travelterminal.net'e Hoşgeldiniz Lütfen giriş yapmadan önce aşağıdaki bilgileri okuyunuz.
Kullanıcı Sözleşmesi
Gizlilik Sözleşmesi
ÜYE GİRİŞİ
 
 
ÜYE KAYIT
 
 

Kastamonu

Kastamonu
Kastamonu ,Karadeniz bölgesinde yer alır ve Sinop, Çorum, Çankırı, Karabük ve Bartın ile sınırı bulunur.Kastamonu doğal ve kültürel değerler yönünden zengin bir bölgedir. Küre Dağları, bir milyon yıllık Ilgarini Mağarası, dünyaca ünlü macera dolu Valla Kanyonu, Ilgaz Dağı kış sporları turizm merkezi, Karadeniz’e 170 km.lik sahili, kaya mezarları, yaylaları ,konakları, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait tarihi ve mimari özelliklere sahip olan yapıları zenginliklerden bazı örneklerdir.
Özet Bilgi
Kastamonu’daki turizm potansiyeli çeşitlilik arz etmekte ve kıyı turizminden kış turizmine çok geniş bir yelpazede yılın oniki ayında turizm hizmetleri sunulabilmektedir.İlde Ilgaz Dağı Milli Parkı ve Küre Dağları Milli Parkı ile Ilgaz Dağı kış turizmi tesisleri, yat turizmine elverişli koyları, tarihin çeşitli dönemlerine ait eserleri, eşsiz tabiatı ile dört mevsim yerli ve yabancı turistlerin gözde beldesi olmaya adaydır.İlin ekonomisi genel olarak tarım, hayvancılık ve ormana dayanmaktadır.Son yıllarda turizm çeşitliliğine ağırlık verilerek, turizm sektörünün canlandırılmasına gayret edilmektedir.İl ekonomisine hakim olan en önemli sektör tarımdır. Tarımsal etkinlik bitkisel üretime ve ülkenin zengin orman kuşağı üzerinde yer alması sebebi ile ormancılığa dayanmaktadır. İlin genel yüzölçümünün %60’ını tarım alanları teşkil eder. Üretilen tarım ürünleri; buğday, arpa, çeltik ve patatestir. Sanayi bitkisi olarak da şeker pancarı, kendir, sarımsak üretilmektedir. Tüm Türkiye’de üretilen sarımsağın %14’ ü ilimizde üretilmektedir.
Gezi Rehberi
Kastamonu Kalesi
Kastamonu' nun en önemli tarihi miraslarından birisi olan Kale, Kommenler Hanedanı zamanında 12. yüzyıl içersinde Türklerin Bölgeye yaptıkları akınlar neticesinde yapılmıştır. Kalenin alt yapısı Ortaçağ Son Dönem Bizans mimari özelliğini taşırken; günümüze kadar ulaşan kısmı Beylikler döneminde esaslı tamirattan geçirilmiştir. 112 metre yükseklikteki tabi tepenin üzerinde yer alan kale; güneyden kuzeye 155 metre, doğudan batıya 30 - 50 metre genişliğindedir.
Ilgaz Dağı
Ilgaz dağları. Batı Karadeniz Bölgesi'nin en yüksek dağ kütlesi. Kastamonu-Çankırı yolunun 1.875 m'lik bir geçitle aştığı Ilgaz dağı doğu-kuzeydoğu, batı-kuzey batı doğrultusunda 50 km uzunluğunda oval bir kütle oluşturur. En yüksek zirvesi Büyükhacat tepesi 2587 m, ikinci zirvesi Küçükhacat tepesi ise 2546 m yüksekliktedir.Dağın özellikle kuzey kesimleri Karadeniz üzerinden gelen nemli hava kütlelerine maruz kaldığından dolayı, güney yamaçlarına göre nemli ve yağışlı bir iklime sahiptir. Milli park flora ve fauna özellikleri bakımından önemlidir. Kış sporları tesisleri Ilgaz Milli Parkı içinde yer almaktadır. Kayak merkezinde bir adet çift iskemleli telesiyej tesisi ile bir adet teleski tesisi bulunmaktadır. 700 m uzunluğundaki telesiyej tesisi 700 kişi/saat, 950 m uzunluğundaki teleski ise 1000 kişi/saat kapasitesindedir.
Kastamonu Hükümet Konağı
Çevresindeki 19- yüzyıl anıtsal kamu yapılarıyla birlikte geçmişe ait bir panaroma oluşturan Hükümet Konağı 1902 yılında ulusal mimari akımının kurucusu Mimar Vedat Tek tarafından yapılmıştır.Zemin üstüne iki kat olarak yapılan bina, stil açısından batı klasizmi ile dış duvar süslemeleri ve pencere şekillerindeki Osmanlı oryantalizminin bir eklektizmini taşımaktadır.Yapı 102 senedir hem işlevini değiştirme­den hem de ciddi anlamda bir restorasy­on geçirmeksizin günümüzde Kastamonu'nun yaşayan sembollerinden biri olarak varlığını sürdürmektedir.
Ev Kaya Mezarı
Kaya Mezarları, Kent merkezinin hemen güne­yinde, Endüstri Meslek Lisesi altında bir ana kaya kütlesi yüzeyinde yer almaktadır. Alanda üçü anıt­sal olmak üzere toplam sekiz adet kaya mezarı bu­lunmaktadır. Anıtsal mezarların ikisi içerisindeki mezar oda­larında ikişer adet ölü sediri yer almaktadır. Ala­na ismini veren Ev Kaya Mezarı sütunlu ön cephe­sinde "Hayvanlar Hakimesi Tanrıça" betimlemesi ile oldukça ilgi çekmektedir.Mezarlar M.Ö. 7.yy başlarında Frig kültürü etki­si altında, bir kaya mezarından çok açık hava kut­sal tapınım alanı olarak yapılmışlardır.
Nasrullah Kadı Camii
Kastamonu’da Osmanlı döneminde yapılan ilk camidir.II.Beyazıt döneminde zamanın kadısı Nasrullah tarafından inşa ettirilmiştir.1746, 1875 ve 1945'te onarım görmüştür. Kesme ve moloz taştan yapılmış olan caminin son cemaat yeri 10 sütun üzerine binen 7 kubbeyle örtülmüştür. Ana mekan ise dört köşeli altı ayak ve kemerler üzerine oturan dokuz kubbeyle örtülüdür. Minare camiden ayrı yapılmıştır.Nasrullah camii, kasım 1920’de Mehmet Akif Ersoy’un milli mücadeleyi ateşlediği o müthiş vaazı verdiği camiidir.
Zımbıllı Tepe Höyüğü’nü (Pompeipolis)
 ziyaret edebilirsiniz. Taşköprü ilçe merkezi yakınlarında bulunan antik kent M.Ö. 64 yılında Romalılar tarafından Paphlagonia eyaletinin merkezi olarak kurulmuş. Arkeolojik kazılarda birçok eser ve mozaikler ortaya çıkarılmıştır.
    Selçuklulardan, beyliklerden ya da Osmanlı döneminden kalan pek çok camiyi görebilirsiniz.
Diğer Bilgiler
Tarihçesi binlerce yıl öncesine dayanan önemli uygarlıklar merkezi olan ve kültür şehri olarak gelişen Kastamonu zengin tarihi ile arkeolojik bakımdan zengin illerimizden biridir.Kastamonu,Anadolu Türk-İslâm kültürü'nün önemli merkezlerinden biridir.Bu kültür, yörenin türkler tarafından fethinden sonra Beylikler-Selçuklu-Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde inşaa edilen ve bir kısmı günümüze kadar gelen mimarî eserler ve yer isimleri yanında halkın günlük yaşantısında etkili örf-adet ve geleneklerde de kendini göstermektedir.İlin görülmeye değer başlıca tarihî-kültürel eserleri arasında camiler,külliyeler, medreseler, türbeler ve kale bulunmaktadır.

Tarih
Kastamonu’nun bilinen geçmişi, Hitit İmparatorluğu ile başlar. Hititlerden sonra Frigya ve Lidya Krallıklarının egemen olduğu bu topraklar M.Ö. 4.yy’da Perslerin eline geçmiştir. M.Ö. 4,yy’da Büyük İskender Anadolu ile birlikte Kastamonu topraklarını da Makedonya’ya katmıştır.İskender’den sonra yöreyi ele geçiren Pontus Krallığı M.Ö. 1,yy’da Romalılar tarafından ortada kaldırılmıştır. Uzun yıllar Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalan Kastamonu M.S. 395 yılında İmparatorluğun bölünmesiyle bütün Anadolu gibi Bizans İmparatorluğuna katılmıştır.

Romalı ve Bizanslılar dönemi
Bugün Kastamonu ve çevresindeki illeri de içine alan ve Romalılar devrinde adına Paflagonya (Pophlagonia) denilen bölgede yer almaktadır.
Romalılar devrinde Taşköprü’nün (Pophlagonia) eyalet merkezi olduğu zamanlar Kastamonu küçük bir kasaba olup, Bizans devrinde ve özellikle imparatorluk hanedanlarından olan Komnenler soyunun memleketi olan şehirin iktidarları döneminde gelişmeye başlamıştır. Bu hanedan zamanında buraya bir kale yapılmış ve Komnenler'in kalesi anlamında “Kastra Komneni” denilmiştir. Bu kelimenin Türkmenlerin bölgeye yerleşmesiyle zamanla (“Kastamoni”, "Kastamonu") bugünki şekline dönüşmüştür.

Selçuklu ve Osmanlı dönemi
Moğol istilası önünde Türkistan ve İran’dan kaçan Türklerin, ikinci büyük göç dalgasından da en fazla etkilenen şehirlerin başında Kastamonu gelmiş ve İç Anadolu’da Moğollara karşı tutunamayan birçok Türk boyu Ilgaz Dağlarının kuzeyine yani Kastamonu’ya sığınmıştır. Yirmi dört Oğuz boyunun neredeyse tamamı Kastamonu çevresinde yurt tuttuğu gibi, Alpı, Alpağut, Dânişmendli, Kıpçak, Karluk, Çiğil, Yağma gibi Türk boyları da Kastamonu’ya yerleşmişlerdir. Kastamonu’da hâlen birçoğu yaşatılan Kayı, Bayat, Çavundur, Kınık, Îğdir, Afşar, Kıyık, Büğdüz, Bayındır, Çepni, Karaevli gibi yer adları Oğuz iskânının mahiyetini çok iyi ifade etmektedir. 1260’lı yıllarda İbn Sa'd bu kente "Türkmenlerin Başkenti" adını vermiştir. Yine onun kaydına göre, bu tarihlerde Kastamonu bölgesinde 100 bin çadır halkı yığılmıştır.Kastamonu’nun ilk defa Türklerin eline geçmesi Danişmentliler zamanında Ahmet Gazinin Oğlu Gümüş tekin devrinde “1105 yılında” gerçekleşmiştir. 100 yıla yakın bir zaman Danişment idaresinde kalan şehir ve çevresi 15 yıl süre ile tekrar Bizanslılara geçmiş, 1213 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın emriyle Selçuklu kumandanı Hüsamettin Çobanbey tarafından zaptedilmiştir.
Moğollar tarafından bölgenin ikinci kez zaptına memur edilen Şemsettin Yaman Candar kumandasındaki ordu 1292 yılında Kastamonu’ya giderek Muzafferettin Yavlak Arslan birliğini bozguna uğratmış kendisi de öldürülmüştür. Muzafferettin Yavlak Arslanın oğlu Mahmutbey, babasının intikamını almak için mücadeleye girmiş ve Şemsettin Yaman Candar’ı buradan batıya sürmeyi başarmıştır. Şemsettin Yaman Candar’ın ölümünden sonra Süleyman Paşa tarafından 1309 yılında Kastamonu yeniden zaptedilmiş, toprakları genişletilerek “Candaroğulları Beyliği”ni kurmuş ve Çobanlar hakimiyetine son vermiştir.Osmanlı devletinin kuruluş sürecinde Bizans'a karşı düzenlenen seferlerde Kastamonu'da yerleşik türkler, Osmanlı Beyliğine yoğun bir destek vermişlerdir.1333’lerde Kastamonu’ya uğrayan ünlü gezgin İbn Batuta,"Kastamonu (Anadolu'daki) şehirlerin en büyük ve en güzellerindendir… Hiçbir ülkede fiyatları bu şehirden daha ucuz bir yer görmedim." şeklindeki açıklamalarıyla şehrin büyüklüğüne ve hayat şartlarının elverişliliğine ışık tutmuştur.
İsfendiyarbeyden sonra “İsfendiyaroğulları” adını da alan Kastamonu beyliği 1460 yılında Osmanlı İdaresine girinceye kadar önemli bir ilim ve kültür merkezi olmuş, bir çok ilim adamı yetiştirmiş, Osmanlılar zamanında da bu özelliğini devam ettirmiştir.Kastamonu, Fatih Sultan Mehmet’in 1460 yılında Sinop’la birlikte bu şehri alarak Candaroğulları beyliğini ortadan kaldırmasından sonra Osmanlı devletine katılmıştır.Osmanlı döneminde önemli bir eyalet merkezi olan Kastamonu, uzun süre Üsküdar'a kadar olan bölge ile Sinop,Çankırı,Zonguldak,Bolu,Çorum illerinin yönetim merkezi olmuştur.
Türk egemenliğine geçtikten sonra hiç düşman istilasına uğramamış olan Kastamonu, Çanakkale ve İstiklâl savaşında en fazla şehit veren illerimizden biridir.İl, Çanakkale Savaşında 2.527 şehit verdi. Meşhur "Çanakkale Türküsü",Kastamonu'lu aşık Yorgansız Hakkı'ya aittir.

Millî Mücadele ve Cumhuriyet dönemi
Kastamonu Ulusal (Milli) Mücadele sırasında lojistik destek açısından en güvenilir bölge olması nedeniyle büyük yarar sağlamıştır. Özellikle Ankara’ya İnebolu-Kastamonu yoluyla yiyecek, giyecek, para, cephane ve silah gönderimi yapılmıştır.  Kurtuluş Savaşı'nda cepheye en çok asker gönderen ildir.
Cumhuriyetin ilanından sonra, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “23-31 Ağustos 1925” tarihleri arasında Kastamonu’da yaptığı Giysi ve Şapka Devrimi, Cumhuriyet döneminin önemli olayı olarak tarih sayfalarına geçmiştir. Bu süre “Kültür, geçmiş ve sanat haftası” ismini almıştır.

Coğrafya
Kastamonu ili, kuzeyde Karadeniz sahiline paralel olarak yükselen Küre (İsfendiyar) Dağları, güneyde güneybatı-kuzeydoğu yönünde uzanan Ilgaz Dağları ile dağlık bir bölge konumundadır.
İlin en yüksek noktası Ilgaz Dağları üzerindeki Hacet Tepesidir (2 565 m.). En önemli vadileri, Daday ve Taşköprü ovalarını içine alan Gökırmak ile Devrez vadileri olup; Araç ve Devrekani çayları, Gökırmak ve Devrez Çayı ilin önemli akarsularıdır. Zonguldak ve Sinop’u birbirine bağlayan 135 km. uzunluğundaki kıyı şeridi ile de Karadeniz sahilinde yer almaktadır. İl sınırı içinde iklim iki farklı özellik gösterir. Sahil boyunca bol yağışlı ve ılıman bir iklim, iç kesimlerde ise soğuk ve kurak karasal iklim hakimdir.Kastamonu ilinin ilçeleri; Abana, Ağlı, Araç, Azdavay, Bozkurt, Cide, Çatalzeytin, Daday, Devrekani, Doğanyurt, Hanönü, İhsangazi, İnebolu, Küre, Pınarbaşı, Seydiler, Şenpazar, Taşköprü ve Tosya’dır. 

Araç: İl merkezine 44 km uzaklıkta bulunan ilçe Kastamonu – Karabük karayolu üzerindedir. 
Cide: İl merkezine uzaklığı 146 km.dir. 12 km kumsalı olan Cide, konumu gereği tarih boyunca İpek Yolu üzerinde önemli bir liman olma özelliğini sürdürmüştür. 
Daday: İl merkezine uzaklığı 32 km. dir. Atatürk 23 – 31 Ağustos 1925′te “Şapka ve Kıyafet İnkılabı” dolayısıyla Kastamonu’ya geldiğinde ilçeyi ziyaret etmiş ve Köpekçioğlu Konağında misafir edilmiştir. 
Devrekani: İl merkezine uzaklığı 29 km.dir. Eski bir yerleşim merkezi olan Devrekani höyük ve harabeleri, çeşme ve camileri ile arkeolojik yönden zengindir. 23 – 31 Ağustos 1925 Kastamonu ziyaretlerinde Atatürk 28 Ağustosta ilçeyi ziyaret etmiş, Bozkocatepe – Kurukavak Köyünde ormanlık bir alanda bulunan Müftüoğlu Mehmet Bey’in çiftliğinde misafir edilmiştir. 
Hanönü: İl merkezine uzaklığı 69 km. dir. Kastamonu’ nun en önemli yatırlarından, türbesi şehir merkezinde bulunan Şeyh Şaban-ı Veli İlçenin Çındar Köyünde M.1471 yılında doğmuştur. İlçede Mayıs ayı ilk haftasında “Şeyh Şaban-ı Veli Anma Haftası” Ekim ayının ilk haftası Panayır düzenlenmektedir. İhsangazi: İl merkezine uzaklığı 37 km. dir. İlçenin İsalar Mahallesinde bulunan Haraçoğlu Camii ve Türbesi tarihi ziyaret yeridir.
İnebolu: İl merkezine 97 km uzaklıktadır. İlçe merkezi kentsel sit alanıdır. 347 tescilli yapı bulunmaktadır. Abeş Tepesi ve Geriş Tepesi Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillidir.
Küre: İl merkezine uzaklığı 61 km.dir. İlçede bulunan Doğanlar Kalesi M.Ö. 1700 – 1100 yıllarında yapılmıştır. Küre orman içi yayla turizmi için elverişli ve tabii güzellikleri olan bir ilçedir. Yaralıgöz Dağı eteklerindeki kanyon görülmeye değerdir.
Pınarbaşı: İl merkezine 92 km uzaklıktadır. Ilıca köyünde bulunan Roma Dönemi “Ayazma” da ılık su hala mevcuttur. Aynı köyde Devrekani Çayı üzerinde şelale görülmeye değer yerlerdir. İlçenin Sümenler Köyü sınırları içinde Sorkun yaylası yakınında bulunan dağlık alanda Ilgarini Mağarası turizm için önemli bir potansiyel arz etmektedir.


Sportif Faaliyetler
Kayak Merkezi: Kastamonu ve Çankırı il sınırlarında kalan Ilgaz Dağında kayak tesisleri bulunmaktadır.
Atlı Doğa Yürüyüşü: Daday’da buluan At çiftliğinde Atlı Doğa Yürüyüşü yapılmaktadır. Araç yaylaları atlı doğa yürüyüşü için son derece elverişlidir.
Avcılık: Taşköprü Koyguncu- Bağdemci, Donalar-Dereköy hattı, Küre Belören köyü-Kirazcık-İmamoğlu-Alasökü-Şehirören hattı, Elekdağı-Oymaağaç-Sökü-Bademçambaşı-Paşa-Gündoğdu hattı av turizmine müsait alanlardır. Çatalzeytin İlçe ve köylerinde domuz sürek avı yapılmaktadır. Ayrıca Devrekani ilçesindeki Beyler Barajı, Daday ilçesindeki Yumurtacı Göleti balık avcılığına müsaittir.

 

Ne Yenir?
Kastamonu ili zengin bir mutfağa sahiptir. Her pazar fırınlarda pastırmalı ekmek veya etli ekmek yaptırılır.Tarhana çorbası, ana-kız çorbası, ecevit çorbası, külbastı, mıklama, kapatma, kavurma, erişte, köle hamuru, banduma, kaygana, cırık, biryan kebabı, mantı, haluçka, simit tiriti, mısır çöreği, baklava, kaşık helvası, pekmezli un helvası, çekme helva, hasüde yörenin sevilen yemek ve tatlılarındandır.

Ne Alınır?
Yöresel dokumalar, yalnızca tırnak ile ve pamuk ipliği kullanılarak değişik motiflerin yapıldığı çarşaf bağları, oyalar, baskı tekniği ile bezenen havlu ve masa örtüsü gibi malzemeler, ağaç oyma işleri, saz ve bağlama gibi müzik aletleri, söğüt ağacından yapılan gazetelik, şeker kutusu, ekmek sepeti gibi eşyalar, çeşitli ağaçlardan yapılan tespihler, şimşir çatal-kaşıklar, Tosya çakıları ve bakır işleri yöreden alınabilecek özgün hediyelik eşyalardır.

Yapmadan Dönme...
Arkeoloji ve Etnografya Müzesi  ve Katamonu Kalesi’ni görmeden,
Hükümet Konağı'nı ,Nasrullah Kadı Camii’ni,Ev Kaya Mezarlarını gezmeden,
Dokuma Atölyesi ve El sanatları Atölyesi’ni görmeden,
Etli-Pastırmalı Ekmek,Biryan,Çekme Helvası yemeden,
Yöresel Dokuma ve Yöresel El sanatları ürünlerinden almadan,
23-31 Ağustos Şapka ve Kıyafet İnkılabı etkinliklerine katılmadan
Dönmeyin….

 

 

 

 

 

 

 

 

Mail Grubuna Katıl
Travelterminal.net sitesinde yer alan tüm metin, resim ve içeriklerin hakları TEK TURIZM İNŞ.TESKT. SAN. ve TİC. Şirketine aittir. Hiç bir şekilde basılı veya elektronik bir ortamda izinsiz kullanılamaz veya kopyalanamaz. Tüm içerik bilgilendirme amaçlı olup değişiklik olması durumunda Travelterminal.net sorumlu tutulamaz.