travelterminal.net'e Hoşgeldiniz Lütfen giriş yapmadan önce aşağıdaki bilgileri okuyunuz.
Kullanıcı Sözleşmesi
Gizlilik Sözleşmesi
ÜYE GİRİŞİ
 
 
ÜYE KAYIT
 
 

Tayland

Başkenti : Bangkok
Tayland
Dili : Thai
Para Birimi

:

Baht (THB)
Dini : %95 Budist, %4 Müslüman,
Önemli Şehirleri : Phuket, Pattaya,
Chiang Mai, Koh Samui 

Özet Bilgi
Krallıkla yönetilmektedir, ana dili Taycadır, nüfusun %90 lık büyük bölümü budist inanışına sahiptir.Sınrları Burma 1,800 km, Kamboçya 803 km, Laos 1,754 km, Malezya 506 km. Kutsal Tapınaklarda beslenilen siyam kedisi tüm dünyada ünlüdür. Thai dilinde melekler şehri anlamını taşıyan Bangkok ise başkentidir. Turizme önem verilir, turistler saygıyla ve çiçeklerle karşılanır. Budist geleneği gereği ülkede budizm için büyük paralar harcanır ve tapınaklar kurulur, yaşatılır. Suya dayanıklı bir ağaç olan, yatçılık, mobilya ve havuz sektörünün vazgeçilmez malzemesi Tik ağacından çok güzel oymalar, eserler görmek ve/veya satın almak mümkündür. Ülkeyi gezecek yabancıların dikkat etmesi gereken davranış şekilleri vardır. Bir taylandlı yanında başkasının başını, saçlarını okşamak, ayakla bir şeyi işaret etmek ve thai şekli selamlaşmayı yapmamak bir ikramı kabul etmemek hoş karşılanmaz. Ülke kara incinin vatanıdır.

İklimi: Tropikal.
Arazi yapısı: Orta kısımlarda ovalar, doğuda Khorat Platosu, ülke genelinde dağlar yer alır.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Tayland Körfezi 0 m
en yüksek noktası: Doi Inthanon 2,576 m
Doğal kaynakları: Kalay, kauçuk, doğal gaz, tungsten, tantal, kereste, kurşun, balık, alçıtaşı, linyit, işlenebilir topraklar
Nüfus: 65,905,410 (Temmuz 2009 verileri)
Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 68.86 yıl
Ulus: Taylandlı
Nüfusun etnik dağılımı: Tay %75, Çinli %14, diğer %11
Din: Budizm %95, Müslüman %3.8, Hıristiyanlık %0.5, Hinduizm %0.1, diğer %0.6 (1991)
Diller: Tay, İngilizce, etnik ve bölgesel lehçeler
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler
toplam nüfusta: %92.6
Bangkok
Bangkok
Bangkok Tayland'ın en büyük şehri ve başkentidir. Tayca Krung Thep  olarak anılır. 1990'daki sayıma göre nüfusu 8.538.610'dur. 13°45′Kuzey 100°31′Doğuda yer alan şehir, Chao Phraya Nehrinin doğu yakasında, Tayland Körfezi'nin yanında bulunur.
Bangkok, 1782'de Kral I. Rama tarafından kurulmuştur. Güneydoğu Asya'daki en hızlı gelişen ve ekonomik açıdan en dinamik şehirlerdendir. Asya'nın en kozmopolit şehirlerinden biridir.
Dünya Meteoroloji Örgütü (World Meteorological Organization, WMO) Bangkok'u dünyanın en sıcak büyük şehri olarak adlandırmıştır. Bangkok aynı zamanda dünyanın en popüler turistik mekânlarındandır.
Şehrin Taycadaki tam resmi ismi "Krung Thep Mahanakhon Amon Rattanakosin Mahinthara Yuthaya Mahadilok Phop Noppharat Ratchathani Burirom Udomratchaniwet Mahasathan Amon Piman Awatan Sathit Sakkathattiya Witsanukam Prasit"tir.
Bangkok uluslararası alanda şehrin ismi olarak kullanılırken, Taycada da genel olarak, ismin kısa formu olan Krung Thep (Melekler şehri) kullanılır. Resmi alanlarda ise, meselâ otomobil plakalarında Krungthep Mahanakhon olarak tanımlanır.

TAPINAKLAR VE BANGKOK TURU
Taylandda 26.000in uzerinde tapinak bulunuyor. Bu tur sizi Bangkokun en unlu 3 tapinagina gotürecek. Wat Trimitr, altin Buda tapinagi, Buda heykeli saf altindan yapilmis, agirligi 5.5 ton. Sukhothai sanatinin guzel bir ornegidir ve tapinagin yapim asamasinda sans eseri kesfedilmistir. Wat Po, uzanan Buda tapinagi, Bangkokun en buyuk ve en eski tapinagidir ve Wat Benchamabopit, mermer tapinak, bu buyuleyici tapinak Carraranin beyaz italyan mermerinden yapilmistir.

ROYAL GRAND PALACE & EMERALD BUDDHA TURU
Budist inancini, imparatorlugun gorkemini ve geleneklerini tanimanin en iyi yolu. Bu turla Grand Palace ve cevresini yakindan tanima firsati.
 
KANAL TURU
Menam nehri ve Thonburi kasabasinin kanallarinda gercek Thai nehir yasami, hayret verici tapinaklar ve yesil bahceleri gorebileceginiz tekne turu.
 
THAI EVI & MANSION MUZESI TURU
Bu muhtesem Thai stili ev, ikinci Dunya savasi sonunda Taylanda gelip ipek ticaretini canlandiran Jim Thompson tarafindan yapilmistir. Bay Thompsonun inanilmaz asya antikalari koleksiyonu gorulmeye deger. Mansion muzesinde, 19. ve 20.yy hanedanligina ait hazineler sergilemekte. Alman bir mimar tarafindan tasarlanan bina,Thai ve Avrupa mimarisinden karisik izler tasimakta. Kral V. Ramanin olumunden sonra kapatilan yapi, Kralice Sirikit tarafindan,1982de muze olarak yeniden acildi.

DUAMNUENSADUAK YUZEN MARKET
Bangkokun 110 km batisinda bulunan Duamnuensaduakin bozulmamis geleneksel yuzen marketi, pirinc ve tuz tarlalarindan gecip orkide ve kelebek ciftlikleri ve ahsap oymaciligi fabrikasi ziyareti.
 
GUL BAHCESI & THAI KASABASI SOVU
Bangkokun 32 km guneyinde bulunan tropikal bahcede ozellikle Thai orkideleri ve gulleri gorebilirsiniz. Ziyaretcilere sunulan Thai kulturel dans gosterisi; Thai boksu, kilic dovusleri, halk danslari, fil gosterileri ve dugun seramonileri gibi cesitli gosterileri icermektedir.
 


Pirinc tarlalari, bahceler ve batakliklardan gecip tuz tarlasi ve hindistancevizi sekeri fabrikasini ziyaret ettikten sonra uzun kuyruklu botlarla Damnoem Saduak kasabasi gezintisi ve yuzen marketi. Ogle yemeginden sonra Wat Chaichum-phon sinirindaki JEATH savasi yerlesim yerini ziyaret. Kwai nehri uzerindeki siyah demir kopru Japon ordusu tarafindan Javadan getirilmis.
Pattaya
Pattaya
Pattaya (Thai: พัทยา, RTGS: Phatthaya) Tayland'ın önemli şehirlerinden biridir. Başkent Bangkok'un yaklaşık 135 km kadar güney doğusunda ve Tayland Körfezi kıyısında yer alan şehir, idari bakımdan Chonburi iline bağlı olmasına rağmen kendi kendini yöneten özel belediye statüsüne sahiptir.
Kelime anlamı, "Güney Batı Munson Rüzgarı" olan Pattaya, dünyadaki en gözde tatil merkezlerinden biri olup, 2005 yılında 5.4 milyon turiste ev sahipliği yapmıştır. Tayland'da yapılan istatistiksel araştırmalara göre ayda 300 ve üzeri kadının HIV pozitif olduğu tespit edilmiştir. Bu gerçekler turizmin darbe almaması için bildirilmemiş olsa da dünyada ilk HIV yani AIDS müzesi bu ülkede kurulmuş olup isteyenler Bangkok'ta gezebilir. Değerli vatandaşlarımızın bu konuyu ciddiye almasında yarar var ve hiçbir şey yaşamın üstünde değerli değildir. Son yıllarda Doğu Asya ve de Rusya'dan gelen yabancı turist sayısında artış yaşanmıştır.
Şehirde yaşayan, çalışan ve çoğunluğu Batı Avrupa ile Kuzey Amerika'dan gelen yabancıların talep doğurması sonucunda şehirdeki çok katlı yapıların sayısı artmıştır. Böylece şehir, yüksek katlı yapı sayısında, ülkenin başkenti Bangkok'tan sonra ikinci sıraya yerleşmiştir.Pattaya genelde körfez arap ülkelerınden çok sayıda turist çekmektedir.

Şehrin merkezi ve kalbi olarak Walking Street gösterilebilir. Walking Street şehrin gece hayatının merkezi niteliğindedir. Burada rock, pop, hard, striptiz, gay gibi her türlü eğlence mekanına rastlayabilirsiniz. Şehirdeki en ucuz ulaşım seçeneklerinden biri olması nedeni ile şehre gelen turistler daha çok ulaşım için pick-uplari tercih ederler. Kisa mesafede kullanilan bu araclar 10 Bath para birimi verilerek kullanilabilir ki buda yaklasik 0,33 USD ye denk gelir. 
Phuket
Phuket
Phuket eskiden batı dilinde Tha-Laang, Talang veya Junk Ceylon olarak bilinen Güneydoğu Asya ülkesi Tayland'ın Dünyaca ünlü Turizm adası. Başkenti Phuket City'dir. Phuket Uluslararası Havaalanına sahip olan Phuket'e Dünya'nın her yerinden özellikle Batılı Turistler akın etmektedir.
Phuket'de Thai stili Budist evlilikler yapılabilir. Aynı zamanda Phuket denizin içersindeki küçük klübeleri ve su altı sporları ile ünlüdür. Deniz suyu temiz olduğu için su altı görüşü çok uzun olmakla beraber dünyada ki en iyi 10 dalma mekanlarından birisidir.
Phuket'de yerli halkın kullandığı Tayca erkekler için ayrı, kadınlar için ayrı selamlaşma kelimeleri vardır ve hatta Transseksüeller için de ayrı bir kelime kullanılır. Tuk-Tuk denilen küçük taşıtlarla adada kolayca istenilen yere ulaşılır.
Ünlü James Bond adası (Pha Nga) burada olmakla beraber dünyaca ünlü dizi Lost'un üçüncü sezon, sekizinci bölümüde burada çekilmiştir.

Ülkenin en büyük adası olan Phuket Adası, Tayland’da en fazla turistin geldiği bölge olarak tanımlanıyor. Birbirinden güzel beach’leri ile, güneşin tadını doyasıya çıkaracağınız bu adada, keyifli vakit geçirebilmek için birçok alternatif bulunuyor. Bungy Jumping ile adrenalininizi en yüksek seviyeye çıkarabilir. Filler ile yapacağınız trekkingte adanın dört bir yanını keşfedebilir, deniz sporları yaparak, okyanusun tadını çıkarabilir, Thai mutfağını öğrenmek için düzenlenen kurslara katılabilir ve dağ bisikletleriyle tura çıkabilirsiniz. Yağmur ormanları’nı görebilir, ananas ve hindistancevizlerini yetiştirildikleri yerde yiyebilir ve Uzakdoğu’nun mistik havasına kendinizi kaptırabilirsiniz.
Chiang Mai
Chiang Mai
Chiang Mai, Tayland'ın önemli şehirlerinden biridir.
 
Son yıllarda, Chiang Mai giderek modern bir şehir haline gelmiştir. Kim her yıl gelen yaklaşık 1 milyon ziyaretçi için çeşitli konumlar vardır. Chiang Mai de siyasi alanda, ne zaman Mayıs 2006 so-Chiang Mai Girişimi olarak adlandırılan burada ASEAN ülkeleri ve "3" ülkeler (Çin, Japonya ve Güney Kore arasında) sonucuna varıldı da önem kazanmıştır. Chiang Mai's tarihsel önemi ticaret yolları Ping nehir üzerindeki stratejik konumu gibi türetilmiştir. Uzun zaman önce yabancı ziyaretçi akını modern, şehir el işi eşyaları, şemsiyeler, mücevher (özellikle gümüş) için önemli bir merkez ve hammaddesi olarak görev yaptı. 
 Chiang Mai sadece 150.000 nüfusu ile Mueang Chiang Mai bölgesinin birçok yerinde kapakları, kentin kentsel yayılma şimdi birkaç komşu bölgeye uzanır. Bu Chiang Mai Metropolitan Area yaklaşık bir milyon kişi, Chiang Mai ilinin yarısından toplam bir nüfusa sahiptir.
Kent esas dört koğuşta (khwaeng): Nakhon Ping, Srivijaya, Mengrai ve Kavila bölünmüştür.  Kavila Ping Nehri'nin doğu kıyısında bulunan ilk üç batı kıyısında bulunmaktadır. Nakhon Ping bölge şehrin kuzeyinde kapsar. Srivijaya, Mengrai ve Kavila ve doğu tarafında sırasıyla batı, güney kapağı. Orta kısmı (eski duvarlı şehir) çoğunlukla Srivijaya ve Nakhon Ping ve Mengrai kısmen  kaplıdır
Koh Samui
Koh Samui
Koh Samui Adası Tayland Körfezinde karaya yaklaşık 15 km mesafede yer alan bir adadır. 247 km² büyüklüğündeki Samui Adasında yaklaşık 48.000 kişi yaşamaktadır.
Tüm adayı saran hindistan cevizi ve palmiye ağaçları ile cennet adası olarak anılır. Bina yükseklikleri, herhangi bir hindistan cevizi ağacını geçemez. Adanın başkenti Nathon'dur, buradan ana karaya ulaşmak için feribot iskelesi bulunur. Havalimanı ise adanın eğlence merkezi Chaweng ile Bangrak arasındadır. Adanın en güzel sahilleri de Chaweng ve Lamai Beach kıyılarıdır.adada türk işletmeci mustafa çırak chaveng lamai de bungolov evler kiralamakta ve gezi turları duzenlemektelerdir.buda oraya gelen türk vatndaşalrının daha rahat tatil yapmalarını saglamaktadır.koh samuı adasında musonun etkılı yagısları mart ayından sonra görülmeye başlar ve ada körfezde oldugu için tusunami tehlikesi olmama özeligine sahibtir.adada yaşayan müslüman nufusu dikat çekecek kadar coktur. müslümanların koymuş oldugu bazı genelekler adada geçerlidir örnegin bazı iş yerlerıne ayakkabı ile girilmez restroantalr hariç.koh samui adası tropıkal olmasına ragmen çok meyve çesidine burada raslanmaz. Amam deniz ürünü bol olmasına ramen ve biraz pahalıdır...
Diğer Bilgiler
Ülkenin ilk yerlileri Güney Çin’den göç eden insanlardır. Taylandlılar, 11. yüzyılda bölgeye gelerek bir krallık kurdular. Tayland kurulduğundan bu yana Avrupalı güçlerin istilasına ve sömürgeciliğine uğramayan Güneydoğu Asya’nın biricik ülkesidir. Şüphesiz bunda, Tayland Kralı Mongkut’un rolü büyüktü. Bundan sonra yerine geçen oğlu Kral Chulalongkorn da aynı siyasetle bu durumu devam ettirdi. Kral Chulalongkorn 1851 yılından 1910 tarihine kadar tahtta kaldı. Ülkesinin gelişme ve kalkınmasında büyük çaba sarfetti. İngiltere ve Fransa ile çeşitli ticari anlaşmalar imzaladı.
Tayland’da 1932 yılında monarşik idareyi sınırlayıcı kansız bir ihtilal oldu. 1941 yılında ülke Japonlarca işgal edildi. Harpten sonra batı siyaseti gütmeye başlayan Tayland, Vietnam’a 11.000 kişilik bir askeri birlik gönderdi. 1972 yılında bu birliklerini tekrar geriye çekti.
1976 yılında yeni bir ihtilal oldu. Bu sefer ihtilal kanlıydı. Bunu 1977 ihtilali takip etti. 1983 yılında Vietnam askeri birlikleri, Tayland, Kamboçya sınırı yakınlarında Kamboçya mülteci kamplarına saldırdı. 30.000’e yakın mülteci Tayland’a sığındı. Bunun üzerine Vietnamlılar ülkeye girdiler. Fakat çok geçmeden Taylandlılar saldırganları geri püskürttü. 1988’de seçimleri kazanarak başbakan olan Tümgeneral Chatichai, 25 Şubat 1991’de yapılan askeri darbeyle yönetimden uzaklaştırıldı. Darbecilerin lideri General Suçinda Kraprayun’dır. Askeri Cuntanın hazırladığı anayasa gereğince Milli Meclisin 360 üyesinin belirleneceği seçimler 22 Mayıs 1992’de yapıldı. Seçimlerde hiçbir parti tek başına iktidara gelecek sandalye sayını elde edemedi. Generallerin desteklediği Erdem Birliği Partisi, Cuntanın yolsuzlukla suçlayarak iktidardan uzaklaştırdıkları partilerle bir koalisyon hükümeti kurdu. Fakat bir süre sonra çıkan olaylardan sonra hükümet krizi yaşanmaya başlandı. Kurulan geçici hükümetin ardından 13 Eylülde yapılan seçimler neticesinde muhalefet partileri 185 sandalye elde ederek yeni hükümeti kurdular (Ocak 1994).

Tayland halkının büyük bir bölümü gelirlerini hayvancılıktan elde ediyorlar. Filler, yılanlar ve Uzakdoğu’nun geleneksel törenlerinde yerlilere eşlik eden tüm hayvanlar, ülke insanlarının birçoğunun geçim kaynağını oluşturuyor. Onları eğitiyor, bakıyor, zamanlarının çoğunu onlarla geçiriyor ve gelen turistlere yaptıkları show’larla para kazanıyorlar. Budizm dininin dışında, Tayland’da pek çok şey kutsal sayılıyor. Fillerin insanların üzerinden atlamasının onlara şans getireceğine inanılıyor ve fillerle çok yakın dostluklar kuruluyor. Tayland ziyaretiniz sırasında sıkça karşılaşacağınız fil gösterilerini çok seveceksiniz. Ayrıca ülkede maymunlarında kutsal olduğuna inanılıyor. Tayland sokaklarında gezerken başınızdaki şapkayı, ya da çantanızdaki bir şeyi aniden gelip kapan maymunlarla karşılaşmanız mümkün. Budhha’ya tapan Tayland’lıların, ölü yakma merasimleri de oldukça ilginç ayrıntılardan. Tayland halkı, ölen yakınlarının bir daha dünyaya geleceğine inandıklarından, cenaze törenleri de bir hayli ilginç oluyor. Ölen yakınlarını büyük fırınlarda yaktıktan sonra, küllerini yakınlarına veriyorlar. Budizm dinine göre bir başka detay ise; her genç erkeğin evlenmeden önce bir ay süreyle tapınakta ibadet etmesi. Her Tayland’lı erkeğin, askerlik görevi gibi bu görevini yerine getirdiği Tayland’da, halk dinlerine bağlı bir şekilde yaşamını sürdürüyor. Erkekler manastıra kendini kapatıyor ve 8 budistle beraber öğleden sonra hiçbir şey yemiyor, seksten alkolden uzak duruyor, sigara içmiyor ve kozmetik ürünlerinden hiçbirini kullanmıyor. Böylelikle Taylandlı genç erkekler sabırlı olmayı ve kötü alışkanlıklardan kurtulmayı öğreniyor.

Budizmi öğrenmeden Tayland’ı anlamak zor…
Budizm tanrı ve tanrıçaların olmadığı bir din olarak yayılmıştır. Budizm’e göre var olan her şey Tanrı’nın müdahalesi olmadan, mekanik yasalara uygun olarak maddeden meydana geliyor. Hayatta her şeyin geçici olduğuna inanılan bu dinde, hayatta bağlanmaya değecek hiçbir şey olmadığına inanılır. Budizm’in kurucusu olan Gautama Buddha’nın M.Ö 563-483 yılları arasında Hindistan’da yaşadığı tahmin ediliyor. Buddha’nın anlamı aydınlanmış kişi.. Buddha, 25 yaşından sonra sürekli yaşam ve ölümün ardındaki gerçeği aramış. 16 yaşında kuzeniyle evlenen Buddha, hiçbir eksiği olmamasına rağmen ciddi bir doyumsuzluk içinde olduğunu, başka bir şeyler aradığını fark etmiş. Gerçeği aramaya karar verip sarayda eşini ve çocuğunu da bırakarak gezmeye başlamış. Önceleri kendisine eziyet edercesine yıllarca oruç tutmuş ama daha sonra bunun kendi bedenine bir işkence olduğunu düşünerek bundan vazgeçmiş. Daha sonra bir gece Bodhi Ağacı’nın altında otururken ilham gelmiş ve o günden sonraki hayatını yeni felsefesini insanlara anlatarak geçirmiş. 4 temel öğretiden oluşan bu felsefede Buddha insanlara hep şunu anlatmış; çektikleri acıların sebebinin bencil ve doymak bilmek istekleri olduğunu, insanın bencilliğinin ve isteklerinin sona erdirilebilir olduğunu ve bütün bu doymak bilmez arzu ve iştahın ortadan kaldırıldığında ortaya çıkan durumu da nirvana olarak adlandırmış. Doğru görüş, doğru niyet, doğru hareket, doğru geçim kaynağı, doğru çaba, doğru düşünme, doğru meditasyon Buddha için, mutlu olmanın şartıymış.


Tayland halkının ilginç bir tarafı da kötü niyetli ruhlardan son derece korkuyor olmaları. Bu korkularından dolayı Tayland’ın dört bir yanında bulunan apartmanların camlarına dikkatlice bakarsanız, hemen hemen hepsinde en üst katında bile demir parmaklıkları görebilirsiniz, üstelik bu demir parmaklıkların evin içerisinden, camın gerisinden takılmış! Bu demir parmaklıklarla kötü ruhların içeriye girmediğine inanan halkın büyük bir çoğunluğu evlerinde bulunan küçük tapınaklara, gece yatmadan önce yiyecek bırakıyor. Böylelikle ruhların onlara zarar vermeyeceğine inanılıyor! Tayland’ın sıcak ve nemli havası sebebiyle, halk çamaşırlarını ütülemiyor. Yıkanan giyecekler, düzgün bir şekilde askılara asılıyor ve öylece kurumaya bırakılıyor ve kıyafetler ütülenmişçesine düzgün bir şekilde kuruyor. Bangkok’ta bulunan kanalların etrafında bulunan evler ise bir hayli ilginç. Şehir kanallarının içerisinde, suyun içine kurulan evler, Tayland yaşamı hakkında pek çok ipucu yakalamanıza neden oluyor. Kanal suyunun belirli dönemler yükselmesi sebebi ile yüksekte bulunan evleri gördüğünüzde çok şaşıracaksınız. Yüzen çarşı adı verilen çarşıya su taksileri ile gidip, suyun içinde bir sandaldan bir sandala alışveriş yapacaksınız. Kesinlikle pazarlık yapmanız gereken alışverişlerde, Tayland’ın tropik meyvelerinden tatmayı sakın unutmayın.

TARİH
Ülkenin ilk yerlileri Güney Çin’den göç eden insanlardır. Taylandlılar, 11. yüzyılda bölgeye gelerek bir krallık kurdular. Kral Chulalongkorn 1851 yılından 1910 tarihine kadar tahtta kaldı. Ülkesinin gelişme ve kalkınmasında büyük çaba sarfetti. İngiltere ve Fransa ile çeşitli ticari anlaşmalar imzaladı.Tayland’da 1932 yılında monarşik idareyi sınırlayıcı kansız bir ihtilal oldu. 1941 yılında ülke Japonlarca işgal edildi. Harpten sonra batı siyaseti gütmeye başlayan Tayland, Vietnam’a 11.000 kişilik bir askeri birlik gönderdi. 1972 yılında bu birliklerini tekrar geriye çekti. 1976 yılında yeni bir ihtilal oldu. Bu sefer ihtilal kanlıydı. Bunu 1977 ihtilali takip etti. 1983 yılında Vietnam askeri birlikleri, Tayland, Kamboçya sınırı yakınlarında Kamboçya mülteci kamplarına saldırdı. 30.000’e yakın mülteci Tayland’a sığındı. Bunun üzerine Vietnamlılar ülkeye girdiler. Fakat çok geçmeden Taylandlılar saldırganları geri püskürttü. 1988’de seçimleri kazanarak başbakan olan Tümgeneral Chatichai, 25 Şubat 1991’de yapılan askeri darbeyle yönetimden uzaklaştırıldı. Darbecilerin lideri General Suçinda Kraprayun’dır. Askeri Cuntanın hazırladığı anayasa gereğince Milli Meclisin 360 üyesinin belirleneceği seçimler 22 Mayıs 1992’de yapıldı. Seçimlerde hiçbir parti tek başına iktidara gelecek sandalye sayını elde edemedi. Generallerin desteklediği Erdem Birliği Partisi, Cuntanın yolsuzlukla suçlayarak iktidardan uzaklaştırdıkları partilerle bir koalisyon hükümeti kurdu. Fakat bir süre sonra çıkan olaylardan sonra hükümet krizi yaşanmaya başlandı. Kurulan geçici hükümetin ardından 13 Eylülde yapılan seçimler neticesinde muhalefet partileri 185 sandalye elde ederek yeni hükümeti kurdular (Ocak 1994).

COĞRAFYA
Tayland mevki itibarıyle güneydoğu Asya’da, Malay Yarımadası ve Hint-Çin’i üzerinde yer alan bir ülkedir.Ülke şekil itibariyle sap kısmı, Malay Yarımadası üzerinde bulunan açılmış bir çiçeğe benzer. Çiçeğin sap kısmının doğusunda Siyam Körfezi ve batısında Andean Denizi bulunur. Bir bakıma ülke şekil bakımından küçük bir baltaya da bezer Kuzey-güney noktaları arası yaklaşık 1650 km ve doğu-batı noktaları arası ise 800 km kadardır. En dar bölge 64 km olan Kra İstnumus’tur.Ülkenin yüzölçümü yaklaşık 518.000 km2dir. Bu geniş toprakların kuzeydoğusunda toplam yüzölçümün üçte birine yakın genişlikte bir yayla mevcuttur. Yayla ortada Chao Phraya Nehrinin verimli alüvyonlu vadisine doğru gittikçe alçalır.
Tayland beş coğrafi bölgeye ayrılabilir: Chao Phraya Menam (Merkezi Platolar bölgesi), Korat Yaylası, Güney Tayland (Yarımada bölgesi), Kuzeybatı bölgesi ve Dvaravati bölgesi (Güneydoğu bölgesi).Chao Phraya Nehri Bölgesi, küçüklü büyüklü nehir ve kanallarla doludur. Kuzeybatı bölgesinde Ping, Wang, Yom ve Nan adlarında dört nehir bulunur. Bölge aynı zamanda dağlıktır. Ülkenin en yüksek noktası 2756 m’lik Inthanon Tepesidir. Başşehir Bangkok, güneydoğuya doğru uzanan Dvaravati bölgesindedir. Dördüncü bölge Korat Yaylası, Mekong Nehrinin suladığı geniş bir bölgedir. Sonuncu bölge olan Güney Tayland, Malay Yarımadası üzerinde dar bir bölgedir. Ülkedeki mevcut ovalar umûmiyetle alüvyonludur. Sahiller ise kumluk ve düzensizdir. Tayland’ın iklimi bütün yıl hemen hemen sıcak ve nemlidir. Orta bölgelerde yer alan ovalarda sıcaklık nadir olarak 18°C’nin altına iner. Kasım ve şubat aylarında hava sıcaklığı aşağı yukarı bu miktardadır. Mart ve mayıs aylarında ise bu rakam 38°C’ye kadar yükselir. Ortalama sıcaklık 28°C civarındadır. Orta bölgedeki ovalar yağışlı bir atmosfer içerisindedir. Fakat, Barmese Dağları buralara gelecek nemli rüzgarları keserek yağış miktarını düşürür. Güney kıyı bölgeleri ortalama 5600 mm’lik yağış alırken, diğer bölgelerdeki yıllık yağış ortalaması 1000 mm civarındadır. Haziran ayından ekim ayına kadar yaz musonları ülkeye şiddetli yağışlar getirir. Tayland’da üç mevsim vardır. Mart-mayıs ayları sıcak, Haziran-ekim ayları yağmurlu ve Kasım-şubat ayları serindir.

KÜLTÜR 
Turizme önem verilir, turistler saygıyla ve çiçeklerle karşılanır. Budist geleneği gereği ülkede budizm için büyük paralar harcanır ve tapınaklar kurulur, yaşatılır. Suya dayanıklı bir ağaç olan, yatçılık, mobilya ve havuz sektörünün vazgeçilmez malzemesi Tik ağacından çok güzel oymalar, eserler görmek ve/veya satın almak mümkündür. Ülkeyi gezecek yabancıların dikkat etmesi gereken davranış şekilleri vardır. Bir taylandlı yanında başkasının başını, saçlarını okşamak, ayakla bir şeyi işaret etmek ve thai şekli selamlaşmayı yapmamak bir ikramı kabul etmemek hoş karşılanmaz. Ülke kara incinin vatanıdır.
EKONOMİ
Tayland ekonomisi esas itibariyle tarıma dayanır. Toprak ve toprak mülkiyeti ülkede çok önemlidir. Orta bölgelerde yer alan ovalar, ülkenin ekilebilen en müsait topraklarıdır. Başlıca tarım ürünleri mısır, pancar, meyve-sebze, pirinç, şekerkamışı, kokonat, tütün, biber, baharat, jüt, manyok kökü, hindistancevizi, fasulye ve pamuktur. Pirinç ülkenin dış ticaretinde en önemli üründür.Tayland’ın toplam yüzölçümünün beşte üçüne yakın bir bölümü ormanlıktır. Kereste çok önemli bir gelir kaynağıdır. Diğer orman ürünleri arasında tik ağacı, mangal kömürü, hezaren (hintkamışı), lak ve reçine (çam sakızı) de üretilir.Tayland maden bakımından çok zengin bir ülkedir. Dünyada kalay üreten ülkeler arasında beşinci büyük ülkedir. Antimon, tungsten, demir ve manganez diğer önemli minerallerdir. Ülkede tabii gaz üretimi gelişmiştir. Ayrıca petrol bulma çalışmaları son yıllarda artmış ve kıyı bölgelerde petrol bulunmuştur. Ülke tuz yönünden çok zengindir.

TURİZM
Tayland 'ın kuzeydoğusundaki bölgelerde Khmer tapınakları, renkli festivaller ve ipek dokuma köylerin cazip karışımını sunmaktadır. Phimai ve Phnom Rung, Khemer tapınaklarını görmek için ziyaret edilebilinecek en iyi yerdir. Bu tapınakların her ikisi de özenle restore edilmiştir. Platonun kuzey kenarında bulunan küçük Ban Chiang Güneydoğu Asya'daki majör arkeolojik sitelerinden biri ev sahipliği yapmaktadır; Ulusal Müzesi burada değerli bronz-gereçleri ve seramik AD 200 2100 M.Ö. kadar uzanan bir koleksiyona sahiptir. Surin ise ipek dokuma merkeziyle ünlüdür. Her kasım ayı gerçekleştirilen bu festivale Fil Roundup ev sahipliği yapar ve yerel Suay Kabiliesi kendi fil işleme becerilerini göstermek isteyenlere şans verir. Başka ilgi çekici bir festival ise her mayıs ayında gerçekleşen en iyi ev yapımı roketlerin sergilendiği Rocket Festivali'dir. Geniş bir yol ağına sahip olan kuzey Tayland ; kuzey, kuzeydoğu ve Tayland merkezi kapsar. Bankok, Chiang Mai and Chiang Rai şehirleri uluslar arası havaalanlarına sahiptir ve birçok kentte de yurt içi uçak seferleri bulunmaktadır. Güney Tayland körfezi ise uzun kıyı şeridi, güzel plajları ve pastoral deniz adaları ile ziyaretçiler için ilgi çekici güzellikleri bulunmaktadır. Güneyde Malezya sınırı, doğuda Combodian sınırı, batıda ise Ansaman sahili iyi ve kaliteli yollara sahiptir.
Tayland, turizmin ülke için önemini fark eden ülkelerin başında geliyor. Bu nedenle Sevgililer Günü'nde yeni bir uygulama başlatmıştır. Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen 30 çift, ülkenin güneyinde bulunan Trang şehrinde, su altında nikâh tazelemiştir. Şehirde bulunan doğal güzellikleri korumak için oluşturulan doğa parkının içinde düzenlenen tören çok renklidir. Tayland Hava Yolları'nın organizasyonu ile ülkeye gelen çiftler, Bangkok'ta bir gece kalıp, ertesi günü Trang'a geçmiş havalimanında geleneksel giysiler giyen yerliler tarafından karşılanan ve fillerle kalacaklarını otele götürülen çiftler, akşam Tai yemeklerinden oluşan bir baloda ağırlanmıştır. 14 Şubat günü ise, botlarla Kradan Adası'na giden çiftler, burada giysilerini giyip topluca su altına dalmıştır. Su altında yüzüklerini değişen çiftler, sembolik de olsa evliliklerini öpüşerek kutlamıştır ve bunların hepsi su altında olmuştur. Bu günün anısına kendilerine hazırlanan sertifikaları da verilen çiftler, bölgede denizin, güneşin ve güzelliklerin tadına da varmışlardır. Yeni bin yıla yepyeni bir turizm anlayışı getiren Tayland, bundan sonra da çiftler için bu tür sürprizler hazırlamaktadır. Bu tür bir evlilikle geçen yıllara yenilik katmak isteyenler Trang'a gidebilirler.
Çok çeşitli tatil imkanları sunan Tayland'da balta girmemiş orman-lar, kalabalık şehirler, pırıl pırıl plajlar ve ülkenin kuzeyindeki Chiang Mai şehrinde dünyanın en büyüleyici gece pazarlarını görmek isteyenler için mutlaka gidilmesi gereken yerlerden biridir. Ayrıca burası İpek, örgü sepet, lake ahşap işleri sevenler için birçok alışveriş imkanı sunar. 
Tayland'da birçok ulusal park kurulmuştur. İlk kurulan park 1962 yılında Khao Yai parkıdır. Khao Yai Ulusal Parkı'nda yanar döner yalıçapkınları ve göğüs bölümü portakal renkli, kızıl başlı trogonlar ağaçların yapraklarıyla bezenmiş gökyüzünün gölgesinde uçuşmaktadırlar. Gibonlar (kuyruksuz ve uzun kollu bir maymun türü) ve uçan sincaplar, filler, Asya kara ayıları ve kaplanlar da bu geniş alanlarda yaşarlar. Burada 900'ü aşkın türden herhangi birini görmek mümkündür. Ayrıca bolca orkide yetişir ve pek çok kelebek vardır.
Tayland'a unutulmaması gerekenlerden şeylerden biri Budizm inancının yoğun olduğu bu yerde bu inanca göre insan başlarının çok kutsal olmasıdır. Bu nedenle Tayland'a gittiğinizde çocuklar dahil kimsenin başını okşamamalısınız. Tanışma sırasında ise Taylar, geleneksel selamları olan avuçlarını çenelerinin altında birleştirerek Wai selamı verirler.
Tayland'a gelen ziyaretçilerin çoğu Tayland'ın başkenti Asya'nın en kalabalık şehirlerinden biri olan dünyanın her bir yanından direkt uçuş yapılan Bangkok Uluslararası Havaalanı'nın bulunduğu Bangkok'tan başlamaktadır. Şehirdeki yüzer Pazar hala görülmesi gereken yerlerden biridir. Ancak günümüzde daha çok bu kalabalık şehirde trafik ve yüksek binalar şehrin hakimiyeti altına girmiştir. 
Tayland halkının çoğunluğu dost canlısı ve misafirperverdir. Yol kenarlarından gelen ziyaretçilere bal tatlısı, ananas satan birçok Tayland halkı görmek mümkündür.

Kanchanaburi
Sakin ve gösterişli bir bitki örtüsüne sahip Kanchanaburi'nin doğal güzellikleri kadar tarihi de geniştir. Burası, Pierre Boulle'nin romanında ve aynı romana dayanan filmde anlatılan, binlerce savaş esirinin II. Dünya Savaşı sırasında ünlü Kwai Köprüsü'nü yaparken öldüğü yerdir. Binlerce kişinin öldüğü bu savaştan sonra köprünün sadece ayakları üstündeki sekiz kemeri orijinal kalmayı başarabilmiştir. Bu köprüden ister yürüyerek ister her gün buradan kalkan iki trenden birisine binerek hoş bir gezi yapılabilir.Köprünün yapımı için yüz binlerce kişinin öldüğü bu yerde Asyalı siville birlikte, 8.000'den fazla İngiliz, Hollandalı, Avustralyalı, Malezyalı, Hintli, Kanadalı ve Yeni Zelandalı esir ve askerin yattığı iki mezarlığı ziyaret edilmesi gereken yerlerden biridir. Bu mezarlıkları gezerken üstünde yazılan yazılar okumanız tavsiye edilir.Bunların haricinde nehir kıyısındaki JEATH Savaş Müzesi'ne de bir gezi yapılabilir. Bu müzede Japon zulmünü belgeleyen esir kamplarında kullanılan bambu bir barakada bulunan sergi, fotoğraflar ve o dönemden kalan eşyalar bulunur. Tayların bu esirlere sempati duyduğu, onlara yaptığı gizli yardımları ve  esirlerin zor koşullarda hayatta kalma mücadelesini bu müzede görmek mümkündür.

Sangkhlaburi
Sangkhlaburi kentinde birçok görülmeye değer üsler bulunmaktadır. Girişimci işadamları, turistler için Kanchanabari'nin kuzey batısında ülkenin en bozulmamış manzaralarından bazılarına sahip üsler kurmuştur. Nehrin yanındaki bir otel klimalı odaları ve yüzme havuzu ile misafirlerini şımartırken, daha az konforlu olan diğer bir iki otel ise nehirdeki bambu sallar üzerine kurulmuştur. Çağlayanlar, mağaralar ve Eravan Ulusal Parkı'nın da içinde bulunduğu ulusal parklara yapılacak geziler bu kamplardan düzenlenebilir.Sangkhlaburi, yakınlardaki Mon ve Karen köylerine fil üstünde gezi yapmak için ideal bir üstür. 12 kilometre daha ileride, 1.400 metre yükseklikte bulunan Üç Pagoda Geçidi adını, buradaki 18. yüzyılda yapılmış üç küçük beyaz Chedi'den almıştır.Sai Yok Ulusal Parkı'nın yukarısında, savaş esirleri tarafından meşale ışıklarının altında kazılarak açılan Cehennem Ateşi Geçidi bulunur. Khao Laem Göleti'nin kuzey ucundaki Sangkhlaburi'ye giden yol, havzadaki ulusal parkların ormanlarla kaplı dağlarının yamaçlarından geçer.

Ayutthaya
Ayutthaya uzaklık olarak Bangkok'un 88 km. kuzeyinde yer alır. Tayland 'ın eski başkentine gitmek için en güzel ve zevkli yolu Chao Praya Nehri'nden bir turla gitmektir. Ayuttaya 'ya her gün seferler düzenleyen firmalar bulunmaktadır. Yol üzerinde ilerlerken pirinç tarlalarını, Nakhon Sawan'a kadar uzanan kırsal bölgenin başlangıcını, fabrikaları ve depoları görmek mümkündür.
Ayutthaya'da düzinelerce yapı bulunmaktadır. Bu yapıları bir günde gezmekte zorlanabilirsiniz
Ayutthaya da ilgi çekici güzellikte arkeolojik bölgeler bulunur. Ancak turların çoğu bu arkeolojik bölgeyi gezmeden önce, tu Bang Pa-In kraliyet konutuna uğramayı ihmal etmezler. Bahçeler içinde kurulmuş olan bu saraylar 19. Yüzyılda kral Chulalongkorn tarafından yaptırılmıştır. Bunlardan en güzeli gölün ortasında bulunan ve Kral Chulalongkorn'un gün batarken şiirler yazdığı, görkemli Aisawan Thipha-at (Kişisel Özgürlüğün Kutsal Makamı) 'dır. Bu muhteşem saraydan sonra 'Mükemmel ve Parıltılı Ev' ya da 'Bilge'nin Seyir Yeri' gibi saraylar en ilgi gören saraylar arasındadır. Tayland'ın eski başkenti olan Ayutthaya ülkenin en büyük uygarlıklarından biridir.
Ayuttaya'daki harabelere yapılacak tura Sanphey Caddesi'ndeki Wat Phra Sri Sanphet'den başlamak en iyisidir. 1491 'de inşa edilen tapınak, 16 m. boyunda ve 250 kg. ağırlığındaki altın kaplı bir Buda heykeline ev sahipliği yapar. 1767'de, altını eritmek için heykeli ateşe veren Birmanlar hem tapınağı hem de hey¬keli yok etmişlerdir. Görebilecekleriniz, Kral Borom Trai Lokanat ve iki oğlunun küllerinin bulunduğu restore edilmiş chedi' lerdir.Görüntüsünün yansıdığı havuzların ortasında duran, 14. yüzyıldan kalma Wat Phra Ram da birkaç fiili kapı, naga ve garuda diye adlandırılan efsanevi yaratıkların yanı sıra, taş Buda imgelerinin sıralandığı arkadlı bir avlu bulunur. Tapınak 1369'da Kral Ramesuan tarafından babasının yakıldığı yer¬de yaptırılmıştır.
Buradan sonra, Ayutthaya'daki en güzel tapınak komplekslerinden biri olan, 1380'lerden kalma Wat Phra Mahat- hat'ıziyaret edebilirsiniz. Bir zamanlar değerli taşlar, altın ve kristallerden oluşan değerli hazineler ve altın bir kutuda saklanan Buda'nın röliklerini barındırmıştır. Bunlar, günümüzde Bangkok'taki Ulusal Müze'dedir. Wat Mahathat'ın yanındaki Wat Ratchaburana , 15. yüzyılda fillerle yapılan bir savaşta birbirini katleden iki kardeş Prens Ai ve Prens Yo'nun mezarlarının yanına yaptırılmıştır. Tapınağın altındaki bölümlerdeki freskler hâlâ durmaktadır. Ama taşınabilir tarihi eserler ya çalınmış ya da müzelere götürülmüştür.Ayutthaya dönemi sanatını gözden geçirmek için,harabelerden çıkarılmış ve korunmuş heykellerle dolu Chao Sam Phra müzesini gezebilirsiniz. Burada 13. ve 14.yüzyıllardan kalma güzel bronz Buda heykelleri, dinsel, geleneksel ya da çiçek figürleri oymalı 17. ve 18. yüzyıllar-ıma kapı panelleri ve bir 15. yüzyıl altın mücevher koleksiyonu vardır.Şehirden birkaç kilometre uzakta, avcıların, sayıları 200'e kadar çıkan yabani fil sürülerini çitlerle çevrili alanlara sür- AH en fil kraal't ziyaret ederek turunuzu bitirebilirsiniz.Yakalandıktan sonra, ya savaşçı olarak ya da ender rastlanan beyaz fillerden ise, güç simgesi olarak kralın hizmetine umulardı. Son yabani fil I903'de Kral Chulalongkorn'un hükümdarlığı sırasında yakalanmıştır.

Eski Şehir
Bangkok Tayland'ın manevi ve tarihsel kalbi olarak görülmektedir.Burada eski tapınakları ve türbeleri görebilirsiniz. Ayrıca dünyanın en büyük açık hava müzesi olduğu söylenen, Bangkok'un 33 km. güneydoğusunda, ileri görüşlü bir tapınak tutku olan birisinin yaptığı müzedeki tapınak maketleri, orjinallerini yansıtmakta en az orjinalleri kadar merak uyandırmaktadır. Tayland'ın haritası şeklinde uzanan, 80 hektarlık bir alanı kaplayan Eski Şehir ya da Muang Boran'da ülkenin en büyük binaları tam boyda ya da daha küçük ölçekte yeniden yaratılmıştır.
Dünyada türündeki en büyük tesis olarak bilinen Timsah Çiftliği ve Hayvanat Bahçesi Eski Şehir'den 5 km. ileride, Samut Prakarn'dadır. Yaklaşık 60.000 civarında timsah bulunmaktadır. Burada, bir Dinozor Müzesi'nin yanı sıra egzotik kuşların, kaplanların, şempanzelerin, devekuşlarının, develerin ve fillerin bulunduğu bir hayvanat bahçesi de vardır. Bu çiftlik ve hayvanat bahçesinin iki türlü amacı vardır. Halka hem görsel bir eğlence sunmak ve eğitmek hem de türü tükenmekte olan hayvanları korumaktır.

ORTA TAYLAND
Orta Tayland yüzyıllar boyunca ülkenin pirinç ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılamaktadır. Bangkok'un dış mahallelerinden başlayan bu verimli ova bölgenin bereketli topraklarıyla dikkat çekmektedir. Yüzyıllar önce tarımın kalbi olan bu bölge, aralarında Satchanalai, Sukhothai ve Lop Buri'nin de bulunduğu, krallığın en büyük uygarlıklarından bazılarına ev sahipliği yapmıştır. Bu şehirlerden günümüze ulaşan kalıntılarda, altın çağlarını yaşadıkları dönemin izlerini görmek mümkündür. Bölgenin en popüler yeri Tayland'ın eski başkenti Ayutta'dır. Chiang Mai şehrine Bangkok'tan kolayca geçilebilir.
Orta Tayland'a bulunan Chao Phraya Nehri havzası verimli arazisiyle pirinç üretimi için ideal bir alana sahiptir. Khao yai de ülkenin en büyük ve en eski ulusal parkı, Lop Buri'de kurulan krallık ve Ayutthaya'nın eski başkent olması, Kanchanaburi de 2. Dünya savaşında ölüm demir yolunun inşa edilmesi bu bölgenin önemini arttımıştır.

Lop Buri
Tayland'ın en eski şehirlerinden biri olan Lop Buri Khmer imparatorluğunun önemli bir kolu olmuştur ve bu şehrin en önemli özelliği Khmerler tarafından inşa edilen harika taş tapınaklardır. Bu tapınaklar şehrin tren istasyonundan bile göze çarpar.Lop Buri İlk başlarda Khmer halkının başkentlerindendi ve 17. yüzyılda Tayland'ların denetimi altındayken gelişmiştir. Buranın başkent seçilmesinin sebebi Kral Narai zamanında ülkenin başkenti olan Ayutthaya'nın başına eklenmedik bir şey gelirse ikinci ihtimal olarak burayı başkent yapmalarına karar vermiştir. Bu karardan sonra Kral Narai haklı çıkmış ve Ayuttha ertesi yüzyılda Birmanlar tarafından yağmalanmaya başlanmıştır.Lop Buri' ye gitmek isteyenler 17. Yüzyılda inşa edilen ve 12 yıldan fazla süre tamamlanması süren Lop Buri sarayından ya da Phra Narai Ratchaniwet'ten tura başlayabilirler. Bu sarayda birçok sanat güzellikleri ve ilgi çekici eserler görmek mümkündür. En yaygın olanı şüphesiz Khmer sanatının mükemmel örnekleridir. Bu eserler saraydaki Ulusal Müze de yer almaktadır. Bunların haricinde sarayda birçok dallar bulunur. Eski hazine daireleri, ziyafet salonu, üst düzey yabancı ziyaretçiler için kabul salonu, kralların fil ve atların barınakları olan ahırlar bunlardan bazılarıdır. Saraydan sonra Geraki Konstantinos Phaulkon'un evi olan ancak önceleri Tayland'ın ilk Fransa büyük elçisi Chevalier de Chaumont un konutu olmuş Ban Vichayen ziyaret edilebilirLop Buri maymunlarıyla ünlüdür. Bu maymunları Kala Mabeti'nin yanındaki demiryolunda ve ziyaretçilerden yiyecek ve meyve dilenip bir yerlere asılarak sallanmayı sevdikleri, kendine özgü üç prang'ıyla muhteşem bir 13. yüzyıl tapınağı olan yakınlardaki Phra Prang Sam Yot çevresinde görmek mümkündür. Elinizdeki şeyleri alarak kaçan bu maymunlara karşı dikkatli olmanız gerekir. Çünkü fotoğraf makinenizi ve diğer değerli eşyalarınızı alıp gözden kaybolabilirler.

Sukhothai
Sukhothai Tayland'ın kuzeyde bulunan illerinden biridir. Komşu şehirleri Phrae, Uttaradit, Phitsanulok, Kamphaeng Phet, Tak ve Lampang dır. Bangkok'un 427 km. kuzeyinde bulunan bu yerde Tay heykelciliğinin tarihteki en güzel örneklerini görmek mümkündür. Mutluluk şafağı olarak da adlandırılan bu kent Tayland'ın görkemli şehir harabeleri içinde etkileyici bir güzellik sunar. Sukhothai pirinç tarlaları ve uzak tepelerle çevrilidir. 13. yüzyıl sonları ve 14. yüzyıl başlarında efsanevi Kral Ramkhamhaeng'in yönetimi altında kurulduktan sonra, Ayutthaya'ya yenilip, halkı kaçana kadar yaklaşık 150 yıl boyunca
gelişmeye devam etmiştir. Sukhothai 'de 200 kadar kale hendeği, fırın, heykel ve tapınak UNESCO ve Tayland hükümetince kapsamlı bir yenileme programı çerçevesinde yenilenerek eski ihtişamına kavuşmuştur.Birçok güzel heykellerin bulunduğu bu şehirde en güzel örnekleri görmek için Ramkhamhaeng Ulusal Müzesi'ne gidilebilir. Burada, 14. Yüzyıldan kalma Yürüyen Buda örneğini de görmek mümkündür. Kral Ramkhamhaeng'in ünlü kitabesinin bir kopyası da burada sergilenir. 14. yüzyıldan kalma, Phra Attharot olarak bilinen ayakta duran Buda imgelerine ev sahipliği yapan, Sukhotdeki en büyük ve en güzel tapınaktır.Taş köprü tapınağı olarak bilinen şehrin 2 km batısındaki Wat Saphan Hin tapınağı boyutları 12 metreyi aşan Buda heykellerini barındırır. Bu heykellere ulaşmak için uzun bir yol kattetmek gerekir. Ancak sonucunda görülen manzara harcanan zahmete değer niteliktedir. 

KUZEY TAYLAND 
Nüfusun daha seyrek ve kırsal alanların daha fazla olduğu Kuzey Tayland manzara seyretmek isteyen ziyaretçiler için seyahat edilebilecek yerlerden birisidir. Tepelerin ve pirinç tarlalarının bulunduğu bu yer doğal güzelliklerin elde değmemişliği ile tipik bir doğa kentidir. Bunların haricinde Kuzey Tayland'da birkaç ilginç modern şehirler bulmak mümkündür. Ülkedeki en güzel manzaralardan bazılarına sahip olan bu bölge bir zamanlar engebeli arazinin ayırdığı ve yalnızca fillerle ulaşılabilen küçük yönetim birimlerine bölünmekteydi. Günümüzde bile eski kültürlerini devam ettirmekte bölgede yaşayan insanlar Birman ve Laos dillerinin etkisini hala taşımaktadırlar. 13. Yüzyılda Sukhothai, Ramkanhaeng Kral döneminde bir ölçüde bu bölgeye hâkim olmuştur. Ancak bu gücü oldukça kısa ömürlü olmuştur. Günümüzde bu bölgeye ulaşmak oldukça kolaydır. Uluslararası Tay Havayolları, Bangkok'tan Chiang Mai'ye bir saatten az bir sürede uçarken, klimalı ekspres otobüsler aynı yolu dokuz saatte, geceleri çalışan ekspres trenler ise 12-14 saatte almaktadır. Chiang Mai ve Chiang Rai etrafındaki bölgeyi beş günlük bir geziyle kolayca keşfetmek mümkündür. 

Chiang Mai
Tayland'ın en önemli ikinci kenti olan Chiang Mai Lanna Krallığı döneminde 1292 de Kral Mengrai tarafından ülkenin başkenti olarak şeçilmiştir. Şehrinin kuzeyindeki verimli vadilerde Tayland'a özgü orkide tarlalarını ve fil eğitim kamplarıyla sizlere muhteşem görsel güzellikler sunar. Son yıllarda Chiang Mai giderek modern bir şehir haline gelmiştir. Bugün ziyaretçiler sadece etkileyici tapınakları görmek için değil aynı zamanda alışveriş, çeşitli tesisler, lüks oteller ve lokantaları görmek için de buralara ziyaret etmektedirler.Kuzeyin başkenti olan Chiang Mai halk arasında sık sık "kuzeyin gülü" olarak adlandırılır. Eskiden tepenin yamacındaki bir cennet köşesinden farklı olmayan şehir, hızla büyüyerek yeni butik oteller, şık lokantalar ve değişen stiliyle turistlerin ilgisini çeken büyük bir şehir haline gelmiştir. Birkaç bin lüks odası keyifli pansiyonlarının yanı sıra Avrupa tarzında bar ve restoranları da bulunur. Tur operatörleri, el sanatlarıyla dolu köyler, tapınaklar ve dağ kabilelerine tur seçenekleri sunmaktadırlar. Bangkok‘un bunaltıcı sıcağından sonra , Chiang Mai nin ılıman iklimi burayı görmeye gelen insanları rahatlatmaktadır. Serin hava kendini hemen belli eder ve bu yüzden burada yıl boyunca bolca meyve sebze ve çeşitli çiçekler bulunmaktadır. Yeni şehir anlamına gelen Chiang Mai 13. Yüzyılın sonunda Kral büyük Mengrai tarafından kurulmuştur. Bir efsaneye göre bir bölümü halen ayakta olan şehir surları, gece gündüz vardiya usulü çalışan 90.000 kişi tarafından inşa edilmiştir. Mengrai, bazıları hala ayakta olan çeşitli tapınaklar ve güzel binalar da yaptırmıştır. Buralara yürüyerek ya da motorsiklet kiralayarak gezilebilmektedir. Ayrıca ipekli kumaşlar elde boyanmış şemsiyeler ve lake ürünler için yakınlarda bulunan el sanatı merkezlerine uğranılabilir.

Şehrin içi
Ziyaretçilerin gezmeye başlaması için en ideal yer Wat Chiang Man'dir. Kral Mengrai Grai yönetiminde en eski tapınakların olduğu bu yer 13. yüzyılda yapılmış tapınak ve manastır tasarlanmadan önce Kristal ve Mermer Buda'lar bulunmaktadır. Bu budalar iki tane önemli dinsel heykel parmaklıklar, sürgüler ve camlar arkasında korunmaktadır. Ayrıca burada fil heykelleri de bulunmaktadır. Bu fil heykelleri tapınağın arkasında bulunan Chedi'yi çevreler ve Güneye doğru 15 dakika yürüyünce Wat Chedi Luang'ın büyük chedi harabesine varılır. Burası depremden hasar görmüş ve 400 yıldan beri burada bulunmaktadır. 
Muhteşem bir Buda heykeline ev sahipliği yapan Wat Phra Singh'de anlatılan efsaneye göre heykel krala götürülürken üzerinde taşındığı savaş arabası tapınağın önünde bozulmuştur. Bu olayın, heykelin daha ileri gitmek istemediğine dair bir işaret olduğuna inanılarak, heykel buraya yerleştirilmiş. O zamandan beri bir kütüphane, zarif oymalar ve heykellerle birlikte burada bulunmaktadır. Wat Suan Dok'u ziyaret etmek isteyenler için ilgi çekici eser Lanna krallarının küllerinin burada bulunmasıdır. Burada mutlaka görülmesi gerekilen son tapınak ise Yedi Tepe olarak bilinen Wat Jet Yot'tur. Bu tapınağın Mahabodhi Tapınağı'ndan esinlenerek yapıldığı söylenir. 
Chiang Mai de tapınaklar ve geleneksel tarihi eserler haricinde daha değişik eğlenceler isteyen ziyaretçilere bol seçenekler sunmaktadır. Bunlardan bazıları görmek için eski Chiang Mai kültür merkezine uğrayabilirsiniz. Burada geleneksel Lanna dansı, akşam yemeği ve dağ kabilelerinin gösterileri sunulmaktadır. Bunların haricinde nefis yerel lezzetleri tadabileceğiniz Somphet (Moonmuang Caddesi) veya hareketli Warorot (Wichyanon Caddesi) gibi Pazarlara gitmek mümkündür. Görülmesi gereken son yer olarak; Chang Klan caddesindeki gece fuarı akşamları, göz alıcı kuzey el sanatlarının satıldığı ve normal bir Tayland pazarından daha fazla çeşitlerin bulunduğu etkileyici pazardır. 

Şehrin Dışı
Günü birlik tur yapanlar için buralardaki tapınakları, köyleri ve diğer yerleri görmek için şehrin dışı ideal bir yerdir. Fillerin yaptıkları ilginç şeyleri görmek isteyenler , Chiang Mai'nin 56 km. kuzeyindeki Taeng Dao'da bulunan fil kampına gitmeleri gerekir. Burada fillere nasıl kereste taşıyacaklarını öğretildiğini ve nehirde nasıl banyo yaptıkları görebilirler. Yıllar önce filler bu gösterilerin haricinde çeşitli amaçlarla kullanılırdır. Engebeli arazide taşımacılık için ve suyun üstünde yüzdürülerek taşınan kütükleri nehre çekmek bunlar arasındadır. Günümüzde ise filler daha çok şov amaçlı gelen turistleri ve ziyaretçileri eğlendirmek için kullanılmaktadır. Burada bu fillerin üzerine binerek bir tur atılabilir ve sonrasında rengârenk kuşlarla dolu yemyeşil arazilerde bir rafting turu yapılabilir.
Kuzey Tayland 'daki San Kamphaeng köyü Chiang Mai'nin 13 km doğusunda , ahşap heykeller, devasa kil çömlekler ve parlak renklerle boyanmış kâğıt şemsiyelerle süslenmiştir. Buraya gelen ziyaretçiler ipekle kumaş dokuyan ya da lake ürünler ve boyalı şemsiyeler yapan yöre halkını izleyebilir ve daha sonra buradaki parlak ve güzel hediyelerden satın alabilirler. Bir diğer görülecek yerlerden biri olan Doi Suthep Dağı Chiang Mai'nin 16 km. kuzeybatısında 1.600 m. yüksekliğinde bir zirvedir. Bu dağa çıkan ziyaretçiler şehrin ayaklarının altında olduğunu hissedebilir ve muhteşem manzaraları kuş bakışı izleyebilirler. Ayrıca bu zirvenin altında Kuzey Tayland'ın en ünlü tapınağı bulunur. Efsaneye göre, 14. yüzyılda kutsal bir beyaz fil, tapınağın vurulduğu yeri arayıp bulduğunda üç kere hortumumu öttürerek, Buda'ya olan saygısını göstermek için diz çökmüştür. Otoparktan, zirvedeki her bir köşesinde muhteşem bronz güneş şemsiyelerinin bulunduğu altın chedi'ye 300 basamaklık bir yürüyüş vardır. Arkadlı avluda Buda heykelleri sıralanmıştır.
Tapınağı geçtikten sonra Phuphing Sarayına gelinir. Bu saray Tay kralının ve kraliçesinin genellikle kış mevsiminin bir bölümünü geçirdikleri yerdir. Kraliyet ailesi burada olmadıkları zaman hafta sonları ve tatil günlerinde, çok çeşitli çiçeklerin bulunduğu bahçeler halka açılır.
Son olarak bu bölgede görülmesi gereken yerlerden birisi Doi Pui adındaki küçük Hmong ya da Meo köyüdür. Bu köye ulaşım kolay olduğundan doğal güzelliklerini pek fazla korumayı başaramamıştır. Burası zamanı kısıtlı ve dağ köylerinde yaşayan halkın hayat tarzını görmek isteyen ziyaretçiler için ideal bir yerdir. Burada ayrıca afyon müzesi bulunur. Renkli kostümlerle ve püsküllü çantalarla dolanan çocuklar gelen ziyaretçilere basit el işleri satmaya çalışmaktadırlar.
Bunların haricinde daha doğal bir ortamdaki dağ kabilelerinin köylerini görmek için rehberli dağ yürüyüşlerine katılmak size olağanüstü güzellikleri görmenize yardımcı olacaktır. Uzun mesafeler yürümeniz ve konforsuz yerlerde uyumanız gerekebilir, ancak bir rehberin yardımıyla, rüzgâr ve yağmurların ruhlarına inanan birçok Karen kabilesini ya da erkeklerinin gümüş tokalar ve siyah sarıklar taktığı, kadınlarının da nakışlı, sarı ya da beyaz elbiseler giydiği Lahu halkını görebilirsiniz.  

Lamphun
Bu antik kent MS 750-1281 yılları arasında Haripunghai Krallığına başkentlik yapmıştır. Günümüzde ise Lamphun ve Kuang nehrinin yanında büyük ahşap evleri, huzurlu atmosferi, antik tapınakları, çevredeki kırsal ve pirinç tarlaları ile bir karaktere bölünmüştür. Her ne kadar efsaneye göre Tayland'daki en güzel kadınlar Lamphun'dan gelse de, Chiang Mai'nin 30 km. güneyinde bulunan bu huzurlu, eski şehri ziyaret etmek için tek neden bu değildir.
Lamphun'un en önemli tapınağı Wat Phra That Haripunchai manastırıdır. MS 1044 yılında kurulmuş olan bu tapınak hareketli bir eğitim ve meditasyon enstitüsüdür. Manastırın ortasındaki büyük, altın chedi bin yıldan eskidir ve bunu inşa eden işçiler daha basit bir tanesini de kompleksin dışında kendileri için yapmışlardır; burası günümüzde bir harabedir. Bu tapınak 1930 yılında en saygın rahiplerden Khrubaa Siwichai tarafından restore edilmiştir.Lamphun'un yakınlarında bulunan ulusal müze küçük ama mükemmel bir yapıya sahiptir.

Lampang
Kuzey Tayland'ın ikinci en büyük kenti olan Lampung hızla büyümekte ve bir ticaret merkezi haline gelmektedir. Lampang Tayland'a gezmek için iyi bir yerdir. Chiang Mai'nin 100 km. güneydoğusunda bulunan bu eski ve güzel şehirde ana caddelerinde çok rahatça gezen ve şehrin temel ulaşım aracı olan atlı arabaları görmek mümkündür. Hem ulaşım aracı kullanılan bu atlı arabalar hem de bölgeyi gezmek için ideal bir ulaşım aracıdır.Lampang'da görülmesi gereken 3 tapınak vardır. Bunlardan ilki kuzey Tayland ın en etkileyici tapınaklarından biri olan Wat Phra That Lampang Luang dır. 19. Yüzyılda inşa edilen bu tapınak duvarlarında bulunan etkileyici resimleriyle ünlenmiştir. Ayrıca müzeleri ve güzel buda heykelleriyle ziyaret edilmeye değer yerler arasındadır. Bir ikincisi olan Wat Phra Fang'ın, ana kaidesinin çevresinde yedi küçük mabeti olan beyaz bir chedi'si vardır. Wat Phra Kaevv Don Tao ise Birman etkisinde kalmış ve dikkat çekici oymalarıyla ziyaretçilerin ilgisini çekmeyi başarmıştır.

Chiang Rai
Chiang Mai'nin 180 km. kuzeyindeki bu antik kent Kral Mengrai tarafından 1262 yılında kurulmuştur. Kral Mengrai o zamanlarda Lanna Krallığı'nın başkenti için ideal bir yer olacağına karar vermiştir. Ancak başkent olarak sadece 34 yıl kalmış ve sonra Chiang Mai'ye taşınmıştır. Bu durumla birlikte Chiang Rai'nin önemi azalmıştır. Günümüzde bu kent "altın üçgene açılan kapı" olarak bilinmektedir. Modernleşmekten biraz daha uzak olan bu şehir mimari ve güzelliğiyle yine de ilgi çekmeyi başarmıştır. Chiang Rai, bölgedeki turistik yerleri gezmek için bir üs olarak kullanılır; buralara ulaşmak için kısa mesafeli yolculuklar yapmanız yeterlidir .Kral Mengrai'nin 13. yüzyılda Chiang Rai'yi tesadüfen kurduğu söylenen bu şehirde anlatılan efsanelere göre ; kralın fili kaçmış ve onu Mae Kok Nehrindeki bir yere çekmiş, daha sonra buranın manzarası ve askeri potansiyeli, burada bir şehir kurmak için krala ilham vermiştir. Son yıllarda şehir plancıları merkezde ve nehir çevresinde pek çok iyileştirme yapmışlardır.
Burada görülmesi gereken 2 tapınak bulunmaktadır. Bunlardan biri Wat Phra Kaew'de, ülkenin en ünlü heykeli Zümrüt Buda'nın ilk evidir. 

Mae Hong Son
Dağların arasında kalmış, şaşırtıcı ve tüyler ürpertici ilginç bir kasaba olan Mae Hong Son Chiang Mai'nin 270 km. kuzeybatısında yer almaktadır. Buraya yolculuk karayoluyla 8 saat havayoluyla ise yarım saat sürmektedir. Mae Hong Son'a gitmek için en ideal aylar havanın serin olduğu ve kış çiçeklerinin açtığı Aralık ve Ocak aylarıdır. 
1831 yılına kadar en az vadileri kadar sisli bir havaya hakim olan bu bölgede yapılan araştırmalar sonucunda buraya yerleşim kurulmuş ve hatta 1874 yılında Mae Hong Song bölgenin başkenti olmuştur.

Bölgede yaşayan yabani filleri görmek pek olası değildir. Ancak görülmesi gereken yerlerden biri Mae Hong Son'un civarında Birman tarzı tapınaklardır. Bu tapınaklardan biri olan, Wat Doi Kong Mu, Mae Hong Son vadisi ve komşu Shan devletine doğru oldukça güzel manzaralar sunmaktadır. Buraları gezerken genellikle rehberler fil gezisi ve nehirde rafting aktivitelerini düzenlerler. Ayrıca Birman sınırındaki kabile köylerine turlar düzenlenmektedir. Bu çeşitli turlardan herhangi birine katılmadan önce çoğu insan burada kurulan pazarı gün doğumunda keşfetmeyi sever geleneksel giysileri içinde dağ kabilelerinden gelenler bazen bu vakitlerde alışveriş yaparken görülebilirler.
Mae Hong Son'un çevresindeki bölgede mağara ve çağlayanları keşfedebilirsiniz. Efsaneye göre, bu kabilenin ataları bir dişi ejderha ile rüzgâr tanrısıymış ve kadınlar da ejderhanın görüntüsünü taklit etmek için "uzun boyun' geleneğini uygulamaya başlamış. İster istemez, günümüzde bu biçimsiz görüntü turistleri çekmenin bir yolu olmuştur.
Chiang Mai'ye dönüş yolculuğunda, yorucu günü sonlandırabilir ya da yol ayrımındaki Pai'ye gidebilirsiniz. Sırt çantalı turistlerin gözdesi olan bu küçük köy, dağlarla çevrilidir ve yürüyüş turları için iyi bir üstür.Mae Hong Son'dan ayrılırken, daha önce ziyaret edilen yerleri yinelememek için sürücüler ve otobüs yolcuları Mae Sariang ve Hot üzerinden dolambaçlı bir yol izlerler.

GÜNEY TAYLAND
Tayland'lıların zengin ve çok kültürlü bir geçmişe sahip tek bölgesi olan Güney Tayland sınırları Malezya'ya kadar uzanır. Muhteşem doğa manzarasına sahip olan bu bölge değişik deniz seçenekleri sunar. Daha uzun olan doğu sahili Tayland Körfezi'ndedir. Batı sahiline ise Andaman Denizi'nin dalgaları vurur. Her ikisinde ziyaretçilerin ilgisini çeken harika kumsallara sahiptir. Bu sahiller pirinç tarlaları, hindistancevizi ve kauçuk ağacı plantasyonlarıyla dolu verimli olduğu kadar da manzaralıdır. Ayrıca ülkenin en iyi sahil alanları ve dalış yerleri Güney Tayland'da bulunur. Bölgenin en önemli bazı şehirleri; Phuket, Ko Samui, Hat Yai ve Songkhla'dır.

Ko Samui
Yaklaşık 48.000 kişinin yaşadığı Ko Samui,Tüm adayı saran hindistan cevizi ve palmiye ağaçları ile cennet adası olarak anılır. Bina yükseklikleri, herhangi bir hindistan cevizi ağacını geçemez. Adanın başkenti Nathon'dur, buradan ana karaya ulaşmak için feribot iskelesi bulunur. Havalimanı ise adanın eğlence merkezi Chaweng ile Bangrak arasındadır. Adanın en güzel sahilleri de Chaweng ve Lamai Beach kıyılarıdır.Surat Thani kasabasının sadece 3 km uzağında yer alan palmiyelerle kaplı bu tropikal ada kısa zamanda turistlerin uğrak mekânı olmuştur. Pastoral otelleri, bungalovları, hatta havaalanıyla güneydeki en ünlü yerlerden biri haline gelmiştir. Burada, çağlayanlara ve hindistancevizi toplama çiftliğine düzenlenen gezilerin yanı sıra tenis ve plaj sporları gibi olanaklar da sunulmaktadır. Bir öğleden sonra, adayı gezmek için motosiklet ya da cip de kiralamak mümkündür.İnsanların çoğu buraya kumlarda uzanıp tembellik yapmak, harika deniz ürünlerinden yemek ve adanın her yerinde bulunan birinci sınıf kaplıcalarda tatilin keyfini çıkarmak için gelirler.Balayına çıkan çiftler ve konfor düşkünleri çoğunlukla, restoranlar ve diskolarla dolu Chavveng Plajı'nda kalırlar. Daha sakin bir yer isterseniz, Bo Phut Maenanı ve Cho- eng Mon plajlarına, daha ucuz otel ve bungalovlar için ise güneye gidilmesi gerekir.Samui,80 adadan oluşan bir takım adanın en büyüğüdür; eğlence cenneti Ko Phangan,dalış merkezi Ko Tao ve ıssız engebeli arazileri ile enfes Ang Thong Ulusal Deniz Parkı da bu grubun içindedir. Feribotlar ve sürat motorları, ziyaretçileri her gün çeşitli kıyılar arasında taşırlar, bunlardan en yakın olanı ve en çabuk ulaşılanı Ko Phangan'dır.Alex Garland'ın Kumsal romanındaki hayali adaya ilham kaynağı olan Ang Thong Ulusal Deniz Parkı'nın da içinde bulunduğu 40 adacık ve lagüne yapılan günlük geziler çok daha sakindir. Daha kuzeyde, rahat havasıyla küçük ve şirin Ko Tao (Kaplumbağa Adası) vardır. Ziyaretçilerin çoğu buraya kaliteli dalış bölgeleri için gelir dalış malzemeleri satan çok sayıdaki mağza, adanın başlıca gelir kaynağını oluşturmaktadır.

Songkhla
Songkhla yakın komşusunun tam tersine gece hayatıyla meşhur olmayan sakin, ağırbaşlı ve renkli bir tarihi olan bir şehirdir. Tarihte ilk korsan üssü bulundurarak dikkat çekmiştir. Günümüzde ise bu şehir Tayland ve ülkenin en büyük gölü Sap körfezi arasında bir burun konumunda bulunmaktadır. Songkhla'yı gezmek isteyen ziyaretçiler göllerin, plajların ve büyük surların olduğu çok çeşitli yerleri görebilirler.Yaz sezonun kısa olduğu bu yerde yer alan beyaz kumsallar yüzmeye pek elverişli değildir. Bunların yerine kıyıda yürüyüş yapmak, manzarayı seyretmek ya da birçok deniz ürünlerinin takdim edildiği restoranları gezilebilir.Kültürel zenginliklerle ilgilenenler, bölgedeki arkeolojik bulgulara, eski mobilyalara ve Ban Chiang'ın tarih öncesi alanlarından toplanan objelere ev sahipliği yapan, 100 yıldan daha eski Ulusal Müze'yi gezebilirler. Kızıl Dağ'daki, 18 küçük kulesi ile birlikte eski kalenin bir parçası da görülebilir.Tayland'ın en büyük gölünün denizle buluştuğu yer olan, yarımadanın doğu tarafındaki Songkhla limanı kırmızı, yeşil ve mavi tekneleri kadar renklidir. Bu tekneler tarafından avlanan dev karideslerin limana boşaltılışını ve sonrasında atılmak üzere pazara götürülüşü izlenebilir.

TAYLAND MUTFAĞI
Büyük bir ustalıkla ve yaratıcılıkla hazırlanan Tayland yemekleri güzel kokuların ve göz alıcı bir servisin birleşimidir. Benzersiz görünmelerine rağmen, gerçekte farklı yemek pişirme yöntemlerinin muhteşem bir karışımıdır. Tayland hiçbir zaman bir koloni olmamıştır ama yabancı mutfaklardan çok fazla etkilenmiştir. Özellikle noodle yemeklerinde ve çorbalarda, kızartma ve buharda pişirme gibi yemek tekniklerinde Çin mutfağının etkisi hissedilir. Hint baharatları ise, Güneydoğu Asya’nın kaju fıstığı ve Hindistan cevizi sosu gibi serin lezzetlerine koyu ve kavrulmuş bir tat verir. Öyle ki meşhur Tayland kırmızı biberi bile yerli değildir, ilk kez 16. yüzyılda Portekizliler tarafından getirilmiştir. Çoğu kraliyet ailesine bağlı olarak çalışan Taylandlı aşçılar bu yeni malzemeleri ve teknikleri geleneksel olarak kullandıkları çeşnilerle birleştirirler: Sarımsak, biber, kişniş kökü, taze limon otu, keskin kokulu Tayland bitkileri, Asya soğanı, havlıcan, tatlı hindistancevizi, palmiye şekeri, tuzlu balık sosu ve karides ezmesi vb. Tay yemek pişirme yöntemleri tüm bu lezzetleri incelikli bir şekilde bir araya getirir. Hiçbir tat diğerlerini alt edemez. Farklı tatlar arasında bir denge kuran Tayland mutfağı yemeklere canlılık veren tatlı, tuzlu, ekşi ve acı lezzetlerin başarılı bir birleşimidir. Tayland mutfağında yemekleri çeşnilendirmek de çok önemlidir. Bir yandan hızlı yemek pişirme tekniklerini uygulanırken, bir yandan da yoğun emek ürünü soslar hazırlanır. İçeriğin ve lezzetin birbirini tamamladığı tariflerde bolca kırmızı biber kullanılır. Sokaktan hazır olarak satılan bir noodle batılı damak tadına göre tatmin edici bir öğün gibi görünse de, Taylandlılar ancak arkadaşlarla ve aileyle pirinç eşliğinde yenilen bir yemeği öğünden sayarlar. Bir öğün genellikle çorba, balık, et veya sebze tabağı ve salatadan oluşur. Bunların hepsi bir kerede servis edilir, böylece birbirini tamamlayan tatların ve birleşimlerin farkına varılır. 
Mail Grubuna Katıl
Travelterminal.net sitesinde yer alan tüm metin, resim ve içeriklerin hakları TEK TURIZM İNŞ.TESKT. SAN. ve TİC. Şirketine aittir. Hiç bir şekilde basılı veya elektronik bir ortamda izinsiz kullanılamaz veya kopyalanamaz. Tüm içerik bilgilendirme amaçlı olup değişiklik olması durumunda Travelterminal.net sorumlu tutulamaz.