travelterminal.net'e Hoşgeldiniz Lütfen giriş yapmadan önce aşağıdaki bilgileri okuyunuz.
Kullanıcı Sözleşmesi
Gizlilik Sözleşmesi
ÜYE GİRİŞİ
 
 
ÜYE KAYIT
 
 

Güney Afrika

Başkenti : Pretoria
Güney Afrika
Dili : Afrikanca, İngilizce, Zuluca
Güney Ndebele, Swati,Venda
Güney Sotho, Tsonga,Xhosa 
Kuzey Sotho, Tswana, dilleri,
Para Birimi

:

Rand ( ZAR)
Dini : %80 Hristiyan, %2 Müslüman
Önemli Şehirleri : Cape Town, Pretoria, Sun City, Johannesburg, Durban 

Özet Bilgi

NÜFÛSU 38.160.000
YÜZÖLÇÜMÜ 1.125.815 km2

Afrika kıtasının güney ucunda 22°10-34°55 güney enlemleri ile 16°30-32°55 doğu boylamları arasında yer alan ülke. Afrikanın güneyinin yaklaşık yarısını kaplar. Güneybatıda Atlas Okyanusu, güney ve doğuda Hint Okyanusu, kuzeydoğuda Swaziland, Mozambik ve Rodezya, kuzeyde Botswana, kuzeybatıda Namibya ile çevrili olan Güney AfrikaDünyâda, ırk ayrımının en şiddetli bir şekilde vukû bulduğu ülke olması ile tanınmaktadır.
Fizikî yapı olarak Güney Afrika Cumhûriyeti, sâde bir görünüşe sâhiptir. Ortalama yüksekliği 1200 myi bulan geniş yayla, fizikî görünüşün ana hatlarını çizer. Ülkenin üzerinde bulunduğu 1.123.226 km2lik toprak parçasında göze çarpan tek dağ silsilesi, güneyde Ümit Burnu bölgesinde yer almaktadır. Denizlerdeki kıyı şeridi oldukça dar bir yapıya sâhiptir. Kıyı şeridi dik yamaçlarla dağ ve yayla bölgesine bağlanır. Bu dik yamaçlı fizikî yapıya bol miktarda teras ve kayalıklar iştirak ederler. Güneydeki Cape Town bölgesinin kuzeyindeki dağlar, kuzey-güney doğrultusunda uzanır. Bu bölgedeki yükseltilerin eski çağlarda yer tabakalarının kırılmaları netîcesinde ortaya çıktığı tahmin edilmektedir. Dağların en önemlileri Nuweveld Dağları, Sneeub Dağları ve Draken Dağlarıdır. Draken Dağları en fazla yüksekliğe sâhib olan dağlar olup, en yüksek noktası Sources Dağıdır (3299 m). İç bölgelerde arâzi yumuşak bir eğime sâhiptir. Orta bölgelerde yer alan geniş yaylalar, çoğu bölgelerde akarsuların meydana getirdiği derin vâdilerle bölünür. Bâzı küçük dağ sıraları küçük ve büyük Karau ovalarını çevreler. 1200 m yükseklikteki yayla, çok büyük bir tabak şeklindedir. Kuzeybatıda Kalahari Çölünün güney ucu ile batı bölgelerinde Namib Çölünün bir kısmı yer alır.
Akarsular bakımından oldukça zengindir. Denize yakın dağların dış yamaçlarından doğan akarsular, kısa bir yatağa sahiptirler. Fakat bu ırmaklar su bakımından daha zengin, hızlı ve düzensiz bir akışa sâhiptir. Ülkedeki akarsulardan en önemlisi olan Orange, ülkenin belli başlı ırmaklarından Karai, Caledon ve Vaali de alarak Atlas Okyanusuna dökülür. Hint Okyanusuna dökülen en önemli akarsu, Limpoopo Nehridir. Bunlardan başka Krokodilrivier, Komati, Pongola, Umfolazı, Tugela, Umzimkulu, Umzimvulu, Ker, Groot Visrivier, Sondağ, Grootrivior ve Gourits nehirleri Hint Okyanusuna dökülen önemli akarsulardır. Ülkenin en büyük akarsuyu Atlas Okyanusuna dökülmektedir. Akarsuları ulaşıma elverişli bir yapıya sâhip değildir. Kıyılarda körfez ve burun miktarı çok az olup, bu sebepten tabiî liman olabilecek yerleri hemen hemen yok denecek kadar azdır.
Tabiî gölleri oldukça azdır. Bunlar arasında önemli bir büyüklüğe sâhib olanı ise yoktur.

İklim
Umûmiyetle tropik ve subtropik (ılıman) bir iklim ülkeye hâkimdir. Afrikanın diğer bölgelerine nazaran iklim daha yumuşaktır. Bu sebepten dolayı Avrupalılar buraya yerleşmişler ve bu bölgeye uzun zaman
hâkim olmuşlardır. İklimin mûtedil olmasındaki en büyük tesir bulunduğu yer ve etrâfındaki denizlerdir. Güney Afrikada hiçbir yer denizden 800 km uzak değildir. Ortalama sıcaklık kuzey ve güneyde dikkati çekecek kadar düzgündür. Batı kıyısı, Benguela soğuk su akıntısının, Doğu kıyısı ise Mozambik sıcak su akıntısının etkisindedir. Batı kıyılarındaki Port Nollothda senelik sıcaklık ortalaması 13°C civârındayken, doğudaki Durbanda bu ortalama 20°Cdir. Ümit Burnunda iklimi özellikleri görülür. Bu bölgede yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise ılık ve yağışlı geçmektedir. Kış mevsimi ancak 150 gün kadar sürer. Yaz mevsimi altı ay gibi uzun bir süre devâm eder. Yağışlar umûmiyetle yaz mevsimlerinde görülür.
Bölgelere göre senelik yağış ortalaması büyük farklılık gösterir. Doğu bölgelerinde 1143-1270 mm olan yağış ortalaması, batı bölgelerinde 127 milimetreye düşer. Buharlaşmanın yüksek seviyede olması, ülkede her zaman kuraklık tehlikesinin bulunmasına sebeb teşkil eder. İç kesimlerde yağışlar umûmiyetle fırtınalı ve dolu şeklinde meydana gelir.Kış mevsimlerinde Antarktikadan gelen soğuk hava akımları, ülke üzerinde bâzan geçici de olsa soğuk ve yağışlı mevsimler hâsıl eder.
Cape Town
Cape Town
Cape Town için Güney Afrika’nın farklı bir yüzü yakıştırması oldukça uygun bir tanımlama olacaktır. Alabildiğine uzun kumsallar, şarap mahzenleri, altın madenleri, birbirinden farklı türde binlerce kuş çeşidi, Masa Dağı'nın eşsiz manzarası bu dağda bulunan 5000 üzerinde bitki çeşidi ile Cape Town’da tatil yapmak apayrı bir keyif olacaktır.
Cape Town’da doğal bir yaşamın haricinde lüks bir tatil için de aradığınız bir çok şeyi bir arada yaşayabileceğiniz bir şehirdir. Cape Town, bir yanda şık restoranları, alışveriş merkezlerini, hoş otelleri, bir yanda ise müzeleri ve kültürel etkinlikleri içinde barındıran bir şehir. Ülkemizde kış ayları yaşanırken, Cape Town'un gökyüzünde parlayan güneş, bu şehri ziyaret etmek için ilk nedenlerden bir tanesidir.


  
Masa Dağı
Table (Masa) Dağı: Bu dağ Afrika için gerek turistik, gerekse doğal güzellik olarak oldukça önemli olan bir dağdır. 1086 metre yüksekliğinde olan bu dağın en tepesi bir masa biçiminde düz olduğu için bu ismi almıştır. Masa Dağı'nın zirvesine şehirden teleferikle çıkabiliyorsunuz. Dağın tepesinden görünen şehir manzarasının yanı sıra bu dağda bulunan 1,470 çeşit bitki türü ile bir kez daha bu şehre hayran kalacaksınız.
Victoria ve Alfred Limanları: Cape Town’un oldukça güzel bir liman şehridir, ve bu güzel liman şehrine ayrı bir özellik katan ise; Victoria ve Alfred Limanlarıdır. Bu limanları sadece turistlerin gezdikleri bir yer olarak düşünmek yanlış olur! bu limanlar, şehir halkı içinde oldukça önemli bölgelerdir.
Liman bölgesinde bulunan alışveriş mekanları, enfes yemeklerin tadına bakabileceğiniz restoranlar, iki adet dev akvaryumu, müzeleri ve eğlence adına arayabileceğiniz bir çok şeyi bir arda bulabileceğiniz bir bölge.
Bu limanlarda sadece yemek yemek ya da alışveriş için değildir. Bu limanlardan kalkan gezi tekneleriyle Cape Town’un güzel koylarını ziyaret edebilirsiniz. Özellikle Robben Adası turu, en çok ilgi çeken geziler arasında yer alır. Robben Adası'nda bir çok mahkumla birlikte Nelson Mandela’nın 27 yıl hapsedildiği hapishane ve bir kale bulunmaktadır.
Güney Afrika Müzesi: Hollanda’ya ait Doğu Hindistan kolonisinden getirilen 600 köleye barınak olması amacıyla 1679 senesinde inşa edilmiştir. 1810 senesinden 1967 senesine kadar da Yüksek Mahkeme olarak hizmet vermiştir. Güney Afrika’nın yaşam tarzına ve tarihine ışık tutan bir müzedir. Burada bulunan fosiller turistlerin en çok ilgisini çeken bölümler arasında yer almaktadır.
Boulders Bay: Şehrin en ünlü plajlarından bir tanesidir. Bu plaj eşsiz kumsalı ya da berrak denizi ile değil, burada bulunan penguenleriyle ünlüdür. Bu plajda bulunan penguenler, bu bölgeyi kendilerine ev olarak seçmişler ve zamanla insanlarla birlikte yaşamaya alışmışlardır. Yanınızda paytak paytak yürüyen bir penguenle denize girmek ne kadar eğlenceli olabilir bir düşünün!
Boulders plajı için bilmeniz gereken en önemli nokta ise; burada deniz suyu oldukça soğuktur. Ayrıca bu plaj Cape Town’da bulunan tek paralı plajdır ve bu plajda hiçbir dükkan bulunmadığı için yiyecek- içecek gibi ihtiyaçlarınızı yanınızda götürmeniz gerekmektedir.

  
Ümit Burnu: Afrika kıtasının en uç noktası olan Ümit Burnu, Cape Town’a bir saatlik mesafede bulunuyor. Ümit Burnu'nda bulunan Milli Park'a ufak bir trenle çıkıyorsunuz ve bu tren yolculuğunun ardından, Hint Okyanusu ile Atlas Okyanusun birleştiği noktadasınız, ve karşınızda da dev dalgalar...
Eski Yunan Tapınağı: Bu tapınak Masa Dağı’nın doğu yakasında bulunuyor, şu anda bir üniversiteye çevrilen bu yapı Cape Town’da en önemli olan yapılardan bir tanesidir.
Good Hope Kalesi (Ümit Burnu Kalesi): 1652 yılında 72 adam ve 8 kadın ile beraber adaya gelen Hollandalı tüccar Jan van Riebeeck, kalenin yapımında toprak ve yün kullanarak inşa etmeye başlamıştır. Daha sonra Hollanda’dan getirilen taşlarla inşaata 1666 senesinde başlanan kalenin tamamlanması 30 sene sürmüştür. Yeni yerleşimi herhangi bir dış saldırıdan korumak amaçlı olarak yapılmıştır. Sadece Cape Town’un değil, Güney Afrika’nın da en eski binası olarak kabul ediliyor. Günümüzde de Cape Bölgesi’nin askeri merkezi olarak hizmet vermekte ve William Fejr Koleksiyonu’na ev sahipliği yapan müzeyi de bünyesinde barındırmaktadır.
Old Town (Eski Şehir) Evi: Bu bina şehirde ilk olarak ahşap kaplama olan dış çephesiyle dikkat çekmektedir. 1755 senesinde Cape Town’un ilk kamu binası olarak inşa edilmiş ve senato olarak kullanılmıştır. 1914 senesinde şehrin ilk sanat müzesi haline gelen bu bina, günümüzde de eski Hollanda sanatının en önemli örneklerinden olan Michaelis Koleksiyonu eserlerine ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca odaları konserler için de kullanılmaktadır.
Jamai Camisi: 1850 yılında hizmete açılan camii, Victoria Queen Camisi olarak da bilinmektedir. Bu camii aynı zamanda Cape Town’un en eski camisidir.
Groote Kerk: Şehrin en eski kalesidir.
Old Town House: 1955 yılında yapılan bu yapı, şu anda devlet başkanının istikamet ettiği yer olarak bilinmektedir. Ahşap kaplamasıyla şehre ayrı bir özellik ve güzellik katmaktadır.
Kritenbosch Milli Botanik Bahçeleri: Nasa Dağı eteklerinde bulunan ve 1913 yılında yapılan bu bahçelerde 5000 den fazla doğal çiçek yetişmektedir. 

 Cape Town Alışveriş
Alışveriş için bu şehirde oldukça çok seçeneğiniz olduğu hakkında bilgi vererek söze başlayabiliriz. Güney Afrika'dasınız, bu ülke dünyaca ünlü altın madenlerinin bulunduğu bir ülkedir. Öyleyse bu şehirden satın alınabilecek olan ilk ürün mücevher olmalıdır. Bu şehirde bir çok yerde ışıl ışıl vitrinler görmeniz mümkün. Burada bulunan mücevher mağazaları sıradan bir kuyumcu olarak görmek oldukça büyük bir haksızlık olur! Bu mücevher mağazalarında oldukça güzel ve özel tasarımlı takıları bir arada bulabilirsiniz. Bu mücevherler genellikle renkli ve değerli taşlardan yapılmaktadır. Ancak bu şehirde incik boncuk ve takı sektörü sadece değerli taşlarla sınırlı değildir. Emitasyon takılarında gerçeklerine taş çıkartacak cinsten olduğu söylenebilir.
Tabii ki de Cape Town’da alışveriş seçeneği sadece mücevherlerden ibaret değil! Bu şehirde, bir çok yerde bulunan pazarlarda yöre halkının yapmış olduğu heykeller, oyma işi tahta ürünler, el işi deri malzemeler ve cam yapımı ustaların ellerinden çıkan cam ürünlerini satın alabilirsiniz.
Sun City
Sun City
Güney Afrika'nın şans oyunları merkezi olan Sun City, Johannesburg'a 2 saat uzaklıkta yer alıyor. Güney Afrika'nın en lüks tatil merkezi olarak kabul edilen Sun City, farklı beklentilere hitap edebilen sayısız aktivite olanağı sunuyor.
Neden gitmeli?Dünyanın ender bulunan mekanları arasında yer alan Güney Afrika; sofistike altyapısı, zengin vahşi yaşam mirası, büyüleyici manzaraları, doğanın sunduğu en zengin altın, elmas, platin madenleri, canlı şehir yaşamı ve değişken egzotizmi ile yeryüzünün en popüler tatil destinasyonu.
Güney Afrika'da yer alan Sun City, farklı beğenilere hitap eden bir tatil merkezi. Sun City, konuklarını görkemli gazinoları, gurme restoranları ve geniş kapsamlı spor aktiviteleri ile büyülüyor. The Valley of Waves'den The Lost City'ye, at ile gezintilerden golfe, safariden şans oyunlarına, tiyatrodan çocuk oyun alanlarına kadar sayısız eğlence sunuyor.

The Valley of Waves: The Lost City'nin merkezinde yer alan The Valley of Waves Water, konuklarını modern zamanların öncesinde gizemli ve büyüleyici bir yolcuğa çıkaran bir eğlence parkı. 18 hektarlık oyun alanı ve 25 hektarlık egzotik orman arazinden oluşan park, alanında dünyanın en iyisi olarak kabul ediliyor. Adrenalinizi yükseltecek olan macera oyunları ve su aktiviteleri ile The Valley of Waves mutlaka görülmesi gereken adreslerden.
Botanical Gardens: Lost City'de The Valley içinde yer alan Botanical Gardens, yerli yağmur ormanı, wetlands ve kuru savanadan oluşuyor. 3 bin 200 farklı canlı türü ve 1 milyon 600 binin üzerinde ağaç ve bitkinin yer aldığı Botanical Gardens'da, doğal yaşamı yakından keşfetme imkanına sahip olacaksınız.
Johannesburg
Johannesburg
Johannesburg, 3 milyon nüfusuyla Güney Afrika'nın en kalabalık ikinci şehri olduğu gibi, Afrika kıtasının da Kahire, Lagos ve Cape Town'ın ardından en kalabalık dördüncü şehirdir.
Johannesburg, altın ve gümüş ticareti potansiyelinin yoğun olduğu bir kenttir. Witwatersrand Sıradağları özellikle bu mineraller açısından oldukça zengindir. Johannesburg Uluslararası Havaalanı, ülke içi ve ülke dışı taşımacılıkta Afrika'nın en yoğun ve en kapasiteli havayolu hizmetini vermektedir.
Şehir nüfusu 3 milyon 288 bin civarındadır. Diğer şehirlerle karşılaştırıldığında oldukça yüksek olan 1,644 km²'lik yüzey alanı sonucu nüfus yoğunluğu sadece 1,962/km²'dir. Şehir dünyadaki en büyük 40 metropolitan şehir içinde gösterilmektedir.
Bazen "altın kent" olarak da adlandırılan Johannesburg'un Afrika dilindeki adı, altın bölgesi anlamına gelen Egoli'dir. Johannesburg’da 1998 yılında bulunan 3,3 milyon yaşındaki iskelet, bugüne kadar dünya üzerinde bulunmuş en yaşlı insan türü iskeletidir. Bu yüzden kentin tarihinin insanlık tarihiyle yaşıt olduğu söylenebilir.
Kentteki modern yerleşim ise 1886 yılında buraya altın çıkarmak için Johann Rissik'in önderliğinde gelenler tarafından kurulan çadırlarla başlamıştır. Uzun süre İngiliz hâkimiyetinde kalan kentte, Güney Afrika’nın ilk siyahî lideri Nelson Mandela da uzun zaman yaşadı.
Bu ilk yerleşim daha sonra çağdaş bir kent görünümünü aldı. Johannesburg'un adını Johann Rissik'ten aldığı sanılmaktadır.
Kentin kültür hayatının merkezinde çok çeşitli konularda koleksiyonlar sunan müzeler bulunuyor. Güney Afrika tarihi üzerine birçok eserin bulunduğu, en fazla turist çeken müze Nelson Mandela’nın adını taşıyor. Afrika’nın 20. yüzyıl tarihini izleyebileceğiniz Apertheid Müzesi ve Soweto’daki Hector Pieterson Müzesi de önemli kültür alanlarından.
Pretoria
Pretoria
Pretoria, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin yönetsel başkenti.
Apies Irmağının her iki yakasında yer alan kent doğuda Magalies Dağının batı eteklerine kadar uzanır.Yüzölçümü 1.644 km²'dir. Adını aldığı Boer devlet adamı Andries Pretorius'un oğlu Marthinus Pretorius tarafından 1855'te kuruldu.1860'ta Transvaal'ın merkezi, 1910'da da Güney Afrika'nın yürütme başkenti oldu.1931'de kent statüsü kazandı.Güney Afrika Savaşı'nı (1899-1902) sona erdiren Vereeniging Barışı 31 Mayıs 1902'de kentteki Melrose Evi'nde imzalandı.
Pretoira Nelson Mandela'nın Güney Afrika'nın ilk siyah başkanı olarak yemin ettiği yer olmasına karşın adı hala ülkedeki pek çok siyaha Apartheid dönemini hatırlatmaktadır.
Pretoria, iki tarafında jakaranda ağaçları uzanan caddeleriyle ünlü, planlı kenttir. Kentin ana caddesi olan Church Caddesi 20 km boyunca doğu-batı doğrultusunda uzanır. Kentteki müzelerin en önemlileri Paul Kruger'in Evi ile Ulusal Kültür Tarihi ve Açık Hava Müzesi'dir.
Kent nüfusunun büyük ksımı hizmet sektöründe çalışır.1934'ten beri etkinlikte bulunan South African Iron and Steel Corporation (Iscor) kent ekonomisinde önemli bir yere sahiptir.Aynı zamanda bir demiryolu merkezi olan kentte makine sanayisi, gıda işleme ve elmas madenciliği de gelişmiştir.
Diğer Bilgiler
Tarih :
On beşinci asır öncesinde Avrupalılar için meçhul olan ülke, 1488de Bartholomeu Diasın Ümit Burnunu geçmesi ile tanındı. Avrupalılar için yeni bir Hindistan yolu olan Ümit Burnu, stratejik bir önem kazandı. Güney Afrika hakkında târihî bilgiler bu târihten sonra başlar. Avrupa ile Hindistan arasında seferler yapan İspanyol, Hollanda, Portekiz'li ve İngiliz gemiciler için Güney Afrika sâhilleri bir uğrak noktası olmuştur. Hollandalı, Jan Von Riebeek isimli bir doktor, 1652 senesinde çalışmakta olduğu Hollanda-Doğu Hindistan Şirketi adına Güney Afrika sâhilerindeki şimdiki Cape Town şehrinin bulunduğu Tavola Körfezinde, ticâret gemileri için depo ve levâzım istasyonu kurdu. On yedinci yüzyılın ortasında kurulan bu ticârî üs aynı yüzyılın sonlarında koloni (sömürge) hâline getirildi. Bu ülke topraklarını sömürge yapmak isteyen İngilizler, Fransızların bölgeyi işgâl etmelerini engellemek perdesi arkasında, bölgeyi işgâl ettiler ve kendi sömürgeleri arasına kattılar. Bu işgâl, sözkonusu Avrupa devletleri arasında 1815 senesinde yapılan bir anlaşma ile kabul edildi.
Avrupalıların buralarda ilk sömürge kurmaları esnâsında yerli halka karşı yapılan ırk ayrımı politikası, 1807de İngilizlerin çıkarttığı kânunla kaldırıldı. Fakat azınlıkta olan Boer adı verilen çiftçiler tarafından ırk ayrımı şiddetle tatbik edildi. Bu kânunun kalkmaması karşısında Boerler, 1836da sömürge topraklarından ayrılarak iç kısımlara doğru göç ettiler ve ırkçılıklarını buralarda sürdürdüler.
İngiltere sömürgesinden sırasıyla 1852 ve 1854 senesinde Orange ve Transvaal adı ile iç işlerinde bağımsız yeni iki sömürge kuruldu. İç kesimlere yerleşen Boerlerle İngilizler arasında ilk zamanlar mevcut olan ılımlılık, gün geçtikçe soğuk harbe ve nihâyet iki Boer Devletinin İngiltere'ye savaş îlânı ile sıcak harbe dönüştü. Sömürgeci İngiltere ile ırkçı Boerler arasındaki kanlı savaşlar, 1902 
senesinde İngilizlerin kesin gâlibiyeti ile nihâyet buldu. İngiltere buraları iç işlerinde bağımsız birer sömürge olarak îlân ve savaş tazminatı ödemeğe mahkûm etti. İki İngiliz sömürgesine (Orange ve Transvaal) iki de Boer devleti katılınca (bunlar iç işlerinde bağımsız), Güney Afrika dört devletten müteşekkil bir federasyon oldu.
Birinci Dünyâ Savaşından sonra her geçen gün ağırlık kazanan ırkçılık, 1924 
te başa geçen General Herzogun zamânında çıkarılan kânunlarla meşru hale getirildi. General Herzog 1934 senesinde çıkarttığı kânunlarla zencilerin yurttaşlık ve siyâsî haklarını ellerinden aldı. İkinci Dünyâ Savaşından sonra bu ırkçı politika şiddetini artırarak devâm etmiştir. 1948'de Dr. Molanın iktidara gelmesi ile mevcut ırkçı politika had safhaya vardı. Çeşitli dünyâ ülkelerinden yapılan baskılara rağmen, Güney Afrika Cumhûriyeti iktidarları, ırkçı politikadan vazgeçmediler. Ülke bu politikalarını terk etmemek pahasına Milletlerarası bâzı teşkilâtlardan ayrıldı. 1961 de ayrıldığı Commonwealth İngiliz Milletler
Topluluğu teşkilâtı da bunlardandır.
1968de öğrencilerin düzenledikleri ırk ayırımına karşı gösterileri din yetkililerince de desteklendi. Bunun üzerine hükûmet, askerleri en yeni silâhlarla donattı. Güvenlik kuvvetlerini ve istihbârat teşkilâtını kuvvetlendirdi. Böylece Afrikadaki diğer devletlere karşı da üstünlük sağladı.
1969da Birleşmiş Milletlerin Namibyadan çekilmesi isteğini reddetti. Namibya, Güney Afrika Cumhûriyetinin fiîlen bir eyâleti oldu. Irk ayrımını burada da uyguladı. Dünyâ devletleri arasında yalnız kalan Güney Afrika Cumhûriyeti, 1970 ten sonra Afrika Devletleri arasında taraftar kazanmak için bâzıları ile ilişkiler kurmaya çalıştı.
1976daki zenci hareketlerinde yüzlerce zenci öldürüldü. Devâm eden baskı ve öldürmeler üzerine, BM Güvenlik Konseyi, Güney Afrika Cumhûriyetine silâh satışını yasakladı (1977).
Milletlerarası ilişkileri hemen hemen kopma noktasına gelen yönetim, sert ırkçı yönetiminden tâvizler vermeye başladı. Zencilere sendika kurma hakkı tanındı (1979).
1982de Namibyanın sömürgelikten kurtulmak için başlattığı hareket, ülkeyi yeniden karıştırdı. Sorgusuz, yargısız öldürmeler başladı. Yeni anayasa yapılarak başkanlık sistemine geçildi. Buna rağmen ülkedeki çatışmalar durmadı. Cumhurbaşkanı P.W. Botha, ülkesini milletlerarası yalnızlıktan kurtarmak için çeşitli ülkeleri ziyâret etti ve bunda başarı sağladı. Zenci çoğunluğun sesi, baskı ve zulümle susturuldu. Komşu devletlere saldırılar başladı.
Cumhurbaşkanı Botha, lideri bulunduğu Ulusal Parti içinde meydana gelen muhâlefetin de tesiriyle 1989 Ağustosunda istifâ etmek mecburiyetinde kaldı. Yerine Frederik W de Klerk geçti. Eylül 
1989 seçimlerinde seçme hakkı bulunmayan zenciler ülke çapında büyük grev yaptılar. Zencilere karşı yumuşama politikası uygulayan Cumhurbaşkanı de Klerk Şubat 
1990 da meclisi açarken yaptığı konuşmada Afrika Millî Konseyi, Afrika Komünist Partisi ve 33 muhâlefet örgütü hakkında bulunan yasağın kaldırıldığını açıkladı. Ayrıca 1962 den beri hapiste bulunan zenci lider Nelson Mandela serbest bırakıldı. Afrika Millî Konseyi 1991 senesi “İktidârın halka devredilmesi için doplu eylem yılı” îlân etti. Aynı sene yapılan Afrika Millî Konseyi toplantısında Nelson Mandela başkanlığa seçildi.
Irk ayrımı politikasındaki bu yumuşama sebebiyle birçok ülke Güney Afrikaya uyguladığı ekonomik müeyyideleri kaldırdı. Komşularıyla arasındaki gerginlik de yumuşadı. Zenciler arasındaki şiddet olayları zaman zaman önemli boyutlara ulaşmaktadır.

Siyâsî Hayat
Cumhûriyetle yönetilir. Yönetime zencilerin, melezlerin ve Asyalıların katılma hakları yoktur. İdârî bakımdan dört büyük eyâlete ayrılmıştır. Bunlar Ümit Burnu, Natal, Transvaal ve Orange eyâletidir. Bantuların dokuz yerleşme bölgelerinden birisi olan Transkei, Ümit Burnu eyâleti içersindedir. Bu bölge bağımsız bir yönetime 1963 te kavuşmuştur. Bantu bölgeleri için 1959 da verilen bağımsız olma hakkı üzerine Transkei bölgesini tâkiben Xhosa, Zula, Tswana, Bapedi ve Sotho bölgeleri de bağımsızlığa kavuşmuştur.
Güney Afrika Cumhûriyetinde, ülkenin yasama başşehri Cape Town, yargı başşehri Bloem Fontein, idârî (yürütme) başşehri ise Pretoriadır. Komşusu olan Nambiyanın Caprivi Strip bölgesi, yönetim olarak Güney Afrika Cumhûriyetine, Güney Afrika Cumhûriyetinin bir bölgesi olan Walvis Bay ise Nambiyaya bağlıdır. Cape Town şehrine güney-doğu istikâmetinde 1900 km mesâfede, Hint Okyanusundaki Marian ve Prince Edward adaları da Güney Afrika Cumhûriyetine bağlıdır.
Parlamento, Millet Meclisi ve Senatodan müteşekkildir. Cumhurbaşkanı parlamento tarafından seçilir. Cumhurbaşkanı parlamentodan, başbakanı seçer.

Ekonomi
Güney Afrika Cumhuriyeti ekonomik olarak gelişmiş ülkeler arasındadır. Ekonomik gelişmenin sağladığı refah dağılımı etnik gruplara göre çok farklılık gösterir.
Dünyâda önceleri bir tarım ve hayvancılık ülkesi olarak tanınan Güney Afrika, 19. asrın sonlarında zengin mâden yataklarının bulunmasıyla gelişmiş ülkeler arasında yer almaya başladı.Zirâate elverişli toprakların hemen hemen tamâmına yakın bir kısmı beyazların elindedir. Ülke topraklarının ancak % 10u zirâate elverişlidir. Temel zirâat ürünlerini mısır, yerfıstığı, patates ve buğday teşkil eder. Tropikal meyveler ve turunçgiller de yetiştirilir. Tâze ve konserve meyve, en önemli zirâî ihraç ürünleridir. Ayrıca önemli ölçüde üzüm yetiştirilir. Zirâî ürünlerden şeker, tütün ve çiçek ihraç edilebilecek bir seviyede üretilir.
Hayvancılıkta dünyâ ülkeleri arasında söz sâhibidir. Güney Afrika, topraklarının % 70ini otlak olarak kullanır. Yetiştirdiği koyun sayısı ile dünyâda yedinci sırada bulunan ülkede sığır üretimi de önemli bir seviyededir. Yün üretiminde dünyâda beşinci sırada bulunmaktadır. Ülkede yün üretiminin % 60ı Cape Pravince bölgesinde yapılır. Bu bölgedeki karakul koyunlarının derileri makbuldür. Ülkedeki Angora keçileri ise en güneyde beslenir. Tiftik keçisi üretiminde dünyâda üçüncü sırayı almaktadır. Daha ziyâde kuzey ve batıda beslenen sığırların et ve sütlerinden istifâde edilir.
Balıkçılık önemli bir seviyededir. Balıkçılığın % 90ı batı sâhillerinin soğuk sularında yapılır. Cape Town, ülkenin en büyük balıkçılık limanıdır. Sardalya, morino, istakoz ve yengeç en çok avlanan su ürünlerindendir. Açık deniz balıkçılığı, özellikle balina avcılığı her geçen gün gelişmektedir. Balık ürünleri sanâyii kurulmuştur.
Mâden rezervlerinin zenginliği ve işletilmesi ekonominin çehresini değiştirmiştir. Dünyâ altın üretiminin % 70ini, elmas üretiminin % 65ini, vanadyum üretiminin % 45ini Güney Afrika yapmaktadır. Ülkedeki mevcut yedi altın yatağı 500 kilometrelik bir yay meydana getirir. Doğudan batıya uzanan başlıca elmas yatakları, Kumberley, Jagersfantain, Finsch, Pratoriadadır. Transvaal ve Natalda büyük kömür yatakları vardır. Ülkede büyük miktarlarda platin, uranyum, manganez, krom, demir cevheri, asbest ve antimon üretilir. Bunların hâricinde 40 değişik mâden daha üretilmektedir. Gümüş ve Uranyum işleyen 30 kadar tesis vardır.
Sanâyii, tabiî zenginliklerin değerlendirilmesine paralel olarak bir ilerleme kaydetmiştir. Afrikanın sanâyide en gelişmiş ülkesidir. Yılda beş milyon ton üretim yapan demirçelik tesisleri, modern kimyâ sanâyii, gıdâ sanâyii (konservecilik, şeker, et ve balık), yünlü ve pamuklu dokumacılık sanâyii bu yöndeki en önemli tesisleridir. Îmâlât sektörü dört yerde yoğunlaşmıştır. Transvaal (üretimin % 47si buradan elde edilir), Durban/Piretown (% 14 üretim oranı), Batı Cape (% 11 üretim oranı) ve Part Elizabeth/Vitenhage (% 8 üretim oranı) sözkonusu bölgelerdir. Azınlık beyazlar, ülke ekonomisinin her sâhasında diğer etnik grupları ucuz işgücü olarak kullanmaktadırlar.Zengin olmasına rağmen, adâletsiz gelir dağılımı, azınlığın çoğunluğa tahakkümü, insanları köle gibi kullanma (Haçlı zihniyeti) sebepleri insanlarını devamlı huzursuz etmektedir.
Afrika kıtasında üretilen toplam elektriğin % 57si bu ülkede elde edilmektedir. Kömürlü termik santrallerinin yoğunlukta olduğu Güney Afrikada son zamanlarda hidroelektrik santraller önem
kazanmaktadır.
2000 yılında tamamlanacak bir projeye göre, ülke 20 yeni hidroelektrik santrale kavuşacaktır. Ülkede ayrıca kendi çıkardığı uranyumla çalışan bir nükleer santral vardır.
Turizm son senelerde büyük bir gelişme göstermiştir. Son on yılda gelen turistlerin sayısı iki katına çıkarak bir milyona ulaşmıştır. En çok turist çeken yerler temiz ve güneşli plajlar, av için tahsis edilen yerler ve göz alıcı manzaralara sâhip millî parklardır.
Güney Afrika Cumhûriyeti modern ve randımanlı bir ulaşıma sâhiptir. Kaplanmış yollar, ülkenin her yerine girmiştir. 31.500 kmlik demiryolu ağı da yük taşımacılığının büyük bir kısmını üstlenir. Dört büyük liman vardır. Bunlar Durban (yükün % 60ını); Cape Town, Port Elizabeth ve East Londondır. Güney Afrika havayolları iç ve dış hatlarda çalışır. Johannesburg, en büyük havaalanıdır.
Mail Grubuna Katıl
Travelterminal.net sitesinde yer alan tüm metin, resim ve içeriklerin hakları TEK TURIZM İNŞ.TESKT. SAN. ve TİC. Şirketine aittir. Hiç bir şekilde basılı veya elektronik bir ortamda izinsiz kullanılamaz veya kopyalanamaz. Tüm içerik bilgilendirme amaçlı olup değişiklik olması durumunda Travelterminal.net sorumlu tutulamaz.