travelterminal.net'e Hoşgeldiniz Lütfen giriş yapmadan önce aşağıdaki bilgileri okuyunuz.
Kullanıcı Sözleşmesi
Gizlilik Sözleşmesi
ÜYE GİRİŞİ
 
 
ÜYE KAYIT
 
 

Hollanda

Başkenti : Amsterdam
Hollanda
Dili : Hollandaca
Para Birimi

:

Euro
Dini : Hristiyanlık
Önemli Şehirleri : Roterdam, La Haye, Leeuwarden, Groningen, Den Helder, Alkmaarulder, Zwole

Özet Bilgi
Hollanda ya da Hollanda Krallığı, çoğunluğu kuzeybatı Avrupa'da bulunan, bunun yanı sıra Karayipler'de toprakları olan bir ülkedir.Hollanda, kuzey ve batıda Kuzey Denizi, güneyde Belçika, doğuda ise Almanya ile komşudur. Ülke topraklarının çoğunluğu deniz seviyesinin altındadır. Hollanda, Belçika ve Lüksemburg ile birlikte Benelüks ülkelerinden bir tanesini oluşturur. Hollanda'nın Rotterdam kenti, Avrupa'nın en büyük limanlarından biridir.Hollanda meşruti monarşi ile yönetilen bir Avrupa ülkesidir. Hollanda nüfus yoğunluğu fazla olan bir ülkedir. Ülke özellikle peynirleri, yel değirmenleri, bisikletleri, laleleri, Holştayn adı verilen inekleri ve sosyal hakları ile tanınır.Hollanda ismi aslında sadece ülkenin kuzeybatı kısmından Birleşik Hollanda Krallığı'nın en önemli eyaleti olan Hollanda Eyaleti'nden gelmektedir. Kısaca Hollanda olarak adlandırılmaktadır. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bu eyalet iki ayrı eyalete bölünmüştür: Kuzey Hollanda (Başkent: Haarlem) ve Güney Hollanda (Başkent Lahey: Den Haag). Hollandaca'da "Hollanda" ifadesi sadece bu iki eyalet için kullanılır.

Utrecht Birliği'ne bağlı Kuzey Hollanda eyaletleri (Güney Hollanda, Zeeland, Utrecht, Gelderland, Overijssel, Groningen ve Friesland) 26 Temmuz 1581'de İspanya kralı II. Felipe'den bağımsızlıklarını ilan ettiler. 1648'de imzalanan Vestfalya Antlaşması'nda Hollanda vilayetlerinin bağımsızlığı tanındı. Bu yaklaşık olarak, daha sonra kurulacak olan Hollanda'nın bulunduğu bölgeydi. Buna karşın, bu bölgenin güneyinde kalan bölgeler, Flanderler dahil olmak üzere, krallıkta kaldı; daha sonra bu bölgede Belçika bağımsızlık kazanmıştır. Bu tarihten sonra Kuzey Hollandalılar ve Güney Hollandalılar üzere iki toplumdan bahsedilmeye başlandı.
Viyana Kongresi kuzey ve güneyi bağımsız bir ülke olan Hollanda Krallığı olarak kısa bir süre için birleştirdi. Lakin güney Hollandalılar (Felemenkliler) 1830'da bağımsızlıklarını Belçika adı altında ilan etmişlerdi bile. ("Belgica" eski bir Roma eyaletinin ismidir, ve Rönesans döneminde bu ifade, kuzey de dahil, Hollanda'nın Latince ismi olarak kullanıldı.)
Hollanda I. Dünya Savaşı boyunca tarafsız kaldı. Ancak II. Dünya Savaşı'nda Nazi işgaline uğradı. 10 Mayıs 1940 tarihinde Nazi Almanyası Belçika ve Hollanda'yı işgal etti. Ayrıca 1942 tarihinde Japonya Hollanda'nın bir sömürgesi olan Endonezya'yı işgal etti. Savaş bittikten sonra Endonezya bağımsızlığını ilan etti.
Diğer Bilgiler
COĞRAFYA
Ülke üç büyük nehir tarafından iki ana bölgeye bölünür. Bu nehirler Ren ve onun ana kolları olan Waal ile Meuse nehirleridir. Bu nehirler tarihte derebeylikler arasındaki sınırı oluşturduğundan bir takım kültürel farklılıklara yol açmıştır.Hollanda'nın güneybatısı bir nehir deltasıdır ve Scheldt Nehri'nin iki kolu buradan denize dökülür. Ren nehrinin sadece bir kolu kuzeydoğuya doğru akar, bu da IJssel Nehri'dir ve IJsselmeer'e dökülür. Bu nehir de dil açısından bir bölünme yaratır, nehrin doğusunda yaşayanlar Hollanda Aşağı Saksoncası ağzını konuşurlar.Ülkenin toprakları Kuvaterner döneminde oluşmuştur. Toprakları genelde alüvyon, buzultaş, çökeller ve kilden oluşur.Hollanda'nın büyük bölümü deniz seviyesinin altında yer alır. Ülkenin Avrupa'daki topraklarındaki en yüksek nokta 322 metre yüksekliğiyle Vaalserberg tepesidir. 1287 yılında meydana gelen St. Lucia Seli ülkede 50 bin kişinin hayatını kaybetmesine sebep oldu ve bu özelliğiyle tarihteki en ölümcül sellerden biridir.Hollanda'daki son büyük sel 1953 yılında meydana geldi, selde Hollanda'nın tarım yapılan topraklarının %9'u sular altında kaldı, ülkede 1835 kişi hayatını kaybetti.Ülkede denizden kazanılan çok miktarda toprak mevcuttur. 1930'larda yapılan Zuiderzeewerken çalışmasında, denizden yaklaşık 2500 kilometrekare toprak kazanıldı.Denizden toprak kazanma amaçlı çalışmalarda elde edilen arazilere polder adı verilmektedir.
EKONOMİ
Hollanda çok güçlü bir ekonomiye sahiptir ve yüzyıllardır Avrupa ekonomisinde özel bir rol oynamıştır. 16. yüzyıldan beridir gemicilik, balıkçılık, ticaret ve bankacılık Hollanda ekonomisinin en önemli sektörleri olmuştur. Hollanda, dünyanın en fazla ihracat yapan ilk on ülkesinden biridir.Hollanda dünyadaki 16. en büyük ekonomiye sahiptir ve kişi başına düşen nominal gayri safi yurtiçi hasıla sıralamasında 7. sıradadır.
AMSTERDAM
Amsterdam Hollanda'nın başkentidir. Ama hükümeti barındırmaz, yani idari başkent değildir. İdari başkent Lahey'dir. Şehri bölen kanallar sebebiyle şehire "Kuzeyin Venedik'i" tanımlaması oldukça uygundur. Dünyada görülebilecek en ilginç kentlerden biridir.12. yüzyılda Amstel ırmağının kıyısında bir balıkçı köyü olarak kurulan Amsterdam, bugün Hollanda'nın kişi sayısı bakımından en büyük, kültürel ve parasal yönden de en önemli kentidir. Kentte 2005 sayımına göre 742.209 kişi yaşasa da, bu sayı çevresiyle birlikte 1,5 milyonu bulur.
Adı, ilk kurulduğu zamanlarda Amstel ırmağının üzerine kurulan su bendi ("dam") olan Amstelredamme'ın zamanla Amsterdam olmasından gelir.Özellikle, Amsterdam'da bulunan Dam Meydanı çok ünlüdür ve dünyanın bir çok yerinden ziyaretçi akınına uğramaktadır.
Amsterdam, çoğunlukla 17. yüzyıldan kalma yapılarıyla, Avrupa'daki en köklü kent dokularından birini barındırır. Kentin eski bölümü iç içe geçmiş ay biçimindeki kanallardan oluşur. Bu kanalların iki yakasındaki tarihî evlerin bir bölümü bugün ev, geri kalanı ise, kamu ya da özel işyeri olarak kullanılır.
Kanallar zamanında ülkeyi korumak için yapılmıştır. Kanalların üzerinde de yüzen evler (karavan ve bot şeklinde) bulunur. Tanınmış Concertgebouworkest (konser binası) senfoni orkestrasını Amsterdam'da görebilrsiniz. 
Amsterdam, en çok ziyaret edilen 5. merkezdir. Yıllık 4.2 milyon turist ülke dışından Amsterdam'a gelir. 17'si 5 yıldızlı olmak üzere 350 otel ile toplamda 45 bin yatak kapasitesi bulunmaktadır.Şehirde birçok müze bulunmaktadır. Bunların en önemlileri Rjiks Museum diğeri ise Van Gogh Museum'dur. Bunların dışında, Amsterdams Historisch Museum, Rembrandthuis, Anne Frank Huis, Hermitage,Troppenmuseum, Verzetmuseum Stadelijik Museum'u sayabiliriz.Genelevlerin olduğu "Kırmızı Işıklar" bölgesi ("Red Light District") ile daha çok tütünle karıştırılarak ya da karıştırılmadan içilen esrarın, Space Cake (esrarlı kurabiye) ve mantarların satıldığı "kahvehane"ler ("Coffeeshop") kente gelenlerin ilgisini çeken yerler arasındadır.Amsterdam bisiklet-dostu bir şehirdir. Şehirde bisiklet yolları ve bisiklet park alanlarıyla "bisiklet kültürü"nün geliştiği bir merkezdir.Şehirde 1 milyonu bisiklet bulunduğu tahmin edilmektedir. Ancak bisiklet hırsızlığı oldukça yaygındır. Bu yüzden bisiklet sahiplerinin büyük kilitlerle bisikletlerini hırsızlara karşı koruma eğilimi vardır. Şehir içinde araç kullanmak tercih edilmez. Çünkü park ücretleri oldukça yüksektir.Ayrıca birçok cadde ve sokak araç trafiğine kapatılmıştır. Toplu taşıma otobüs ve tramvaylar ile sağlanır. Şehirde dört metro hattı bulunmaktadır.Şehir kanallarında deniz taksi ve deniz otobüsleriyle toplu taşıma yapılır.Küçük teknelerle kanallarda şehir turu yapılabilir.
MÜZELER KENTİ : Sanatta, özellikle resimde haklı bir üne kavuşan Amsterdam bir müzeler kentidir. Şehir merkezinde yer alan Rijksmuseum (Devlet Müzesi) başta gelir. Yaklaşık 7 milyon sanat yapıtının yer aldığı müzede yağlı boya tablo sayısı 5 bini aşmaktadır. Rembrant'ın fırçasından çıkmış tablolar karşısında büyülenmemek olası değildir. Van Gogh Müzesi ise yakın çağın en ünlü müzesi olarak bilinir.
Işığı keşfeden ve resimde devrim yaratan adam olarak tarihe geçen Van Gogh'un önemli eserlerini, haftanın 7 günü adını taşıyan müzede görmek mümkündür. Amsterdam'da yer alan ünlü müzelerden biri de Stedijk Müzesi'dir. Bu müze modern klasikler ağırlıklıdır. 1850 sonrası sanat dünyasında ünlenmiş Picasso, Monet, Kardinsky başta olmak üzere çok sayıda sanatçının eserleri yan yana asılıdır. Kentte yer alan ilginç müzelerden biri de Asmterdam Seks Müzesidir. Santral İstasyona çok yakın bulvar üzerinde yer alır. Müzede ünlü köşelerinden birinde Hollandalı dansöz Mata Hari'nin (asıl adı Margaretha Zelle) müstehcen fotoğrafları ile idam fermanı ve Almanya adına casusluk yaptığı dönemde yazdığı bazı mektuplar yer alır.
DAM MEYDANI : Dam Square olarak da bilinen Dam Meydanı, kentin dünyaca ünlü üç ana meydanından biri. Kentin tarihi dokusunun kokusunu almak için bu meydan civarında yapılan kısa bir gezinti yeterli olacaktır. Batısında Kraliyet Sarayı ve NIEUWE KERK (Yeni Kilise) görebilirsiniz. Doğusunda, National Monument (Milli Anıt) bulunur. Ana alışveriş caddesi KALVERSTRAAT boyunca yürüyün. Yarısında SPUI'de sağa dönün. Sağınızda BEGIJNHOF vardır. Bu tarihi avlu geleneksel olarak evlenmemiş dindar kadınları barındırır (rahibe değil). Daha sonra kanallar karşınıza gelecektir.Burada yolunuzu kaybetmemek için kilise kulelerinden yön tayin edebilirsiniz. Diğer iki ünlü meydan ise, REMBRANT ve LEIDSE Meydanı. Dam Meydanı çevresinde marka mağazalardan oluşan alışveriş merkezlerinin yanı sıra hesaplı alış veriş için uygun dükkanlar da bulunmakta. Meydanın en büyük özelliği 2. Dünya Savaşı'nda ölen Hollandalılar için dikilen anıt ile Kraliçenin taç giyme töreni için yapılan Kraliçe Sarayıdır. Bu meydanın hemen karşısında ünlü Kültür Merkezi NIEUWE KERK, GRAND KRANSNAPOLSKY yer alır. 2. Dünya Savaşı sırasında 15 yaşındaki Anna Frank'ın ailesi ile dört yakınının Nazilerden saklandığı ev yürüyerek 5 dakika mesafededir. Nazi katliamında önemli olayların cereyan ettiği kabul edilen tarihi evde, Anna Frank günlüğünün bir bölümü ile bazı aile fotoğrafları ve Yahudi düşmanlığı üzerine sergiler bulunmaktadır. Anna Frank'ın evi ziyaretçilere açıktır.
HOLLANDA MUTFAĞI
Şehrin birçok yerine dağılmış, yaklaşık 755 restoran vardır. Amsterdam’a gelip de siyah biralardan içmeden, peynirlerinin ve ringa balığının tadına bakmadan sakın geri dönmeyin.
Amsterdam aslında bir kafe toplumudur. Restoranlar ve barlar da toplumsal hayatın canlı unsurları olarak bunu tamamlar. Restoranlar çok salaş yerlerden, resmi ve lüks yerlere kadar değişebilir ve fiyatlar da buna bağlı olarak farklılık gösterir.Hollanda mutfağının geleneksel yemekleri çok çeşitli değildir. Ama yine de Amsterdam’da dışarıda yemek ; yolculuğunuzun en zevkli anlarından olabilir,çünkü elliden fazla ulusun kentte yaşadığı düşünülürse; Amsterdam restoranlarının da bu yöresel çeşitlilikten yararlandığı anlaşılır. Bu kentte, bir ay bile kalsanız, her gün farklı bir yemek yiyebilirsiniz. Böylece: yeni tatlar deneyerek, dünya mutfaklarından örnekler tadabilirsiniz. Güzel bir Arjantin et lokantasında, 30-40 euro hesap ödeyerek, güzel bir yemek yiyebilirsiniz. İlla ki, kendi damak tadım diyorsanız, burada bir çok Türk restoranı da bulabilirsiniz.Geleneksel Hollanda yemekleri, mevsime bağlı olarak değişiyor. Yazları hafif yiyecekler, kışları ise doyurucu ve ağır yemekler olmak üzere, topraktan ya da denizden elde edilen ürünlere göre hazırlanıyor. Et yemekleri pek yaygın değil. Daha çok balık ve süt ürünleri etkin.Hollanda’da barlarda geleneksel olarak iki içeceğe ağırlık verilmiştir. Bira ve “jenever” (yenevyer olarak olunur). Bir zamanlar bira üretimhaneleri ve damıtımhanelerinde; müşterilerin gelip, bitmiş ürünlerin tadına baktıkları tadım evleri varmış. Günümüzde, bunlardan kentte az sayıda kalmış. Ayrıca geleneksel üretimlerin yanı sıra diğer içeceklerde sunuluyor.






Mail Grubuna Katıl
Travelterminal.net sitesinde yer alan tüm metin, resim ve içeriklerin hakları TEK TURIZM İNŞ.TESKT. SAN. ve TİC. Şirketine aittir. Hiç bir şekilde basılı veya elektronik bir ortamda izinsiz kullanılamaz veya kopyalanamaz. Tüm içerik bilgilendirme amaçlı olup değişiklik olması durumunda Travelterminal.net sorumlu tutulamaz.