travelterminal.net'e Hoşgeldiniz Lütfen giriş yapmadan önce aşağıdaki bilgileri okuyunuz.
Kullanıcı Sözleşmesi
Gizlilik Sözleşmesi
ÜYE GİRİŞİ
 
 
ÜYE KAYIT
 
 

Afyonkarahisar

Afyonkarahisar

Afyonkarahisar, Türkiye'nin coğrafi bölgelerinden üçü üzerinde (Ege, Akdeniz, İç Anadolu) yayılan bir ildir. Büyük kısmı Ege bölgesinin İçbatı Anadolu bölümünde bulunur.Afyonkarahisar doğuda Konya, batıda Uşak, kuzeybatıda Kütahya, güneybatıda Denizli, güneyde Burdur, güneydoğuda Isparta ve kuzeyde Eskişehir illeri ile komşudur. Önemli merkezleri birbirine bağlayan kara ve demiryolları Afyonkarahisar'dan geçer. Bu özellikleri sebebiyle Afyonkarahisar, yolların kesiştiği, bölgelerin birbirine bağlandığı bir merkez konumundadır.

Özet Bilgi

Afyonkarahisar; mermer tesisleri ile 2005 yılı itibariyle büyüklü küçüklü 356 mermer işletmesinin faaliyet gösterdiği bir ilimizdir.Zengin ve kaliteli mermer yataklarının işletilmesi ve işlenmesi, sektörün hızla gelişmesini sağlamıştır. Gıda sektörüde gelişmiş durumdadır. Özellikle Kaymaklı Kadayıfı ve Afyon Lokumu meşhurdur. Bunun yanında sucuk da diğer önemli gıda maddesidir. Ayrıca patates ve yumurta üretiminde de adını duyurmuştur. Afyonkarahisar konumuna ve nüfusuna oranla çevresindeki illere göre daha az sanayileşmiş durumdadır. Kalkınmada öncelikli yöre kapsamına girmesine rağmen ciddi bir yatırım almamıştır.Ömer-Gecek, Hüdai, Heybeli ve Gazlıgöl termal alanları Kültür ve Turizm Bakanlığınca ''Termal Turizm Alanı''olarak ilan edilmiştir. Bu kapsamda son yıllarda termal turizme yönelik olarak özel sektör tarafından bir çok otel ve konaklama yerleri yapılarak hizmete girmiştır.

Afyon Merkez
Afyonkarahisar Müzesi
Cumhuriyetin 10.yılında ziyarete açılan Müze, lk önceleri Gedik Ahmet Paşa Medresesi tarafından depo olarak kullanılmıştır. 1971 yılında ise, şu anki binasına taşınan müze, dört kısımdır.
13.276 arkeolojik eser, 4484 etnografik eser, 26.564 sikke ve 33 el yazması kitap olmak üzere müzede toplam 44.383 adet eser sergilenmektedir. Afyon ve çevresinde yer alan höyük ve antik şehirde bulunan Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Frig, Roma ve Bizans devirlerine ait eserler sergilenmektedir. Ayrıca müzenin bahçesinde Herakles ve İmparator Hadrianus’un kolosal (büyük) heykelleri, Ion, Korinth tipi sütun başlıkları, üzerleri yazıtlı veya kabartmalı ve bölgenin tipik eserleri arasında olan “Kapı Tipi Mezar Stelleri”, pişmiş toprak lahitler ve çeşitli mimari parçalar sergilenmektedir.
Pazartesi hariç haftanın altı günü saat 8.30-17.30 arası ziyarete açıktır.
Afyon Kocatepe Anıtı
Kocatepe'de Başkumandanlık Meydan Muharebesinin yapıldığı yer olan merkeze bağlı Büyük Kalecik kasabasında, 1.874 rakımlı bir tepede inşa edilmiş anıt, sürekli açık ve ücretsizdir
1953 yılında Milli Savunma Bakanlığı’nca kesme taştan anıt yapılmış ve üzerine çiçek kabartmalı mermer yazıt konulmuştur. 1993 yılında ise Kültür Bakanlığı tarafından Atatürk Anıtı ve çevre düzenlemesi yapılarak ziyarete açılmıştır. 4 ton ağırlığındaki Kocatepe Anıtı bronzdan yapılmış olup kaidesi ile beraber 7.5 metre yüksekliğindedir.
Afyon Tarihi Bedesten Çarşısı
Afyon merkezdeki tarihi Bedesten 1914 yılında, Hacı Bekir Tiryaki tarafından Fransız mimara ve Ermeni bir ustaya yaptırılmıştır. Bina Genç Dönem Osmanlı yapılarındandır. 2004 yılında Belediyenin önderliğinde tadilat çalışması yapılmıştır.
Afyonkarahisar Taşhan
17. Yüzyılda kadı Abdullah Efendi tarafından yapılan iki katlı Taşhan, şehir merkezindedir.
Moloz taştan kargir olarak yapılan binada sıralı taşlar arasında tuğla da kullanılmıştır. Hanın tüm odaları üstü açık avluya bakmaktadır. Bina günümüzde harap bir haldedir.
Afyon Yeni Cami
Afyon merkezde ve çarşı içinde olan Yeni Cami, 1711 Yılında Hacı Abdi Çavuş tarafından yaptırılılmış olup, kesme taştan yapılmıştır. Kare planlı ve tek kubbeli olan caminin tek şerefeli minaresi tuğladandır.
Yapım ve onarım tarihlrini gösteren iki kitabeye sahiptir. 1839’da Süleyman Şerif Paşa tarafından onarılması üzerine yenilenen cami Yeni Cami adını almıştır. Medresesi günümüzde ilköğretim okulu olarak kullanılmaktadır.
Cumhuriyet Şehitleri Anıtı
Afyon'da bulunan Cumhuriyet Şehitleri Anıtı, Cumhuriyet döneminde PKK ile mücadele sırasında şehit düşen Türk askerlerinin anısına yapılmış bir şehitliktir
Çavuşbaş Çeşmesi
Afyon şehir merkezinde Çavuşbaş’da mahalle sakinlerince, R.1322-1324(M.1906) tarihinde kesme taşlarla yapılmıştır.
Gedik Ahmet Paşa İmaret Cami ve Külliyesi
Karaman Seferleri sırasında, Karahisar iline gelip, hayran olan Fatih sultan Mehmet’in ünlü sadrazamlarından olan Gedik Ahmet Paşa tarafından 1472 yılında, mimar Ayas Ağa’ya cami, medrese ve hamamdan oluşan bir külliye yaptırılmıştır.
Beş kemerli bir revakla başlayan mihverde çift kubbeli, mihrap kubbesinin duvarları iki yan eyvanla genişletilmiş bir yapıdır. Patlıcan moru çinilerle süslenmiş burma minaresi vardır.
Külliye içerisinde daha önceden ykılmış İmaret Cami olması sebebi ile yöre halkınca İmaret Cami’de denmekte olan Caminin üzeri altı sütun üzerine sivri kemerli sekizgen kasnaklı bir kubbeyle örtülü olup, t biçiminde ve kesme taştan yapılmıştır. Cami, 1668 ve 1792’de geçirdiği iki büyük depremden çok etkilenmiş ve 1796’da yeniden onarılmış ve kubbesi kurşundan yapılmıştır.
Hodalı Çeşmesi
Afyon merkezinde, kemeri üzerindeki kitabeden anlaşıldığına göre, Selçuklu Sultanlarından II. İzzeddin Keyhusrev oğlu Keykavus dönemine ait Şemseddin Ömer tarafından 1250 yılında yaptırılmıştır. Kesme taştan yapılıp, üzerine ahşap saçak konan çeşme, tipik Osmanlı çeşmesidir.

Karahisar Kalesi
M.Ö. 1350 Yılında, Hititler döneminde 226 metrelik volkanik bir kaya kütlesi üzerinde yapılan Karahisar Kalesinin ilk adı yüksek tepe şehri anlamına gelen Hapanuva idi.
Zor çıkılan ve kartal yuvasını andıran bu kalenin kara ile irtibatı çok az olup, tüm şehri gören panoramik bir manzaraya sahiptir. Kaleye kayaların oyulması ile yapılmış bir basamak yoldan çıkılır. Basamak kenarlarında Eti ve Frigyalılara ait eserler görülmektedir.
Kale, iç ve dış kale olmak üzere iki kısımdır. En tepesinde Kız Kalesi vardır. Ana Tanrıça Kübele’ye adanmış birçok tapınma yerleri ile 4 adet büyük sarnıcı bulunmaktadır.
Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubat burada cami, ambar, cephanelik ve su sarnıcı yaptırmıştır. Selçuklu Devlet Hazinesi bu kalede saklanırdı.
Cumhuriyetin ilk yıllarında çevreden toplanan tarihi eserlerin biriktirildiği depo olarak kullanılan kale günümüzde, Kız Kalesi ve sarnıç dışındaki önemli yerleri harabe halinde ve yıkıktır.
Mısri Cami - Kasım Paşa Camisi
Kendi adını verdiği Mısri mahallesinde, Hacı Eyüp Mısri sokakta bulunan Mısri Cami, 1466 yılında Akşemseddin’in halifelerinden Abdurrahim Karahisari adına Şahkancioğlu Evliya Kasım Paşa tarafından yapılmıştır. Bu yüzden camiye Kasım Paşa Cami de denmektedir. Evliye Çelebi Seyahatnamesinde bu camiden, Abdürrahman Efendi Camisi olarak bahsetmiştir.
Tek kubbeli mescit biçimindeyken, sonradan etrafı açık dört kubbeli cemaat bölgesi eklenerek camiye dönüştürülmüştür.
Kesme ve moloz taştan yapılan caminin mihrabı mozaik kakma çinilerle süslenmiş olup, minberi mermerdir.
Cami yanında, Akşemseddin’in halifesi olan Abdürrahim ve Kasım Paşa'nın oğlu Çelebi Sultan'ın mezarı bulunmaktadır.
Mevlevi (Türbe) Cami
Sultan Veled’le başlayan Mevlevilik, Afyon’da Sultan Divani ile doruğa ulaşmış ve buradan dünyaya yayılmıştır. Konya dergâhından sonra Anadolu’daki ikinci dergâh olarak kabul edilen yapı içinde Sultan Divani ve diğer Mevlevî şeyhlerinin mezarları bulunduğu için Türbe Cami olarak da anılmaktadır.
1710 Yılında mevlevihane olarak kurulan yapı, 1844’de Abdülmecit tarafından yenilenmiş olup cami ve dergâh olarak kullanılmıştır.
1905’de II. Abdülhamit zamanında daha büyük bir onarım geçiren cami, günümüzde halen cami olarak kullanılmaktadır
Olucak Çeşmesi
Afyon’un Olucak Mahallesinde mesirelik alanda olan çeşme, 1794 yılında Turşan Hacı Ali tarafından yaptırılmıştır. Çeşme, dilimli kemerli, yazıtlı, selvi ve geometriksel bitki süsüleme cephelidir.
Ot Pazarı Cami
Afyon Merkez, Tuzpazarı Caddesi, şimdiki sebze hali ve Belediye yanında olan Ot Pazarı Cami 1590 yılında Tellalzade Süleyman Çavuş tarafından kesme taştan yaptırılmıştır.
Cami kare planlı olup, tek kubbeli ve tek şerefelidir. Son cemaat yeri sonradan eklenmiş olup, üç sivri kemer üzerine kubbe ile örtülmüştür. Mihrabı da sonradan yapılmış olup, mermer işlidir.
Sandıklı Ulu Cami
1379 Yılında, Sandıklı ilçe merkezinde olup,  çarşı içinde mescit iken yapılan ilavelerle camiye dönüştürülen Sandıklı Ulu Cami, Bahaaddin Ömer Bin Alaaddin tarafından, mimar Aydemir bin Abdullah el-Necip'e yaptırılmıştır.
Cami kare planlı olup, kesme ve moloz taştan yapılmıştır. Tek şerefeli minaresi olan caminin, kubbesi kurşundur. Cami, 1526’da Abdullah bin Mustafa tarafından  tamir ettirmiştir.
Sincanlı Sinan Paşa Cami
1525’te Lala Sinan Paşa tarafından yaptırılan Sicanlı Sinan Paşa Cami, tipik Osmanlı camilerinden olup, tek şerefeli minaresi ve iki büyük kubbesi vardır. Cami yanında Lala Sinan Paşa’nın türbesi vardır.
Sultan Divani Mehmet Çelebi ve Mevlevihanesi
Sultan Veled ve Ulu Ârif Çelebi’den sonra Mevlevîlik tarîkatine önemli hizmetlerde bulunan bir diğer isim de, Dîvâne Mehmet Çelebi’dir.
1448 veya 1471 Yılında doğduğu sanılan Germiyanoğlu Bey’i Mehmet Bey, Hz. Mevlâna ve Mevlevîliğe karşı muhabbeti olan bir devlet idarecisidir. Bu muhabbetin neticesinde, oğlu Süleyman Şah’a, Sultan Veled’in kızı (Hz.Mevlâna’nın Torunu), Mutahhara Hatun’u almış ve Çelebi sülâlesi ile akrabalık kurulmuştur.
13.Yüzyılda Anadolu’da kurulan ilk mevlevîhânelerdendir. Konya Mevlevîhânesinden sonra en önemli mevlevîhânedir.  Özellikle 16. yüzyılda Hz. Mevlânâ’nın yedinci kuşak torunlarından Sultan Dîvânî zamanında mevlevîlik açısından çok önemli bir merkez olmuştur. Ayrıca “40 Hatimli Şifalı Aşûre” geleneği ilk defa Sultan Dîvânî zamanında Afyonkarahisar Mevlevîhânesi’nde  başlamış ve birçok mevlevîhâneye buradan yayılmıştır. (Günümüzde bu geleneği devam ettiren tek mevlevîhânedir)
Afyonkarahisar Mevlevîhânesi birçok yangın geçirmiş ama 1902’deki büyük yangından sonra ahşap bina tamamen yanmıştır. Şeyh Celâleddin Çelebi zamanında  yeniden bu sefer betonarme inşa edilen bina, 1908’de hizmete girmiştir. Bahçesinde; Derviş Odaları, Matbah, Hâmuşân (Mezarlık) bulunan mevlevîhâne, son olarak 2008 yılında restore edilmiş ve “Sultan Dîvânî Mevlevîhâne Müzesi” adıyla, Afyonkarahisar Belediyesi bünyesinde hizmet vermeye başlamıştır.
Mevlevîhâne’nin Cami bölümü de aynı tarihte restorasyona alınmış, şerbethâneyi ayıran duvar iptal edilip (giriş-sol  taraftaki yapı, kadınlar mahfilinin alt kısmı) genişletilerek son hâlini almıştır.
Ulu Cami (Cami-i Kebir)
Ulu Cami ( Cami-i Kebir) Afyon şehir merkezinde Çavuşbaş Mahallesinde, Camiikebir Caddesi üzerindedir. Selçuklu valisi Sahib Ata Fahreddin Ali’nin oğlu Afyon Sancak Beyi Nasredüddin Hasan tarafından 1273 yılında yaptırılmış Cami’nin nakışları, Nakkaş Mahmud oğlu Hacı Murad tarafından yapılmıştır.
Üç kapılı Cami’nin minaresi tuğladan olup, damı düz ve ahşap işlemelidir. Minber ve mihrabı Selçuk stilindeki işlemelerle süslü olan Caminin en büyük özelliği, 40 ahşap işlemeli direkler üzerinde oturtulmasıdır. Cami bu özelliğinden dolayı, halk arasında kırk direkli cami olarak da anılır.
1341 Yılında tamir gören cami, orjanilliğinden uzaklaşmamıştır.
Zafer Müzesi (Başkomutan Tarihi Milli Park Müdürlüğü)
1913-4 yıllarında şehir merkezinde Saitoğlu Mehmet Sait Efendi tarafından iki katlı ve tipik Anadolu evleri stilinde yapılan binanın zemin kattında 10 oda, 1 toplantı salon, üst katında 9 oda ve sergi salonu vardır. Ortada hayat denen odalara açılan geniş bir sofası vardır.
1930 Yılına kadar Belediye Binası olarak kullanılan bina, daha sonra Emniyet Müdürlüğü’ne tahsis edilmiştir.1985 yılında Milli Emlak Müdürlüğü’nce “Zafer Müzesi” olmak üzere, Başkomutan Tarihi Milli Park Müdürlüğü’ne tahsis edilmiş, 1992 yılında ise Başkomutan Tarihi Milli Park Müdürlüğü bu binaya taşınmıştır.
Başkomutan Meydan Muharebesinin planlandığı ve taarruz emrinin verildiği yer olan tarihi bina,  “Zafer Anıtı” ile Afyonkarahisar Kalesi’nin karşısındadır.
Müzede savaş sürecini anlatan belge ve fotoğrafların yanı sıra, Kurtuluş Savaşında Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, İsmet İnönü, Fevzi Çakmak Paşa ve Tevfik Bıyıklıoğlu’nun kaldıkları bu binadaki odaları kendi adlarına düzenlenmiş ve ziyarete açılmıştır.
Zafer (Utku) Anıtı
27 Ağustos 1922’deki Afyon’un düşmandan (Yunan saldırısından) kurtuluşunu canlandıran bu anıt Büyük Taarruz anısına dikilmiştir. 1936 senesinde Avusturyalı heykeltraş Krippel  tarafından yapılan anıtın açılışını dönemin Başbakanı İsmet İnönü yapmıştır.
Anıtın kaidesi büyükçe ve kübik bir kayaçtan oluşmaktadır. Kaidenin üstünde, tunçtan yapılmış çıplak iki erkek heykeli vardır. Bu heykellerden ayakta olan, düşmanı ayakları altına almış Türk'ü, ayaklar altında yatan ise ülkeyi işgal eden düşmanları simgelemektedir.
Heykeli taşıyan kaidenin çevresinde de tunçtan kabartmalar bulunmaktadır. Ön yüzde Atatürk'ün bir portresi, arka yüzde Türk askerinin taşıdığı sancağı işgalden kurtulan halkın öpmesi, sol yüzde Atatürk, İsmet İnönü, Fevzi Çakmak'ın harita üzerinde yaptıkları Başkomutanlık Meydan Muharebesi planı, sağ yüzde ise Türk askerinin yaptığı bir süngü saldırısı betimlenmiştir.
6 Kasım 1937 günü Afyonkarahisar ziyareti esnasında anıtı inceleyen Mustafa Kemal Atatürk, anıt hakkında "Büyük utkuyu en iyi anlatan anıt" demiştir.
Büyük Utku Anıtı, önden bakıldığında arkasında görünen Afyonkarahisar Kalesi ile birlikte kentin en önemli simgesidir.
Kasımpaşa Alaca Çifte Hamamı
Afyonkarahisar merkezinde, 1475 yılında Mısri Caminin bir vakfı olarak 1475’te Tuti Mezakoğlu Kasım Paşa tarafından mimar İlyas Ağa’ya yaptırılmıştır. 1967’de tamir ettirilmiştir.
Çifte hamam özelliğinde yapışmış olan hamamda kadınlar ve erkekler bölümleri ayrı ayrıdır. Soyunmalıklar her iki bölümde yan yanadır. Kare planlı ve kubbeli olan soyunmalık bölümlerinin duvarları moloz taştan yapılmış, aralarına da tuğla parçaları ile derz yapılmıştır. Dıştan kubbe etekleri testere dişi şeklindeki çıkıntılarla hareketlendirilmiştir.
Erkekler soyunmalığının kadınlar kısmı soyunmalığından farkı büyük bir kemerle niş şeklinde genişletilmiş olmasıdır. Hamamın sıcaklık bölümleri pandantifli kubbelerle duvarlar üzerine oturmuştur. Sıcaklığın batı ucuna külhan kısmı ve iki de özel halvet bölümü yerleştirilmiştir.
Afyon Çevresi
Afyon'un Şifalı Suları - Kaplıca ve Maden Suları
Türkiye’de 1500’den fazla kaplıca ve maden suyu olduğu bilinmektedir. Bunların birçoğu Afyonkarahisar ilimizdedir. Uluslar arası ünü olan Afyon’un doğal suları Hitit zamanından beri bilinmekte ve kullanılmaktadır. Osmanlılar, tarih boyunca bulundukları her ilde hamam ve çeşmeler yaparak, bu şifadan faydalanmışlardır.
Halk arasında “Ekşi Su” olarak bilinen maden suyu, Türkiye Kızılay Derneği tarafından işletilmektedir. 1900 Yılında, Belçikalı bir doktor ekşi suyu araştırmış ve şifalı olduğunu Sultan İkinci Abdülhamid Han’a bildirmiş, gerekli tahlillerden sonra 1903’te bir ferman ile bu su işletmeye açılmıştır. Maden suyu, Londra Maden Suları Fuarı’nda da altın madalya kazanmıştır.
Afyon kaplıcalarının sıcaklık derecesi 60 dereceye kadar çıkıyor olup, birçok rahatsızlıklara iyi geldiği kanıtlanmıştır. Öyle ki birçok hasta yöre tesislerine Bakanlık onayı ile sevk ediliyor.

Afyonkarahisar'ın Meşhur Kaplıcaları:

Gazlıgöl
Afyon’a 21 km uzaklıkta Hamam Köyü’ndedir. Şifalı maen suları ile meşhurdur.
Romatizma, siyatik, bel ve sırt ağrıları, nevralji ve kadın hastalıkları,mide, böbrek rahatsızlıklarına ve safra kesesi taşlarına iyi gelir.
Kaplıcada beş adet umumi havuzlu hamam bulunuyor. Biri tarihi ve şifalı içme suyu diğeri cilt hamamı olarak özel kaynak suyuna sahip olup, Uyuz ve Çoban pınarları bu suyun sızıntılarıdır.
Gecek
Afyon-Kütahya karayolu üzerinde, Afyon’a 18 km uzaklıkta Araplı Dereye yakındır. Eski Hamam (Büyük Hamam), Çelikli veya Kapıaltı ismi ile anılır. Küçük Hamam ise, Kükürtlü veya Hacethane adları ile bilinir. Kaplıcanın kamp kurmaya müsait yeri vardır.
Banyo tedavisi ile kadın hastalıkları, nevralji, romatizma, kırıklar ve metabolizma bozuklukları, cilt ve sinir hastalıkları için faydalıdır. İçme tedavisi ise müzmin nezle ve boğaz iltihabına iyi gelir.
Ömerli
Afyon-Kütahya karayolu üzerinde, Afyon’a 16 km mesafededir. Suyun sıcaklığı 54 derecedir. Kaplıcada bulunan kabir taşında Ömer Dede isimli ermiş bir çobanın asası ile yeri kazarak bu kaynağı bulduğu yazılıdır. Kaplıcanın iki umumi havuzu vardır.
Banyo tedavisi kadın hastalıkları, nevralji, romatizma, kırıklar ve metabolizma bozukluğuna iyi gelmektedir.
Hüdai
Afyon-Antalya karayolu üzerinde ve il merkezine 15 km. mesafededir. Türkiye’nin dünyaca ünlü kaplıcalarındandır. Sandıklı ilçesine 9 km uzaklıktadır. Çok yüksek derecede radyoaktiviteye sahiptir. Şifa tesiri çok yüksektir. Kaplıcanın 9 adet umumi havuzu, iki çamur banyosu ve iki tabii saunası vardır.
Banyo tedavisi romatizma, siyatik, böbrek ve kadın hastalıklarına iyi gelir. Çamur banyosu her türlü romatizma, nefrit, kırık-çıkık, çocuk felci, nevralji ve kadın hastalıklarına iyi gelir.
Heybeli
Afyon – Konya yolu üzerinde, Bolvadin’e 30 km uzaklıktadır. Doğu, Batı ve Heybeli olmak üzere üç kaynağı vardır.
İçme tedavisi barsak ve mide rahatsızlıklarına faydalıdır. Banyo tedavisi romatizma, nevralji, nefrit, kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.
Ali Çavuş Çeşmesi
Üzerindeki kemerde yapım kitabesi bulunan çeşme, 19.yüzyılda Germiyanoğlu I.Yakup tarafından Sandıklı İlçesinde yapılmıştır.
Çavuş Camine bitişik olarak yapılan cami, klasik bir çeşme olup, kesme taş kaplamalıdır. Çeşmenin iki kemer ayağındaki mermer yazıtta ayrıca, Sandıklı kalesinin bugün Hisar denilen höyük üzerine kale yapıldığını gösteren kale yapım yazıtları mevcuttur.
Altıgöz Köprüsü
1214 Yılında, Akarçay üzerinde Akkoyun Beylerinden İlyas Bin Oğuz tarafından yaptırılan Altıgöz Köprü altı kemerlidir. 1861 Yılında Osmanlılarca tamir görmüş köprü Cirit Kayası eteklerini birleştirir.
Avdalas Kalesi
Avdalas Kalesi, ve Gazlıgöl Kaplıcası’na 10 kilometre mesafede Ayazini Köyü’nde bulunan Avdalas Kalesi, çok katlı, çok odalı Bizans dönemi  yerleşik düzende yapılmış tarihi bir kaledir.
Ayazini Kilisesi
Ayazini Kasabasındaki ören yerindeki, Ayazini Kilisesi hangi tarihte ve kimler tarafından yapıldığı bilinmemekle birlikte, m.s. bin yıllarında yapılmış olduğu tahmin edilmektedir.
Tüf kayalık içinde, kaya yüzeyine oyularak yapılmış ibadethanenin ön yüzü kubbeli ve apsislidir.
Başkomutanlık Tarihi Milli Parkı
Türk tarihinin en büyük savaşları arasında olan Büyük Taarruzun yaşandığı Kocatepe ve bölgesindeki düşmanla karşı karşıya gelerek Afyon'a kadar ulaşılan savaşın sonucunda; tüm dünyanın beklemediği bir zafer kazanan Türk milletinin, bu büyük başarısının geçtiği bölge günümüzde Başkomutanlık Milli Parkı olarak koruma altına alınmıştır.
Murat Dağlarının doğusuna bakan Milli Park, 1981 Yılında, Bakanlık kararı ile 40 bin hektarlık alanda kurulmuştur. Çok güzel yeşillendirilmiş Milli Park içinde 11 adet anıt ve şehitlik, 1 adet tanıtım parkı ve 2 adet müze bulunmaktadır.
Bayramaliler Kalesi
Bizans döneminde Leonto Kefal isimli yerleşim yeri olan Afyon İhsaniye ile Döğer İlçesi arasında olan Sarıcaova Köyünün üst kısmındaki Bayramaliler Kalesi gizli bir geçit ile Demir Kale’ye bağlanır.
Yıkılmış surlar içerisinde mağara ve sarnıçlar kalıntıları mevcuttur.
Bolvadin Belediye Müzesi
Yaklaşık bin metrekarelik alana kurulu Müze Afyonkarahisar'ın Bolvadin ilçesinde yer alan hem arkeolojik, hem etnografik eserlerin sergilendiği belediyeye ait karma bir müzedir.
Müzede sergilenen eserler, Bolvadin Lisesi'nin bahçesinde ve Alkoloid Fabrikası'nda toplanmış daha sonra Belediye tarafından önce sinema daha sonra kültür merkezi olarak kullanılan binanın müzeye dönüştürülmesi ile bu binaya taşınmıştır.
Müzede Erken Tunç Çağı, Antik Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait buluntular ile yöresel gelenek ve görenekleri yansıtan etnografik malzemeler sergilenmektedir. Sergilenen malzemeler arasında Bolvadin'deki haşhaş üretimi ve kullanımına, Eber Gölü yöresindeki kamıştan hasır üretimine ilişkin fotoğraf ve malzemeler, kavaflık, koşumculuk, marangozluk, berberlik, çiftçilik, demircilik gibi mesleklere ait malzemeler,  pekmez imalathanesi malzemeleri, kaymak imalat malzemeleri ile mamullerinin figürleri, çeşitli mutfak malzemeleri, elbiseler, ağırlık-tartı malzemeleri, ateşli ve ateşsiz silahlar, Roma ve Bizans ağırlıklı, Beylik, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti sikke ve para koleksiyonları vardır.  (Sikke koleksiyonlarının derlenip düzenlenmesinde zamanın Afyon Müze Müdürü Arkeolog Ahmet TOPBAŞ'ın katkıları vardır.)
200 kişilik konferans salonuna sahip olmasından dolayı, Afyon’daki bir çok etkinliğin yapıldığı Müzede bir de ihtisas kütüphanesi vardır.   Teşhir salonlarından birinde, Bolvadin Gelin odası, Bolvadin Oturma odası sergilenmektedir. Müzenin bahçe kısmında Roma, Bizans lahit parçaları ve steller, Osmanlı mezar taşları ve arkeolojik eserler yer almaktadır.
Bolvadin Kemerkaya Yedi Kapı Kaya Yerleşim ve Öreni
Bolvadin Kemerkaya Yedi Kapı Kaya Yerleşim ve Ören yeri, Bolvadin-Emirdağ arası Kemerkaya kasabasının 3 km. yukarısındaki kayalıklardadır.
Afyonkarahisar’daki yer altı kentlerinin ortaya çıkartılması için başlatılan çalışmaların ilki burada başlamıştır.
1997 Yılında Afyon Arkeoloji Müze Müdürlüğü tarafından başlatılan kazılarda, askeri garnizon veya idari binalar olabileceği tahmin edilen kayaya oyma karmaşık yapı grubu ile halkın sığınak olarak kullandıkları yeraltı kentinin bir bölümü ortaya çıkarılmıştır.
Geç Roma ve Erken Bizans Dönemi'ne tarihlenen yerleşimdeki çalışmalar günümüzde halen devam etmektedir.
Bolvadin Kırkgözlü Köprü
Kırkgözlü Köprü, Afyon’un Bolvadin İlçesinde Eber Gölü’ne akan Akar Çay üzerinde olup iki yüz metre uzunluğundadır.
Köprünün güney tarafı, Bizans İmparatoru I.Manuel Kommen tarafından mermer ve yontulmuş bazalt taştan yapılmıştır.
İpek Yolu üzerinde bulunan bu köprünün güney kısmı, Mimar Sinan tarafından 64 göze kadar mermerden yapılarak uzatılmış ve buraya bir namazgâh ve kitabe ilave edilmiştir.
Burmalı Çeşme
Merkez Çakırköyü’nde bulunan geç Roma dönemine ait çeşmenin üzerinde meduza, nike ve kadın-erkek büstleri kabartma olarak yapılmış bir lahit teknesinden oluşmuş, dört sütunlu ve bakır kaplamalı çatı ile örtülmüştür.
Buzluk Mağarası
Afyon’un Sultandağı İlçesi, Dereçine Kasabası yakınında bulunan Sultan Dağı’nın 2.500 metrelik zirvesinde bulunan mağara, yüzyıllardan beri sadece yaz sıcağında buz eritebilmektedir. Mağaraya sadece yazın çıkılabilmektedir.

Üç kademeli Mağaranın girişi sadece bir kişinin geçebileceği kadar dardır. Aşağı indikçe hava soğumakta ve buz sarkıtları artmaktadır.
Cılkoğlu Çeşmesi
1871 yılında Cılkzâde Hacı Süleyman Ahmet Bey tarafından Bolvadin ilçesinde yaptırılan çeşmenin üzeri kara örtü iken, İkinci Dünya Savaşı sırasında bugünkü duruma getirilmiştir. Kütahya çini örneklerinden olan panolarda “Maşallah” ve “Yâ Hâfız” yazılıdır.
Çay Kervansarayı
Afyon’un Çay İlçesinde bulunduğu için adını ilçeden alan ÇayKervansarayı tipik Selçuklu dönemi eseridir.
Merkezde dört fil ayağı ve çevresinde on iki ayak üzerinde tonoz örtülü ışıklıklı, kale görünümlü, kâgir bir yapı olup avlulu ve kapalı Kervansaray tipindedir.
Dinar Örenyeri (Geleneia-Apameia Kibotos)
Afyonkarahisar-Denizli karayolu üzerinde Dinar İlçesinde bulunan  antik kentin ilk adı Keleneia’ dır.
Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, Truva savaşına katılan Ahiya Prenslerinden Geleneios’un savaş sonrasında İç Anadolu’ya gelerek şimdiki Dinar’a yerleşmesiyle kurulmuş ve bu nedenle Gelenia adını almıştır.
Şehir M.Ö. 6. yüzyıldan itibaren dönemin önemli bir merkezi olmuştur. Pers, Helen ve Roma dönemlerinde Ephesus’la birlikte ikinci büyük kenti olmuştur. Hellenistik ve Roma dönemlerinde daha da gelişen şehir Apameia adını almıştır.
Dönemin anıtsal yapıtlardan olan stadyum ve tiyatro kısmen özelliğini koruyarak kalmıştır.
Helen dönemindeki özerk konumuyla imparator, adına gümüş cistophorus ve bronz sikkeler bastırmıştır. Ephesus’la birlikte bastırdığı bronz sikkeler de vardır. Roma döneminde de yarı özerk olarak İmparator adına sikkeler bastırmıştır.
Docimeium Antik Kenti
Makedonyalılar tarafından kurulmuş olan Docimeium Antik Kenti'nin kuruluş tarihi tam olarak bilinmemektedir.
Helenistik dönemde kurulan kentin yeri şimdiki Afyonkarahisar'ın İscehisar İlçesi'dir.

Döğer Kervansarayı
İhsaniye İlçesinin Döğer Kasabasında olması sebebi ile adını bulunduğu kasabadan alan Döğer Kervansarayı, 1434 yılında Sultan II. Murat Han tarafından yaptırılmıştır.
İki katlı yapılan Kervansaray tipik Osmanlı Kervansarayları niteliğindedir. İki katlı binanın, alt katı develik, üst katı ise göçerlerin konaklaması için pencereli, ocaklı, tonoz ve kubbeli küçük odalar şeklinde yapılmıştır.
Binanın duvarları moloz taştan yapılmış olup, çatısı taş kaplamadır. Zemin katta 4 fil ayağı üzeri tuğladan yapılmış kemer bulunmaktadır.
Eber Gölü
Türkiye’nin 12. Büyük gölü olan Eber Gölü, Çay ve Bolvadin İlçeleri arasındadır.
Halkın kopak dediği ve Türkiye’nin tek yüzer adalara sahip gölü üzerindeki çayırlıklar ile de farklı bir görüntü güzelliği sunar.
Birinci derece de avcıların uğrak yeri olan gölde, karabatak, sakarca kazı, büyük cılıbıt ve dalmaçya pelikanı bolca bulunur.
1992 yılında 1. dereceden Tabiat Sit Alanı olarak kabul edilen Eber Gölüne kanolarla kamış ve sazlıklar arasından geçerek ulaşılıyor. Yol ve iskele sorunu olan göl, turizme açık değil.
Eğerli Kaya Kilisesi
Afyon’daki Eğerli Kaya Kilisesi İscehisar ve Bayat ilçeleri arasında kalan Eyerli Dağı'nın yamaçlarında bulunmaktadır.
Şehrin ayakta kalabilmiş en sağlam kilise kalıntılarına sahiptir. Kilise içerisindeki desenler orjinalliğini hala korumaktadır.
Eğret (Anıtkaya) Kervansarayı
Eğret Kervansarayı’nın ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmemekle birlikte, 14.yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektetir.
Afyon ilinin Anıtkaya Kasabasında bulunması sebebi ile Anıtkaya Kervansaray da denmekte olan Kervansaray, Osmanlı ve Selçuklu eserlerine benzememektedir.
Germiyanoğulları dönemi yapıldığı tahmin edilen Kervansaray moloztaş üzeri kesme taş kullanılarak yapılmıştır. Taç kapı girişi çift sütunla güçlendirilmiştir. Üç sahanlı Kervansaray iki sıra fil ayakları tonozla kaplıdır.

Emirdağ-Hisarköy Örenyeri (Amorium)
Emirdağ’a bağlı Hisarköy’deki antik kent, eski Synnadik (Santral Frigya) ilinin bir ilçesidir. Geniş bir ilçenin pazarı, ekin ve ticaret merkezi olan Amorium, batıda Dokimya’dan, doğuda Flomelyum (Akşehir) ve kuzeyde Dorileum (Eskişehir) den gelen üç yolun kavşağında bulunmaktadır. Amorium ise kentin Klasik çağdaki adı olup, Hititler dönemindeki adı ise, Aura’dır.
Hellenistik dönemde tam, Roma döneminde ise yarı özerk olan kent lmparator adına bronz sikkeler bastırmıştır.
Bizans döneminde önemini artırarak, İstanbul’dan sonra ikinci büyük kent konumuna yükselmiştir. Bizans Döneminde yönetimi eline geçiren ve Frig Sülalesi olarak bilinen sülalenin kökeni Amoriuma dayanır ve üç tane imparator çıkarmıştır.
Göynüş Vadisi
Afyon’un İhsaniye İlçesine 1,5 km mesafede bulunan Göynüş Vadisi içerisinde, Göynüş Kalesi, Aslantaş ve Yılantaş üzerinde aslan kabartmaları bulunan mezar odaları olup ve Maltaş Kybele Açık Hava Tapınağı bulunmaktadır.
İhsaniye Ayazini Ören Yeri
Afyon’un İhsaniye İlçesindeki Ayazini Kasabası Friglerden döneminden beri yerleşim yeri olarak kullanılmaktadır.
Bölgeyi yanardağ lavlarından oluşmuş yüzey aşınımıyla kumlu mikalı toprak kaplamıştır. Bu tüflü kayalar kolay oyulabilme özelliği taşımaktadır.  Roma Bizans dönemlerinde Metropolis halini alan dini merkezin, kayalıklarında birçok kilise, şapel ve yaşam alanları oluşturulmuştur.
Ayazini ören yerinde, Roma ve Bizans Dönemleri'ne ait aile ve tek kişilik kaya mezar odaları bulunmaktadır. Bu mezarlar rahat şekil verilen kaya taşları ile süslendirilmiştir.
Seydiler köyünden başlayıp Döğer bucağına kadar uzanan bu doğal kuşak Peri Bacaları ile kaplanmıştır.
Birbirine bağlantılı çok katlı kaya oyma yapılara en güzel örnek Ayazini köyü içinde yer alan Avdalaz Kalesidir. Ören yerinde ayrıca, kayaya oyulmuş m.s. binli yıllarda yapıldığı sanılanbir de kilise (Ayazini Kilisesi) bulunmaktadır.
İhsaniye Döğer Ören Yeri
Afyon’un İhsaniye İlçesinde bulunan Döğer Kasabası, Frig döneminden beri yerleşim alanı olarak kullanılmış ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış.
Döğer Örenyeri'nde Kapıkaya I-II ve Aslankaya kalıntılarının yanı sıra Roma ve Bizans dönemiyle tarihlendirilen mezar odaları ve kiliseleri görmek de mümkündür. Tanrıça Kybele adına açık hava tapınağı özelliğinde yapılmış kaya anıtları da vardır.
M.Ö.7. yüz dönemlerinde kurulan yerleşimlerde kalıntılar birbirine yakın mesafelerdedir.
Birinci Kapıkaya harabeleri, Döğer Kasabası'dan Leğer Köyü'ne giden yol üzerinde yer alıyor.
İkinci Kapıkaya'da  aynı bölgede ve Emre Gölü kıyısındadır.
Aslankaya ise; üçgen çatılı tapınak cephesi ile Döğer Kasabası ve Üçler kayası Köyü'nün arasında yapılmıştır.
İscehisar Kırkinler ve Seydiler Kalesi
Afyonkarahisar-Ankara karayolu 32.kilometresindek İscehisar ilçesi, Seydiler köyünde bulunan Kırkinler Kayalığı ve Seydiler Kalesi, Frig döneminde yapılmış, Bizans döneminde de kullanılmış eski bir yerleşim yeridir. Tüflü kayaların kolay oyulması ile yapılan ev ve hayvan barınakları yanı sıra kilise, manastır gibi ibadethaneleri ve kaya mezarlıkları bulunmaktadır.
İscehisar Sarıçayır (Selimiye) Kaya Mezarlıkları
İscehisar ilçesine bağlı Sarıçayır köyü çevresindeki kayalıklarda, Bizans Dönemi'ne ait yerleşim yeri ve kaya mezarlıkları vardır. Tüf kayaların kolay oyulması ile yapılan bu kaya mezarların bazıları tek, bazıları ise aile mezarlığı şeklinde olup, kabartma ve bezemelerle süslenmiş, kimlere ait oldukları ise kırmızı boyalarla üzerlerine yazılmıştır.
İscehisar Peri Bacaları
Afyonkarahisar – Ankara karayolu üzerinde, İscehisar İlçesi Seydiler Kasabasında ve çevresindeki vadilerde pek çok peri pacaları bulunmaktadır.
Ayrıca Afyon’un Karakaya Köyü’nün Veliler Mahalle’sinde, Ağın Dağı’nın eteklerindeki kaya yerleşimlerinin önünde, orman içinde bulunan Ornaş Kayalıkları civarında da bir çok  peri bacısı bulunmaktadır.
İshaklı (Sahipata) Kervansarayı
Sahipata Kervansarayı, İshaklı İlçesinde, Çarşı Cami’nin hemen yanındadır. Kervansaray,  Selçuklular döneminde 1249 yılında II. İzzettin Keykavus’un vezirlerinden Sahip ata Fahrettin Ali tarafından yaptırılmış olup, İshaklı Kervansarayı olarak da anılmaktadır.
Kervansaray kesme taştan yapılmış olup, beşik tonozlarla örtülüdür.
Taç kapıdan girilen Kervansarayın etrafında odalar, ortasında ise iki katlı dört ayak ve kemerler üzerine oturtulmuş bir köşk mescit vardır. Yan tarafında konaklayan göçerler için develik vardır.
Kervansarayın kışlık bölümü de, taç kapılı olup, çatısı 16 ayak üzeri tonozla örtülüdür.
Sandıklı Kalesi
Sandıklı Kalesi, 1325 yılında Germiyanoğlu Sultanı Yakub Bey tarafından yaptırılmış olup, Tunç Çağından beri yerleşim yeri olan yüksek bir höyük üzerinde üçkat surlarla çevrilerek inşa edilmiştir. Günümüzde harabe olan kaleden ancak on metrelik bir duvarı ayakta kalabilmiştir.
Şuhut Bininler Kayalığı
Şuhut’un Senir Köyü yakınındaki bulunan Bininler Kayalığı, Bizans dönenme ait eski bir yerleşim yeridir.
Kolay oyulabilir tüflü kayalara şekil verilerek yapılmış, iki veya üç odalı evler, ibadethaneler, hayvan besleme alanları vardır. Kayalığın alt kısımlarında oyulmuş kaya mezarlıkları olduğu gibi, Geç Roma Dönemi kapaklı kayaya oyulmuş mezarlar da vardır.
Şuhut Şehitliği
1922 tarihinde Büyük Taarruz ve daha önceki muharebelerde yaralanan askerler, Şuhud İlçesindeki Büyük Cami’de kurulan seyyar hastanede tedavi edildikten sonra, iyileşenler cepheye gönderilmiş, şehit olanlar ise semt mezarlığına gömülmüştür.
Daha sonra şimdiki şehitlik mezarlığına topluca gömülmüşlerdir.
1971 yılında Afyonkarahisar’ın Şuhut İlçesi merkezinde yapılan Şehitlik, küçük piramidal bir anıt şeklinde olup, üzerindeki kitabeye“İstiklâl Harbinin Aziz Şehitleri 1922” yazılmıştır.
Şuhut Ulu Cami
1415’te Hamza Paşa tarafından yaptırılan Şuhud Ulu Camisi, 1862’de tamir görmüştür.
Dört sıra 16 mermer sütun üzerine inşa edilen cami kesme taş ve tuğladan yapılmıştır.
Yedikapılar Manastırı
Yedikapılar Manastırı, Bolvadin İlçesi Yedikapılar Mevkii’ndedir. Manastırı’nın ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığına dair kesin bilgiler bulunmamakla birlikte mimari incelemesi sonucu 8. -10. Yüzyıl aralarında yapıldığı tahmin edilmektedir. Tüf kayaların oyularak şekillendirilmesi ile yapılmış manastır,  birbirine bitişik tonoz tavanlı kilise ve odalardan oluşmaktadır.
Afyonkarahisar’daki Pentapolis Kentleri ve Özellikleri
Bruzus
Sandıklı ilçesi Karasandıklı köyünde kurulmuştur.
Eucarpeia
Sandıklı ilçesi Emirhisar köyünde kurulmuştur.
Hierapolis
Sandıklı ilçesi, Koçhisar köyünde kurulan kurulmuştur. Aynı zamanda Phrygia Salutaris (Şifalı Frigya)’nın merkezidir. “Kutsal Kent” olarak adlandırılmıştır.
Otrus
Hocalar ilçesi Yanıkören köyünde kurulmuştur.
Stectorium
Sandıklı ilçesi Menteş kasabasında kurulmuştur..
Ococlia
Şuhut ilçesi Karacaören köyünde kurulmuştur.
Lysias
Şuhut ilçesi Arızlı köyünde kurulmuştur.
Metropolis
Dinar ilçesi Tatarlı kasabasında kurulmuştur. Campus Metropolitanus veya Frig Metropolisi adıyla da bilinir.
Cidyessus
Sincanlı ilçesi Küçükhöyük kasabasında höyük mevkiinde  kurulmuştur.
Prymnessus
Merkez ilçe Sülün köyünde Frigler tarafından kurulmuş büyük kentlerdendir. Helen döneminde özerk, Afyon Arkeoloji Müzesinde bulunan devasa boyutlu Herkül Heykelinin bulunduğu antik kenttir.
Sanaus
Dazkırı ilçesi Sarıkavak köyünde kurulmuştur. Burada M.Ö. 2. veya l. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen bastırılmış, tek bir bronz kent sikkesi bulunmuştur.
Diocleia
Kent yerleşim yerinin Hocalar ilçesi Ahurhisar kasabasında olduğu sanılmaktadır. Roma İmparatoru Elagabalus (M.Antonius) ‘un kenti ziyareti anısına bronz kent sikkesi bastırmıştır.
Sibidunda
Şuhut ilçesi Atlıhisar kasabasında kurulmuştur.
Diğer Bilgiler

Tarih
Afyonkarahisar ili adını şehrin güneyinde bulunan kaleden ve afyon bitkisinden almıştır. M.Ö. 7000 yılından başlayarak günümüze kadar ilin sınırları içerisinde Kalkolitikten, Eski Tunç Devri’ne geçiş kültürlerinden sonra Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı medeniyetleri konumlanmıştır. Selçuklu Türklerinin 1071 yılında Anadolu’yu fethinden sonra Afyonkarahisar Türk egemenliğine geçti. Bu tarihten itibaren Afyonkarahisar, sırasıyla Selçuklu Devleti Sahipoğulları Beyliği, Germiyanoğulları Beyliği hükümdarlığı altında yaşadıktan sonra 1428′de Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katıldı.

Coğrafya
Afyon, Anadolu’nun batı yarısında bir kavşak noktası olup, doğuyu batıya, kuzeyi güneye bağlayan doğal bir kapı konumundadır. Kışları soğuk ve kar yağışlı, yazları sıcak ve kurak bir step iklimi görülür, İlkbahar ve sonbaharda ise yağışlar yağmur biçiminde artar.Afyon ilinin ilçeleri; Başmakçı, Bayat, Bolvadin, Çay, Çobanlar, Dazkırı, Dinar, Emirdağ, Evciler, Hocalar, İhsaniye, İscehisar,
Kızılören, Sandıklı, Sincanlı, Sultandağı ve Şuhut’tur.
Başmakçı: İlin en güney ucunda yer alan ilçe il merkezine 129 km. uzaklıkta Söğüt Dağlarına yaslanmıştır. Isparta, Kula, Ladik, Hereke tipi halı dokumacılığı, gül yetiştiriciliği, Kuş Cenneti, Acı Gölü ile ünlüdür.
Bayat: Afyon-Ankara karayolu üzerinde il merkezine 46 km. uzaklıktadır. Bayat ilçesinde Kurtini, İnpazarcık, Asarkale, Elicek ve Yanıkin Bizans dönemi yerleşim alanları bulunmaktadır. Kök boyalı Bayat kilimleri, Amerika, Japonya ve birçok Avrupa ülkesinden sipariş alacak kadar ün kazanmıştır.
Bolvadin: İlçe Afyon-Konya karayolu üzerinden 13 km. içeride il merkezine 61 km. uzaklıkta, Antik Kral Yolu üzerinde, Eber gölü kenarında kurulmuştur. Eber Gölü; sazlığıyla, yüzen adacıkları ve balık avcılığı ile adını dış ülkelere duyurmuştur. 
Çay: Afyon-Konya karayolu üzerinde, il merkezine 48 km. uzaklıktadır. İlçenin geçmişi oldukça eskiye dayanmakla birlikte bugüne kalan tarihi eser sayısı azdır. Tabi güzellikleri arasında Eber ve Karamık gölleri bulunmakta olup, bu göllerde balık avcılığı ve çeşitli kuş avcılığı yapılmaktadır. Çağlayan Parkı ve Şelalesi, Kanlı Yer Kavaklığı çevrede tercih edilen piknik yerleridir. Selçuklulardan kalma Taş Camii ve Kervansaray önemli tarihi eserleridir.
Çobanlar: Yöre tarihinin Akarçay kenarındaki höyüklerle yaşıt olduğu ve eski Tunç Çağı'na kadar uzandığı bilinmektedir. Bugünkü Kocaöz (Feleli) köyünde antik Anabura kenti kurulmuştur. Afyon Arkeoloji Müesinde bulunan Artemis heykeli buradan çıkarılmıştır.
Dazkırı: Afyon-Denizli karayolu üzerinde il merkezine 140 km mesafededir. İlçemiz 1959 yılında ilçe olmuştur. İlçemiz kök boyalı halı dokuma ve satış reyonlarıyla dünya çapında üne kavuşmuştur.
Dinar: Afyon-Antalya karayolu üzerinde, il merkezine 106 km. uzaklıkta olup Akdeniz ile Ege bölgeleri arasında bulunmaktadır. Tarihin ilk müzik yarışması, Marsyas ile Tanrı Apollon arasında Dinar’da yapılmıştır. İlçenin önemli turistik değerleri Danteon (Tanrılar kulu tapınağı), Artemis-Anaitis tapınağı, antik tiyatrosu, agorası (Pazar yeri), antik stadyumu, Suçıkan Parkı, Pınarbaşı, Karakuyu Kuş Cenneti, Norgaz piknik alanı, Cerit ve Zenderi yaylalarıdır.
Emirdağ: Afyon’un 70 km. kuzey doğusunda kurulmuş en eski ilçelerinden olan Emirdağ yöresinde yerleşim M.Ö.1437 yılına kadar gitmektedir. Emirbaba, Gölcük, Çiçekli Yaylaları, Balcam Mağarası, Amorium ören yeri ve Sakarya nehrini besleyen Pınarbaşı gezip görülebilecek yerlerdir.
Evciler: Çevre höyüklerde bulunan parçalardan tarihinin Lidyalılara kadar uzandığı anlaşılmaktadır. İlçede Koca höyük ve Küçük höyük diye bilinen iki höyük ile Öküzviran ve Kocaviran isminde iki örenyatağı vardır.
Hocalar: Anadolu eski çağlardan bu tarafa pek çok medeniyetlerin beşiği olmuştur. Ahır dağlarında bulunan bronz Hitit Heykeli yörenin çok eski dönemlerden beri önemli bir yerleşim merkezi olduğu izlenimini vermektedir.
İhsaniye: Afyon’un 35 km. kuzeyindedir. Gazlıgöl kaplıcası ve içmeleri, Frig kaya anıtları, Roma, Bizans kaya yerleşimleri, mezar odaları, peri bacaları ve yaylaları ilgi odakarından bazılarıdır. Ayazin, Kayıhan yerleşim birimleri, Kapıkayalar, Aslantaş, Maltaş ve Yılantaş tarihi kalıntıları Frig dönemine aittir. Ayrıca doğa harikası kütleler ve peri bacalarının süslediği bu alan, Frig bölgesi diye anılır.Gazlı göl kaplıcalarında çıkarılan maden suyu dünyaca ünlüdür.
İscehisar: Afyon-Ankara karayolu üzerinde olup il merkezine 23 km uzaklıktadır. 1987 yılında ilçe olmuştur.Zengin mermer yatakları üzerinde kurulmuş olan ilçe, tarım, hayvancılık ve mermer sanayi üzerinde gelişmiştir.
Kızılören: Afyon-Antalya karayoluna 3 km. il merkezine 87 km. uzaklıktaki ilçede bulunan Ulu Cami ve korumaya alınan Çınar ağacı ve şehir merkezindeki tarihi evler görülmeye değer yerleridir.
Sandıklı: İl merkezine 60 km. uzaklıkta, Antalya-Denizli karayolu, İzmir-Ankara-İstanbul demiryolu hattı üzerinde kurulmuş önemli yerleşim merkezlerinden biridir. İlçe kaplıcası ve leblebisi ile ünlüdür. İlçede bulunan Hüdai Kaplıcaları iç ve dış turizme hizmet vermektedir.
Sincanlı: Afyon-Uşak-İzmir karayolu üzerinde, il merkezine 33 km uzaklıktaki ilçe, kendi adını taşıyan, günümüzde de izleri görülen antik yolların kavşağında kurulmuştur. İlçede Tazlar köyü orman içi piknik alanı, Başkomutan Milli Parkı, Büyük Taarruz Şehitliği, Çiğiltepe Albay Reşat Anıtı, Yıldırım Kemal Şehitliği, Sinanpaşa ve Kureşbaba (Boyalı) Külliyeleri, Otuziki inler, Kırka göleti, Serban göleti gezilip görülecek yerleridir.
Sultandağı: Afyon-Konya karayolunun 68.km.’sinde Sultan Dağları'nın eteğinde kurulmuştur. Bizanslılar ve Selçuklular zamanına kadar batı ve doğunun yol uğrağıdır. Ayrıca; Anadolu-Bağdat İpek Yolunun geçmesi ile de ticari bir önem kazanmıştır.Akşehir gölleri, Taşköprü, Çiğdem düzü, Asmalı gibi mesire yerleri, Sahipata kervansarayı ve hamamı, Laleli çeşmesi, Buzluk Mağarası, Dört Deresi ve manastır başlıca gezip görülecek yerlerdir. Fındık ormanlarıyla kaplı Balaban, Dumra, Küçük ve Büyük Kirazlı yaylaları ise yayla turizmine elverişlidir.
Şuhut: İç Ege Bölgesinin en doğusunda yer alan Şuhut’un il merkezine uzaklığı 29 km.dir. İlçenin tarihinin Neolitik Çağa kadar uzandığı, Şuhut Hisar, Karaadilli, Kepirtepe Höyüğü'nün bu çağa ait eserler olduğu tahmin edilmektedir. Hisar tepesi (Synnada Höyüğü), Bininler Kaya Mezarları ve Asmakaya Kalesi eski yerleşim yerleri olup, Kayabelen Göleti ve Selevir Baraj Gölü mesirelik ve dinlenme yerleridir.

Gezilecek Yerler
Müzeler
Afyon Müzesi
Müzede, Afyon ve çevresinde yer alan höyük ve antik şehirde bulunan Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Frig, Roma ve Bizans devirlerine ait eserler sergilenmektedir. Ayrıca müzenin bahçesinde Herakles ve İmparator Hadrianus’un kolosal (büyük) heykelleri, Ion, Korinth tipi sütun başlıkları, üzerleri yazıtlı veya kabartmalı ve bölgenin tipik eserleri arasında olan “Kapı Tipi Mezar Stelleri”, pişmiş toprak lahitler ve çeşitli mimari parçalar sergilenmektedir.

Örenyerleri
İhsaniye Ayazini Kasabası (Metropolis):
Ayazini kasabasının Frigler Dönemi’nden beri yerleşim yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir. Roma ve Bizans Dönemleri’ne ait aile ve tek kişilik kaya mezar odaları, Bizans Dönemi’ne ait kiliseler ve kaya yerleşimleri arazinin elverişli olması nedeniyle oyularak yapılmış eserleridir. Aslanlı mezar odaları, sütunlu mezar odaları ile kayaya oyulmuş kilise ve şapeller bulunmaktadır.
İhsaniye Döğer Yerleşim Yeri: İhsaniye ilçesine 12 km. uzaklıktaki Döğer kasabası Frigler Dönemi'nden beri yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. Aslankaya, Kapıkaya I ve II, Tanrıça Kybele adına yapılmış açık hava tapınağı özelliğindedir.M.Ö.7.yüzyılda yapılmış kaya anıtları ile Asar ve Eski Döğer’de Frig yerleşim yerleri vardır. Roma ve Bizans Dönemi’ne ait kaya yerleşim ve mezar odaları ile kiliseler çevrede oldukça çok görülmektedir.
Synnada: Şuhut ilçe merkezinde bulunan kent, Roma ve Bizans dönemlerinde Frigya’nın başkenti olmuş büyük bir kenttir. Roma döneminde yarı özerk bir konuma ulaşmış olan kentte, imparator adına ve Hieropolis’le ortaklaşa, gümüş Cistophorus ve bronz sikkeler bastırılmıştır.
Apameia Kibotos Antik Kenti: Bugünkü Dinar ilçesinde bulunan kentin daha önceki adı Kelainai’dir. Roma döneminde Apameia Kibotos adını almıştır. Şehir M.Ö. 6. yüzyıldan itibaren önemli bir merkez olmuştur. Efes’ten sonra ikinci büyük kent olduğu bilinmektedir. Anıtsal yapıtlardan olan stadyum ve tiyatro kısmen özelliğini koruyarak kalmıştır. Efes’le birlikte bastırdığı bronz sikkeler de vardır. Yarı özerk olarak imparator adına sikkeler bastırmıştır.
Dokimaia Antik Kenti (İscehisar): İscehisar ilçe merkezinde, Makedonyalılar tarafından kurulmuş bir kenttir. Roma döneminde yarı özerk konumuyla, imparator adına bronz kent sikkeleri bastırılmıştır.
Yedi Kapı Kaya Yerleşim Yeri: Bolvadin-Emirdağ karayolu üzerinde yer almaktadır. Çalışmalar sırasında askeri garnizon veya idari binalar olabileceği tahmin edilen kayaya oyma kompleks yapı grubu ile halkın sığınak olarak kullandıkları yeraltı kentinin bir bölümü ortaya çıkarılmıştır. Geç Roma ve Erken Bizans Dönemi’ne tarihlenen yerleşimdeki çalışmalar devam etmektedir.
Pentapolis Kentleri
Bruzus: Sandıklı ilçesi Karasandıklı köyünde bulunan kent Pentapolis olarak adlandırılan beş kentten birisidir ve kentlerin kuzeyinde yer almaktadır.
Eucarpeia: Sandıklı ilçesi Emirhisar köyünde bulunan Pentapolis kentlerinden biridir.
Hierapolis: Sandıklı ilçesi, Koçhisar köyünde bulunan Pentapolis kentlerinden biridir. Aynı zamanda Phrygia Salutaris (Şifalı Frigya)’nın merkezidir. “Kutsal Kent” olarak adlandırılmıştır.
Otrus: Hocalar ilçesi Yanıkören köyünde kurulmuş Pentapolis kentlerinden biridir.
Stectorıum: Sandıklı ilçesi Menteş kasabasında kurulan Pentapolis kentlerinden biridir.
Ococleia: Şuhut ilçesi Karacaören köyünde bir kenttir. Roma Dönemi’nde yarı özerk konumuyla, imparator adına ve Bruzus kentiyle ortaklaşa bronz kent sikkeleri bastırmıştır.
Lysias: Şuhut ilçesi Arızlı köyünde bir kenttir.
Metropolis: Dinar ilçesi Tatarlı kasabasında kurulmuş, bir kenttir; Campus Metropolitanus veya Frig Metropolisi adıyla bilinir.
Cidyessus: Sincanlı ilçesi Küçükhöyük kasabasında Höyük mevkiindedir.
Prymnessus: Merkez ilçe Sülün köyünde Frigler tarafından kurulmuş büyük kentlerdendir. Afyon Arkeoloji Müzesinde bulunan devasa boyutlu Herkül heykelinin bulunduğu antik kenttir.
Sanaus: Dazkırı ilçesi Sarıkavak köyünde kurulmuş bulunan bir kenttir.

Kaleler
Afyon Kalesi: Kalenin tarihi M.Ö.1350 yıllarına kadar inmektedir. Kale zirvesinde Ana Tanrıça Kybele’ye adanmış bir çok tapınma yerleri ile 4 adet büyük sarnıç (su çukurları) bulunmaktadır. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad zamanında kale komutanı Ulumar Bedrettin Gevhertaş tarafından onarılmış, ayrıca kaleye küçük bir mescid ile yanına saray yaptırılmıştır.
Sandıklı Kalesi: Germiyanoğulları Sultanı Yakup Bey tarafından yaptırılmış olan kale, Eski Tunç Çağı’ndan beri yerleşim yeri olmuş bir höyük üzerine inşa edilerek üç kat sur ile çevrilmiştir. Günümüze ulaşmış tek parçası, 8-10 metrelik sur duvarıdır.
İscehisar – Kırkinler ve Seydiler Kalesi: İscehisar ilçesi, Seydiler köyü içinde bulunan kale ile Afyon-Ankara karayolunun 32.km. de bulunan Kırkinler kayalığı; Bizans Çağı’nda yapılmış yerleşim yeri, kilise, şapel ve mezar olarak kullanılmış kaya kütleleri vardır.
Avdalas Kalesi: Afyon Gazlıgöl Kaplıcası’ndan 10 km. uzaklıktaki Ayazini köyündedir. Tüf kayaya oyulmuş çok katlı ve çok odalı sarnıçlı bir kaya kütlesi olup, yerleşim yeri olarak kullanılmıştır.
Bayramaliler Kalesi: İhsaniye ilçesinin Döğer beldesi ile Bayramaliler köyü arasındadır. Bizans döneminde yerleşim yeri olarak kullanılmıştır.

Mezarlar ve Tapınaklar
Göynüş Vadisi Açık Hava Tapınağı: İhsaniye İlçesi Kayıhan Mahallesinde, Afyon-Eskişehir karayolunun 32.km.de 1,5 km. sola dönülerek ulaşılan bir vadi içinde olan Göynüş Kalesi, Aslantaş ve Yılantaş üzerinde aslan kabartmaları bulunan mezar odaları olup, Maltaş Kybele Açık Hava Tapınağıdır.
Sarıçayır(İscehisar) Kaya Mezarları: İscehisar ilçesine bağlı Sarıçayır köyünün çevresinde bulunan kayalıklarda Bizans Dönemi’nde kayaya oyma aile ve tek mezar odaları, mezarlar ve barınaklar yapılmıştır. Yüzeyi kabartma ve bezemelerle süslenmiş, kimlere ait olduklarını belirten kırmızı boyayla yazılar yazılmıştır.
Şuhut – Bininler Kayalığı: Şuhut’un 6 km. batısında bulunan Senir köyü yakınlarında bir kayalık olup, hayvan üniteleri ve insanların barınma yerleri olan bir yerleşim yeridir. Bizans yerleşimi olan bu kayalığın alt eteğinde yine Bizans kilisesi ve manastır yapı kalıntıları bulunmaktadır. Ayrıca Geç Roma Dönemi kapaklı kayaya oyulmuş mezarlar vardır.

Köprüler
Bolvadin – Kırkgöz Köprüsü: Bolvadin ilçesinde, Eber Gölü’ne akan Akarçay üzerindedir. Köprü kuzey ve güney olmak üzere iki bölümden oluşur. Güney bölümü Bizans İmparatoru I. Manuel Kommen tarafından mermer ve yontulmuş bazalt taştan yaptırılmıştır. Kuzey bölümü ise, Mimar Sinan tarafından 64 göze kadar uzatılmış ve buraya bir namazgah ve kitabe ilave edilmiştir.
Altıgöz Köprüsü: Afyon’da Akarçay üzerinde iki istasyon arasında Cirit kayası eteğinde bulunan altı kemerli köprüdür. 1214 yılında Akkoyunlular tarafından yapılmış, Osmanlı devrinde tamir edilmiştir. Köprünün güneydoğu yüzünde beyaz mermer üzerine yazılmış kitabeler vardır.
İscehisar Köprüsü: Geniş açıklıklı yüksekçe hafif sivri kemerlidir. Bazalt ve devşirme mermer parçalardan yapılmıştır. Bizans dönemine ait olduğu sanılmaktadır.

Mağaralar
Kurtini Mağarası: Sandıklı ilçesinden 34 km. uzaklıkta, Bökenin yurdu denilen bölgededir. 1700 m. yükseklikte orman içerisinde bulunan mağara tahminen 300 m. uzunluğundadır. Daha uzun olduğu tahmin edilen mağaranın tavanının göçmesiyle ikinci bölüme girilememiştir. Aynı bölgede Menteş kasabasına yakın bir mevkide Oktur Mağarası da bulunmaktadır.
Buzluk Mağarası: 2500 m’yi bulan Sultandağları’nın zirvesindeki mağara, yüzyıllardan beri sadece yaz sıcağında buz eritebilmektedir. Buzluk Mağarası, Sultandağı ilçesine bağlı Dereçine kasabasının güneyinde Sultandağları’nın 2519 m. ile en yüksek yeri olan kuzeybatı zirvelerinde yer alan bir doğa harikasıdır. Sadece yazın çıkılabilmektedir.
İnsuyu Mağarası: Bolvadin’e 7 km. uzaklıkta, Dipes köyü, Karakaya yöresindedir. İki kat ortalama onar metrekarelik odalar halindedir. Sarkıt ve dikitlerle dolu olan mağaradaki berrak ve tatlı suyun bazı akciğer hastalıklarına iyi geldiği söylenmektedir.
Kaplıcalar
Önemli Kaplıcaları Hüdai Termal Turizm Merkezi, Gazlıgöl Termal Turizm Merkezi ve Ömer ve Gecek Termal Turizm Merkezi’dir. 

Ne Yenir?
Afyon ili, zengin bir mutfağa sahiptir. Özellikle hamur işleri, haşhaşlı ve kaymaklı yiyecekler yöreye has özellikler taşır. Başlıca yemekleri arasında bulgur yemekleri, sakala çarpan çorbası,çullama köfte, ilibada dolması, sulu köfte, sırt dolması, göce tarhanası, nohut çöreği, göce köftesi ve tarhanası, özbek pilavı, Afyon salatası, şakşuka yer alır. Afyon kaymağı, lokum ve şekerlemeleri yörede en çok bilinen tatlılardır.

Ne Alınır?
Geleneksel motiflerle yapılan el sanatları çok gelişmiştir. Keçecilik, koşumculuk, at arabacılığı, demircilik ve bakırcılık, yemenicilik, mermercilik, kilimcilik, hasır ve boyra örücülüğü ilin önemli el sanatları arasında yer alır.

Yapmadan Dönme...
Afyon Kaplıcalarının şifalı sularına girmeden,
İhsaniye-Ayazin (Metropolis) bölgesi, Sandıklı Akdağ -Tokalı Kanyonu, İscehisar’daki Peri Bacalarını görmeden,
Afyon Arkeoloji Müzesi, Ulu Cami, İmaret Cami, Afyon Kalesini gezmeden,
Kaymaklı ekmek kadayıfı yemeden,
Bayat’ın kök boyalı kilimleri ve Dazkırı’nın ipek halısından almadan
Dönmeyin...

Mail Grubuna Katıl
Travelterminal.net sitesinde yer alan tüm metin, resim ve içeriklerin hakları TEK TURIZM İNŞ.TESKT. SAN. ve TİC. Şirketine aittir. Hiç bir şekilde basılı veya elektronik bir ortamda izinsiz kullanılamaz veya kopyalanamaz. Tüm içerik bilgilendirme amaçlı olup değişiklik olması durumunda Travelterminal.net sorumlu tutulamaz.