’lar yedi bölgesel krallık kurdular. Kaleler ve surlarla korunan tepelerin zirvelerinde yaşayan Aymara halkı bu bölgenin benzersiz iklim koşullarına uymada büyük bir beceriye sahipti ve sulama, ürünü dondurma ve kurutma yoluyla yiyecek kaynaklarını artırmanın yolunu bulmuşlardı. Andların doğu eteklerinden Pasifik kıyısına dek uzanan topraklardaki yarı tropik vadilerde hem tropik hem de yükseklerde yetişen ürünleri elde edebiliyorlardı. Bu kültürün temel sosyal birimi, işleri organize eden ve üyeleri arasında toprak dağıtan ayllu adı verilen bir akraba grubu veya klandı.
Aymaralar, Güney Andların bir başka halkı olan Uruları yönetiyorlardı. Urular, Aymaralardan önce bu bölgeye gelip yerleşmiş bir halk olsalar da yoksul balıkçılar ve toprakları olmayan işçilerdi.  Ama Aymaralar, üçüncü etnik grup olan Quechuaların yayılmasına engel olamadılar. Tiahunaka (Aymara dilinde ‘tiwanaka’ nın söylenişi) İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra, Cuzco etrafında Quechua dili konuşan bir devlet ortaya çıktı. Bu halk yöneticilerinin ismiyle kendilerini anmaya başladıktan sonra da İnkalar olarak tanınmaya başlandı ve kuzeydeki yüksek bölgelerin en güçlü devletini kurdu. Güneydeki Aymara krallığı 15. yüzyılın ikinci yarısında zayıflayınca da İnkalar bu bölgeyi fethettiler.
Bolivya dağlık bölgesi, Kollasuyo olarak biliniyordu, büyük ekonomik ve mineral zenginliği nedeniyle bu bölgede yoğun bir nüfus yaşamaktaydı. İnka İmparatorluğu’nun dört idari bölgesinden biri de buradaydı. Kollasuyo’nun en yüksek derecedeki yöneticisi sadece İnka’ya (imparator) karşı sorumluydu. Altında ise bölgesel valiler ve Aymara soyluları vardı.  Ama İnkalar Bolivya’nın doğusundaki göçebe halkları kontrol altına almayı başaramamışlardı. Bundan dolayı da Bolivya’nın doğusundaki yerli halkların dörtte üçü, İspanyolların gelişinden sonra bile büyük ölçüde yaşam tarzlarını devam ettirmişlerdir.
İspanyol keşiflerini yöneten ve İnka İmparatorluğu’nun fethedenler Francisco Pizarro, Diego de Almagro ve Hernando de Luque idi. Pizarro, 1524’de Panama’dan kıyı boyunca inerek, “Biru” diye adlandırılan bir altın ülkesinin var olduğunu doğruladı. Biru adı daha sonra Peru’ya dönüştü. İnka İmparatorluğu’nun geniş sınırlara sahip olmasına rağmen merkezde zayıf olması nedeniyle İspanyolların bu bölgeyi ele geçirmeleri kolay olmuştur.  Yine de İspanyolların Cuzco’yu ele geçirip bir İspanyol şehri haline getirmesinden sonra da İnkalar sürekli olarak ayaklanmışlardır.
İspanyol koloni dönemi sırasında bu topraklara (Cuzco ve Bolivya) “Yukarı Peru” veya “Charcas” deniyordu ve Lima valisinin yönetimi altındaydı. İspanya İmparatorluğu’nun zenginliğinin büyük kısmını, Bolivya gümüş madenleri oluşturmaktaydı. Yerel halk ise köle olarak çalıştırılıyordu. Napolyon savaşları sırasında İspanya kralının otoritesi zayıflayınca koloni yönetimine karşı hareketler giderek güç kazandı. 1809’da bağımsızlık ilan edildi ama 6 Ağustos 1825’de Simon Bolivar’ın cumhuriyetin kurmasından önce 16 yıl süren bir mücadele verilmesi gerekti. İspanyol yönetimi boyunca ve sonrasında Peru ve Bolivya arasında sürekli meydana gelen sınır savaşları 1930’lara dek devam etti. Cumhuriyetin ilanından sonra 19. yüzyılda da Bolivya’da ekonomik ve siyasi istikrarsızlık hakim oldu. Bağımsızlığının ilanından sonra Bolivya topraklarının yarısını, denize olan ulaşımını ve kauçuk üretimiyle ünlü olan Acre bölgesini komşularına kaptırdı. 1800’lerin sonlarında dünyada gümüş fiyatının artması Bolivya’ya belli bir ölçüde zenginlik ve siyasi denge getirmiştir. 20. yüzyıl başında ise Bolivya’nın ana kaynağı olarak gümüşün yerini kalay aldı. Yönetime gelen hükümetler de bırakınız yapsınlar tarzı kapitalist bir politikayı izleyen ekonomik ve sosyal bir elit sınıfça kontrol edildi. Nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan yerli halkın yaşama koşullarında ise hiçbir iyileşme olmadı. Madenlerde ve büyük arazilerde, toprak ve mal sahiplerinin yanında ilkel şartlarda çalışmaya zorlandılar, eğitime, ekonomik fırsatlara ulaşma veya siyasete katılma olanakları yoktu. 1932-35 arasındaki Bolivya – Paraguay savaşında Bolivya’nın yenilmesi bir dönüm noktası oldu. 1951’de Ulusal Devrimci Hareket yükselişe geçmeye başladı, bu parti seçimle başa geldi. Toprak reformu yapıldı, kırsal kesimde eğitim hamleleri ve ülkenin kalay madenlerinin ulusallaştırılması sağlandı. 1964’le 1978 arasında ise yönetime genellikle askeri cuntalar hakim oldu. 1978’de Bolivya yine bir siyasi çalkantı içine girdi. Darbeler, karşı darbeler ve geçici hükumetler bu dönemden sonrasına damgasını vurdu. 1993’de ekonomiyi liberalleştirme çabasına girildi ve saldırgan bir ekonomik ve sosyal reform gündemi izlenmeye başlandı. Bunlardan en önemlisi de “kapitalizasyon” programıydı; genellikle yabancı olan yatırımcılar, halk şirketlerinin –petrol şirketleri, telekomünikasyon sistemi, hava yolları, tren yolları gibi- anlaşılan ana para yatırımını yaparak % 50’sine sahip olabiliyorlardı. Ama bu reform ve ekonomik yeniden yapılanma faaliyetlerine halkın çeşitli kesimlerinden büyük tepki geldi. Kimi zaman da özellikle koka yetiştiren bölgelerde sert protestolar yapıldı. Bu dönemdeki Sanchez de Lozada hükümeti, yasa dışı koka yetiştirenlerin bu işten vazgeçmeleri için para desteği önerdi ama bu politika koka üretiminde çok az bir azalma sağladı. 1990’ların ortasında Bolivya, dünyadaki koka üretiminin –bu koka sonradan kokaine dönüştürülmektedir- üçte birini sağlıyordu. Daha sonra bir polis birimi oluşturularak yasa dışı koka üretiminde azalma sağladı ama bu sefer de ülkedeki işsiz sayısında büyük artış oldu.
Sosyalizm Hareketi Partisin’nden gelen ve Aralık 2005’de yapılan seçimlerde başa gelen Evo Morales, antik Tiawanaku şehrinde binlerce yerli önünde yemin ederken 500 yıldır süre giden koloni döneminin sona erdiğini ve artık otonomi döneminin başladığını bildirdi. Evo Morales’in başkanlığa gelmesi, ABD’nin Güney Amerika’daki koka üretimine karşı açtığı savaşı tekrar gündeme getirdi. Koka üretimini sıfıra indirmeyi amaçlayan bu plan, günümüzde pek çok Bolivyalı tarafından yaşam tarzlarına bir müdahale olarak görülmektedir. Morales ise hükumetinin uyuşturucuyu engelleyeceğini ama koka yapraklarının yasal pazarını koruyacağını ve yasal koka ürünlerinin ihracatını destekleyeceğini belirtmiştir.
Morales, 1 Mayıs 2006’da Bolivya’daki hidrokarbon kaynaklarının tekrar ulusallaştırılacağını bildirdi ve askeri birlikleri kullanarak 56 gaz kuyusunu ve 2 rafineriyi aynı anda ele geçirdi. Tüm yabancı enerji şirketlerine, Bolivya’ya asıl ortaklık payının ve gelirin % 82’sini bırakan yeni anlaşmalar imzalamaları için 180 imzalamıştır.
Bolivya, Guyanalar’dan sonra Güney Amerika’daki en yoksul ülkedir. Amerika’nın keşfedilmesinden sonra ülkede yabancı güçlerin oynadıkları emperyalist rol ve yozlaşma, Bolivya’nın doğal kaynakları zengin olmasına rağmen halkın, madenlerden, doğal gaz kaynaklarından, dünyadaki demir ve magnezyumun % 70’ini içeren kaynaklardan çok az yararlanabilmesine neden olmuştur.
Mail Grubuna Katıl
Travelterminal.net sitesinde yer alan tüm metin, resim ve içeriklerin hakları TEK TURIZM İNŞ.TESKT. SAN. ve TİC. Şirketine aittir. Hiç bir şekilde basılı veya elektronik bir ortamda izinsiz kullanılamaz veya kopyalanamaz. Tüm içerik bilgilendirme amaçlı olup değişiklik olması durumunda Travelterminal.net sorumlu tutulamaz.