travelterminal.net'e Hoşgeldiniz Lütfen giriş yapmadan önce aşağıdaki bilgileri okuyunuz.
Kullanıcı Sözleşmesi
Gizlilik Sözleşmesi
ÜYE GİRİŞİ
 
 
ÜYE KAYIT
 
 

Brezilya

Başkenti : Brasília
Brezilya
Dili : Protekizce
Para Birimi

:

Real ( BRL) 
Dini : %73 Roman Katolik,
%15.4 Protestan,
%7.35 Ateist, %3,4 Diğer 
Önemli Şehirleri : Rio de Janerio, Brasil, Sao Paulo, Manaus

Özet Bilgi
Konum: Atlas Okyanusunun kıyısı olan Güney Amerika’nın en büyük ve en kalabalık ülkesidir.
Nüfus: Yaklaşık 186 milyon
Yönetim: Federal Cumhuriyet
Bağımsızlık: Portekiz’den  7 Eylül 1822
Cumhuriyet-15 Kasım 1889
Sınır ülkeler: Kuzeyde Venezuela, Suriname, Guyana; kuzeybatıda Kolombiya;batıda Bolivya ve Peru; güneybatıda Arjantin ve Paraguay;güneyde Uruguay.
En yüksek noktası: Pico de Bandeira, 2890m.
Irk: Beyaz ırk (Portekiz, Almanya, İtalya, İspanya, Polonya) %55, melezler %38, siyah ırk%6, diğer %1

Brezilya halkı beşyüz yıllık geçmişinde tüm ırkların karışması nedeniyle dünyanın başka hiç bir ülkesinde rastlanmayan bir çeşitlilik ve renkliliğe sahiptir. Portekizli, Fransız ve Hollandalı kolonicilerin  eşleriyle gelmemesi nedeniyle yerli halk ile karışmasıyla başlayan ırk ve kültür çeşitliliği, önce Afrika’dan getirilen köleler sonra 20nci yüzyılda gelen Alman, İtalyan, Polonyalı, Japon ve Arap göçmenlerin de bu karışıma yeni öğeler katmasıyla bu günkü haline gelmiştir. Bu ilginç karışım, kolonileştirilmiş diğer ülkelerde olduğunun tersine Avrupa kökenli olmayanlara karşı ırkçılığın çok daha az olması nedeniyle yalnız ten rengi düzeyinde kalmayıp günlük adetler, yemekler, müzik, danslar, el sanatları ve hatta çeşitli dinler gibi nice kültürel değerlerin hem korunmasını hem de biribirleriyle iç içe girmesini sağlamıştır. Günümüzde hafif çekik gözlü esmer bir kişinin kumsalda bira içip içli köfte yerken samba yapması olağan bir görüntüdür. Tabii böylesine hoşgörülü, rahat ve her türlü önyargıdan uzak bir halkın keyifli ve eğlenceyi sever olmaması mümkün değildir. Buna bir de tropik iklimin getirdiği rahatlık da katılınca Brezilya’yı ziyaret eden kişilerin niçin her zaman hoşnut kaldıkları anlaşılabilir.
 
 Göçmenler
Brezilya’ya göç edenlerin sayısı her zaman Brezilya’dan göç edenlerin sayısından fazla olmuştur. 1808 yılında imparator 6ncı Dom João tarafından güney bölgelerindeki beyaz nüfusun artması amacıyla verilen izinle başlayan göçler sonucunda Avrupa’nın çeşitli yörelerinden gelen göçmenler beraberlerinde çeşitli teknolojiler de getirmişlerdir. Üzüm, elma gibi yeni ürünlerin yanı sıra modern tarım teknikleri, tekstil, deri ve seramik endüstrileri, bira ve şarap gibi yeni içkiler Brezilya’da yaşamın değişmesine neden olmuştur.

 
    Brezilya’ya en çok göç eden halklar Portekizlilerden sonra Almanlar, Avusturyalılar, Macarlar, Slavlar, İspanyollar, İtalyanlar, Japonlar, Suriyeliler, Lübnanlılar ve İsviçreliler, Hollandalılar ve Finandiyalılardır.
 


 
Rio de Janerio
Rio de Janerio
Bu atmosferde gezerken tüm ziyaretçiler tarafından tanınan keyif ve eğlenceyi seven carioca (Rio’lu) ruhu bu muhteşem şehri görmeye gelen herkesi sarmalayacak ve herkesin içini hemen aynı havaya girip şehrin tüm güzellik ve hoşluklarından faydalanmak isteği ile dolduracaktır.

Şehri kutsayan İsa Heykeli’nin bulunduğu Corcovado tepesinden bakıldığında bir yanda Göl, Güney Mahalleleri ve ünlü Copacabana ve İpanema Plajları ile teleferikle çıkılan Pão de Açucar tepesi, öte yanda Guanabara Körfezi, Maracanã Stadyumu ve Kuzey Mahallelerini kapsayan dünyanın en güzel manzaralarından biri ile karşı karşıya kalınır.
   
Geceleri şehrin her tarafı keyif ve eğlenceyle çevrilmiştir ve her zevke göre program bulunabilir. Kültür ve tarih meraklıları için ise ülkenin bu eski başkentindeki kiliseler, müzeler ve tarihi binalar farklı bir zamandaki farklı bir dünyayı gösterir ziyaretçilere. Rio’nun çeşitli kültür merkezlerinde yerli ve yabancı sanatçıların eserleri sergilenirken gerek klasik gerekse popüler dans ve müzik gösterileri, tiyatrolar, sinemalar ve daha nice eğlence ve gezi seçeneği vardır Rio’da.

Kaçırılmaması gereken bir diğer program da Rio’nun parkları ile Rio-Niterói Köprüsüdür. Bilim meraklıları için ise Botanik Bahçesi, rengarenk ve farklı tropik hayvanların bulunduğu hayvanat bahçesi ve Planetaryum herkesin eğlendiği ve bir çok yeni şeyler öğrendiği yerlerdir. Eğer spor meraklısı iseniz muhteşem Maracanã stadyumunda bir futbol maçı, Atlı Spor Kulübünde at yarışı izleyebilir veya Formula 1 pistinde hız rekortmeni şampiyonlarla birlikte sevinebilirsiniz.
 
Rio aynı zamanda Brezilya modasında bir öncüdür. İpanema, Leblon ve Copacabana’nın şık butiklerinde veya modern alışveriş merkezlerinde yeni stiller ve giysi modelleri her zevki tatmin edebilecek kalitededir. Brezilya’da çıkartılan değerli ve yarı değerli taşlarla yapılan ve birer sanat eseri olarak tanımlanabilecek mücevherler yapan Rio de Janeiro’nun muhteşem kuyumcularını da unutmayalım.

Rio’da çoğu İpanema ve Copacabana’da olmak üzere en basitinden 5 yıldızlısına kadar birçok otel vardır. Yüzlerce bar ve lokanta tipik Rio yemeklerinin yanı sıra her türlü ulusal ve uluslararası mutfaktan her biri diğerinden lezzetli yemek seçenekleri sunar. Bunların yanı sıra 8 milyon nüfuslu bu muhteşem şehri daha iyi tanıyabilmeleri için ziyaretçilere birçok turistik gezi olanağı sunulur.
   

Foz de Iguacu
İguazu Şelaleleri
Iguazu Şelalesi
İguazu 1320 km. uzunluğunda Güney Amerika’da bulunan bir nehirdir.
İguazu kelimesi Guarani dilinde Büyük Su anlamına gelmektedir. İki farklı nehrin(Irai ve Atuba) Curitiba şehri yakınlarında birleşmesinden oluşur. Parana nehrine dökülmeden önceki son kilometrelerinde Arjantin(Misiones Eyaleti) ile Brezilya(Parana Eyaleti) arasında sınır oluşturur. Parana Nehrine döküldüğü yerin yakınlarında Brezilya tarafında Foz do Iguaçu, Arjantin tarafında ise Puerto Iguazu şehirleri bulunur. İki şehir de nehri geçen bir köprü ile birbirine bağlantılıdır.
Iguazu’nun en önemli özelliği nehrin birkaç kilometre öncesindeki şelaleleridir. Şelaleler de aynı şekilde tam sınırda bulunur. Büyük kısmı, görkemli ‘Şeytan Gırtlağı’na geçiş imkanının da bulunduğu Arjantin kısmındadır. Ama şelalelerin etkisi Brezilya tarafından daha iyi hissedilir. Toplam genişliği 2700 m olan Iguazu Şelaleleri’nde, ortalama 1.700 m³/s, uzun yağışlardan sonra ise 7.000 m³/s su, iki basamak şeklinde 75 metreden dökülür.
Bu doğa güzelliğini, 1542’de Alvar Nunez Cabeza de Vaca keşfetmiştir. Eleanor Roosevelt bu nefes kesici doğa mucizesine baktığı zaman ağzından şu iki kelime çıkmıştır:’Poor Niagara’(Zavallı Niagara)
Her iki tarafı da kapsayan milli park 1984 yılında UNESCO tarafından ‘Dünya Mirası’ listesine alınmıştır.
Manaus
Manaus
Eski adı Barra do Rio Negro olan Manaus, Amazonas Eyaletinin başkenti olup 17nci yüzyılda Negro Nehrinin Amazon Nehri ile buluştuğu yerde kurulmuştur. Manaus’a ulaşıldığında modern binalarla 19uncu yüzyılın sonunda zamanın en önemli tarım ürünü olan kauçuk üretiminin getirdiği zenginleşme sırasında inşa edilen konakların yaptığı tezat ziyaretçileri şaşırtacaktır.

1896 yılında inşa edilen Amazonas Tiyatrosu o zamanların tüm zenginlik ve ihtişamını temsil eder. 1929 yılında restore edilen bu muhteşem Tiyatro Binası 1990 yılında tekrar restore edilerek orijinal biçimine getirilmiş ve yeniden gösterilere açılmıştır. Manaus’ta görülmeye değer yerler arasında çeşitli tarihi yapılar ve müzeler de vardır. Bilim ile ilgilenenler ise Ulusal Amazonlar Araştırma Enstitüsünü ziyaret edebilirler.
   
1967 yılında Federal Hükümet tarafından kurulan Manaus Serbest Bölgesi sayesinde coğrafi olarak her yerden uzakta bulunan Manaus şehri gerek sanayi, gerekse ticaret açısından oldukça gelişmiş bir bölge haline geldi. Günümüzde Manaus’a gelen birçok ziyaretçi, özellikle çeşitli balık yemeklerinin sunulduğu tipik Amazon mutfağının sunulduğu çok kaliteli otellerde kalabilmenin yanı sıra hem Amazon ormanlarının el değmemiş güzelliğini yakından görebiliyor hem de en yeni teknoloji harikası elektronik eşyaları buradan satın alabiliyor.

Amazonlar
Amazon Nehri havzası dünyanın denizlerden sonra gelen en büyük oksijen kaynağı olan bir doğa harikası olup nehir Atlantik Okyanusuna her gün 10 milyon nüfuslu bir şehrin dokuz yıllık su ihtiyacını karşılayacak kadar su akıtır. 6.700 km uzunluğundaki bu nehir 1.500 ayrı tür balığı barındırır, nehrin semalarında 1.800 ayrı tür kuş uçar, 250 tür memeli hayvan nehrin kıyılarında yaşar ve onbinlerce tür böcek ve bitkiler bu bölgede bulunur.
   
Bölgenin en önemli şehirleri Manaus ve Belém’dir. Manaus, Amazonlar nedeniyle bir turizm beldesi olmanın yanı sıra Brezilya’nın en büyük serbest ticaret bölgesidir ve bir çok elektronik eşya fabrikası ile sanayileşmiş ve gelişmiştir. Amazon Ormanının ana giriş kapısı olan Manaus’a  her gün uçuşlar bulunmakta ise de bu şehre ulaşmak için daha acelesiz ve zevkli bir yöntem Amazon Nehrinin Atlantik Okyanusuna döküldüğü deltanın ağzında konuşlanmış Belém kentine uçup oradan gemi ile ormanların içinden geçerek gitmektir. Son derecede lüks ve büyük transatlantikler de Belém-Manaus hattını gerçekleştirmektedirler.

Ormanda konaklamak isteyen ziyaretçiler Manaus’tan yola çıkarak sunacağımız çeşitli rahat konaklama tesislerinden birini seçerek yaşamları boyunca unutamayacakları değişik, ilginç ve zevkli bir deneyim yaşayacaklardır. 
Brasilia
Brasilia
El değmemiş doğanın ortasında 1959 yılında kurulmuş modern bir şehir olan Brasília, dünyanın en genç başkentlerinden biridir. Uçaktan bakıldığında uzun kanatları hafifçe aşağıya doğru kıvrılmış bir uçak şeklinde olan bu şehir, uçağın gövdesini temsil eden 13 km uzunluğundaki bölgedeki yerleşim bölgeleri, pilot kabinini temsil eden uç noktasındaki  parlamento ve bakanlıklar binaları ve bir uçağın  kapılarının olduğu yerlerdeki tren istasyonu ve otogarı ile bir planlı şehirleşme harikasıdır.
   
Bakanlıklar Avlusu olarak tanımlanan bölge sağlı sollu dizilmiş bakanlık binaları, Başkanlık Sarayı, Şehir Katedrali ve Devlet Tiyatrosunun ortasından geçen muhteşem bir çim halıdan oluşmuştur. Daha sonra Lúcio Costa ve Oscar Niemeyer tarafından tasarlanıp peyzaj mimarisi Burle Marx tarafından gerçekleştirilen Üç Güç Meydanı (Yasama, Yürütme ve Yargı), Anıt Bina, Buriti Sarayı, Vilayet Binası ve daha birçok eser gözlemlenebilir.

Şehirdeki yerleşim bölgeleri, Süper Bloklar olarak tanımlanan ve parklarla çevrili 6 katlı bina gruplarından oluşan, ziyaretçiler için bol miktarda park yerinin bulunduğu yemyeşil alanlardır. Bölgeler arasındaki alanlar ise alışveriş merkezleri, okullar, parklar, tiyatrolar, barlar ve mükemmel lokantalara ayrılmıştır. Bunlara ek olarak Büyükelçilikler Bölümü, Uluslar Caddesi, Kuzey Gölü ve Konaklar mahalleleri de şehrin ilgi çeken yerleridir. Brasília’da sayısız kaliteli otel vardır.
   
Bölgenin giriş kapısı Brasília Uluslararası Havaalanıdır. Başkent’e aynı zamanda 1153 km uzaklıktaki Rio de Janeiro, 1140 km ötedeki Cuiabá veya 1009 km uzalıktaki São Paula’ya kadar giden çeşitli otoyollar kullanılarak otomobil veya otobüs ile de ulaşılabilir.
   

Sao Paulo
Sao Paulo
São Paulo, olağanüstü büyük bir şehir olması nedeniyle şehri ziyaret edenlerin duygularının şaşmasına neden olur. 17 milyon nüfusuyla dünyanın üçüncü büyük be Güney Amerika’nın en büyük şehri olan São Paulo ile en büyük rakibi Rio de Janeiro arasındaki çekişme sık sık New York ile Los Angeles arasındaki çekişmeye benzetilmektedir. Rio’nun ünü muhteşem doğasından ve Rio’luların keyif ve eğlenceyi sever karakterinden gelirken São Paulo’nun çekiciliği insanlarından ve her zaman renkli kültüründen dolayı önem kazanır. Avenida Paulista caddesindeki gökdelenlerden oluşan Kanyon, şehrin olağanüstü enerjisi konusunda bir fikir edinilmesini sağlar. São Paulo’da oldukça önemli etnik azınlık toplulukları vardır ve bunların en önemlileri arasında Japon, İtalyan, Arap ve Lübnanlı Hristiyan mahallelerini sıralayabiliriz.
   
São Paulo’da yaşayan milletlerin çeşitliliği, bu şehrin gurmelerce efsane haline gelmesine neden olmuştur. O kadar ki sadece akşam yemeğine çıkmak için başka şehirlerden São Paulo’ya gelen insanlar çoktur.  Birbirinden kaliteli Japon, İtalyan, Brezilya, Çin, Musevi ve Arap lokantaları şehrin her tarafına yayılmıştır. Sayısız churrascaria’larda Brezilya’nın en iyi et yemekleri yenebilir.

Brezilya’nın en modern ve kozmopolit şehri olan São Paulo, muhteşem lokantalarının yanı sıra daha bir çok  seçenek sunar ziyaretçilerine. Buradaki müzeler Güney Amerika’nın en iyileri arasındadır. Eyaletin olağanüstü güzellikteki plajlar ile bezenmiş sahil kesimindeki şehirlere yıllardır dünyanın en ünlü müzik grupları ve şarkıcıları şovlar gerçekleştirmek amacıyla gelir.
   
 

Diğer Bilgiler

21 Nisan 1500 yılında Portekizli bir gemici olan Pedro Alvares Cabrol, Hindistan’a gidiyorum zannıyla Güney Amerika’ya ayak bastı ve bu ülkeyi Portekiz kralı adına zapt ettiğini ilan etti. 1530lu yıllarda Martin Alfonso de souse liderliğindeki bir grup, keşif gezisi esnasında stratejik noktalar Rio de Janerio ve bir yıl sonra da bugünkü Sao Vincente şehirlerini kurdular. Portekizlilerin İspanya hakimiyetine girdiği 1580-1640 yılları arasında Brezilya bir İspanyol sömürgesi oldu. 1640’ta Portekizliler Brezilya’yı tekrar ele geçirdiler. Hükümet 1763’te Salvador’dan Rio de Janerio’ya taşındı. Çünkü burası coğrafi ve stratejik bakımdan merkez olmaya daha uygundu.
1689 yılında Sao Paulo’da bol miktarda altın bulundu. Ardından iç kesimlerde amazon havzasında yapılan keşif gezilerinde altından başka madenler de bulundu. Bölgede bu nedenle belli bir süre feodal gruplar ortaya çıktı, ancak bunlar fazla yaşamadı ve yeniden birlik sağlandı.
1572 yılında Brezilya’yı yönetim bakımından Salvador ve Rio de Janerio olarak ikiye ayıran sistem, 17. Yy çeyreğine kadar devam etti. 16.  Ve 17. Yy.’da İspanyollar, İngilizler, Fransızlar ve Almanlar zaman zaman bu bölgeyi ele geçirmek istedilerse de bu konuda başarısız oldular. 1807’de Portekiz’in Napolyon Bonapart tarafından işgal edilmesinin üzerine kral ailesi ve devletin bazı ileri gelenleri Brezilya’ya kaçtılar ve hükumetin merkezini tekrar Rio de Janerio’ya taşıdılar. Bu esnada Brezilya’nın nüfusu 2,5 milyon olup bunun 400.000’i beyaz, 1.3 milyonu zenci ve 800.000’I yerli halk teşkil ediyordu. Zenciler büyük şeker kamışı çiftliklerinde ve madenlerde çalıştırılmak üzere 1538 yılında Afrika’dan köle olarak getirilmişlerdi. 1819’da Napolyon’un Avrupa devletlerine yenilmesi üzerine Portekiz kralı, yeğeni Don Pedro’yu, Brezilya genel valisine bırakarak Portekiz’e geri döndü. 1822’de Portekiz parlamentosu ilk koloni statüsüne geri dönmek isteyince, Brezilyalılar, Don Pedro Jose Boni Facia de Andrada Silvan’ın liderliğinde bağımsızlıklarını ilan edip, 1824’te liberal bir anayasa kabul ettiler. Düzensiz savaşlardan sonra Portekizliler Brezilya’nın bağımsızlığını Kabul etmek zorunda kaldılar. Brezilya 1889 yılına kadar idare edildi.
Latin Amerika’da en uzun süre krallıkla idare edilen tek ülke Brezilya idi. 1831 yılında Don Pedro, oğlu ikinci Don Pedro’ya tahtı terk etmek zorunda bırakıldı. İkinci Don Pedro zamanında modern Brezilya’nın temelleri atıldı. 1888’de 800.000 köylüye hürriyet verildi. 1889’da kansız bir darbe ile krallık idaresi yıkılarak cumhuriyet idaresi kuruldu. 1914’te siyasi birliği temin eden Brezilya, bütün dünya ülkeleri tarafından tanındı.
Mail Grubuna Katıl
Travelterminal.net sitesinde yer alan tüm metin, resim ve içeriklerin hakları TEK TURIZM İNŞ.TESKT. SAN. ve TİC. Şirketine aittir. Hiç bir şekilde basılı veya elektronik bir ortamda izinsiz kullanılamaz veya kopyalanamaz. Tüm içerik bilgilendirme amaçlı olup değişiklik olması durumunda Travelterminal.net sorumlu tutulamaz.