travelterminal.net'e Hoşgeldiniz Lütfen giriş yapmadan önce aşağıdaki bilgileri okuyunuz.
Kullanıcı Sözleşmesi
Gizlilik Sözleşmesi
ÜYE GİRİŞİ
 
 
ÜYE KAYIT
 
 

Bitlis

Bitlis
Bitlis yöresinde Doğu Toroslar’ın teşkil ettiği geniş kavis,hem yüksek olduğu hem de geniş sıra dağlar meydana getirdiği için geçilmesi imkansız bir set halini almıştır. İşte Bitlis bu dağ settinin nispeten daralmış olduğu bir vadinin üzerinde kurularak bir taraftan Van Gölü Havzası, diğer taraftan Güney Doğu Anadolu bölgesi ile olan irtibatı sağlayarak stratejik önemini tarihin her devrinde göstermiştir.Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan Bitlis’i, güneyden Siirt, batıdan Muş, kuzeyden Ağrı illeri ve doğudan Van Gölü çevreler.
Özet Bilgi
Eskiçağlardan kalma birçok yazılı belgede Bitlis, sularının bolluğu ile övülmektedir. Doğal ve tarihsel çevrenin korunabildiği, yöreye özgü mimari geleneklerin sürdüğü birkaç kentten biri olan Bitlis'in Anadolu kentleri arasında bu açıdan ayrı bir yeri vardır. Tarihsel yapılar, kalesi ve eski evleriyle Bitlis bugün de bir ortaçağ kenti görünümündedir. Dar bir vadinin tabanında kurulmuş olan kentin içinden geçen dört akarsuyun üzerinde, kesme taştan yapılmış kemerli 24 köprü vardır. Kente egemen olan görkemli Bitlis Kalesi dik bir yamaçta yükselir. Bitlis kenti tarihsel yapılar açısından çok zengindir.
Doğu Anadolu Bölgesi'nin en dağlık ve engebeli kesimlerinden birinde yer alan Bitlis ili Van Gölü'nün batısındadır. Bitlis'in adına ilişkin söylentilere göre, Makedonya Kralı Büyük İskender, Asya Seferi sırasında bu yöreden geçerken komutanlarından Lis'e, burada kendisinin bile alamayacağı bir kale yapmasını emretmiş. Dönüşünde kaleyi almak için çok uğraşan Büyük İskender bunu başaramayıp çok sayıda askerini yitirince komutanı Lis'e çok kızmış. Daha sonra gelerek kalenin anahtarlarını Büyük İskender'e teslim eden komutan, kendisinin bile alamayacağı bir kale yaptırmasını buyurduğunu krala anımsatınca bağışlanmış. Komutanını onurlarıdırmak isteyen Büyük İskender de kaleye "Bad Lis" adını vermiş. Bu ad zamanla "Bitlis" biçimine dönüşmüş. Oysa Bitlis'in tarihi çok daha eskiye dayanır. Asurlular'ın bu yöreye "Liz'in Yurdu" anlamında "Bit Liz" dedikleri bilinmektedir.Bitlis halkının başlıca geçim kaynağı hayvancılıktır. Hayvansal ürünlerin işlenmesi için ilin çeşitli yerlerinde et kombin alanları ve süt ürünleri fabrikaları kurulmuştur. Tatvan'daki yem fabrikası da hayvan besleyenlerin yem gereksinimini karşılar. Bitlis ilinin önemli bir ürünü de baldır. Suları sodalı olan Van Gölü'ne dökülen akarsu ağızlarıyla, suları tatlı olan Nazik ve Aygır göllerinde balıkçılık yapılır.
Bitlis Tarihi Yerler
Bitlis Kalesi
Bitlis'in il merkezinde görkemli bir yapı olan Bitlis Kalesi, dik bir yamaçta bulunmaktadır. Kale, şehrin tarihine ışık tutan yapılardan biri olup, M.Ö. 312 yılıyla tarihlendirilmektedir.

Büyük İskender'in emri ile Leys Bedlis'in yaptığı kaleyi gezmek biraz zor olsa da sahip olduğu manzara muhteşem… Kale sarp kayalıklara yapıldığı için etrafında savunma hendeği yoktur. Bitlis'te birkaç gün geçirmeyi planlıyorsanız bu görkemli mimariyi görmeyi ihmal etmeyin deriz.
Şeyh Hasan Camii

Bitlis-Yükseliş Mahallesi'nde bulunan Şeyh Hasan Camii, günümüze kadar gelen tarihi yapılardan biridir. Caminin kitabesine göre Haydar Ağa adlı bir kişi tarafından 1725 yılında yenilendiği bilinmektedir.

Caminin yapılışı sırasında kızıl kahverengi taş kullanılmıştır ve yontulmuş bloglardan inşa edilmiştir. Şeyh Hasan Camii iki kattan oluşmaktadır. Üst katı cami, bodrum katı ise Sultan Şeyh Hasan'ın türbesinin odasıdır. Yapılan araştırmalara göre ise cami, ilk yapıldığı dönem kilise olarak inşa edilmiştir.

Hakkında pek fazla bilgi olmayan; fakat tarihi gerçekliğiyle görülecek noktalar arasında yerini alan Şeyh Hasan Camii'ni Bitlis'teki günleriniz dahil edebilirsiniz. Gökmeydan Camii, Şerefiye Camisi ve Külliyesi de şehirdeki diğer dini mekanlar arasındadır.

Nemrut Gölü
Nemrut Gölü, Türkiye'nin en büyük krater gölüdür ve dünyada ise en büyük ikinci krater gölü özelliği taşımaktadır. 2400 metre yüksekliği olan Nemrut Gölü, Nemrut Dağı'nın tepesinde bulunmaktadır.

Göl, Nemrut Dağı'nın dördüncü zamanda patlaması sonrasında oluşmuştur. Suyu tatlıdır ve Ilıca Gölü ile bağlantısı dışında başka bir akarsuyla ağlantısı yoktur. Nemrut Gölü Tatvan'a 15 km uzaklıktayken Bitlis'le arasında 26 km vardır. Kuzeyinde bulunan Ilıca Gölü sıcak suya sahiptir.

Nemrut ismini, M.Ö. 2100 yılında yaşamış olan Babil Hükümdarı Nemrut'tan almış olabileceği düşüncesi vardır. Bu gölde çeşit çeşit kuşalar ve çiçekler görebilme imkanınız da bulunmaktadır. Üstelik göl size yaz aylarında kamp yapma gibi bir seçenekte sunuyor. Gölde yüzebilirsiniz. Serin havası altında bu nadide güzellik sizi baştan çıkaracaktır.
İslahiye Medresesi
Bitlis'in en sağlam yapılarından biri olan İslahiye Medresesi, Selçuklu eserlerinden biridir. 1216 yılından bu yana sağlamlığını koruyan medrese, 1589 yılında Bitlis Hanı 5. Şerefhan tarafından onartılmıştır.

Bu şaheser, Bitlis'e gelen turistlerin mutlaka ziyaret ettiği bir noktadır. Yapı, kubbesiz olup, dikdörtgen planlıdır. En gözde bölümü ise ön cephesindeki süslü portalıdır. İslahiye Medresesi, zamanında birçok değerli sanat ve bilim adamlarını yetiştiği bir yer olmuştur. Bu sebepten dolayı kendi döneminin en iyi medreselerinden biriydi.

Günümüzde Arkeoloji Müzesi olarak kullanılması için restorasyondan geçmiştir. Bahçesindeki türbe bölümünde; II. Şerefhan, Veli Şemseddin, Ziyaeddin Han ve Üç Bacılar Türbesi bulunmaktadır. İslahiye Medresesi, sağla mimarisiyle yeni ziyaretçilerini bekliyor.
Ahlat Sahil Kalesi
Bitlis'in tarihinde önemli bir yeri vardır Ahlat Sahil Kalesi'nin. Kalenin Urartular döneminde yapıldığı fakat 1224 yılında yıkıldığı bilinmektedir.

Kanuni Sultan Süleyman ise Ahlat'ta bulunduğu dönemde bu kalenin harap olduğunu görmüş, veziri Zal Paşa'ya emir vererek kalenin onartılmasını istemiştir. Bunun üzerine Mimar Sinan kaleyi tekrar yapmıştır. Kale surları günümüzde de sağlamlığını korumaktadır. Osmanlı Kalesi olarak da anılan Ahlat Sahil Kalesi, Bitlis gezilerinde ziyaret edilen noktalardan biridir.
Bitlis Ulu Camii
Bitlis'in tarihi ibadet mekanlarından biri olan Ulu Camii hakkındaki kesin bilgilere kitabesinden ulaşılmaktadır.

Bitlis Ulu Camii, kitabesine göre 1150 yılında Ebu'l Muzaffer Muhammed tarafından inşa ettirilmiştir. Cami, şehir merkezinde bulunduğu için kolay bir ulaşıma sahiptir ve ulaşım açısında zorluk yaşanmadığı için şehre gelen turistler tarafından ziyaret edilmektedir. Bitlis'in diğer camileriyle aynı mimariye sahiptir ve minaresi camiye sonraki dönemlerde eklenmiştir. Minare kitabesine göre 1492 yılında yapılmıştır.
Gök Meydan Camii
Milâdi 1150 yılında Ebu’l Muzaffer Muhammed tarafından yapılmıştır. Dış görünüşündeki tek özellik kıble tarafında bulunan konik külahlı dış örtüsü ile camiden ayrı bir kule şeklinde yükselen minaresidir. Kitabesinden anlaşıldığına göre minaresi 1492 yılında yapılmıştır. Osmanlı mimari özelliklerini taşıyan minare, restorasyon çalışmaları sonucunda asıl özelliğinden uzak basit bir görünüme bürünmüştür. İbadet saatleri dışında sürekli ziyarete açıktır.
Selçuklu Mezarlıkları
Ahlat – Taki Meydanlık Mezarlığı, Malazgirt SavaşıNda Şehit Düşenler Için Hazırlanmış Bir Mezarlıktır. Buradaki Mezar Taşlarında Palmet, Lotüs, Rumi, Rozet, Geometrik Geçmeler, Laleler, Saç Örgüleri Çeşitli Bordür Süslemeleri Karşımıza Çıkmaktadır. Buradaki Mezar Taşlarını Ön Ve Arka Yüzlerinde, Yan Cephelerinde, Birbirlerinden Farklı Ayrı Motifler Işlenmiştir.
Emir Bayındır Köprüsü – Ahlat
Yaptırılmış olduğu tahmin edilmektedir. Cevdet Çulpan, köprünün bir yerinde koyuna benzer bir çift hayvan kabartmasının varlığından bahseder. Tamamen kesme taştan 21 m. uzunluğunda ve tek gözlü olarak inşa edilen köprünün doğu tarafı kemerli kısımla düz bir çizgi meydana getirmeyip yana dönüktür. Her iki ucunda merdivenler bulunur; korkuluklar da kademeli biçimde yapılmıştır. Büyük kemer açıklığı 11,20 m., yüksekliği ise 5,60 m. kadardır; 1954’te tamir görmüştür.
Diğer Bilgiler
Tarih
Geçmişi M.Ö. 2000 yılına kadar uzanan Bitlis’te Urartu, Asur, Med, Pers, Mekadonya Krallığı, Roma ve Bizans Dönemleri’ne ait izlere rastlanılmaktadır.Türklerin 11. yüzyılla birlikte başlayan Anadolu akınları sırasında önemi bir uğrak yeri haline gelen, bu tarihlerde Alpaslan ve ordularını Ahlat’ta konuk eden Bitlis, Türklerin Anadolu’ya açılmasında çok önemli bir rol de üstlenmiştir.1514 yılında Osmanlıların eline geçmiştir. 1929 yılında Muş iline bağlı ilçe, 1936 yılında ise il olmuştur.

Coğrafya
Bitlis ilinin topraklarının çoğu sarp ve yüksek dağlardan oluşmuştur. Önemli dağlar olan Nemrut ve Süphan’dır.Karasal özellikler gösteren Bitlis iklimi, gerçekte doğunun sert ve karasal iklimiyle Akdeniz iklimi arasında bir geçiş niteliği göstermektedir. İlde kışlar soğuk, yazlar ise sıcak ve kurak geçer.Bitlis'in ilçeleri Adilcevaz, Ahlat, Güroymak, Hizan, Mutki ve Tatvan’dır.
Ahlat: İl merkezine 60 km. mesafede, Van Gölü kıyılarında kurulu bulunan Ahlat ilçesinin tarihi çok eskiye dayanmaktadır. Ahlat’ta çoğu 13. yüzyıldan kalma 14 kümbet, 2 kale, Selçuklu döneminden kalma 5 tarihi mezarlık, Osmanlı döneminden kalma 1 tarihi mezarlık, Yuvadamı Köyü'nün kuzeyinde M.Ö.2000 ile M.Ö.1200 yılları arasında kalan döneme ait 4 ayrı mezarlık, Osmanlı döneminden kalma 2 cami, 1 hamam bulunmaktadır. İlçedeki Emirlik Bayındır Kümbeti mutlaka gezilmeli ve görülmelidir. İlçenin en önde gelen tarihi varlığı yaklaşık 200 dönümlük bir alanda kurulu bulunan tarihi “Selçuklu Mezarlığı”dır. Mezarlıkta her biri anıtsal yapı özelliğine sahip Şahideli-Şahidesiz sanduka mezarların dışında, Orta Asya Türk Mezar tipleri olan oda tarzı yeraltı mezarları da görülür. Diğer önemli tarihi eserler içerisinde yer alan Kümbetler, İslami etki ile birlikte gelişmiş olan, yer altı mezar odası üzerine küçük bir mescit eklenen dönemin bey ve yöneticilerine ait anıtsal mezarlardır. Ahlat aynı zamanda Van Gölü çevresinin en güzel sahillerine sahiptir. Kıyı turizmi ve su sporları açısından gelişmeye müsait ilçe sahillerinde 4 ay yüzme imkanı vardı. Ayrıca ilçenin kuzeyinde kalan Sütay yaylası, yayla turizminin canlanması açısından elverişlidir. El sanatları, ürünlerinden olan “Ahlat bastonu”, tüm ülkemize ün salmıştır.
Tatvan: İl merkezine 27 km. uzaklıktadır.İlçe’de kara ve demiryolları ile ulaşım söz konusu olduğu gibi Van Gölü üzerinden feribotla ulaşmak da mümkündür. İlçenin Van Gölü kıyısında kurulu olduğu yer aynı zamanda doğal bir liman olma özelliğine de sahiptir

Gezilecek Yerler
Bitlis Kalesi: İl merkezindeki çarşının hemen dik yamacında yer alan Bitlis Kalesi M.Ö. 312 tarihinde Büyük İskender’in emri ile kumandanlarından Leys Bedlis tarafından inşa ettirilmiştir. Kale toprakla dolu olduğu için içini gezmek mümkün değildir. Ancak tepede panoramik olağanüstü güzellikte bir manzara vardır.
Nemrut Dağı ve Krater Gölleri: İlin kuzeyinde, Tatvan İlçesinin sınırları içerisinde yer alan ve yüksekliği 2935 m. olan Nemrut Dağı, volkanik bir dağdır. Bir doğa harikası olan Nemrut Dağı her yıl özellikle yaz aylarında çok sayıda yabancı ve yerli turist tarafından gezilmektedir. Nemrut Dağı krater alanı içerisinde yer alan Nemrut Gölü, büyüklük bakımından ülkemizin birinci, dünyanın ise ikinci en büyük krater gölü unvanına sahiptir. Bitlis’e 27 km., Tatvan’a ise 13 km. uzaklıkta bulunur.
Van Gölü: Sodalı ve tuzlu suyu olan Van Gölü'nün yarısı Bitlis sınırları içerisinde yer almaktadır. Ahlat, Adilcevaz ve Tatvan ilçeleri Van Gölü kıyısında kuruludur. Kıyılarda pek çok plajın yanı sıra konaklama, yeme-içme tesisleri bulunmaktadır.

Bitlis'te Beşminare Hikayesi:
Rus işgali sırasında Bitlis, bir harabe şehir görüntüsü alır. Düşmanın çekilmesinden sonra savaş esnasında Bitlis’ ten kaçan bir baba ve oğul, Bitlis’e dönmek üzere yola çıkarak şehre hakim konumdaki Dideban Dağı eteğine varırlar. Baba, şehirde canlı kalıp kalmadığını öğrenmek için oğlunu şehre gönderir. Bir süre sonra oğul geri döner ve uzaktan babasına şöyle seslenir : “ Şehirde yaşama dair hiçbir iz yok; sadece beş tane minare ayakta kalmış.” Bunu duyan baba yıkılır ,diz çöker ve şöyle bir ağıt yakar:
 “Bitlis’te beş minare, beri gel oğlan beri gel.
  Yüreğim dolu yare, beri gel oğlan beri gel.”
Bu ağıt zamanla türkü ve manilere konu olarak günümüze kadar gelir.

Ne Yenir?
Bitlis Büryan kebabı yörenin ünlü yemeğidir. Oğlak etinden yapılan bu yemek Haziran-Temmuz-Ağustos ayları arasında yenilebilir. Uykusundan fedakarlık yapabilenler yine bu aylar arasında sabah saat 05:00′te “avşor” adı verilen yemekten tadabilirler.

Ne Alınır?
Bitlis hediyelik eşyalar bakımından da ziyaretçilerine oldukça zengin seçenekler sunar. İlçelerde halen yapılmakta olan kök boyalı rengarenk kilimler, el emeği göz nuru halılar, toprak çanak-çömlekler, Ahlat ilçesinde yapılan her biri sanat eseri olan bastonlar satın alınabilir. Ayrıca Hizan fındığı, Adilcevaz cevizi, Mutki kara kovan balı ve küp peyniri hediyelik gıda ürünleri arasında en önde gelenleridir.

Yapmadan Dönme...
Nemrut Dağı ve Nemrut Krater Gölü’nü görmeden,
Ahlat Kümbetleri ve Selçuklu Mezarlığı’nı görmeden,
İl merkezinde bulunan Bitlis Kalesi, İhlasiye Medresesi, Şerefiye Camisi ve Kümbetleri ziyaret etmeden,
Bitlis büryan kebabı ve avşor yemeden,
Kök boyalı dokuma kilimleri, Ahlat bastonu, Hizan fındığı, Adilcevaz cevizi, Mutki kara kovan balı ve küp peyniri almadan
Dönmeyin…
Mail Grubuna Katıl
Travelterminal.net sitesinde yer alan tüm metin, resim ve içeriklerin hakları TEK TURIZM İNŞ.TESKT. SAN. ve TİC. Şirketine aittir. Hiç bir şekilde basılı veya elektronik bir ortamda izinsiz kullanılamaz veya kopyalanamaz. Tüm içerik bilgilendirme amaçlı olup değişiklik olması durumunda Travelterminal.net sorumlu tutulamaz.