travelterminal.net'e Hoşgeldiniz Lütfen giriş yapmadan önce aşağıdaki bilgileri okuyunuz.
Kullanıcı Sözleşmesi
Gizlilik Sözleşmesi
ÜYE GİRİŞİ
 
 
ÜYE KAYIT
 
 

Çin Halk Cumhuriyeti

Başkenti : Pekin
Çin Halk Cumhuriyeti
Dili : Çince
Para Birimi

:

Yuan
Dini : Budhacılık, Taoculuk, İslam, Hristiyanlık
Önemli Şehirleri : Şangay, Tianjin, Shanyang, Wuhan, Chengdu, Xi'an 
Özet Bilgi
Çin Halk Cumhuriyeti, kısaca Çin veya ÇHC, Asya'da bulunan bir uzakdoğu ülkesidir. Çin Halk Cumhuriyeti, nüfus sayımlarına göre dünyanın en kalabalık nüfuslu ülkesidir. Kuzeyinde Moğolistan, kuzey doğusunda Rusya ve Kuzey Kore, doğusunda Sarı Deniz ve Doğu Çin Denizi, güney doğusunda Güney Çin Denizi, güneyde Vietnam, Laos, Birmanya, Hindistan, Bhutan ve Nepal, güney batıda Pakistan, Afganistan, Tacikistan, Kırgızistan ve Kazakistan ile çevrilidir. Başkenti Pekin'dir. Çin para birimi Yuan’dır.ÇHC'nden önce de yaklaşık 5000 yıl geriye uzanan bir 'yazılı tarihi' vardır.Çin Halk Cumhuriyeti'nin bölgede ve dünyada nüfuzu, askeri alandan çok ekonomik alanda kendisini hissettirmektedir. 2020'lerde Çin Halk Cumhuriyeti'nin dünyanın en zengin ekonomisi olacağı öngörülmektedir. Dünyanın alan olarak en büyük dördüncü ülkesi olan Çin Halk Cumhuriyeti, yaklaşık 1.5 milyar nüfusuyla dünyanın en kalabalık ülkesidir. Dünya nüfusunun yaklaşık altıda biri Çin Halk Cumhuriyeti'de yaşamaktadır.
Diğer Bilgiler
TARİH
Binlerce yıl süren hanedanlar yönetimi, 1912'de milliyetçilerin yönetimi ele geçirmesi ile son bulmuştur.1949'da milliyetçileri yenmeyi başaran Komünist Çinliler (ÇKP) Mao liderliğinde ülke yönetimini ele geçirmiştir. Mao, sosyalist bir devlet kurmak için çalışmaya başladı. Stalin'in ölümüyle ülkede bir süre daha özgürlükçü bir atmosfer hakim oldu. Ama zamanla Mao eleştirilere kapalı ve birleştirmeyi öngören düzenlemeleri büyük başarısızlığa uğrayan Mao politik açıdan zor durumda kaldı. Bu başarısızlığı 1960'larda partinin Maoistler ve pragmatistler olarak ikiye ayrılmasına neden oldu. Mao bir süre arka plana çekilse de halk arasında bir kült olmaya devam etti. Fakat ülkenin kurucusu devrimi tamamlamak istiyordu ve hala özellikle ordu tarafından destekleniyordu. Bu nedenle "kültürel devrim" adıyla yeni bir dizi çalışmayla politik hayata aktif olarak geri döndü. Zamanla çevresindeki hemen herkesle arası açılsa da, 1976 yılında ölene kadar kültürel devrimine devam etti. Zhou En Lai başbakan oldu. Zhou, 8 Ocak 1976 tarihinde 78 yaşında öldüğünde, Çin Komünist Partisi içinde "ılımlılar" ve "radikaller" olmak üzere iki kutup oluştu. Radikalleri; 82 yaşındaki Mao Zedong'un eşi Chian Chin yönetiyordu. Chou ölünce, Başbakanlığa Deng Şaoping'in gelmesi beklenirken, Hua Kuo-feng Başbakan oldu. Mao, 9 Eylül 1976'da 72 yaşında ölünce, eşi Chiang yönetiminde etkinliğini devam ettirmek istedi. Ancak, Başbakan Hua, hem parti başkanlığını ve hem de Askeri Komite Başkanlığını ele geçirdi. Bunun sonucu olarak Mao'nun eşi ve üç taraftarı tutuklandı. Bu, radikallerin mücadeleyi kaybetmesi demekti.Çin Milli Kongresi, Şubat 1978'de, 1985 yılına kadar gerçekleştirilecek "Dört Modernizasyon Programı"nı kabul etti. Bu program ile; tarım, endüstri, bilim, teknoloji ve savunma alanlarının, 1985'e kadar çağdaş şartlara kavuşturulması öngörülmekteydi. Fakat, programın maliyeti 600 milyar doları bulmaktaydı. Bu maliyet Çin'i yabancı sermaye teminine yöneltti. Komünist Partinin Mart 1978'de Deng Şaoping'i Başbakan yardımcılığına seçmesi sonucu Çin, önce Japonya yanaştı ve iki devlet arasında Şubat 1978'de 60 milyar dolarlık bir ticaret antlaşması imzalandı. Bu antlaşma, Çin ve Japonya arasında 1937'den beri devam eden savaş halini de sona erdirmiş oldu.Ağustos 1978'de Çin ile Japonya arasında " Barış ve Dostluk" antlaşması imzalandı ve Ekim 1978'de de Deng Şaoping Japonya'yı ziyaret etti. Böylece, Mao'nun ölümünden iki yıl sonra Çin, batıya açılmaya başladı. 1978 yılından itibaren de Amerika ile yakınlaşmaya başlayan Çin, bu ülkeden silah satın alımını başlattı. Bir başka deyişle halk tarafından hoş görülmeyen bu ticaret kızgınlık yarattı ancak bir devrime yol açmadı.

İKLİM VE DOĞAL KOŞULLAR
Doğu Çin'in kuzey ve güneyi birbirinden çok farklı iki bölgeye ayrılır. Doğudan batıya uzanan ve Huang He ile Yangtze ırmaklarının havzalarını birbirinden ayıran Qinling (ÇinLinğ) Dağları bu iki bölge arasındaki sınırı çizer. Bu dağlar önemli bir iklim farklılığına da neden olur.
Kuzey Çin'de yazlar yağışlı, kışlar kurak geçer. Kuzeydeki ovada kışlar, aynı enlemde bulunan dünyanın başka bölgelerine göre daha soğuktur. Yılda en az bir ay boyunca sıcaklık donma noktasının altında kalır. Güneye gidildikçe havalar ısınır. Yangtze Vadisi'nde kışlar az yağışlı ve oldukça ılımandır. En güneyde ise havalar bütün yıl boyunca sıcaktır. Haziran eylül arasında güneyden güneydoğuya esen yaz musonları bol yağmur getirir. Yüksek dağları, düz ovaları, bataklık deltaları ve bomboş çölleriyle böylesine büyük bir ülkede bitki örtüsü de bölgeden bölgeye çok değişir. Güneyde bambular ve renk renk çiçek açan bitkilerle bezenmiş astropikal ormanlara rastlanır. Kuzeydeki dağlarda ise ladin ve çam yetişir. Doğal bitki örtüsü yoğun yerleşim bölgelerinde zaman içinde yok olmuştur. Dünyanın birçok yerinde anayurdu Çin olan çeşitli çiçekler, bodur ağaçlar, ağaçlar ve süs bitkileri yetiştirilmektedir Ayrıca, Çin'de hayvan varlığı da oldukça çeşitlidir. Güneyde kaplan, maymun ve semenderler yaşar. Güneybatıda görülen dev panda, küçük panda ve keçiye benzer bir çeşit antilop olan takin gibi hayvanlara dünyanın başka hiçbir yöresinde rastlanmaz. En güzel sülünlerin bazıları Çin'in batı kesimlerinde yaşar. Ayrıca, tarih öncesi zamanlardan kalma küçük timsahlar dünyada yalnızca Yangtze Havzası'nda bulunur.

EKONOMİ
Uzun yıllar kapalı bir ekonomi yapısı gösteren Çin, 1980'lerin başlarında, kollektif tarım uygulamasını durdurdu ve özel teşebbüse yeniden izin verdi. Şu anda Çin dünyanın en büyük ihracatçılarından ve rekor düzeylerde dış yatırım çekmektedir. Dünya Ticaret Örgütü'ne katılma hakkı kazanmıştır. Bu şekilde Çin dış pazarlara daha kolay erişim hakkı kazanacak, ancak dış rekabete de açık hale gelecektir. Bu durumun özel sektör yatırımlarını arttırması ve devlet hala iktidarda tekelini ve bireyler üzerindeki sıkı denetimini sürdürmektedir.2001 yılının Aralık ayında, Çin Halk Cumhuriyeti'nin Dünya Ticaret Örgütü'yle 15 yıldır sürdürdüğü üyelik müzakereleri tamamlanmış ve hükümet, başta ticaret rejimi olmak üzere ekonomide çeşitli yapısal değişikliklere gideceği ve uluslararası ticaret kurallarına uyumlu hareket edeceğinin sözünü vermiştir. Hemen ertesinde yıllardır sinyalleri verilen yüksek büyüme hızı gelmiş, ticaret hacimlerinde rekorlar kırılmış, uluslararası doğrudan yatırımların en cazip çekim merkezi ÇHC olmuştur. Satın alma paritesine göre hesaplandığında dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan ÇHC'nin normal şartlar altında 20 sene içerisinde bu sıralamada birinci sıraya yükselmesi öngörülmektedir.Son 10 yıldır istikrarlı bir şekilde sürdürdüğü % 10'a ulaşan kalkınma hızıyla, 'yüzyılımızın yeni küresel gücü' olarak anılmaya başlanmıştır.
KÜLTÜR SANAT
Kırmızı, Çinlilerin en sevdiği renklerden biridir. Bu renk, uğur ve mutluluğu simgeliyor. Mesela, her bayramda kırmızı fener asılır, düğünlerde gelinler kırmızı giysi ve kırmızı ayakkabı giyer ve kırmızı tahtırevana biner; kırmızı renk, pürüzsüzlük ve başarının sembolüdür. Ayrıca kırmızıyla güzellik kastedilir. Örneğin güzel kızlara “hong yan” deniliyor. “Hong” kırmızı, “yan” “cilt” demektir. Batılılar, yemeklerin besin değerine büyük önem verir. Bu nedenle, Batılıların çoğu çiğ sebze yerler. Çünkü, sebzeler pişirilirken içerdiği vitaminler kaybolur. Çin’de şöyle bir ata sözü var: “İnsanlar, yemeği tanrısal olarak görür, ama yemekte önemli olan lezzettir.” Yani Çin mutfağında, yemeğin rengi, tadı, kokusu ve biçimine önem veriliyor. Bu nedenle, Çin yemekleri yapılıken yağda kızartılması ve uzun zaman pişirilmesi kaçınılmaz. Böylece vitaminler kolayca kaybolur. Ancak günümüzde hem tadı hem de besin değerine özen gösteren Çin’de yemek pişirme yöntemlerinde bazı düzeltmeler yapılıyor. 2008 yılından itibaren, Çin’de, yıl boyunca kullanılan yasal tatil günlerinin sayısı eskiden 10′ iken, bu sayı şimdi 11′e yükseldi. Bunlar arasında, yeni yılın ilk günü, “1 Mayıs Emekçiler Bayramı”, Qingming Bayramı, Duanwu Bayramı ve Ay Bayramı için birer günlük tatil, Bahar Bayramı ve Milli Gün Bayramı içinse, üçer günlük tatil yapılır.
Çinliler, Yang-şao ve Lung-mın boyalı çömlekçilik ürünlerinden de anlaşılacağı gibi, cilalı taş devrinden başlayarak, süsleme sanatına büyük bir beğeniyle eğilmişlerdir, daha sonra insanların tarlada çalışması azaldığı ölçüde, sanat etkinlikleri de çeşitlilik kazanmıştır. Çin sanatının özgün niteliği, geleneğe bağlılıktır (çok sonraları, çömlekçilik alanında yeniden ele alınacak tunçtan yapılma bazı arkaik biçimler, günümüze kadar varlıklarını korumuşlardır); bununla birlikte, geleneğe bağlılık Çin sanatını hiçbir zaman olumsuz yönde etkilememiştir. Çinli sanatçı ve zanaatçı, her zaman yeni bir şey bulmayı bilmiş, sanatı günlük yaşamın en ince ayrıntılarına kadar yaygınlaştırmayı başarmıştır. Öte yandan Çin sanatının kendi içine kapanıp kaldığını düşünmek de yanlış olur, çünkü Çinliler yabancıların katkılarını kendi kültür miraslarına katmayı bilmişlerdir. Üstelik, Çin sanatının en yaratıcı dönemleri, yabancılarla ilişkilerin arttığı dönemlerdir. Çin'e özgü ilk sanat ürünleri, tunçtan yapılmışlardır (birbiri içine geçmiş çok karışık süslemelerin, elde hiçbir kanıt olmamakla birlikte, ağaç işleme sanatından kaynaklandığı sanılmaktadır). Çin sanatının genişlemesinde tunç işlemeciliğinin önemi, yaratılmış olan biçimlerin sürekliliğinden ileri gelir. İ.Ö. VI. yy'dan İ.Ö. yaklaşık IV. yy'a kadar merkezden uzak prensliklerin gelişmesi, Çinlilerin göçebe halklarla bağlantı kurmalarına yol açmıştır, önce İskitler, ardında da Sarmatlar, ülkeye İran etkisi (Akamanış imparatorluğu) ve Orta Asya vahalarında gelişen "bozkır sanatı"nın (hayvan motiflerine ağırlık verici) etkisi sızmıştır. Çin'de tunç ve yeşim taşı üstüne daha çok kartal başlı aslan, kaplan ve ejderha motifleri işlenmesiyle gelişen bu etkinin izleri, günlük eşyalardaki (aynalar, süs iğneleri) süslemeler yoluyla günümüze kadar gelmiştir.
Batı dünyasıyla ilişkilerdeki yüzyıllarca süren kopukluk, göçebe halkların istilalarının neden olduğu kesintiler, Çin'nin dışarıdan aldıklarını özümlemesini sağladı, daha sonra Han sülalesi döneminde Çin'de bütünlüğün gerçekleştirilmesi ve İpek Yolu'nun açılmasıyla, daha uzun süren ikinci bir etkilenme dönemi başladı. O dönemdeki başlıca katkıyı, budhacılık sağladı. Gandhara'daki budhacı sanat okulunun etkisi, Wey dönemindeki (V. ve VI.yy.) Çin heykelciliğine değişik bir incelik kazandırdı.
PEKİN
Pekin,Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuzeyinde yer alır ve ülkenin başkentidir. Merkezî yönetim tarafından, doğrudan bir belediye olarak sınıflandırılan kent, kuzeyde, batıda, güneyde Hebei iline; güneybatıda Tianjin iline komşudur.Pekin ayrıca Çin'in dört büyük başkentinden biridir.
Pekin, 16 kentsel semte ve 2 kırsal ilçeye ayrılmıştır.Çin'in ulaşım merkezi olan kent, birçok demiryolu, karayolu ve otobana sahiptir. Kent ayrıca ülkeye dışarıdan gelen uçuşların birçoğunun gerçekleştiği bir merkezdir. Pekin, ülkenin siyaset, eğitim ve kültür merkezi olarak tanımlansa da, Şanghay ve Hong Kong, ekonomik alanda kentin önündedir.Pekin, 2008 Yaz Olimpiyatları'na ev sahipliği yapmıştır.
Pekin, Dünya'da bir bölgenin merkezi olarak en uzun süredir var olan kentlerden biri olarak görülmektedir. Kentin Çin'in yüzyıllardır süregelen tarihinin başlıca yerlerinden birinde bulunduğunun, dolayısıyla her döneme ait birçok eser barındırır. Pekin, sahip olduğu zengin saray, tapınak, sur ve kapılarla ünlüdür.Barındırdığı sayısız sanatsal hazine ve üniversitelerle, kent, birçok çevre tarafından Çin'in kültürel merkezi olarak gösterilmektedir.
Pekin'de görülmesi gereken yerler:
Çin Seddi: Pekin'in kuzeyinde, 60 km uzaklıktadır. Savunma amaçlı olarak MÖ 7. yüzyılda inşa edilmeye başlanmıştır ve mö. 2. yüzyılda tamamlanmıştır.Dünyanın en uzun savunma duvarıdır. Kalıntıları Po Hay körfezinde deniz kıyısında başlar. Pekin'in kuzeyinden geçerek batıya yönelir ve Huang-Ho nehrini ikiye bölerek güneybatıya uzanır. Gobi Çölü'nün güneyinden batıya yönelerek devam eder.
Yasak Şehir: 24 Çin Kralının saklı dünyasıdır. Yasak Şehir ismi Çinçe Zijin Chengden gelmektedir ve bu ismin doğrudan çevirisi aslında "Mor Yasak Şehir"dir. Zi veya "mor" ismi Kutup Yıldızı'na gönderme yapmaktadır, ki bu yıldız eski Çin astrolojisinde Göksel İmparator'un ikametgâhıdır. İmparatorun ikametgâhı olan Yasak Şehir de bu yıldızın yeryüzündeki yansımasıydı. Ayrıca mor renk imparatorluk rengiydi ve sadece imparator kullanabilirdi. Jin veya "yasak" ismi de imparatorun izni olmadan kimsenin saraya girememesi ve terk edememesi gerçeğine göndermedir. Cheng ise duvarlarla çevrilmiş şehir anlamına gelmektedir.Yasak Şehir, dünyada halen var olan en geniş saray kompleksidir ve 72 hektarlık bir alanı kaplar. Dikdörtgen şeklindeki arsa kuzeyden güneye 961 metre ve doğudan batıya 753 metre uzunluğundadır.
Ming Mezarlığı: Ming Hanedanının 13 kralının mezarlarıdır.  Ming hanedanına ait olan 13 İmparator Mezarı’nın yapılışı Ming Xiaoling mezarındaki oranla hemen hemen aynıdır. Mezarların bulundukları bölgenin orta hattında imparatorun otoritesini gösteren Tanrı Yolu kurulmuş durumda. Mezarlık bölgesinin önünde 450 yıllık geçmişe sahip olan kocaman taştan bir giriş kapısı vardır. Bu kapı büyük mermer parçalarından yapıldı ve üzerinde Çin’in Ming ve Qing gibi son iki hanedanı dönemlerine ait nefis oymalar vardır. Kapının yakınında “Büyük Saray Kapısı” denilen ve mezarlara açılan ikinci bir kapı daha vardır. Mezarlık bölgesinin ana kapısından sonra dağların şekline göre, yaklaşık 40 kilometre uzunluğunda mezarlığı çevreleyen surlar ve 10 giriş kapısı daha vardır. O zamanlar mezarlığı korumak için her giriş kapısında çok sayıda muhafız görevlendirilirdi. 13 mezarın her birinde anma işlerinden sorumlu hadımın, bahçıvanın ve askerlerin kaldıkları yerler vardı. 

Tian'anmen Meydanı : Tiananmen Meydanı Ming ve Qing hanedanları döneminde yasak şehre ana girişi oluştururdu. 1417'de inşa edilen meydana, ilk olarak Cheng Tian Man adı verildi. Bu isim imparatorların, ülkeyi yönetirken cennetin emrine uyduğunu ifade etmekteydi. İki kez yangın ile zarar gördü, ve Qing hanedanı esnasında 1651'de tekrar inşa edildi ve Tiananmen olarak yeniden isim verildi. Aynı zamanda "Ulusun kapısı" olarak da anılır.Tiananmen meydanı Pekin’in tam göbeğindedir. Kuzeyden güneye 800 metre, doğudan batıya 500 metre, toplamda 440.000 metrekare genişliğe sahiptir ve içine bir milyon insan sığabilir. Günümüz şehirlerindeki en büyük şehir meydanı burasıdır.Feodal dönemde meydan, Yasak şehrin dışında imparatorluğa ait bir meydandı, doğu, batı ve güney taraflarından duvarlar örülerek sıradan halk engellenmiştir.1958’de Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 10. yıldönümünü kutlamak için Tian’anmen Meydanı’nı dizayn etmek için 1000’den fazla tasarımcı yarıştı. Bugünkü haline gelene kadar çeşitli dönüşümlere maruz kalmışdır.
 
Cennet Tapınağı: Cennet Tapinagi, Pekin’de bulunan bir tapınak. Unesco’nun dünya kültür mirasları arasında yer alıyor. Burası o kadar önemli bir tapınak ki, ünlü Yasak Sehir yapilirken Cennet Tapinagindan daha büyük olmamasina özen gösterilmisdir. Cennet Tapinagi o dönemdeki tüm ayin ve dini ritüellerin gerçekleştirildiği yer olma özelliğine sahipti.Alandaki tum yapilar ses dalgasi yayilma prensiplerini bire bir karşılayacak şekilde inşa edilmiş. Konuşma sesleri inanılmaz bir biçimde yayılır. İmparatorlar buradan Tanri ile konusurlarmis.Cennet Tapınağı’nın bahçesine güneyden girilmesi gerekiyor, aksi takdirde kuzeyden kötü ruhların girebileceğine inanılıyor. Cennet tapınağının ana binasının özelliği tamamının ahşaptan olması ve inşa edilirken çivi kullanılmaması.Tapınak çevresindeki geniş bahçeler çok düzenli.Tapınak mimarisinde daire ve kareler hakim. Genellikle kare şeklindeki tabanların üzerine daire şeklinde binalar kondurulmuş. Bunun sebebi karenin dünyayı, dairenin ise cenneti temsil ediyor olması. Tapınak dünya ile cennetin birleştiği nokta olduğu için karelerle daireler d çakışıyorlar.Tapınağın kullanıldığı zamanlardaki en önemli işlevi kış gündönümünde (20-23 Aralık arasında) halk ile tanrılar arasındaki aracı olan imparatorun, senenin mahsülleri için dua etmesine aracılık etmesiymiş. Bunun için imparator önce 3 gün oruç tutarak temizlendikten sonra meditasyon yapar ve bu esnada tanrılarla konuşurmuş. Ardından geceyi iyi mahsül duası binasında geçirdikten sonra ertesi sabah yuvarlak sunakta tanrılara hayvan kurban edermiş. Bütün bu seremoniler sırasında Pekin halkı kapı ve pencerelerini kapatıp evlerinde sessizce dururmuş.Tapınak kompleksinin içerisinde ve bahçelerin arasında birçok şey var. İmparatorun kurban için kullandığı yuvarlak yüksek sunak insan, dünya ve cenneti temsilen üç kademede yapılmış. Bu sunağın tam ortası dünyanın merkezi sayılırmış.Tapınak kompleksi içerisinde oruç sarayı, müzik yazıhanesi, kutsal kasap, kutsal mutfak, kutsal kiler gibi yapılar bulunuyor.

Lama Tapınağı: 1694 yılında kurulan Lama tapınağı başlangıçta Çin'in son hanedanı olan Qing hanedanının 3.üncü imparatoru Yongzheng'in tahta çıkmadan oturduğu saraydı ve buraya Yonghe sarayı denirdi. Eski imparatorluk kurallarına göre, imparatorun oturduğu yerlerde başka kimse oturamazdı. Bu nedenle Yongzheng Yasak kente girdikten 3 sene sonra tapınak olarak kullanılmaya başlandı. Qing hanedanı döneminin yöneticileri ile Tibet arasındaki ilişkiler iyi bir şekilde gelişti ve Tibet'teki dini yöneticiler Beijing'i birçok kez ziyaret ettiler. Tibet'teki dini yöneticiler Dalelama ve Bancen Beijing'e geldiklerinde Yonghe sarayında kalırlardı. Burası 1744 yılından itibaren Lama tapınağı olarak adlandırıldı. Lama tapınağının ana kapısının ön tarafında mutluluk, altın, kum kelimelerinin Çinçeleri yazılıdır. Arka tarafında ise 4 karakterden oluşan bir cümle vardır. Cümlede budistin budaya dönüşmesi için 10 aşamadan geçmesi gerekir deniyor. Saray içinde gökteki 4 koruyanın heykeli konuluyor. Hint budizmine göre, yerküre altın, ağaç, su ve ateş gibi dört öğeden oluştu. 4 koruyan heykelinin ayakları ile aptallık, aşk, israf ve açgözlülüğü temsil eden 4 ruha basıyorlar. Çünkü bunlar, budistlerin yasakladıkları düşüncelerdir.Sarayın ortasında gülen buda heykeli oturuyor. Çin'deki tapınakların ilk sarayında genellikle gülen buda bulunur. Çünkü gülen buda gelecekteki budayı temsil etmenin yanı sıra misafirseverlik de gösterir. Gülen buda önüne bir tütsü, iki vazo ve iki mumluk konuluyor. Bunlar budanın yüzünde göz, kulak, burun, ağız ve dudak için hazırlanır.Gülen budanın arkasında Weituo adlı küçük bir budist koruma heykeli vardır. Budizm kayıtlarına göre, Weituo Sakayamoni'nin öğrencilerinden biriydi. Sakayamoni öldükten sonra toprağa gömülmüştü. Bir gün Weituo Sakayamoni'nin kemiklerini çalmaya çalışan hırsızlarla savaşarak, onları kovmuştu. Onun anılması için her tapınağın ilk sarayının arkasında heykel için konulması gerekiyordu.

Tan Zhe Si Tapınağı: Şehrin 41 km batısındadır.  Dağın yamacında bulunan Tanzhe Tapınağı, dokuz tepeyle çevrilidir. Milattan sonra 307 yılında kurulan tapınak, 1700 yıllık tarihiyle Beijing'in başkent olmasından çok daha eskidir. Tanzhe Tapınağı'nı, tarihte çok sayıda imparator ziyaret etmiştir. Hatta bazı imparatorların tahta geçer geçmez yaptığı ilk iş, Tanzhe Tapınağı'na gelerek dua etmek olmuştur. İmparatorların bu özel ilgisi, Tanzhe Tapınağı'na şehirdeki en saygın tapınak statüsünü kazandırmıştır.
Tanzhe Tapınağı, görkemli yapılarıyla ünlüdür. Yaklaşık 2.5 hektarlık bir alanı kapsayan tapınak, Yasak Kent'in bir minyatürü gibidir. Tanzhe Tapınağı'ndaki ilginç eşyaların başında, yemek pişirmede kullanılan büyük kazan gelir. Kocaman bir ocağın üzerine konulan 4 metre çapında ve 2 metre derinliğindeki bu kazanda yemeklerin pişmesi, onlarca saat sürer. Hatta Budist rahipler, kazanı yıkamak için merdivenlere tırmanmak zorunda kalırmış. Bu dev ocağın üzerinde kocaman yazılarla "Tanzhe Tapınağı" yazılıdır. Tanzhe Tapınağı'na ün kazandıran bir diğer özellikse, eski ağaçlardır. Tanzhe Tapınağı'nın ismi, avlusundaki Zheshu ağaçları ve arkasındaki küçük gölden kaynaklanmıştır. Çin'e özgü bir ağaç türü olan Zheshu'nun yaprakları ipek böceklerini beslemede, gövdesiyse mobilya yapımında kullanılır.
Tapınakta "imparator ağacı" olarak adlandırılan bin yıllık bir ginkgo ağacı da vardır. 40 metre yüksekliğindeki bu ağacın gövdesini, yedi-sekiz yetişkin ele ele verdiğinde ancak çevirebilir. Bunların yanı sıra tapınakta, iki de mor manolya ağacı bulunur. Yaşları 400'ü geçen bu iki ağaç, ilkbaharda çiçek açtığında; on binlerce ziyaretçinin ilgisini çeker.
ŞANGAY
Şanghay Çin'in en büyük kentidir. Eyalet düzeyi şehir yapısına sahip şehir Çin'in doğu sahilinde Yangtze Nehri deltasında kurulmuştur. Oldukça kalabalık olan bu kent, ayrıca Çin Halk Cumhuriyeti'nin en önemli liman kentidir.Şanghay, Doğu Çin’de Yangtze Nehri Deltası’nın kıyısında yer alır ve dünyanın sekizinci büyük şehridir. Yaygın olarak Çin’in modern ekonomisinin kalesi olarak görülen şehir, bu yönüyle ulusun en önemli kültürel, ticari, endüstriyel ve iletişim merkezlerinden biri olarak kabul edilir. Şanghay, dünyanın en yoğun limanlarından biridir ve 2005’te dünyadaki en büyük kargo limanı olmuştur.
Eskiden küçük bir balıkçı kasabası olan Şanghay, 2000'lerde ise yaklaşık 1000 gökdelenin olduğu ve 3000 tanesinin yapım aşamasında olduğu metropole dönüşmüştür.Şanghay, Mayıs-Ekim 2010'da Expo 2010 Dünya Fuarı'na ev sahipliği yapmıştır.
Şangay'da görülmesi gereken yerler:
Sangay, tarihi eserlerin varligi açisindan Pekin kadar zengin olmasa da, 1990'lardan sonra insa edilen gökdelenlerle muhtesem bir atmosfere kavusmustur. Bu yönüyle New York'u geride birakan bir kenttir.Tapinaklar, bahçeler ve Sangay'in yeni yüzünü temsil eden yüksek binalar sürükleyici ve büyüleyici bir manzara ortaya koyar.New Bund, kenti iki parçaya bölen Huangpu Nehri boyunca, kilometrelerce uzanan bir caddedir. Modern Sangay'in en iyi yansimalarindan olan benzersiz Çin ve Bati mimari tarzi yapilar, bu ana cadde üzerinde siralanmaktadir. Jin Mao Kulesi, Orient Pearl Yayim ve TV Kulesi, kentin en iyi gökdelenlerindendir. Jin Mao Kulesi üçü yeraltinda olmak üzere toplam 91 katli bir binadir. Oriental Pearl Kulesi, Asya'daki en yüksek TV kulesidir. 1882 yilinda Jingan'da kurulan Jade Buddha Tapinagi bugün de kullanilmaktadir. Tapinagin içerisinde, Budizm'in kurucusu Sakyamuni'nin bulundugu 1.9 m yüksekliginde ve 3.4 m genisliginde bir tas heykel yer almaktadir. 120.000 degerli parçanin sergilendigi Sangay Müzesi, ülkenin tarihini yansitan zengin bir koleksiyona sahiptir. Sangay Sanat Müzesi, modern çalismalar, geleneksel Çin sanati ve popüler sanattan örneklerin yer aldigi bir koleksiyona ev sahipligi yapar. Fuxing Parki, Yuyuan Bahçesi ve Halk Parki, kentin baslica açik alanlarindandir. Yangtze Nehri'nin güneyinde bulunan Zhujiajiao Eski Su Kenti, küçük ve sessiz bir yerlesim yeridir. Bu eski alan, huzur ve eğlence arayanlar için ideal bir yerdir.

XI'AN
Toprak Askerler ya da Terrakotta Ordusu:

ilk Çin imparatoru Qin Shi Huang'ın mezarında bulunan terrakotta heykelleridir. MÖ 210 tarihinde yapılmış olan heykeller, 1974'te Çin Halk Cumhuriyeti'nin Shaanxi eyaletine bağlı Xi'an yakınlarında bir çiftçi tarafından bulunmuştur.
Çin'deki tüm beylikleri yenip Savaşan Devletler dönemine son veren Qin Shi Huang, Qin Hanedanı'nı kurarak kendini imparator ilan etmiştir. Tarihçi Si Maqian'in kaydettiğine göre, Qin Shi Huang henüz hayattayken MÖ 246 yılında başlanan mezarının inşası 30 küsür yıl sürmüş, inşaatta 700 bin kişi çalıştırılmıştır.Çin’in Shaanxi eyaletinin Xi’an kenti civarındaki Lishan bölgesinde bulunan mezarın temeli dörtgen şeklinde, güneyden kuzeye 350 metre uzunluğunda, doğudan batıya 345 metregenişliğindedir; 76 metre yüksekliğinde toprak bir piramit şeklindedir.
Boyları 1.83-1.95 santimetre arasında değişen bu heykel askerlerin her birinin yüz ifadesi farklıdır. Kazı alanında çoğu hala toprak altında 8000 asker, 520 atıyla birlikte 130 savaş arabası, 150 süvari atı bulunduğu tahmin edilmektedir.Qin Shihuang Mezarı ve Terra Cotta Ordusu, 1987 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirasları Listesi’ne alınmıştır.
ÇİN MUTFAĞI
Çin mutfağı başta Çin Halk Cumhuriyeti olmak üzere Tayvan, Singapur, Malezya, Endonezya gibi Çin kültürünün yaygın olduğu Uzakdoğu ülkelerinden kaynaklanan ve Çin lokantaları sayesinde dünyanın birçok yörelerinde geniş bir biçimde tanınan bir mutfaktır. Çeşit bakımından dünyanın en zengin mutfaklarından biri olan Çin mutfağı Uzakdoğu'da bile Çinlilerin yaşadığı her bölgede büyük farklılıklar gösterir. Ayrıca Uzakdoğu dışındaki Çin lokantalarında hazırlanan yemekler bulundukları ülkelerin kültürlerine uyarlandıkları için Uzakdoğu'dan çok farklı malzemeler kullanırlar ve farklı lezzetler sunarlar. Bunlara rağmen Çin mutfağı bazı ortak özelliklerden yoksun değildir. Sebze ağırlıklı yemekler, yemeklerin wok adı verilen çukur tavalarda pişirilmesi ve yemeklerin sofralarda yemek çubuklarıyla yenmesi Çin mutfağının en çarpıcı özellikleri arasındadır.
Çin mutfağında kullanılmayan malzeme hemen hemen yok gibidir. Ancak dünyanın diğer mutfaklarında kullanılan malzemelerin yanı sıra Çin mutfağının kendine özgün bazı malzemeleri mevcuttur. Bu malzemeler arasında soya fasulyesi ve soya fasulyesinden türeyen malzemeler özel bir önem taşır. Bunların arasında soya sosu, soya sütü, fasulye filizi ve tofu yer alır. Soya sosu soya fasulyesinin su, tuz ve tahıllarla birlikte fermentasyona uğratılması sonucu elde edilen bir sostur ve Çin mutfağında yaygın olarak kullanılır. Soya sütü ise kuru soya fasulyesinin suyla birlikte öğütülmesi sonucu elde edilen yüksek proteinli bir içecektir. Fasulye filizi fasulye tanelerinin yeni filizlenmiş şeklidir. Tofu ise soya sütünün aynen lor peyniri gibi koagülasyona (ısıtma ve çökeltme) uğratılması sonucu elde edilen yumuşak ve katı bir yiyecek maddesidir.Çin mutfağında pilavlar ve pirinçten türeyen malzemeler de özel bir önem taşır. Ekmek Çin mutfağında fazla rağbet göremeyen bir maddedir. Pilavlar ekmek yerine doyurucu madde olarak kullanılır. Ayrıca pirinçten yapılan pirinç unu makarnası ve pirinç şarabı da yemeklerde yaygın olarak kullanılır. Undan yapılan yiyecekler arasında Çin mantısı ve Çin böreği yer almaktadır.Çin mutfağının kendine has birçok sebzesi mevcuttur. Bunların arasında körpe mısır koçanı, Çin lahanası , çeşitli mantar çeşitleri, Çin brokolisi,körpe bambu çubukları, Çin su kestanesi,su teresi gibi sebzeler vardır.Çin mutfağı sebze ağırlıklıdır ama etler de az miktarda da olsa kullanılır. Etler arasında en yaygın kullanılan etler domuz eti ve tavuk etidir. Ayrıca 13. yüzyıldan bu yana Pekin civarında hazırlanmakta olan Pekin Ördeği Çin Halk Cumhuriyeti'nin milli yemeği olarak kabul edilmektedir. Çin'in Kanton bölgesi ise denize yakınlığı nedeniyle balık eti ve su ürünlerine (özellikle karides ve midye) önem verir. Ayrıca özellikle Uzakdoğu dışındaki ülkelerde bulunan Çin lokantalarında dana eti ve hatta koyun etiyle yapılan yemekler oldukça yaygındır.Çin mutfağında sebze, makarna ve etlerin pişirilmesinde en sık kullanılan yöntem yüksek ateşle yağda kavrulma yöntemidir. Yemek malzemeleri kavrulmadan önce hem pişmeyi çabuklaştırmak, hem de sofrada yemek çubuklarıyla yenmeyi kolaylaştırmak amacıyla lokma büyüklüğünde parçalar halinde kesilir. Malzemeler wok adı verilen orta bölümü çukur bir tavada kızgın yağda pişirilir. Yüksek sıcaktaki yağ yemek malzemelerinin içindeki şekerlerin karamelleşmesine yol açarak lezzeti arttırır. Ancak kavrulan sebzelerin tamamıyla yumuşamasına izin verilmez, dış kısmı kızarmış sebzelerin iç kısmı genellikle diri bırakılır. Böylece hazırlanan sebzelerin vitamin ve diğer besleyici maddeler açısından daha zengin olduğuna inanılmaktadır. Derin yağda kızartma yöntemi de zaman zaman özellikle Çin böreği ve etlerin ve su ürünlerinin hamura bulandıktan sonra kızartılması için kullanılır.Çin mutfağında kullanılan diğer bir yaygın yöntem ise buğulamadır. Buğulama kapları geleneksel olarak bambudan yapılır. Ancak günümüzde kullanışlılık açısından paslanmaz çelik kaplar da yaygınlaşmıştır. Buğulama yöntemi özellikle sebze, balık eti ve Çin mantısının hazırlanmasında kullanılır. Buğulama kabı iki kısımdan oluşur. Alttaki kapta su kaynatılır. Üstteki kapa konan malzemeler alt kaptan yükselen ve delikler aracılığıyla üst kapa geçen buharlar aracılığıyla pişirilir.
Mail Grubuna Katıl
Travelterminal.net sitesinde yer alan tüm metin, resim ve içeriklerin hakları TEK TURIZM İNŞ.TESKT. SAN. ve TİC. Şirketine aittir. Hiç bir şekilde basılı veya elektronik bir ortamda izinsiz kullanılamaz veya kopyalanamaz. Tüm içerik bilgilendirme amaçlı olup değişiklik olması durumunda Travelterminal.net sorumlu tutulamaz.