travelterminal.net'e Hoşgeldiniz Lütfen giriş yapmadan önce aşağıdaki bilgileri okuyunuz.
Kullanıcı Sözleşmesi
Gizlilik Sözleşmesi
ÜYE GİRİŞİ
 
 
ÜYE KAYIT
 
 

Aydın

Aydın
Coğrafi konumu nedeniyle ilk çağlardan beri önemli bir yerleşim merkezi olan Aydın'ın kuzeyinde İzmir ve Manisa, doğusunda Denizli, güneyinde Muğla yer alır. Batı sınırları ise Ege Denizi kıyıları çizer. İlin denizden yüksekliği 40 metredir. Aydın Ege Bölgesi'nde ''Efeler Diyarı'' olarak tanınan ve dünyanın en iyi incirinin yetiştiği ildir. 
Özet Bilgi
Aydının eski isimleri Tralles ve Güzelhisar olup 14. yüzyıl'da Anadolu Beylikleri döneminde kurulan Aydınoğulları beyliği döneminde Aydın olarak değişmiştir.Heredot Aydın ili ile ilgili “Bizim yeryüzünde bildigimiz en güzel gökyüzünün altı ve en güzel iklimin bulunduğu yer” demiştir.Evliya Çelebi ise “Dağlarından yağ, ovalarından bal akar.” demiştir.
Aydın Tarihi Mekanlar
Milet Müzesi
Aydın-Didim'de bulunan Milet Müzesi, şehre gelen turistler tarafından yoğun ilgi görür. 

Müze, Balat Köyü'ne oldukça yakındır ve 1973 yılında ziyaretçilerine kapılarını açmıştır. Fakat müze binası zaman içinde yapısal olarak bozulunca kapatılmış, yeni binası 2011 yılında hizmete açılmıştır. Milet Antik Kenti'nde yapılan kazılarda elde edilen eserler sergilenmektedir. 

Aslan galerisinde 30 eser bulunmakta olup, bunun yanı sıra Didyma Antik Kenti kalıntıları, mermer yapılar, keramik, maden, cam eserler, sunaklar, kitabeler, sütun başlıkları ve kıymetli takılar sergilenmektedir. Milet Müzesi, Aydın tatilinizde gezi noktalarınız arasında olabilir. Aydın'da bulunan Güvercinada Kalesi'ni de ziyaretlerinize mutlaka dahil etmelisiniz. Kale, muhteşem manzarasıyla hem dinlendirecek hem de ruhunuzu yenileyecek.
Güvercinada Kalesi
Aydın'ın tarihi mekanlarından biri olan Güvercinada Kalesi, harika manzarasıyla görenlere tarihin yanı sıra görsel bir şov sunar.

Kuşadası'na bağlı olan Hacıfeyzullah Mahallesi'nde bulunan yapının iç kalesi Barbaros Hayrettin Paşa tarafından yaptırılmış olup, surlar ise İlyas Ağa tarafından inşa ettirilmiştir. Yapılış amacı ise Mora isyanında denizden gelebilecek saldırıları önlemektedir.

Aydın'da denizin tadını çıkarırken şehrin tarihi atmosferine kesinlikle karışmalısınız. Magnesia Antik Kenti, Milet Tiyatrosu, Didyma Antik Kenti ve Aphrodisias Antik Kenti listenizde yer verebileceğiniz noktalar arasındadır.
Ahmet Şemsi Paşa Camii
Aydın'a tatil için, iş seyahati için ya da sadece keşfetmek için gelmeyi planlıyorsanız eğer şehrin dini atmosferini yansıtan yapıtlarını mutlaka ziyaret etmenizi öneririz.

Bu şehre ne için gelirseniz gelin gezi rotası belirleyecekseniz eğer Ahmet Şemsi Paşa Camii'ni listenize mutlaka dahil edin. Ahmet Şemsi Paşa Camii'nin hakkında biraz bilgi verelim… Cami, halk arasında Kırmızı Minare Camii olarak da bilinmektedir. Yapılış tarihi 1659 olup, Ahmet Şemsi Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. Cami, tek kubbeli, tek minarelidir. Tuğladan yapılan minaresinden dolayı Kırmızı Minare Camii olarak anılmasının sebep olmuştur. Adnan Menderes Bulvarı'nda bulunmasından dolayı kolay bir ulaşıma sahiptir.

Aydın gezinize eklemeniz gereken çok yer var. Milet Müzesi, Güvercinada Kalesi, Ramazan Paşa Camii ve Magnesia Antik Kenti ziyaret duraklarınız arasında mutlaka yerini almalı.
Magnesia Antik Kenti
Antik kentler bakımından zengin bir şehir olan Aydın, yıl içerisinde yerli ve yabancı turistlerin en çok ziyaret ettiği noktalardan biridir.

Genellikle Didyma Antik Kenti ve Aphrodisias Antik Kenti yoğun bir ilgi görür. Fakat çok bilinenlerin dışında, pek adı duyulmamış antik kentleri de içinde barındırır Aydın.

Pek bilinmeyen antik kentlerden biri Magnesia'dır. Magnesia Antik Kenti, Germencik ilçesinde bulunan Tekin Köyü'ndedir. Magnetler olarak adlandırılan bir topluluğun kurduğu antik kentte 1891 yılında Berlin Müzesi adına Carl Humann tarafından kazılar yapılmıştır. 21 ay süren kazı çalışmalarında; Artemis Tapınağı, Agora, Zeus Tapınağı ortaya çıkarılmıştır. Aydın tatilinizde Magnesia Antik Kenti'ni ziyaret ederek keşfedenlerden biri siz olabilirsiniz.
Kuşadası Milli Parkı
Doğanın benzersiz bir yüzü olan Kuşadası Milli Parkı, Aydın il sınırları içerisindedir. Yeşilin her tonunu göreceğiniz milli park Kuşadası'na 28 kilometre uzaklıktadır. Bölge aynı zamanda Dilek Yarımadası Milli Parkı olarak da adlandırılmaktadır.

Kuşadası Milli Parkı 1966 yılında Milli Park olarak ilan edilmiştir. Sahil kesimi boyunca uzanan Kuşadası Milli Parkı, muhteşem bir deniz manzarasıyla gelen misafirlere görsel şölen sunuyor. Aydın'da yaz tatilinizi yaparken Kuşadası Milli Parkı'nı keşfetmenizi öneririz. Burada hem denizin keyfin çıkarabilir hem de dostlarınızla birlikte piknik yapıp eğlenceli vakitler geçirebilirsiniz.
Alangüllü Termal
Türkiye'nin termal turizm şehirlerinden biri de Aydın'dır. Sağlık için gelen tatilciler genellikle Alangüllü Kaplıcaları'nı tercih etmektedir. Alangüllü Kaplıcaları'nda bulunan termal oteller, bilimsel bir çalışmayla her rahatsızlık için bir tedavi süreci başlatmaktadır.

2004 yılından bu yana termal bölge olarak ilan edilen Alangüllü Germencik, aynı zamanda fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezidir. Tüm romatizmal ve nörolojik hastalıklara tedavi yöntemi sunan Alangüllü Termal, Germencik ilçesine 9 kilometre, il merkezine 60 kilometre mesafede yer alır. Akdeniz ikliminin hakim olduğu bu bölge, aynı zamanda gezilecek yerleriyle de günlerinize değişik ve eğlenceli zamanlar dahil edecek.
Milet Tiyatrosu
Aydın-Didim'in tarihi kalıntıları arasında olan Milet Tiyatrosu, gören herkesi büyülüyor. Tarihinden bu yana yaşadığı tüm yeniliklerle günümüze kadar gelen Milet Tiyatrosu, Helen-Roma dönemi yapıtlarındandır. Tiyatronun en sıraları rahipler ve önemli devlet yöneticiler için ayrılırdı.

Milet Tiyatrosu'nun bir özelliği de akustik özellik taşımasıdır. İyonya'nın en önemli yerleşim alanlarından biri olan Milet turunuzda tiyatroyu ziyaret edip tarihi anlarınıza farklı zamanlar ekleyebilirsiniz
Zeus Mağarası
Aydın-Kuşadası'nda bulunan Zeus Mağarası, Dilek Yarımadası'nın girişinde bulunmaktadır.

Mitolojiden izler taşıyan Zeus Mağarası, Kuşadası'nda keşif yapanların son durağı durumundadır; çünkü yorgunluklarını Zeus Mağarası'nın serin sularında yüzerek atarlar. Mağaraya ilk girildiğinde Zeus'un yüzünü görür gibi olursunuz. Denizden gelen tuzlu suyun ve dağdan gelen tatlı suyun karışımıyla maden suyu oluşmuştur Zeus Mağarası'nda. Bir hikayesi de vardır mağaranın.

Tanrı Zeus kardeşi olan Deniz Tanrısı Poseidon'u kızdırdığında bu mağaraya gelip kardeşinin sakinleşmesini beklermiş. İşte bu mitolojik mağara kış aylarında yöredeki gençleri, yaz aylarında ise turistleri ağırlamaktadır.
Kurşunlu Manastırı
 Özellikle yaz aylarında deniziyle, güneşiyle binlerce turistin tatil için tercih ettiği Kuşadası, tarihiyle de keşfedilmeyi hak ediyor.
Aydın-Kuşadası’nın tarihi atmosferine katkıda bulunan Kurşunlu Manastırı, yerli turistler kadar yabancı turistlerin de merak ettiği noktalardan biri. Davutlar ve Güzelçamlı arasında yer alan manastır, Davutlar’a yaklaşık 12 kilometre kadar uzaklıkta… Ulu çınar ağaçlarının arasında kalan manastır, aynı zamanda muazzam bir manzaraya sahip. Kısacası doğayla tarihin birleştiği muhteşem yerlerden biri…
Kurşunlu Manastırı’nın hangi yıl yapıldığı kesin olarak bilinmiyor. Fakat 11. yüzyılda Bizanslılara ait olduğu tahmin ediliyor. Manastırın kiler, yemekhane, keşiş odaları, şapel, nekropol, savunma odaları ve revir kısımları hala görülebilmekte. Özellikle şapelindeki freskler sağlamlığıyla dikkat çekiyor. Manastırın aslında dinin yayılmasını sağlayan ve din eğitimi veren bir niteliği varmış.
Dilek Yarımadası
Aydın Kuşadası’nın 28 kilometre uzağında olan Dilek Yarımadası, Güzelçamlı sınırlarında bulunur. Kuşadası Dilek Yarımadası birbirinden güzel plajlarıyla dikkat çekiyor.
İstediğiniz bir plajda denize girip serinlerken ılık ılık esen rüzgar teninizi okşayacak. Dilek Yarımadası çevresindeki otellerinin veya pansiyonlarının birinde konaklayarak gezip keşifler yapabilirsiniz. İçindeki tarihi yapılar, doğal yeşillikler ve güzellikler hayranlığınızı kazanacak.
27.675 hektarlık alanda bulunan Kuşadası Dilek Yarımadası’nın 10.685 hektarı milli parktır ve koruma altındadır. Dilek Yarımadası Milli Parkı’nda 36 memeli hayvan, 45 deniz canlısı, 42 tür sürüngen hayvanın evi konumundadır.
Aynı zamanda dünyada az sayıda olan Akdeniz Foku burada yaşar. Kuşadası Dilek Yarımadası’nda hiç sıkılmadan vakit geçirmenin keyfine varacak ve her adımda karşılaşacağınız güzellikler sizi büyüleyecek.
Didyma Antik Kenti
Aydın'ın tarihini gözler önüne seren Didyma Antik Kenti, döneminde Kahinler kenti olarak bilinirdi. Gün yüzüne çıkan kalıntıları günümüzde turistlerin oldukça ilgisini çeker ve ziyaretçi akınına uğrar Didyma.
Yeşil doğanın ve mavi gökyüzünün tam ortasında olan antik şehir aynı zamanda ünlü Apollon Tapınağı’yla daha da ünlenmiştir. Bölgede bulunan İkiz Tepeler; Artemis ve Apollon kardeşlere atfedilmiştir. Didim ilçesine bağlı olan Didyma Antik Kenti ilçe merkezine 52 kilometre uzaklıktadır.
İlk arkeolojik kazılar 1858 yılında İngilizler tarafından yapılmıştır ve 1937 yılına kadar devam etmiştir. Mitoloji severlere harika bir gezi alanı olacak Didyma. Büyük ve önemli kalıntıları, küçük detayları arasında gidip gelirken adeta o dönemleri yaşayacaksınız.
Brankhos ve aslan heykelleri Apollon Tapınağı ve diğer kalıntıları gezerken her anı fotoğraflamayı unutmayın. Tabii rahat bir yolculuk için Didyma Antik Kente yakın olan otellerde ve pansiyonlarda kalabilirsiniz. Siz Didyma’yı gezerken mitoloji tanrıları Zeus, Hades, Poseidon, Athena, Demeter, Hermes, Afrodit diğer 12 Olimpos tanrısı da sizin ziyaretlerinize eşlik eder.
Aphrodisias Antik Kenti
Aydın’ın Karacasu ilçesinde bulunan Aphrodisias Antik Kenti, Geyre Köyü’ne yakın olup ilçe merkezinin 12 kilometre güneydoğusunda bulunur. Adını mitolojide aşk ve güzellik tanrıçası olan Afrodit’ten alan kentin tarihi M.Ö. 13. yüzyıla kadar dayanır.
Kalıntıların arasında dolaşırken keyifle yeni bilgiler edinmenin mutluğunu yaşayacaksınız. Caesar’ın Afrodit’e bir Eros heykeli hediye ettiği, Caesar’ın öldürüldükten sonra bu şehrin yıkıldığı ve tiyatrosunun hala nasıl sapasağlam ayakta durduğunu görmek ve yaşananları duymak fazlasıyla etkisi altına alacak sizleri.
Aphrodisias Antik Şehri’nde ilk kazılar 1904 yılında yapıldı ve ilk sanat okulu bu kentte açıldığı bilgisi ortaya çıktı. Babadağ’ın yamaçlarında olan ocaklarda değerli mermerlerle eşsiz heykeller yapan Aphrodisias ustalarının açtığı okulun adı Manierist’ti. En parlak dönemden yavaş yavaş düşüşler yaşayan Aphrodisias Antik Kenti; yangınlar, savaşlar, depremler gördü ve zaman içinde bu göz kamaştıran şehir terkedildi. Bir tapınma merkezi olan antik kent, tıp ve bilim alanında da gelişme gösterdiği kanıtlanmıştır. Dönemine göre ileri bir seviyeye ulaşan Aphrodisias’ta tıp araştırmacıları, romancı ve düşünür yetişmiştir.
Diğer Bilgiler
Tarih
Üçgözler (TRALLES) Lidya döneminde, Tralleis kenti, Karya, Kilikya, Iran ve Suriye ve Uzak Doğudan gelen ticaret mallarının toplandığı ve Ege limanına gönderildiği dağıtım merkezi durumundaydı. Ayrıca Büyük Menderes vadisinde yetiştirilen ürünler Milet limanından Yunanistan, Roma, Mısır ve Fenike'ye ihraç edilmekteydi. Nitekim Lidya gerek kendi kaynakları gerekse topladığı vergilerle olağanüstü gelişti, bölge ekonomisinde önderlik etti. Dünyanın ilk parasını darp eden (basan) ülke oldu.
Frigler, Anadolu'da ilk büyük devleti kurdular. M.Ö.1200 yılında Büyük Menderes'in yukarı platosuna yerleştiler.Frigler'in Trak Kavimlerinden olduğu Iiliryalilar'in saldırısı üzerine Boğazlar'dan geçerek Geldiklerini, Hitit krallığını yıktıkları biliniyor. Lonlar'in M.Ö.1200 yılında Gediz ve Büyük menderes ovalarında kurmuş oldukları şehirlerin en Önemlisi Milet şehri idi. Lonlar felsefede önemli aşamalar yaptılar. Matematik ve Astronomi bilgini Thales (Tales) her şeyin ana elementinin su olduğunu ileri sürdü; Lidyalilar'la Modyalilar arasında yapılan savaştaki güneş tutulması olayını önceden hesapladı. Miletli diğer bir bilgin Anoksimandros, her şeyin başlangıcının "sinirsizlik-sonsuzluk" olduğunu ileri sürdü. MÖ.5.yy'da İran'dan gelen Persler'in istilası sonucunda doğu kültürü ile tanışan Bati Anadolu kentlerinde Greko-Pers denilen yeni ve özgün bir kültür sentezi oluştu. M.Ö.546 yılında Lidya kralı Krezüs, Pers kralı Kyros (Kurus) ile yaptığı savası kaybedince, Ion şehirleri Pers Krallığı'na bağlandılar. Persler'in hoşgörüsüz davranışları kolonileri ile şehirlerin bağlarını kopardı. M.Ö.500 yılında karışıklıklar başladı. Perslerin bölgedeki egemenliği Makedonya'nın basına Aleksandr gelene dek devam etti ve Helenistik dönem başladı. Tüm bu istilalar sırasında Tralleis odaksal konumu nedeniyle askeri üs olarak kullanılmıştır. MÖ.1.ve 2.yy'da Roma yönetimi altında kalan bölge, ekonomik, ticari ve kültürel alanda önemli gelişmeler gösterdi. Romalıların yerel kültürü benimsemeleri, kaynakları, yolları ve ticareti geliştirmesiyle yöredeki antik kentler, özellikle Efes, Milet, Tralleis, Aphrodisias kalkındı, büyük boyutlu anıtsal yapılarla donatıldı.
MS. 4.yy sonlarında Roma İmparatorluğu'nun ikiye ayrılmasıyla Anadolu tümüyle doğu Roma diğer bir deyişle Bizans egemenliğinde kaldı. Antik tapınaklar kiliseye, tiyatrolar savunma kulelerine dönüştürüldü.Düz alanlarda bulunan kentlerin çevreleri yüksek surlarla koruma altına alindi. Ramsey'e göre Tralleis açık alanlardan, bir çayın sürükleyip getirdiği tas yığınlarında oluşmuş bir tepe üzerine alindi.Böyle bir ortamda, 10.yy'dan itibaren devam eden Türk göçleriyle gelen Türkmenler kırsal alanları hemen hemen boşalmış olarak buldular. Anadolu'daki erken dönem Türk kolonizasyonu sistematik bir fetih olmaktan öte küçüklü büyüklü göç gruplarının Anadolu'ya gelerek kırsal yöre halklarıyla uzlaşması ve ekonomik kaynakları paylaşmasıdır.
Türkler denizlere ulaşmadıkça uluslararası ticaretin dışında kalacaklarını gördüklerinden Anadolu yarımadasını çevreleyen yabancı kuşatmasını kırarak denizlere ulaştılar. Önceleri merkezi otoritenin ortadan kalkmış olduğuna sevinen Latinler, bölgeye daha önceleri göçle gelmiş olan Türkmen toplulukları ile yeni gelenler arasındaki yakınlaşma ile yüzyüze geldiler. Böylece belli bir isim (Aydin Beyliği) ve bayrak altında Ege denizinin Anadolu kıyılarında siyasi ve ekonomik gücü elde eden Türkmenler denizcilikle tanışmışlardır. Aydin beyliğinin hükümdarları kültür, sanat ve bilim hayatına önem vermişlerdir. Yörede günümüze ulasan cami, medrese, türbe gibi mimari eserlerin yanısıra çeşitli kütüphanelerde bulunan değerli el yazma eserler bulunmaktadır. Aydıoğulları Beyliği, 14.yy'ın sonlarında Osmanlı Devletine katılmıştır. Osmanlı İmparatorluğunu son döneminde bati Anadolu'da yaygınlaşan çetecilere "EFE" denilmiştir. Genelde Ege kırsal alanında tek tek ya da gruplar halinde yasayan gözüpek dürüst, mert kişilerdir. Başkanları "Efe", yardımcıları "Zeybek" ve "Kızan" adıyla anılır. Efelik 10.yy'ın sonunda Yusuf Pasa ile başlamış olup, en bilinenleri, 17.y.y. da Sivri Bölükbaşı, 19.y.y. da Atçalı Kel Memet ve nihayet 20.yy da Yörük Ali' dir. Bu efeler adaletsizliğe ve haksızlığa uğradıkları gerekçesiyle hükümete başkaldıran silahlı eylemcilerdir. Zenginden alıp fakire vermişler, milli mücadele yıllarında kurtuluş yanlısı savaşçılar olmuşlardır. Milli mücadele yıllarında bölgenin Yunanlılarca işgali karşısında yörenin yurtsever asker, aydin ve din adamları efeleri yurt savunmasına davet etmişler ve Yörük Ali Efe grubu oluşturulmuştur. Az sayıda, dağınık halde Yunan askerleriyle mücadeleye giren Yörük Ali Efe ile birlikte Demirci Mehmet Efe ve maiyetindekiler giderek artan direniş göstermiş ve Yunan askerlerinin geri çekilmelerini sağlayarak çok etkili olmuşlardır. Düşman işgalinden kurtuluş günü olan 5 Eylül Kuyucak, Nazilli, 6 Eylül Söke, 7 Eylül Aydın'da her yıl törenlerle kutlanmaktadır.

Coğrafya
Akdeniz ikliminin etkisindedir. Bu iklim şartları ve topografik yapı Aydın ve çevresinde iki ayrı bitki topluluğunun (maki ve orman) gelişmesine neden olmuştur. Bunun yanında zeytin, incir, turunçgiller, kestane vb. kırsal kesimde ise çam ve benzeri türler mevcuttur. En yağışlı mevsim kıştır. Yaz mevsiminde yok denecek kadar az yağış almaktadır. Kar yağışı ender görünür. Aydın, özellikle batıdan gelen hava akınlarına açıktır. Rüzgar yönü daha çok doğu - güneydoğusudur. Bunu güneybatı (lodos) ve batı rüzgarları izler.İlçeleri;
Bozdoğan: Büyük Menderes havzasının güneyinde Akçay'ın suladığı ovanın yanında yükselen Madran dağı eteklerindeki iki tepe üzerine kurulmuştur. Aydın'a 76 km. uzaklıktadır. İlçedeki tarihsel yapı kalıntıları ve buluntuları çok eski çağlara aittir. Roma, Bizans ve Selçuklu kültürlerinin izlerini taşıyan eserler de vardır. Koyuncular köyü yakınında bulunan Neopolis Kavaklı Köyü, Körteke Kalesi, Örtülü ve Konaklı Köylerindeki Sarnıçlar ve Kemer Köprüsü bunların başlıca örnekleridir.
Buharkent: İl merkezine 86 km. mesafedeki ilçede Kızıldere Kaplıcaları bulunmaktadır.
Çine: Aydın il merkezine 38 km. uzaklıktadır. Çine, Antik , Karya ve Onya bölgelerini birbirine bağlayan geçit üzerinde olması nedeniyle Aydın'ın eski ve önemli yerleşim yerlerinden biridir.
Gerga: Eski Çine'nin 6 km. güneydoğusundaki Ovacık Köyü'nün kuzeyinden bir saat süren yaya tırmanma ile ulaşılabilen Gerga ören yeri, ulaşım güçlüğüne rağmen görülmeye değer bir karya kentidir.
Koçarlı: Aydın il merkezine 22 km. uzaklıktadır. Büyük Menderes Vadisi'nin ortasında ve Koçarlı Çayı'nın iki yakasındaki yamaçlarda kurulmuştur. Amyzon Antik Kenti ve Cihanzade Mustafa Camii önemli eserlerdendir.
Kuşadası: Aydın il merkezine 71km. uzaklıktadır. Aydın'ın kuzeybatısındadır.Kuşadası Türkiye'nin en önemli turistik merkezlerinden biridir.Kuşadası kumsallarıyla ve zengin tarihi çevresiyle binlerce yerli ve yabancı turistin tercih ettiği bir beldemizdir.
Nazilli: Aydın'a 45 km uzaklıktadır. Nazilli ilçesine 3 km. uzaklıkta, Bozkurt ve Eyeli Yaylaları arasında kurulmuş olan Mastavra Antik Kenti, zamanında menderes havzasının ticaret merkezlerinden biriydi.
Söke: Aydın'ın 59 km. batısında olup, Büyük Menderes Akarsuyu'nun yakınında kurulmuştur. Didyma, Miletos, Priene gibi ünlü kentler, ilçe yakınındadır. İlçenin 12 km uzaklıkta Güllübahçe Kasabası'nın yakınında yer alan Priene Antik Kenti, Mykale Dağı yamacında güneye bakan doğal bir platform ve çevresine kurulmuştur.
Sultanhisar: Aydın iline 25 km uzaklıktadır. Kuzeyinde Aydın Dağları uzanmaktadır. Nisa (Nyssa) Sultanhisar ilçesinin kuzeyinde yükselen Malgaç dağı eteklerinde, doğal güzelliklerle dolu yamaçlara kurulmuştur. İlçeden kıvrılarak yükselen 3 km asfalt yol ile ören yerine ulaşılır.
Akaraka (Acharake): Kutsal sırlarını saklayan bir sağlık merkezi olarak nitelenebilir. Salavatlı Köyü yakınında olup eski kaynaklara göre Pluton ve Charo adlı iki tanrılı dinin de kutsal merkeziydi.
Yenihisar: Aydın iline 108 km. mesafede olup, Antik Milet ve Priene Kentleri'ne komşudur. Bodrum hava alanına Akbük üzerinden ulaşılabilen ilçede, Ege'nin en güzel deniz, kum ve güneşi mevcuttur. Zengin tarihi , Didim ve Altınkum sahili ile turizm alanında önemli bir yeri olan Yarhisar, Ege sahilinde görülmesi gereken en güzel turizm beldelerindendir. Antik çağın kehanet merkezi olan Didim'de, güneş tanrısı Apollon adına kurulan büyük bir tapınak bulunmaktadır. Kadere çok inanan antik çağın insanları Apollon'u aynı zamanda bir kehanet tanrısı olarak tanımıştır.
Yenipazar: Aydın il merkezine 41 km. uzaklıktadır. Orthasia (Ortosi) Antik Kenti ilçenin 5 km. doğusunda, Donduran Köyündedir. İonlar tarafından kurulmuş, M.Ö 7 yy.da Asyalı atlı bozkır kavimlerinden, Kimmerlerin istilasına uğramış, daha sonraki yüzyıllarda Lidya, Pers, Roma ve Bizans dönemlerini yaşamıştır.

Gezilecek Yerler
Apollon Tapınağı

Didim’in girişindeki, Batı Anadolu kıyılarının en etkileyici bağımsız anıtı olarak kabul edilen Apollon Tapınağı’nı, her yıl yüzlerce yerli ve yabancı turist ziyaret ediyor.Tapınağın boyutları ve benzersiz planı kadar bugüne kadar çok iyi korunmuş olması da tarih severleri çekiyor. Helenistik dönemde tasarlanan Apollon Tapınağı, dev boyutlu mimarlık yapıtlarının Roma dönemine has olmadığını kanıtlıyor. Milet ve çevre kentlerden gelenlerin, Panormos Limanı’ndan karaya çıkarak tapınağa kutsal bir yolla ulaştıkları sanılıyor.Bir çoğu 1858 yılında Newton tarafından British Museum’a gönderilen tapınaktaki heykellerin, MÖ 6.yüzyılda yapıldığı biliniyor. Heykeller, çoğu dik biçimde oturan figürleri betimliyor ve bazılarında yazıtlar yer alıyor.
Tralleis Antik Kenti
Efsaneye göre, Argoslular ve barbar Trakyalı Tralleislilerce kurulan, ancak daha önceleri Karialılarca kullanılan Tralleis, M.Ö. 334’te İskender tarafından alınmasından sonra Helenistik Krallıklar arasında sık sık el değiştirmiş.Tralleis, Bergama Krallık Çağı’nda yontuculukta zirveye ulaşmış, Bergama Zeus Sunağı’nda çalıştıkları bilinen Apollonios ve Tauriskos isimli iki büyük yontu ustasını yetiştirmiş. Antik kentte bugün ayakta kalan tek yapı, yörede “Üçgözler” olarak adlandırılan M.Ö. 2. yüzyılda yapılan Gymnasiona’ya ait kalıntı. Bunun dışında agora ve tiyatro kentin diğer önemli yapıları arasında bulunuyor.
Milet Müzesi
Aydın’ın Söke ilçesi’ne 40 kilometre uzaklıktaki Miletos Antik Kenti içinde yer alan Milet Müzesi, 1973 yılında açıldı. Genellikle Milet’te bulunan arkeolojik eserlerin yer aldığı müze, havuzlu bir hol ile bu hole açılan biri asıl salon, diğeri de daha küçük olan ikinci bir salondan oluşuyor. Müzede, Miken seramiklerinin yanı sıra Arkaik, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserler bulunuyor. Ancak müze binasındaki çatlaklar, kapatılmasına sebep oldu. Milet Müzesi’nin yanındaki dünyaca ünlü Afrodisias Müzesi de her yıl yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri halinde.
Güzelçamlı Milli Parkı
Aydın’ın Kuşadası ve Söke ilçeleri sınırları içindeki “Büyük Menderes Deltası Güzelçamlı Milli Parkı”, zengin bitki örtüsüyle dikkat çekiyor. Parkta, özellikle defne ve kestane ağaçlarıyla canlı ve sağlıklı maki örnekleri yer alıyor. Öte yandan, parkta nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan Akdeniz foku ve deniz kaplumbağaları için yaşama ve üreme ortamı bulunuyor.
Mavi Bayraklı 16 Plaj
Türkiye’nin önemli turizm merkezleri arasında yer alan Kuşadası ve Didim’in birçok plajı, temizliği ve doğal güzelliğiyle mavi bayrağa sahip bulunuyor.

Ne Yenir?
Aydın’da yapılan yemeklerden bazıları; kulak çorbası, patlıcan–biber taratorlu turşu, kuyu tandırı, etli kereviz, etli enginar, pelvize tatlısı, paşa böreği, yuvarlama, ısırganotu böreği, ebegümeci kavurması ve arapsaçıdır.

Ne Alınır?
Halı, kilim, deri giysiler ve mücevherat yöreden alınabilecek hediyelik eşyalardır.

Yapmadan Dönme...
Aphrodisias Antik Kenti ile Didyma Apollon tapınağını ziyaret etmeden,
Kuşadası Altın Güvercin yarışmasını seyretmeden,
Ege yöresine özgün zeytinyağlı yemeklerinden, nefis incirlerinden, şaheser üzümlerinden, narenciye ürünlerinden tatmadan,
Turunç reçeli almadan,
Başta çipura, kefal, mercan ve barbunya olmak üzere enfes balık türlerini denemeden,
Halı, kilim, deri giysiler, mücevherat vb. hatıra eşyaları satan zarif butiklere uğramadan.
Dönmeyin…
Mail Grubuna Katıl
Travelterminal.net sitesinde yer alan tüm metin, resim ve içeriklerin hakları TEK TURIZM İNŞ.TESKT. SAN. ve TİC. Şirketine aittir. Hiç bir şekilde basılı veya elektronik bir ortamda izinsiz kullanılamaz veya kopyalanamaz. Tüm içerik bilgilendirme amaçlı olup değişiklik olması durumunda Travelterminal.net sorumlu tutulamaz.