travelterminal.net'e Hoşgeldiniz Lütfen giriş yapmadan önce aşağıdaki bilgileri okuyunuz.
Kullanıcı Sözleşmesi
Gizlilik Sözleşmesi
ÜYE GİRİŞİ
 
 
ÜYE KAYIT
 
 

Bilecik

Bilecik
Bilecik Marmara bölgesinin Güney Marmara bölümünde yer alır. Karadeniz, İç Anadolu, Ege ve Marmara bölgelerinin tam kesim noktaları üzerindedir.Kısacası 4 bölgede de yer alır. Doğu kesiminde Bolu ve Eskişehir, güney kesiminde Kütahya, batı kesiminden Bursa, kuzey kesiminde ise Sakarya illeri ile komşu durumundadır. Bilecik 4321 km²’lik alanı ile Türkiye Cumhuriyeti'nin küçük illerinden biridir. 
Özet Bilgi
Bilecik ili, Marmara Bölgesi'nin güney doğusunda; Marmara, Karadeniz, İç Anadolu ve Ege bölgelerinin kesim noktaları üzerinde yer alır. İlin bilinen en eski isimleri arasında Agrilion ve Belekoma vardır. Bilecik, Osmanlı İmparatorluğu'nun doğduğu topraklardadır. Her yıl Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri, Bilecik iline bağlı Söğüt'te yapılmaktadır. Bölgede zengin mermer ocakları mevcuttur. Sakarya Irmağı'nın etrafında kurulan ve göletleri ve derelerinin zenginliği ile tanınan yöre antik çağlardan günümüze tarihin izlerini taşır. Şehirdeki Şeyh Edebali Türbesi, tüm Türkiye'den ziyaretçi almaktadır. Bilecik ilindeki Kurtuluş Savaşı zamanındaki izler, Bilecik ilinin ilk yerleşim yeri olan Şeyh Edebali Türbesi'nin çevresinde halen görülebilir. Bunlara örnek olarak bir kısmı savaş sırasında yıkılmış olan minare gösterilebilir.
Bilecik İlçeleri hakkında genel bilgiler
Bozüyük İlçesi
Bozüyük, yurdumuzun birçok yöresinde olduğu gibi adını bulunduğu yerin coğrafi özelliklerinden almaktadır. Şehir merkezinin kuzeyinde ve çevresindeki tepelere göre bozkır olan bir tepe bulunmaktadır. Şehre ismini veren bu tepe bir höyük'e benzediğinden ve bozkır olduğundan şehire "BOZHÜYÜK" denilmiştir. Hüyükler yığma topraktan yapılmış yapay tepeler olmalarına karşın buradaki tepe doğal olarak oluşmuştur.
Şehrin kuruluşu çok eski ve birçok uygarlıkların beşiği ve önemli yolların düğüm noktası olduğu için kurulduğu yerin çevresel ve coğrafi özelliğine uygun olarak Bozhüyük olarak anılmaya başlanmıştır. Türk ağız ve ses yapısına uygun olarak ve çabuk söylemeye yönelik şekilde "Bozhüyük" sözü zamanla "Bozüyük" olarak biçimlenmiştir. Kaybolan "H" harfi yerine yine Anadolunun birçok yerlerinde bulunan hüyükler ve buna bağlı yerleşim yerlerinde aynı şekilde kaybolmuştur. Karayük, Üçüyük, Yeşilüyük vb.
Gölpazarı
Gölpazarı, Bilecik ilinin bir ilçesidir.
Başlangıçta, yerli halk, Urartular, Frigyalılar, Etiler hatta Bizanslılar dönemlerini yaşadıktan sonra Orta Asya'dan gelen Türk boyları ile Osmanlı'nın beylikten İmparatorluğa uzanan tarih yolculuğunda önemli hizmetler vermişlerdir. Bunların başında Osmanlının kuruluşunda hizmetleri geçen Gazi Mihal gelir. Halen Gazi Mihal adı bir ilkokulda ve ilçe hamamında yaşatılmaktadır.
Çanakkale Savaşları'na birçok gencini gönderen ve kaybeden halk, Kurtuluş Savaşı'nda ise Sakarya Nehrinin aşırı yükselmesi neticesinde düşman işgaline uğramamıştır. Bugün halkın çoğunluğun oluşturan yerlilere "manav" denilmektedir.
Bölükbaşılar (Sütçüler), Köseler, Ayazlar, Eyüpağalar,Alapanlar, Keskinağalar, Hacımollalar, Kazımağalar, Kadıoğulları ve Karaşükrüler geçmişten günümüze uzanan başlıca aile lakaplarıdır. Bilecik ilçe merkezine yakın olması ve ekonomik yetersizliklerden dolayı ilçe göç vermektedir.
İnhisar
Bilecik iline bağlı bir ilçedir. Kuzeybatısında Gölpazarı, kuzeyinde Yenipazar, kuzeydoğusunda Sarıcakaya, doğusunda Mihalgazi güneydoğuda Eskişehir Merkez İlçe ve güneybatıda Söğüt ilçeleriyle komşudur. İlçenin yüzölçümü 315 km2'dir. 1990'da bucak olarak bağlı olduğu Söğüt'ten ayrılarak ilçe olmuştur. Komşu ilçeler Söğüt ve Yenipazar gibi ekonomik olarak Eskişehir'e bağlıdır.
Osmaneli
Osmanelinin bilinen ilk adı Anadolunun ilk yerleşik halklarından Luwi lerin dilinde yakınından geçen göksu (Gallos) çayından esinlenilerek ilk çağda Mela ya da Gallos olarak anılıyordu.Bu nedenle olsa gerek bilinen ilk adı Melewana dır.(Mela halkının kenti). Helenleşme çağında kentin adı Melagina dönüşmüştür.Daha sonraki dönemlerde LEFKE diye anılmıştır.Lefke eski Helencede Leuikai "Ak Kavaklık" deyişinden almıştır.Sözcük LEFKE diye söyleniyordu.

1308 Yılında feth edilerek Osmanlı topraklarına katılmıştır. 1913 yılında OSMANELİ adını almıştır. 30 NİSAN 1926 tarihinde BİLECİK ilne bağlı bir ilçe olmuştur.

Osmaneli (lefke) istanbul / Hicaz demiryolunun geçtiği ilçelerden biridir.Günümüzde adı öne çıkmaya başlayan Osmaneli sivil Osmanlı mimarisi konak örneklerinin günümüze ulaşan örneklerinin restorasyonu ile geçmişi günümüze taşımaya aday ilçelerimizdendir.Ayrıca geriye doğru bakarsak 1926 yılındaki mubadeleye kadar Rumlar ile birlikte yaşanmış ve Rum kültüründen bugüne ulaşan en kalıcı örnek Hacios Georgios (Aya Yorgi) kilise kalıntısıdır.Yine Rum ailelerce işletmecilik bazında ipek imalatını mubadele yıllarına kadar, mubadele sonrası 1970 lere kadar gerek yaş koza üretimi gerekse ipek imalatını tarımsal girdide ilk 3 kalem bazında devam ettiren ender ilçelerimizdendir.
Pazaryeri
Pazaryeri ilçesi, Marmara bölgesinin doğusunda yer alan Bilecik ilinin küçük ve şirin bir ilçesidir. Doğusunda Söğüt ve Bozüyük, batısında Bursa'nın İnegöl ilçesi, kuzeyinde Bilecik merkez ilçe, güneyinde Bozüyük ilçesi ile çevrilmiştir. Yüzölçümü 399 kilometre karedir. İlçe, Marmara Bölgesinde yer almasına rağmen iklimi sert ve karasaldır. Ege ve Batı Karadeniz, ve iç Anadolu Bölgesi iklimlerinin zaman zaman etkilerini gösterdiği geçiş bölgesini oluşturur. İlçenin topografik yapısı engebeli ve dağınıktır. Yayla görünümünde vadiler içinde küçük düzlükler bulunur. İlçe merkezinde, Kireçlik Tepesi 890mt, batısında Ahı Dağı 1110 mt, kuzeyinde Esemen Sırtları (Dokuzöküz Dağları), güneyinde Ahı Dağının devamı Uzunçam, Karateke, Kertalan Sırtları 1000-1500 mt. arasında değişen yüksekliklere sahiptir. İlçenin rakımı 810 mt olup arazi yapısı doğuya doğru alçaktır. İlçe arazisinin tarım alanı olarak kullanılan (12204 ha) bölümleri üç tarafı dağlarla çevrili bir ovadır. Ova içinde kuzey kısmını boydan boya geçen Sorgun Çayı, doğudan geçen Karasu Çayı ve bunları besleyen derelerden sulama olarak faydalanılmaktadır. Bu çaylar ve derelerin üzerine kurulan ve isimlerini kurdukları yerlerin adlarından alan Küçükelmalı, Bozaarmut, Esere, Kamçı, Sorgun, Ovacık, Sarnıç gibi göletlerin tarım arazilerinin sulanmasına ve yöre iklimine olumlu etkileri olmuştur.
Söğüt
Söğüt, Bilecik ilinin bir ilçesidir. Osmanlı Beyliği'nin ilk başkenti olarak bilinir. 1231 yılında Thebasion adını taşırken Anadolu Selçuklu komutanı Ertuğrul Gazi tarafından İznik Rum İmparatorluğu'ndan alınmıştır ve kendisine Anadolu Selçuklu hükümdarı III. Alaeddin Keykubad tarafından Domaniç ile birlikte verilmiştir. Osmanlı döneminde önce Sultanönü sancağının merkeziyken, sonra merkezin Eskişehir'e taşınmasıyla bu sancağa bağlı bucağa dönüşmüştür. 1648 yılında Anadolu vilayeti Bursa sancağının Lefke (bugün Osmaneli) kazasına bağlı bıcaktı. Daha sonra Anadolu eyaletine bağlı merkezi Bilecik olan Ertuğrul sancağının sınırlarına katıldı. En son Hüdavengidar vilayetine bağlı Ertuğrul sancağına bağlı kazaydı. Kutuluş savaşında 3 kez Yunan işgaline uğramış ve 6 Eylül 1922'de işgalden yanmış bir şekilde kurtulmuştur. İlçeye bağlı Kızılsaray köyünün girişinde, hem Osmanlıca, hem de Rumca yazılar taşıyan bir Yunan karakolu bulunmaktadır ve bu karakol harap haldedir.
Yenipazar
Eski adı Kırka olan ilçe toprakları sırasıyla Hititler, Frigler, Lidyalılar, Perslerden sonra MÖ 336 yılında Büyük İskender'in eline geçmiştir. Helenistik dönemde Bitinya Krallığı'na bağlanan bölge, M. Ö. birinci asırda Pers asıllı fakat Yunanca konuşan Pontus Devleti'nin saldırısına uğradı. Bitinya'nın son kralı Üçüncü Nikomedes Romalıları yardıma çağırdı. Pontus Krallığı yenildi. Bitinya Kralı Üçüncü Nikomedes ölünce vasiyeti icabı bu yöre Roma İmparatorluğuna katıldı. Daha sonra Bizans İmparatorluğuna bağlanan bölge, 1074 yılında Anadolu Selçukluları tarafından fethedildiyse de bu egemenlik kısa sürdü. 1097 yılında bölge yeniden Bizans'ın eline geçti. Daha sonra İznik Rum İmparatorluğu'na bağlanan bölge, 1323 yılında Osmanoğulları bölgeyi ele geçirdi. 1402 yılında Candaroğullarının eline geçen bölge, 1419 yılında yeniden Osmanlıların eline geçti.

Osmanlı döneminde önce Sultanönü (Eskişehir) sancağına bağlandı. 15. yüzyılın başlarında Anadolu eyaletine bağlı Bursa sancağının Göynük kazasına bağlı bir köydü. Daha sonra Göynük kazası 16. yüzyılın yarısında Bolu sancağına bağlandı. 1694 yılında Bolu sancağı voyvodalığa yani bağımsız kazaya, Göynük de kazalıktan bucaklığa indirildi. Bu durum 1811'e kadar sürdü. 1811'de Bolu bağımsız sancak yani Mutasarraflık oldı. 1864 yılında Bolu sancağı Kastamonu vilayetine bağlandı. Bu dönemde Yenipazar ismini alan Kırka, Bolu Sancağının Göynük Kazasına bağlı köydü.

Kurtuluş savaşından sonra Bilecik'in Söğüt ilçesine bağlanan yöre, 1926 yılında ilçe yapılan Gölpazarı ilçesine bucak olarak bağlanmış, 1988 yılında ilçe olmuştur. Coğrafyasının dağlık ve iş imkânlarının kısıtlı olması nedeniyle ilçe göç vermektedir.
Bilecik Saat Kulesi
Bilecik il merkezinde, şehre hakim bir yamaç üzerinde inşa edilmiş, dört cepheli, saat göstergeli olup, Sultan II. Abdülhamit tarafından yaptırılmıştır.
Şeyh Edebalı Türbesi Bilecik
Osman Gazi’nin kayın babası ve aynı zamanda hocası olan Şeyh Edebali; hadis, tefsir ve İslam hukukunda uzmanlaşmış bir Ahi şeyhidir. Osmanlının kuruluş dönemlerinde yaşmış olan Şeyh Edebali Kırşehir doğumludur. İlk eğitimine doğduğu yerde başlamış ve Şam’da eğitimine devam etmiştir. Şeyh Edebali Türbesi çok mütevazı bir mimari yapıya sahip. Kızı ve eşinin sandukaları da türbenin içinde.
Ertuğrulgazi Türbesi
Bilecik’in Bilecik Söğüt ilçesinde bulunan Ertuğrul Gazi’nin türbesi, oğlu Osman Bey tarafından önce açık mezar olarak yapılmıştır. Osmanlı Beyliği’nin kurucu Osman Bey’in babası olan Ertuğrul Gazi’nin mezarı daha sonra l. Mehmet Çelebi tarafından türbe halini almıştır. Şuan ki türbenin yapımı 13. yüzyıl sonlarında yapılmış olsa da kesin tarihi bilinmemektedir. l. Mehmet Çelebi’den sonra 1757 yılında lll. Mustafa ve ardından 1886 yılında da ll. Abdülhamit tarafından onarılmış ve yenilenmiştir. ll. Abdülhamit Ertuğrul Gazi Türbesi’ni onarırken türbenin yanın bir de çeşme eklemiştir. 1281 yılında 93 yaşındayken vefat eden Ertuğrul Gazi’nin türbesini ziyaret ettiğinizde Osmanlının kuruluş dönemini ve yüzlerce yıllık tarihini kitaplarda okuduğunuzdan daha fazla yaşayacaksınız.
Osmaneli-Selçik İçmeleri
Osmaneli ilçesine 9 km. uzaklıkta ulaşım kara ve demiryolu ile sağlanmaktadır. İçmenin suyu dört ayrı çeşmeden akar. Mide, karaciğer, safra kesesi bağırsak ve idrar yolları hastalıklarına iyi geldiği gibi böbrek taşlarının eritilmesi ve düşürülmesinde etkilidir.
Diğer Bilgiler
Tarihçe

Tarih öncesinde Bilecik

Bilecik'te ilk yerleşim tarihi Milattan Önce 3000 yılına dayanır. Milattan Önce Bilecik'te Tunç yapımı için Kalay çıkarıldığı bilinmektedir. Bilinen ilk isimleri Agrilion ve Belekoma'dır. Daha sonra Bilecik Bizans İmparatorluğu içine girmiştir. Doğu Roma döneminde Belekoma isimi ile bilinmekteydi. Bilecik o zaman kale-sur şehri idi.

Antik çağda Bilecik
Bu dönemde Bilecik Bitinya bölgesinin içinde yer alır.Burada M.Ö. 1950’lerde Trakya kavimlerinden Trakların kolu olan Thynler’ler bulunmaktadir.

Daha sonra ise;
MÖ 1550-1400 Mısırlılar
1400-1200 Hititler
1200-676 Frigler
676-595 Kimmerler
595-546 Lidyalılar
546-334 Persler
334-326 Makedonyalılar
326-297 Özgürlük dönemi
297-74 Bitinya Krallığı
74-395 Roma İmparatorluğu
395-1299 Bizans
673-678 Emevi
714-718 Abbasi

Bizans döneminde Bilecik
Roma İmparatorluğu Milattan sonra 395'de yıkılınca Bilecik, Bizans İmparatorluğu içinde kaldı.Bizans döneminde ise Belekoma kalesi inşa edilmiştir.Bizans dönemin de bazen Bilecik, Müslüman ülkelerin de eline geçmiştir.Bizans Döneminde Tekfurluk ile yönetiliyordu.

Selçuklular döneminde Bilecik
Kayıların bir bölümü Ertuğrul Bey liderliği ile batıya doğru gelerek Söğüt ilçesi ve çevresinde ikamet etmeye başlamışlardır. Kayıların Söğüt ve çevresine yerleşmeleri 1230’lu yıllar olarak bilinmektedir. 1231 yılında İznik İmparatoru Selçuklu sınırına saldırmaya tenezzül edince Büyük Selçuklular Sultanı I. Aleaddin Keykubat Bizans İmparatorluğuna karşı bir sefer düzenlemiş, Ertuğrul Bey ve beraberindekiler de bu sefere bir akıncı olarak katılmıştır. Selçuklu ve Bizans orduları arasında Sultanönü mevkiinde meydana gelen savaşın sonucunda Bizans ordusu yenilmiş, Karacadağ ve Söğüt alanları Büyük Selçuklu Devleti’nin eline geçmişti. I. Aleaddin Keykubat Belekoma Tekfurunu vergiye bağladı. Savaşta önemli katkıları olan Ertuğrul Bey’e Söğüt’ü sahibi olarak, Domaniç’i de yaylak arazi olarak verdi.
Osmanlı kaynaklarına göre Ertuğrul Bey 1281 yılında ölmüştür.
Ertuğrul Bey, Kayı Türklerinin önemli bir lideridir. Kayı boyu ise Osmanlı Devletinin kurucu bir kolu olmuştur. Söğüt'de bulunan bir 400 çadırlık uçbeyliğinden Osmanlı Devleti doğmuştur.

Osmanlılar döneminde Bilecik
Ertuğrul Bey'in vefat etmesinden sonra Kayıların başına Osman Gazi geçti. Osman Bey ve silah arkadaşlarının en önemli manevi destekçisi Şeyh Edebali idi.
Şeyh Edebali Kayı Boyunun Ahilik teşkilatının önderi idi. Ahilik; tarım dahil bütün zanaat dallarında halkı, çalışanları teşvik eden, çalışanlara her türlü yardım elini uzatan bir örgüt anlayışıdır. Şeyh Edebali o sıralar medresesinin de bulunduğu Eskişehir şehrinin sınırları içinde bulunan İtburnu Köyünde yaşıyordu. Daha sonra medresesini sıra ile Söğüt ve oradan da Bilecik’e taşımıştır.
Osman Bey 1286 yılında İnegöl civarlarında bulunan Hisarcık kalesini Bizanslılardan ele geçirdi. 1287 yılında İnegöl Tekfuru’nu Domaniç yakınlarındaki İkizce’de yenilgiya uğratmıştı.
Osman Bey ve silah arkadaşlarının Bizans Tekfurları ile olan mücadelerinini takip eden Anadolu Selçuklular Sultanı III. Alaeddin Keykubat büyük bir ordu ile Karacahisar önüne kadar geldi. Osman Bey ve beraberindekiler ile birleşerek Bizans İmparatorluğunun sahip olduğu bu kaleyi kuşattı. Kuşatma sürerken Selçuklu Sultanı III. Alaeddin Keykubat; Osman Bey’e bir sancak ve gümüş takımlı bir at göndererek Söğüt ve Eskişehir’i de içinde bulunduran bu sancağı Osman Bey’e verdi.1289 tarihinde Karacahisar’daki Rum kilisesini camiye çeviren Osman Bey ilk kez kendi adına hutbe okuttu.Bu olaylar Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun temelleridir.
Bu tarihe kadar Bilecik henüz Osmanlılar tarafından fethedilmemişti. Bizanslılara ait bir kalekenti idi. Bilecik ve Yarhisar tekfurlarını vergiye bağlamıştı. Osman Bey 1299 yılında Belekoma kalesini ve peşinden Yarhisar kalesini Bizanslılardan ele geçirdi.Bilecik Osmanlı Beyliğine katılmış oldu.
Bilecik, Yıldırım Bayezid dönemine kadar Osmanlı egemenliğinde kalmış, lakin 1402 yılında Ankara meydan savaşında Bayezid’in Timur’a mağlup olması sonucunda 2 ay Timur’un devletinin hakimiyetine geçmiş ve Fetret Devrinden sonra Osmanlı sultanı Çelebi Mehmet tarafından geri alınmıştır.
Bilecik; Trakya ve Marmara bölgelerini İç, Güney ve Güneydoğu Anadolu bölgeleriyle Asya’ya bağlayan İstanbul-Bağdat Demiryolu yakınında kurulmuştur.Türklerin elinde değeri artmış ve Osman Gazi’nin fethettiği ilk önemli kale ve Şeyh Edebali Türbesi’nin buradadır.
Önceleri kale çevresinde yerleşik kent daha sonra Şeyh Edebali Türbesi, Orhan Gazi camii ve yakınındaki medreseye doğru büyümeye başlamıştır.Çukurluk alandan geniş bir alanda yerleşme başlamıştır

Kurtuluş Savaşı'nda Bilecik
İstiklal Savaşında TBMM hükümeti ile İstanbul hükümeti arasında ortaya çıkan anlaşmazlıkları gidermek amacı ile İstanbul’daki Tevfik Paşa hükümeti adına İçişleri Bakanı Ahmet İzzet Paşa, Ankara Hükümeti ile bir görüşme yapmak istedi. Görüşmenin Bilecik İstasyonu binasında yapılması kararlaştırıldı.
TBMM hükümeti ile İstanbul hükümeti heyetleri 5 Aralık 1920 günü Bilecik İstasyon binasında bir araya geldiler. İstanbul Heyeti Ahmet İzzet Paşa, Salih Paşa,Tarım Bakanı Kazım Bey, Hukuk Danışmanı Münir Bey ve Hoca Fatih Efendi’den oluşmuştu. Ankara heyetine ise Mustafa Kemal Paşa başkanlık etmişti. Heyete İsmet İnönü'de katılmıştı. Bilecik görüşmelerinde olumlu ve somut bir sonuç elde edilememiştir.
Yunan Ordusu 6 Ocak 1921 günü Bursa ve Uşak dolaylarından saldırıya geçti. 8 Ocak 1921 Bilecik hattına kadar geldi. Böylece Bilecik işgal edilmiş oldu.

Cumhuriyet döneminde Bilecik
Bilecik Kurtuluş Savaşından çok büyük yaralar alarak çıkmış, savaşın getirdiği sosyal ve ekonomik çöküntü nedeniyle Cumhuriyet dönemine çok güçsüz başlamıştır.
Bilecik Halkı Kurtuluş Savaşına tüm varlığı ile katılmış, gerek kuvvayi milliye kuvvetlerine ve gerekse düzenli ordularımıza onbinlerce evladını çekinmeden şehit olması dileği ile vermiştir.1920’lerde 12.000 olduğu tahmin edilen şehir nüfusu, Kurtuluş savaşından sonra 4.000’e kadar inmiştir.
Savaştan önce Bilecik bölgenin en önemli ipek endüstrisi merkezine sahiptii. Şehirde çok sayıda ipekçilik tesisi ve ipek kadife üreten fabrikalar bulunuyordu fakat, Yunanlıların çıkardığı yangınlarda bu fabrika ve tesislerin tümü yandı.
Cumhuriyetimizin ilk yıllarında ise Bilecik Merkezin nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Rumlar ve Ermeniler Lozan Mübadelesiyle Yunanistana gönderilmiş oradan gelen Müslüman Muhacirler ise Bileciğin çeşitli yerlerine yerleştirilmişlerdir.(Lozan Mübadelesi 1924-1928)

Nüfus
Bilecik ilinde nüfusun çoğunluğunu 1924-1928 yılları arasında Lozan Mübadelesiyle Selanik, Karacaova, Drama, Vodina, Tikveş ve diğer Rumeli sancaklarından gelen Muhacirler oluşturmaktadır.Bunun yanında Çerkesler, Abhazlar, Arnavutlar, Boşnaklar, Yörükler ve Manavlarda nüfusun geri kalanını oluşturur.Son yıllarda ise Bulgaristan ve Bosna-Hersekten gelen muhacirlerin bir kısmıda Bilecik'e yerleştirilmiş ve il sınırları içerisinde ikamet etmektedirler.

Coğrafi konumu
Bilecik Marmara Bölgesinin Güney Marmara Bölümünde yer alır.Karadeniz, İç Anadolu ve Ege ile Marmara Bölgelerinin tam kesim noktaları üzerindedir.Kısacası 4 bölgede de yer alır.Bilecik ; 39° ve 40° 31’ kuzey enlemleri ile 29° 43’ ve 30° 41’ doğu boylamları arasında bulunur. Doğu kesiminde Bolu ve Eskişehir güney kesiminde Kütahya, batı kesiminden Bursa, kuzey kesiminde ise Sakarya illeri ile komşu durumundadır.
Bilecik 4321 km²’lik alanı ile Türkiye Cumhuriyeti'nin küçük illerinden biridir. Alan sıralaması bakımından 65. sırada yer alır. Merkezi ilçenin yüzölçümü 844 km²’dir. Nüfus bakımındam da en az olan illerin başında gelir.


Yeryüzü şekilleri
Dağlar il topraklarının % 32’sine yakın bir bölümünü kaplar. Bu yükseltiler daha çok tepe görünümündedir.

İlin en yüksek noktası Bozüyük ilçesinde yer alan yükseltiler üzerindeki Kala Dağı’dır (1906 m)...

Diğer önemli yükseltiler ;
Yirce Dağı (1790 ),
Metristepe (1300 m),
Göldağı (1284 m),
Kızılcaviran (1250 m),
Osmaniye (1210 m),
Ahi Dağı (1100 m),
Abbaslık Dağı (1241 m),
Dokuz Öküz Tepesi (1150 m),
Ballıkaya (1050 m),
Kızıltepe (990 m),
Avdan Dağları (926 m),
Paşa Dağları (922 m),
Kurudağ (805 m)’dır.

Sakarya Irmağı boyunca uzanan çok geniş olmayan düzlükler şeklinde ovalar il topraklarının % 7’lik bir bölümünü kaplar.

Akarsular

Sakarya Nehri
Sakarya nehri Bilecik ilinden geçen başlıca akarsudur.Bu ırmağa dökülen çay ve dereler Bilecik'in öteki su kaynaklarıdır.
Sakarya, İnhisar ilçesi yakınlarında Bilecik topraklarına girer; kuzey-güney yönünde akarak ili doğu ve batı olmak üzere iki parçaya böler. Vezirhan’ın kuzeyinde Karasu Deresi, Osmaneli ilçesi yakınlarında da Göksu Çayını alarak kuzeye yönelir.

Karasu
Bozüyük’ten doğar. Bilecik merkez ilçe sınırları içine Karasu Boğazından girer. Bu noktadan sonra Vezirhan’da Sakarya Irmağına kavuşur.

Bitki Örtüsü
Yağış yönünden yeterli miktara sahip olan Bilecik , yüzölçümünün %47’sinin ormanlık alan olması itibari ile orman zenginliği bakımından Türkiye’nin şanslı yörelerinden biridir.Bilecik orman zenginliği av hayvanları bakımından da zenginleşmesini sağlamıştır. Bin metreye kadar yükseklerde orman örtüsü genellikle meşe, otsu bitkiler ve makilerden oluşmaktadır. 1500 metre sınırına kadar da karaçam, kayın, kızılçam, kestane türündeki yüksek boylu ağaçlar sıralanır. 1500 metreden daha yükseklerde ise köknar cinsinden ağaçlar vardır.

İklim
Bilecik İlinde yıllık yağış toplamı 450 kg/m² dolayındadır. Yağış en çok ocak ve mayıs aylarında düşmektedir.

Diğer klimatik veriler şöyle:
   
Yıllık sıcaklık ortalaması: 12,3 °C
En soğuk ay: Ocak (2,5 °C)
    
En sıcak ay: Temmuz (21,7 °C)
Yıllık ortalama nispi nem: % 66

Bilecik düzeyinde tespit edilen en yüksek sıcaklık 1945 ağustosunda 40.6 °C, en düşük sıcaklık ise 1950 Ocak ayında -16 °C olarak tespit edilmiştir.
Mail Grubuna Katıl
Travelterminal.net sitesinde yer alan tüm metin, resim ve içeriklerin hakları TEK TURIZM İNŞ.TESKT. SAN. ve TİC. Şirketine aittir. Hiç bir şekilde basılı veya elektronik bir ortamda izinsiz kullanılamaz veya kopyalanamaz. Tüm içerik bilgilendirme amaçlı olup değişiklik olması durumunda Travelterminal.net sorumlu tutulamaz.