travelterminal.net'e Hoşgeldiniz Lütfen giriş yapmadan önce aşağıdaki bilgileri okuyunuz.
Kullanıcı Sözleşmesi
Gizlilik Sözleşmesi
ÜYE GİRİŞİ
 
 
ÜYE KAYIT
 
 

Vietnam

Başkenti : Hanoi
Vietnam
Dili : Vietnamca
Para Birimi

:

Dong (VND)
Dini : %83 Mahayana Budizm, 
%7 Hristiyan, %10 Diğer 
Önemli Şehirleri : Hanoi, Hue, Danang, Saigon
Özet Bilgi
GENEL BAKIŞ: Ardı ardına gelen savaşları ve uzun yıllar süren koloni dönemlerini atlatmış, kapalı bir toplum hayatının ve komünist yönetimin etkilerini taşımalarına rağmen iflah olmaz derecede iyimser insanların ülkesi Vietnam, kültürünü günümüze kadar bozulmadan korumayı başarmıştır. Her ne kadar Komünist Parti ülkeyi yönetiyor olsa da pratikte kapitalist düşünce tarzı hakimdir.

NÜFUS: 87,375,000 (2007) (Dünyada 13’üncü)

YÜZÖLÇÜMÜ: 331,690 km2 (Dünyada 65’inci)

ETNİK DAĞILIMI: Viet (Kinh) %86.2, Tay %1.9, Thai %1.7, Muong %1.5, Khome %1.4, Hoa %1.1, Nun %1.1, Hmong %1, diğerleri %4.1.

PARA BİRİMİ: Dong ( ₫ ) (VND)


COĞRAFİ KONUM: Ekvatordan 11 derece kuzeyde ve tropik kuşakta yer alıyor. Güney Doğu Asya, Tayland Körfezi, Tonkin körfezi ve Güney Çin Denizi’ne kıyısı var. Çin, Laos ve Kamboçya ile komşu.

 
Hanoi
Edebiyat Tapınağı

Hanoi’deki en eski ve muhtemelen en güzel mimari kompleks olan Van Mieu, yani Edebiyat Tapınağı, 1070 yılında, Ly Hanedanlığı sırasında, Çinli filozof Konfüçyüs onuruna kurulmuştur. Fransız sömürgeciliği döneminde “Pagode des Corbeaux” yani Kargalar Pagodası olarak adlandırılmıştır. Yedi yüzyıldır yüksek eğitim veren ve mandarin adaylarını eğiten bir merkez olarak işlemiştir. Künfüçyüs’ün doğduğu yer olan Çin’de, Qufu’daki Konfüçyüs tapınağı model alınarak tasarlanmıştır ve sırayla dizilmiş beş tane avlusu vardır. Her avlu duvarlarla ve süslü kapılarla birbirinden ayrılmıştır. Ortasından geçen bir yol, tapınak kompleksini iki simetrik parçaya bölmektedir.

İki katlı büyük Edebiyat Tapınağı Kapısı’ndan tapınağa girişte üç yol vardır. Ortadaki İmparator içindir. Soldaki yol idari mandarinler, sağdaki yol ise askeri mandarinler için ayrılmıştır. İlk iki avlu yaşlı ağaçların ve güzel biçilmiş çimlerin bulunduğu huzurlu bahçelerdir. Öğrencilerin ve bilgelerin dinlenmesi ve rahatlaması içindir.

Üçüncü avluya açılan, Khue Van Cac ya da Edebiyat Takımyıldızı olarak da bilinen, tapınağın bu büyük ve süslü kameriye kapı 1805’te, Edebiyat Tapınağı’nın parlak edebi mirasını yansıtması için kurulmuştur. Kapının üst katında, dört tane ışıldayan güneş, dört ana noktaya bakar. Üçüncü avlunun ortasında Cennetsel Berraklık Kuyusu adındaki havuz bulunur. Bu havuzun iki yanında ise tapınağın gerçek hazinesi olan, 82 taş anıtın bulunduğu evler vardır.Taş kaplumbağa heykellerinin sırtında bulunan bu büyük taş anıtlarda, 1484 – 1780 yılları arasında üç yılda bir düzenlenen sınavlarda doktora ile ödüllendirilmiş 1306 öğrencinin isimleri ve doğum yerleri yazar. 112 taş anıttan, 82’si günümüze ulaşabilmiş ve korunabilmiştir.

Dördüncü avlunun iki kenarındaki büyük evlerde eskiden, Konfüçyüs’ün 72 en iyi öğrencisine adanmış bölümler bulunurdu. Günümzde ise bazı ofisler, hediyelik eşya dükkanı ve buralarda yıllar boyunca okumuş öğrencilerden günümüze kadar gelebilmiş bir takım kitaplar, mürekkep hokkaları, kalemler ve kişisel eşyaların sergilendiği küçük bir müze bulunmaktadır. Ayrıca Tet Bayramı sırasında dördüncü avlunun ortasında “İnsan Satrancı” oynanır. Süslü ve renkli kıyafetler giyen insanlar, satranç taşlarını temsil ederler ve her oyuncunun yaptığı hamlelere göre hareket ederler.

Dördüncü avlunun dibinde ise detaylı ve mükellef işlemelerle süslenmiş bir Konfüçyüs Sunağı’nın bulunduğu Bai Duong(Tören Evi) vardır. Sunağın iki tarafında, kutsal bir sembol olan, kaplumbağanın üstüne tünemiş leylek heykelleri bulunur. Eski zamanlarda kral ve mandarinler bu sunağa gelip, adak ve kurban adarlardı. Sunağın yanında geleneksel telli Vietnam çalgıları çalan müzisyenler ve şarkılardan oluşan ufak bir orkestra düzenli olarak küçük gösteriler yaparlar. Tören Evi’nin arkasında kırmızı vernikli ve yaldızlı Konfüçyüs Tapınağı vardır. Burada Konfüçyüs ve kendisine en yakın dört öğrencisinin, kırmızı ve altın rengi, süslü kıyafetler giymiş heykelleri bulunur.

Son olarak, beşinci avluda ise Quoc Tu Giam, yani Ulusal Akademi bulunuyordu. Vietnam’ın ilk üniversitesi olan Quoc Tu Giam, 1706 yılında, Kral Ly Can Duc tarafından kurulmuş fakat 1947’de bir Fransız bombardımanı sırasında yıkılmıştır. Şimdi ise yeniden inşa edilen üniversite binasında bazı tarihi kitaplar, eğitim araçları ve Ly Hanedanının üç imparatorunun resimleri sergilenmektedir. Üniversite binasının bir yanında büyük bir çan kulesi, diğer tarafında ise simetrik olarak büyük davul bulunur.

 

 


Kılıç Gölü - Ho Hoan Kiem
Hanoi’nin merkezinde bulunan bu güzel gölün, Vietnam halkı için, yaygınca bilinen önemli bir efsaneye ev sahipliği yapması açısından, büyük bir önemi var. Bu efsaneye göre 15. yüzyılın başlarında, Vietnam’da Ming’lerin Çin Hanedanı hüküm sürmektedir. Yabancı egemenliği altındaki halkın yaşamı kolay değildir ve Vietnam halkı Le Loi adındaki bir adamın yönetiminde ayaklanır. Fakat halk çok güçsüz olduğundan bir türlü zafer kazanamaz. Bu çaresiz halka acıyan Sular Krallığının İmparatoru Lak Long Kan, Le Loi’ye sihirli kılıcını vermeye karar verir. Le Thanh adındaki bir balıkçının ağlarına takılan sapsız kılıç, Le Loi’nin ormanda bulduğu parıldayan kılıç sapıyla birebir uyar. Kılıcı birleştiren Le Loi, Çinlileri bozgun üstüne bozguna uğratır ve az zaman sonra ülke kurtarılırken Le Loi, ülkenin yeni kralı olur. Bir yıl sonra, Le Loi gemisiyle gölde gezinti yaparken, geminin üzerine kutsal altın bir kaplumbağa çıkar. Kaplumbağa, Lak Long Kan’ın sihirli kılıcını geri istediğini ve artık ona ihtiyacı kalmadığını söyler. O zaman Le Loi, kendisine kimin yardım ettiğini anlar ve kılıcı kemerinden çıkartarak kaplumbağaya verir. O günden beri bu göle “Geri Dönen Kılıç Gölü” adı verilir. Kılıcı alarak, gölün yeşil sularının derinliklerinde kaybolan dev kaplumbağanın ise hala gölde yaşadığına inanılır. Bundan önce ise gölün adı Luc Thuy(Yeşil Su) olarak anılmaktaydı.
19. yüzyılın ortalarında bu mucizevi olayı onurlandırmak için, gölün içerisindeki küçük bir adanın üzerine Thap Rua (Kaplumbağa Kulesi) adında küçük bir pagoda inşa edilmiştir. Bu bina önemli bir sembol haline gelmiştir.
Gölün kuzey ucundaki bir adada ise başkentte bulunan en güzel ve en önemli dini binalardan biri olan Den Ngoc Son (Yeşim Dağ Tapınağı) bulunmaktadır. Bu tapınağa kırmızı renkte, kemerli ağaçtan bir köprü ile ulaşılabilir. Bu köprüye The Huc(Güneş Işığı) adı verilmiştir. 1800’lü yılların başlarında Nguyen Hanedanlığından kalma bu tapınak çok iyi korunmuştur. Kıvrımlı çatı kenarları ve ince işlenmiş ejderha oymalarla süslenmiştir. Baskın renkler kırmızı, altın, sarı ve siyahtır. Nguyen Van Sieu adındaki bir Konfüçyanist usta, yazar ve mandarin tarafından yaptırılmıştır. Tapınağın kapısında bulunan taş yaprak bir levha ve yazı fırçasını temsil eden bir sütün bulunur. Taş anıtın üzerindeki işaretler: “Açık gökyüzüne yazı yazmak” anlamına gelir. Giriş salonunda, 1968 yılında, gölde ölmüş dev bir kaplumbağa korunmuştur. Tapınak, toprağın, tıbbın ve edebiyatın ruhlarına ve aynı zamanda da Moğol Yuan Hanedanına karşı zaferler kazanmış, 13.yüzyılda yaşamış Tran Hung Dao adındaki askeri bir lidere adanmıştır.
Gölün doğusunda ise Thang Long’un kurucusu ve başkent’in kurtarıcısı Ly Thai To’nun büyük tunç heykeli bulunmaktadır. Bu heykel, dindar Vietnamlılar tarafından oldukça sevilir. Ly Thai To’ya tütsü ve çiçekler sunularak tapınılır ve saygı gösterilir.
Günümüzde Hoan Kiem gölü şehrin en popüler mekanlarından biridir. Dolaşan çiftler, Tai Chi yapanlar ve satranç oynayan yaşlıları görmek mümkündür. Ayrıca Tet Bayramı sırasında da gölün önemi büyüktür. Canlı müzik ve büyük havai fişek gösterileri düzenlenir.
 
Tek Sütun Pagodası
Hanoi’nin en önemli yerlerinden biri olan Tek Sütun Pagodası, MÖ 1049 yılında, İmparator Ly Thai Tong tarafından yaptırılmıştır. Dien Huu Pagodasının içinde, nilüferlerle bezeli şık bir gölün içindeki tek bir sütünün üzerine inşa edilmiştir. Efsaneye göre, hiç oğlu olmayan kral, rüyasında Merhamet Tanrıçası Quan Am tarafından ziyaret edildiğini görür. Bir nilüfer çiçeğinin içinde oturan tanrıça, ona erkek bir bebek sunar. Rüyadan kısa bir zaman sonra, Ly Thai Tong genç bir kraliçeyle evlenir ve ondan bir oğlan sahibi olur. İmparator, minnettarlığını göstermek için, nilüfer çiçeğini temsil eden tek sütunlu bir pagodanın inşa edilmesini emreder. Yüzyıllar boyunca, Tek Sütün Pagodası bir çok sebepten zarar görmüş ve restore edilmiştir fakat bunlardan en önemlisi 1954’te Fransızlar tarafından yakılması olmuştur.
Quan Thanh Tapınağı
Hanoi’nin batısındaki büyük Ho Tay gölünün kıyısında kurulmuş olan bu tapınak Ly Hanedanının kurucusu olan İmparator Ly Thai To tarafından 1020 yılları civarında yapılmıştır. Banyan ağaçlarıyla bezenmiş huzurlu bir avlunun içinde bulunur ve şatafatlı bir şekilde süslenmiştir. Vietnamlı efsanevi bir karakter olan kutsal aziz Tran Vu adına yapılmıştır. Efsaneye göre, Tran Vu, Kral An Duong Vuong’a hayalet bir ruhu yenmesinde yardımcı olmuş ve aynı zamanda kuzey sınırını korumuştur. Tapınağın en etkileyici öğesi, 1677’de yılında tapınağa eklenen, Tran Vu’nun dört ton ağırlığındaki siyah tunç heykelidir. Tran Vu’nun amblemleri olarak kabul edilen yılan ve kaplumbağanın da heykelleri bulunabilir. Ayrıca tapınağın içerisinde bu heykeli ve tapınağın girişinde büyük çanı yapan zanaatkar Yaşlı Trong’un daha küçük bir heykeli de bulunmaktadır.
36 Sokak
36 Sokak, Hanoi’nin en eski ve en canlı ticaret mahallesinin takma adı. Bu takma adı, mahallede kurulmuş olan 36 tane farklı loncadan alıyor. 13. yüzyılda birkaç zanaatkarın, sarayın ihtiyaçlarını karşılamak için Kızıl Nehir kenarına yerleşmeleriyle beraber, yıllar içerisinde bu bölgede ticaretin ve zanaatın yoğunlaşmasıyla beraber Hanoi’nin en büyük ticaret merkezine dönüşmüştür. Her sokak belli bir ürün üzerine yoğunlaşmıştır. Günümüzde de, dükkanlar, restoranlar ve eski Vietnam mimarisine özgü “tüp evler” ile hayat bulan dar sokaklarıyla hala tarihi çekiciliğini koruyor. Kağıt adaklar, fenerler, şekerlemeler, tatlılar, taze kahve, alkollü ürünler, şaraplar, ipek kumaşlar, bambudan eşyalar, gümüş işleri, tütsüler, 36 Sokak’ta satın alınabilecek ürünlerin sadece küçük bir kısmı.
Şehirdeki en eski ve en büyük kapalı çarşısı olan Dong Xuan Çarşısı üç katlı bir bina olarak, mahallede baskın bir konuma sahip. Daha önce burada duran Doğu Köprüsü Çarşısı, Fransızlar tarafından yıkılmış ve yerine beş katlı başka bir bina inşa ettiler. Daha sonra bu bina da 1994 yılında çıkan bir yangında neredeyse tamamen yandı. Günümüzdeki Dong Xuan Çarşısında sayısız çeşit kıyafet, ev eşyaları, taze sebze, et, balık ve farklı türde pirinç yaygın olarak bulunabilir. Ayrıca yerel malların dışında, bazı ucuz ithal ürünler de satılmaktadır. Hemen çarşının yanında, tarihi Long Bien köprüsü bulunmaktadır. Bu köprü, Kızıl Nehir üzerindeki tek nehir olması sebebiyle, ABD’nin hava kuvvetleri tarafından stratejik amaçlar için bombalanmış ve yok edilmeye çalışılmıştır. Ancak ağır bombardımandan kurtulmayı başarmış ve günümüzde de seyyar satıcılar ve yayalar tarafından kullanılmaya devam etmiştir.
36 Sokak’ta ayrıca Bach Ma Tapınağı bulunmaktadır. Bu küçük tapınak, büyülü beyaz bir at olarak temsil edilen şehrin koruyucu ruhuna adanmıştır ve 36 Sokak’taki, yapıldığı yıldan beri orijinal haliyle günümüze gelebilmiş en eski binadır. Efsaneye göre, Kral Ly Thai To, 1010 yılında başkent Thang Long’u kurarken, şehir duvarları sürekli yıkılmaktaymış. Daha sonra, ortaya çıkan büyülü beyaz bir at krala duvarları nereye inşa etmesini gerektiğini söylemiş. Kral da bu büyülü beyaz ata minnettarlığını göstermek için bu tapınağı yaptırmıştır.
Su kuklaları
1000 yıllık bir geçmişi olan “Roi Nuoc” yani Su Kuklacılığı, Vietnam halkının en otantik ifade biçimlerinden biridir. Eski zamanlarda gösteriler köylerde, nehir kenarlarındaki, göl kenarlarındaki ya da pirinç tarlalarındaki suyu kullanarak yapılırdı. Bugün ise suyla doldurulmuş büyük havuzlar bulunan tiyatrolar kullanılıyor. Sahnenin arkasında saklanan ve bellerine kadar suyun içinde olan kuklacılar, geleneksel müzik ile beraber, tahta sopaların ucundaki kuklara hayat veriyorlar. Ateş püskürten ejderhalar, dumanlar ve havai fişekler gibi özel efektler de gösteriye heyecan katıyor. Yaklaşık bir saat süren gösterilerde, hikayeler, köylü kültürünün bakış açısından anlatılıyor ve büyük ölçüde geleneksel ve köy yaşamına yönelik. Savaşçı kahramanlar, yozlaşmış derebeyleri ve acımasız hükümdarlar gibi geleneksel liderler ve kötü adamlar da oyunun başlıca karakterleri olarak öne çıkıyorlar. Ejderhalar, Anka kuşları ve Tekboynuzlu At gibi Vietnam kültüründeki efsanevi yaratıklarla da oyun sırasında sıkça karşılaşılıyor.
Ha Long
Ha Long Körfezi
Efsaneye göre, Vietnamlılar, Çinli istilacılarla savaşırken, tanrılar yurdu korumalarına yardımcı olmak için onlara bir ejderha ailesi yolladı. Ejderhalar, ağızlarından elmaslar, yeşimler ve mücevherler püskürttüler. Bu mücevherler körfezde adalar ve adacıkları oluşturdu ve bu adacıklar birleşerek istilacılara karşı büyük bir set oluşturdular. İnsanlar topraklarını savundular ve böylece Vietnam ülkesi kurulmuş oldu. Daha sonra, ejderhalar dünyanın huzurlu manzarasını sevdiler ve bundan sonra burada yaşamaya karar verdiler. Anne ejderhanın açlalar konduğu yere Ha Long (Alçalan Ejderha) adı verildi.

 

Ha Long Körfezi Kuzeydoğu Vietnam’da bulunur. 120 kilometre uzunluğunda kıyısı, ve içinde barındırdığı 1969 ada dahil olmak üzere, yaklaşık 1553 kilometrekare alanı vardır. 1994’te estetik bir değer kabul edilerek UNESCO Dünya Doğal Miras listesine girmiş, 2000 yılında ise olağanüstü jeolojik ve jeomorfolojik değer kabul edilmiştir. Ayrıca Vietnam hükümeti biyolojik yaşamın çeşitlilik değeri açısından da Ha Long Körfezi’ni UNESCO listesine aldırmaya çalışmaktadır. Bilim adamları körfezin en az 500 milyon yıl boyunca dağoluş(orojeni), erozyon, deniz ilerlemesi, deniz gerilemesi gibi çeşitli antik coğrafi şartlardan geçtiğini söylemişlerdir. 500-410 milyon yıl önce Ha Long körfezi derin deniz iken, 340-250 milyon yıl önce sığ deniz olmuştur. Körfez’de 1969 adanın yanında, binlerce kireçtaşı karstik oluşumu bulunmaktadır. Tüm bunlar körfeze kendine özgü, labirent benzeri, çok farklı şekillerde çıkıntılar, tenha mağaralar ve kumlu koylardan oluşan yapısını kazandırmaktadır.

 


 
Mağaralar
Hang Thien Cung – Kutsal Saray Mağarası: Dau Go adasında bulunan bu mağara, 1990’ların ortasında keşfedilmiştir. Pembe, yeşil ve mavi ışıklarla aydınlatılmış yüksek tavandan sarkan sarkıtlar bulunmaktadır.

Hang Dau Go – Gizli Kazık Mağarası: Bu mağara, Ha Long Körfezi’ndeki en ünlü mağaralardan biridir. 13.yüzyılda yaşamış General Tran Hung Dao bu mağarada daha önceden yaptırdığı büyük sivri kazıklarını saklamıştır. Bu kazıkları daha sonra sığ sulara yerleştirerek, Moğol donanmasını yok etmiştir. Hang Dau Go’da çok değişik şekillerde sarkıtlar ve dikitler renkli ışıklarla aydınlatılmıştır.

Dao Titop: Bu adanın en büyük özelliği yüzmek isteyenlerin oldukça ilgisini çeken tenha kumsalıdır. Ayrıca bu küçük adanın tepesine çıkıp Ha Long Körfezinin muhteşem manzarasını tadını çıkarmak da mümkün.
Hue
Hue
HUE KALESİ:

Hue kalesi, 1805 yılında İmparator Gia Long tarafından yaptırılmıştır. Devasa kale, iç içe üç bölümden oluşmaktadır. Sivil şehir, İmparatorluk şehri ve Mor Yasak Şehir. Kale, Çinlilerin toprağa bakarak fal bakma yöntemine uyarak tasarlanmış olmakla beraber, kalenin askeri özellikleri ise Fransız mimar Sebastien de Vauban tarafından önerilmiştir. Sonucunda pek alışılmamış fakat zarif ve şık bir kompleks ortaya çıkmıştır. Kalede, güzel saraylar ve tapınaklar, devasa kale duvarları, siperler, burçlar ve hendekler bir aradadırlar. Çinhindi savaşlarının yol açtığı büyük hasarlara rağmen, yapılan son restorasyonlar, kalenin kaybolan mimari ihtişamını tekrar ortaya çıkarmıştır.

 

Sivil Şehir:

Cot Co (Bayrak Kulesi): 37 metre yüksekliğindedir ve 1809 yılında İmparator Gia Long tarafından 18 metre yüksekliğindeki kale duvarının üzerine inşa edilmiştir. Tet taarruzu sırasında, 31 Ocak 1968 yılında, komünist birlikleri kaleyi ele geçirip, bayrak kulesinin gönderine Ulusal Özgürlük Cephesi’nin sarı yıldızlı bayrağı çekildiğinde, Cot Co, uluslar arası alanda tanınır olmuştur.

Dokuz Kutsal Top: Bu dokuz dev boyuttaki toplar 1803 yılında İmparator Gia Long tarafından döktürülmüştür ve İmparator’un yeni başkentinin sembolik korumasıdır. Her top dört mevsim ve beş elementten (Toprak, Metal, Ağaç, Su, Ateş) birini temsil eder. Bu toplar Cot Co’nun iki yanında bulunan Ngan ve Quang Duc kapılarında bulunurlar.

 


İmparatorluk Şehri
Beş Ankâ Kulesi - Ngo Mon: İmparatorluk Şehrinin kapısının üzerinde bulunan bu süslü gözcü kulesinde, bazı özel durumlarda İmparator tahtıyla beraber otururdu. Yukarıdan bakıldığında beş ankâ kuşuna benzediği için bu ismi almıştır. Çatısının orta kısmı sarı camla kaplanmış ve ejderha, banyan yaprağı ve yarasa motifleriyle süslenmiştir. Çatı kenarlarındaki paneller ise seramikten orkide, kasımpatı ve bambu mozaikleriyle süslenmiştir. Ayrıca gizlenmiş bir merdivenle kadınların zarifçe oyulmuş ızgaralı camların ardından izleyebilmesi için inşa edilmiş başka bir odaya çıkılır.
Thai Hoa Sarayı (Yüce Uyum Salonu): Burası da 1805’te İmparator Gia Long tarafından yapılmıştır. Burada taht odası bulunmaktadır ve Hue’nin günümüze kadar gelebilmiş en etkileyici sarayıdır. Güzel bir şekilde restore edilmiş ve korunmuştur. Taç giyme törenleri, kraliyet yıldönümleri ve yabancı elçilerin karşılanması gibi olaylarda kullanılmıştır. Böyle törenler sırasında, İmparator göz kamaştırıcı tahtına oturur ve üzerinde dokuz ejderha bulunan tacını, altın cüppesini, yeşim kemerini ve diğer süslerini giyer. Mandarinlerin sadece en kıdemlilerinin bu salonda bulunmaya hakkı vardır, diğerleri ise salonun dışında beklerler.
Mandarinlerin Salonları: Thai Hoa Sarayı’nın arkasındaki taş döşemeli avlunun iki yanında mandarinlerin salonları bulunur. Bir salon askeriye içinken, diğeri sivil işlerle uğraşan mandarinler içindir. Makamlarıyla uyumlu olarak, tören elbiselerini giyer ve bu salonlarda toplanırlar.
Cung Dien Tho (Sonsuz Ömür Malikanesi): Ana Kraliçe’nin kaldığı bu malikane İmparator Gia Long’un hükümdarlığı sırasında 1803 yılında yapılmıştır. Yakın zamanda, ziyarete açılan bu zarif bina, tek kapısı güneydeki Cua Tho Chi (Sonsuz Mutluluk Kapısı) olan bir duvarla çevrilidir. Binanın içerisindeki mobilyalar özenle hassas sedef kakmalarıyla dekore edilmiştir. Ayrıca tavandan sarkan oyma fenerler, kuş tüylerinden yapılmış yelpazeler de binanın dekorasyonun bir parçasıdır. Girişin doğusunda ise küçük yapay bir göleti ve zarif kaya bahçesiyle Truong Du kameriyesi bulunmaktadır.
Hung Mieu: İmparator Minh Mang, bu binayı, büyükbabasını ve büyük annesini onurlandırmak için 1821 yılında inşa ettirmiştir. Tapınak, zevkli tasarımı ve çatıdaki zarif oymaları ile şöhretlenmiştir. Ne yazık ki Birinci Çinhindi Savaşı sırasında, 1947 yılında bir yangın sırasında büyük ölçüde hasar görmüştür ve hala restorasyon yapılmayı beklemektedir. 
The Mieu (Nesiller Tapınağı): The Mieu, Nguyen Hanedanlığına adanmıştır ve burada Gia Long ‘tan Khai Dinh’e kadar imparatorları onurlandırmak için her birinin sunakları bulunmaktadır. Binanın çatısı, sarı camlarla döşenmiştir ve şarap maşrapası şeklinde dekore edilmiştir. Sunaklarda eskiden altın külçesi yığınları olmasına rağmen, bugün bunların yerini yaldızlı ve lake süsler almıştır.
Cuu Dinh (Hanedanın Dokuz Kavanozu): İmparator Minh Mang’ın emiri üzerine dökülen her biri iki ton ağırlığındaki, geleneksel desenlerle ve zengin sembolik detaylarla dekore edilmiş bu dokuz kavanoz Nguyen Hanedanını temsil eder ve atalara saygı açısından önemli kabul edilir.
Hien Lam Kameriyesi: The Mieu avlusunun ortasında bulunan Hien Lam, 1824’te İmparator Minh Mang tarafından, Nguyen Hanedanının yükselmesine yardımcı olan herkesi onurlandırmak amacıyla inşa ettirilmiştir. Bir saygı göstergesi olarak, Kale içindeki hiçbir binanın Hien Lam’dan daha yüksek olması yasaklanmıştır. Hien Lam, piramide benzer yapısı, güzel işlenmiş tahta duvarları ve tuğla döşemeleriyle göze çarpar.
Mor Yasak Şehir
İmparator dışında hiçbir erkeğin 10 hektarlık alandaki yasak şehre adım atmaya izni yoktu. Mor Yasak Şehir’in sınırını geçen her erkek ölüme mahkum edilirdi. Sadece kraliçe, dokuz ayrı cariye sınıfı, kadın hizmetkarlar ve hadımların buraya girmeye hakkı vardı. 1802 ve 1833 yılları arasında inşa edilen Mor Yasak Şehir’de eskiden 60’tan fazla bina bulunmaktaydı. Ancak 1968 Tet Taarruzu sırasındaki ağır bombardımandan dolayı bu binalardan çoğu büyük ölçüde zarar gördü.
Duyet Thi Duong (Kraliyet Tiyatrosu): 1825’te tekrar inşa edilen Duyet Thi Duong, günümüzde geleneksel eğlenceler için baş mekan olarak işlev gösteriyor. Zarif Müzik ya da Tören Müziği anlamına gelen Nha Nhac olarak adlandırılan saray müziği gösterileri bu tiyatroda hala düzenleniyor. Bambu ud, sitar, keman ve davul gibi geleneksel enstrümanlarla icra edilen “Nha Nhac”, UNESCO tarafından “Sözel ve Elle Tutulamayan Dünya Mirası Şaheseri” olarak ilan edilmiştir
Kraliyet Kütüphanesi: Yasak Şehir’in kuzeydoğu köşesinde bulunan Kraliyet Kütüphanesi, 1821 yılında İmparator Minh Mang tarafından, kendi başına sakince kitap okuyabilmesi için yapılmıştır. Güzel restore edilmiş olan bu bina, batısında kaya bahçesi bulunan yapay bir göletin önüne inşa edilmiştir. Diğer göletler ve derelerin üzerinden geçen küçük köprüler, farklı galerileri birbirine bağlar ve sakin bir atmosfer yaratır. Kütüphane, günümüzde Hue müziğinin ve değişik tiyatro gösterilerinin sergilendiği bir sahne olarak kullanılmaktadır.
Parfüm Nehri
Thien Mu Pagodası:
Parfüm nehrinin sol kıyısındaki bir kayalığın üzerine kurulmuş Thien Mu Pagodası, Hue’nin ikonası haline gelmiştir. 1601 yılında Lord Nguyen Hoang tarafından kurulmuştur. Pagoda’nın en baskın binası, yedi katlı, sekizgen şeklinde bir kule olan Thap Phuoc Duyen, yani Mutluluğun Kaynağı Kulesi’dir. Yakındaki bir kameriyede tunçtan yapılmış, 2 ton ağırlığında dev bir çan bulunmaktadır. Bu çan çalındığında 10 km öteden duyulabilir. İkinci bir kameriyede ise 1715 yılında dikilmiş bir taş anıt bulunmaktadır. Bu anıt Hue’de Buddhism’in tarihini methetmektedir. Ana mabedin içerisinde, yine tunçtan büyük bir gülen Buda heykeli ve Cehennem’in 10 Kralı ve 18 arhat (Buda’nın 18 havarisi)’ın heykelleri bulunmaktadır.
  Tapınağın arkasında, keşişlerin odaları ve bahçeler bulunur. Ayrıca tapınağın batısındaki açık bir garajda, Haziran 1963’te Diem rejimine karşı protesto amacıyla, kendini Saigon’da (Ho Chi Minh City) ateşe veren Thich Quang Duc adlı keşişin, Saigon’a gelirken kullandığı mavi renkli Austin marka arabası burada durmaktadır. Bu korkunç olayın görüntüleri dünya çapında gösterilmiş ve geniş yankı uyandırmıştı. 

İmparator Minh Mang’ın Mozolesi:
1841’de ölen İmparator Minh Mang’ın mezarı, Hue’deki kraliyet mezarları arasında en iyi korunmuş olan mezardır. Parfüm Nehri’nin sol kıyısında bulunan bu mozoloe zarif heykeller, göletler ve zevkli dekore edilmiş bahçelerle çevrilidir.
 
İmparator Tu Duc’un Mozolesi:
Vietnam’daki en zarif mozole olarak kabul edilen bu mozole, 1848-1883 yılları arasında hüküm sürmüş İmparator Tu Duc’un kendisi tarafından tasarlanmıştır. Çam ağacı ormanının olduğu bir tepeye kurulmuştur ve iki yanında güzel nilüfer göletleri ve güzel kokular yayan Frangipani ağaçları bulunmaktadır. Tu Duc’un mezarının sessiz komforunu, saraya tercih ettiği öldüğünde, büyük bir hazineyle birlikte gizlice gömüldüğü söylenir. İmparatorun defnedilişinde yer alan herkes Tu Duc’un bu son dinlenme yerinin kutsallığının bozulmasını engellemek için, daha sonra idam edilmiştir.
Ho Chi Minh
Ho Chi Minh
Ho Chi Minh Şehri, ya da eski adıyla Saygon, Vietnam'ın en büyük şehridir. Mekong Delta'sı kenarına kurulmuş bu şehrin nüfusu 6,5 milyondur. İsmini, Komünist Parti lideri Ho Chi Minh'den alır. Şehir en başta, Kimer halkının yaşadığı, küçük bir balıkçı kasabası olarak kuruldu ve Prey Nokor adını aldı. 1623 yılında, Kamboçya kralı Chey Chettha II, Trinh-Nguyen savaşından kaçan Vietnamlı mültecilerin şehire sığınmasına izin verdi. Fakat, Thailand'la içinde bulunduğu savaş yüzünden zayıflayan Kamboçya, Vietnamlıların bölgede çoğalmasını engelleyemedi ve zamanla bölge Vietnamlılaşarak, Sai Gon (Saygon) adını aldı. 1698'de Nguyen hanedanlığı bölgeyi kontrol altına aldı ve Sai Gon, artık iyice zayıflamış olan Kamboçya'dan ayrılmış oldu. 1859'da Fransızlar şehiri ele geçirdi ve klasik bati mimarisi Sai Gon'u büyük ölçüde etkilemiş oldu. Hatta, Saigon'a Uzakdoğu'nun İncisi ve Doğu'nun Parisi ünvanları layık görüldü. 1954 yılında, komünist güçleri tarafından yenilgiye uğratılan Fransızlar, Vietnam'dan çekildiler, fakat yeni hükümet olarak Komünistleri tanımak yerine, Imparator Bao Dai'nin kurduğu yeni hükümeti desteklemeye başladılar. Bao Dai Saigon'u başkent'i yaptı. Vietnam'ın resmi olarak ikiye bölünmesinden sonra da Saigon, Ngo Dinh Diem'in başkanlığını yaptığı, Güney Vietnam'ın (Vietnam Cumhuriyeti) başkenti oldu. Amerika-Vietnam savaşının sonunda 30 Nisan 1975'te şehir Vietnam Halk Ordusu'nun kontrolüne geçti ve bu olay Amerika Birleşik Devletleri tarafından Saigon'un Düşüşü, Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti tarafından ise Saigon'un Kurtuluşu olarak adlandırıldı. 1976 yılında, Vietnam'ın birleşmesiyle beraber, Thanh Pho Ho Chi Minh, yani Ho Chi Minh Şehri adını aldı. Şehrin nüfusunun %90'ini Vietnamlılar (Kinh'ler), %8'ini Çinliler (Hoa), %2'sini ise Kimer(Khmer), Kam(Cham), Nung ve Rhade'lar oluşturmaktadır. Ho Chi Minh Şehri, aynı zamanda Vietnam'ın en büyük ekonomik merkezidir ve Vietnam ortalamasının 3 katı gelire sahiptir. 2001 yılında Vietnam Borsası burada kurulmuş ve Asya'nın en iyi performansa sahip borsalarından biri konumuna gelmiştir.

 

Merkez Postahanesi

Fransa'nın sembolü haline gelmiş Eyfel kulesinin mimari Gustave Eiffel tarafından 1886 ve 1981 yılları arasında yapılan Merkez Postahanesi, şehirdeki en çekici binalardan biridir. Mercan renginde dış cephesinde, ünlü filozof ve bilim adamlarının yüzlerinin oymaları bulunur. Binanın bütünün, mektupla iletişim kurma sanatına adanmış bir tapınak olduğu söylenilebilir. Ana salonda, Ho Chi Minh'in büyük portresi, şehirin ve bölgenin dev haritaları ve muhteşem döşemeler göze çarpar.

 
Notre Dame Katedrali

Fransız İmparatorluğu'nda inşa edilmiş en büyük kilise olma özelliğini taşıyan, bazilika tipinde inşa edilmiş Notre Dame Katedrali, 1883 yılında tamamlanmış ve yapıldığı dönemde, şehirdeki en yüksek bina konumuna gelmiştir. Dış cephesi, granitten duvarlar ve üzerine yerleştirilmiş, Marsilya'dan getirilen, kırmızı seramiklerden oluşur. Chartres'tan getirilen renkli camlar, İkinci Dünya Savaşı sırasında yok edilmiş ve yerine düz camlar yerleştirilmiştir. Katedralin önünde, Roma'da yapılan ve 1959 yılında Vietnam'a getirilen Bakire Meryem heykeli bulunmaktadır. Vietnam'a gelmesiyle, heykelin adı, savaştan yıpranmış ülkeye barış getirmesi umuduyla, Barış Kraliçesi Kutsal Meryem olmuştur.

 

Thien Hau Pagodası

Bu pagoda, Deniz ve Denizcilerin Tanrıçası, Thien Hau'ya adanmıştır. 19.yüzyılın başlarında Kanton azınlığı tarafından yapılan pagoda, şehirdeki en popüler ve zengin süslenmiş tapınaklardan biridir. Ön avlu, duvar süsleri ve oyma tablolarla süslenmiş yüksek bir duvarla çevrelenmiştir. Girişi ise yaldızlı ve ahşap süslerle dekore edilmiştir. Tapınağın merkez odasının duvarları, dua bayraklarıyla kaplıdır. Bu bayrakların üzerine, inananlar tarafından dualar yazılır ve rüzgar esip bayrağı dalgalandırdığında, duaların Thien Hau'ya ulaştığına inanılır. Odada ayrıca, 1898 yılında tapınakta çıkan bir yangını söndürmekte kullanılan, yangın hortumlarının pirinçten yapılma ağızlıkları sergilenmektedir. Mabetin içerisinde tavandan sarkan tütsüler ve sunağın yanında ikişer hizmetkarlarıyla birlikte, üç adet Thien Hau heykeli bulunur. Ayrıca tavana asılmış, tahta bir kayık, Thien Hau'nun denizle olan bağlantısını simgeler.




 
Diğer Bilgiler

İKLİM

Kuzeyde, yağmurlu dönem Nisan ortasından Ekim ortasına dek sürer, dağlık bölgelerde ise yağmur oranı daha fazladır. Kızıl Delta bölgesinde gün içindeki sıcaklık farkı belirgin bir şekilde değişir, Hanoi bölgesinde 5ºC’a dek iner. Yağmur mevsimi sırasında Hanoi’deki ortalama sıcaklık 30ºC civarıdır. Güney ise daha tropiktir, Ho Chi Minh Şehri’nde sıcaklık yıl boyunca 18ºC ve 33ºC arasında değişir. Orta bölgeler biraz daha serindir, kışın 17ºC, yazın 20ºC civarıdır. Yağmur mevsimi Mayıs başından Kasım’a dek sürer. Orta kesimlerde kıyılarda Haziran-Kasım arasında tayfunlar görülür ve sıklıkla mahsul ve can kaybına yol açar.  

 

KISA TARİHİ:

M.S. 1. ila 6.yy’lar arasında Mekong Deltası’nda ortaya çıkıp gelişen Hint Funan Krallığı, arkeolojik buluntulara göre Oc-Eo limanı yoluyla Çin, Hindistan, İran ve hatta Akdeniz’le ticaret yapmaktaydı. 6.yy’ın ortasıyla 9.yy arasında Funan Krallığı gücünü kaybetti ve yerine Angkor öncesi bir krallık olan Chenla Krallığı hakimiyeti ele aldı. 2.yy’da Hindu Chelan Krallığı Danang bölgesine yerleşmeye başlarken Çinliler de Kızıl Nehir Deltası’nı ele geçirmişlerdi. Bu dönem, Vietnam’ın Çin boyunduruğuna girmemek için verdiği 1000 yıllık mücadelenin başlangıcı oldu. Ama Vietnamlılar, Çin’deki pek çok yeniliği toplumlarının gelişiminde kullanmak amacıyla benimsemeyi de ihmal etmediler. 10.yy’dan itibaren Vietnam, Çin’den bağımsızlığını ilan etti ve bundan sonraki nerdeyse 1000 yıllık dönem boyunca hanedanlık geleneğiyle yönetildi. Bu dönem sırasında Vietnamlılar, Kmerlerin, Chamların, Moğolların ve Çinlilerin saldırılarına başarıyla karşı koydular, hatta Cham Uygarlığını Vietnam toplumu içinde erittiler.

Vietnam’ın batıyla olan ilişkisinin tarihi M.S. 166’ya, Marcus Aurelius döneminde Roma İmparatorluğuyla kurdukları ilişkilere dek uzanır. Avrupalı tüccar ve misyonerler ise 16.yy başlarında ülkeye girmeye başladılar. Bunlardan Fransız cizvit misyoner Alexandre de Rhodes’un geliştirdiği quoc ngu yazısı, günümüzde de Vietnam yazısı olarak kullanılmaya devam edilmektedir. 1854’de Fransa ve İspanyol birleşik kuvvetlerinin Danang’ı yakıp yıkmaları ve sonraki yıl Saigon’u almaları Vietnam’da batı ülkelerinin kurdukları hakimiyetin başlangıcı kabul edilebilir. 1883’de Fransa, Vietnam’a imzalattığı anlaşmayla ülkeyi yönetmeye başladı. Genellikle zalim ve keyfi bir yönetim süren Fransızlara karşı en başarılı direniş ise komünistlerden geldi; Hindiçin’deki ilk Marksist grup olan Vietnam Devrimci Gençlik Birliği, 1925’de Ho Chi Minh tarafından kuruldu.  II. Dünya Savaşı’nda da Japon istilasına gerçekten direnen tek grup, Komünist eğilimli Viet Minh’di. Savaş bittiğinde Ho Chi Minh, Vietnam’ın bağımsızlığını ilan etti. Fransızlar tekrar kontrolü sağlamak istediyseler de şiddetli bir direnişle karşılaştılar ve Mayıs 1954’de Viet Minh güçleri, Fransızları ülkeden attı.

1954’deki Cenova Anlaşması’nda Ben Hai nehri sınır kabul edildi ve Vietnam geçici süreyle bölündü. Anti komünist ve katolik lider Ngo Dinh Diem, 1956 seçimlerinin sonuçlarını kabul etmeyince Ben Hai hattı Kuzey ve Güney Vietnam arasında sınır olmaya devam etti. 1960’larda Hanoi hükümeti izlediği politikayı değiştirerek Diem’e karşı silahlı mücadeleye girişti. Daha çok Viet Kong olarak tanınan komünist gerillaların oluşturduğu Ulusal Özgürlük Cephesi, Diem’e karşı savaşmak için kuruldu. Zalim bir lider olan Diem, 1963’de kendi askerleri tarafından öldürüldükten sonra, 1964’de Hanoi’deki hükümet Kuzey Vietnam Ordusu’na Saygon’a girmesini emretti. Saygon’daki rejim için durum ümitsiz bir hal almıştı. 1965’de ABD, ülkeye ilk askeri birliğini gönderdi, kısa süre sonra Güney Kore, Avustralya, Tayland ve Yeni Zelanda’dan birlikler de ABD’ye katıldı. 1968’de Viet Kongların düzenledikleri sürpriz saldırı, savaşın gidişatında bir dönüm noktası oldu. Yıllardır ABD hükümetinin savaşı kazanıyor olduklarına dair iddialarına inanmış olan pek çok Amerikalı, bu savaşın sona ermesini istemeye başladı. 1973’de imzalanan Paris Anlaşması sonucunda ateşkes sağlandı ve ABD güçleri ülkeden tamamen çekildi, Amerikalı savaş esirleri serbest bırakıldı.

30 Nisan 1975’de Saygon’un Kuzey Vietnam’a teslim olmasının ardından komünistlerin Vietnam’ı yeniden birleştirmesi, bir yüzyıldan fazla süren koloni döneminindeki baskıdan kurtulmak anlamına gelmişse de bu sefer içerde geniş ölçekli bir başka baskı dönemi başlamıştı. Yüzbinlerce Güney Vietnamlı ülkeden kaçtı, sonraki 15 yıl boyunca da dışarıya giden göçmen akını durmadı. Vietnam’ın Çin kökenlilere baskı uygulaması ve 1978 sonunda Kamboçya’yı işgal etmesinden dolayı Çin, 1979’da Vietnam’a saldırdı. Bu savaş sadece 17 gün sürmesine rağmen savaştan sonra Çin ile Vietnam arasındaki güvensizlik ortamı 10 yıldan fazla sürdü.

1991’de Sovyetler Birliği’nin çökmesi ve soğuk savaşın sona ermesiyle Vietnam ve Batılı ülkelerin arasında bir yakınlaşma doğmaya başladı. 1990’larda ülkeye yabancı sermayenin girmesiyle yabancı yatırımlar başladı. 1995’de ABD, Vietnam’la tekrar diplomatik ilişki kurdu ve 2000’de Bill Clinton, Vietnam’ı ziyaret eden ilk Amerikan başkanı oldu.

 
Mail Grubuna Katıl
Travelterminal.net sitesinde yer alan tüm metin, resim ve içeriklerin hakları TEK TURIZM İNŞ.TESKT. SAN. ve TİC. Şirketine aittir. Hiç bir şekilde basılı veya elektronik bir ortamda izinsiz kullanılamaz veya kopyalanamaz. Tüm içerik bilgilendirme amaçlı olup değişiklik olması durumunda Travelterminal.net sorumlu tutulamaz.