travelterminal.net'e Hoşgeldiniz Lütfen giriş yapmadan önce aşağıdaki bilgileri okuyunuz.
Kullanıcı Sözleşmesi
Gizlilik Sözleşmesi
ÜYE GİRİŞİ
 
 
ÜYE KAYIT
 
 

Karaman

Karaman
İç Anadolu bölgesinde yer alan bir ilimiz. Batı ve kuzeyinde Konya, güneyinde Mersin, güneybatısında Antalya illeri ile çevrilidir. M.Ö.8000′lerden itibaren iskan edilen Karaman ve yöresi, yeraltı şehirleri, mağaraları, inanç merkezleri gibi turistik çekiciliklerinin yanı sıra yaylaları ve doğal güzellikleri, zengin el sanatları örnekleri ile de ziyaretçileri büyülemektedir.  
Özet Bilgi
Karaman, İç Anadolu Bölgesi’nin güneyinde, Konya-İçel-Antalya illeri arasında bulunan önemli bir ticaret, kültür ve sanat merkezidir.Selçuklular bölgeyi ele geçirince şehre Larende denilmiştir. Anadolu Selçukluları'ndan sonra bölgeye hakim olan Karamanoğulları Beyliği'nin başşehri olduğu için şehre daha sonra Karaman ismi verilmiştir. 
Karaman Gezilecek Yerler
Saat Kulesi
Karaman Belediyesi tarafından Aktekke Kent Meydanına yaptırılmıştır.

Saat Kulesinin dış yüzeyi çelik kolonlar ve andezit ile kesme taşlardan yaptırılan 12 metre yüksekliğindeki saat kulesinde 4 yöne bakıyor.

Karaman Belediyesi’nce Karaman’ın tarihi, kültürel ve sosyal yapısını ortaya koyacak şekilde hazırlanan Aktekke Kent Meydanı, çevre düzenlemesi yapılarak ilimize adeta yeni bir çehre kazandırdı.
Yunus Emre Camii
Caminin üzerinde herhangi bir yazıt bulunmamaktadır. Bu nedenle kesin yapım tarihini bilemiyoruz. Ancak 1948 yılı onarımında, cami haziresinde bulunan, bugün son cemaat revakının doğu bölümü güney penceresinde lento olarak kullanılan mezartaşı, (H.784 Rabiyulahirinin onyedinci günü) 30 Haziran 1382 tarihini taşimakta olup, yapinin bu tarihten önce yapildigini kabul edebiliriz.

Cami dışta bütünüyle kesme taş ,içte moloz taşkireç harç olup üzeri sıvanmıştır. Muhdes mekan örtüsünde ve gergilerde ahşap kullanılmıştır. Çatı örtüsü bugün, kubbeli mekanlarda taş kaplama, muhdes bölümde ise metal kaplamadır.

Yapı bütünüyle yalındır. Dışta kesme taşın olanakları içerisinde yapı elemanlarının düzeninde süs aranmıştır. Destek ayakları ve duvarlardaki kemer tırnakları tek sıra mukarnas bademli olarak düzenlenmişlerdir. Içte süs yalniz, alçi mihrabin mukarnaslarinda ve köşeliklerinde kalmiştır. Köşelikler, iri rumi ve palmetlerle süslenmiş, mukarnas dilimlerinde ise yazi, rumi ve palmet motifleri görülmektedir.
Taşkale Antik Tahıl Ambarları
Taşkale’nin hemen girişinde sol tarafta dik bir yamaç üzerinde ambar olarak kullanılan yüzlerce kaya evleri vardır.

Bugün bunlar buğday ambarları olarak kullanılmaktadır. Doğal tahıl ambarı olarak kullanılan bu kayaların ilk katlarında hububat; haşerelenmeden, bozulmadan, ilaçlanmaya gerek duymaksızın 2-3 yıl, daha yukarı katlarda ise 7-8 yıl muhafaza edilmektedir.
Manazan Mağaraları
Karaman’ın doğusunda İbrala Suyu’nun vadisinde, iki yanı yüksek boğaza hakim bir kaya kitlesinde Manazan Mağaraları bulunmaktadır. Karaman’a 40 km. uzaklıkta, Yeşildere ile Taşkale arasındaki vadinin kuzey yamaçlarında bulunan bu mağaralar killi kireç taşı içerisine oyulmuş beş katlı ve günümüzde insanların yaşadığı meskenlerdir.

Yüksek yamacın tepesinde, kayalarda yüzlerce delik görülmektedir. Bu dağ kitlesinin içerisine oyulan yerleşim ilk defa Bizans çağında başlamıştır. Bunu belgeleyen kayalar içerisindeki bir şapeldir. Ayrıca ufalanan ve yamaçlardan aşağıya dökülen taş parçaları arasında da çok sayıda fosil izlerine rastlanmaktadır.

Mağara yerleşimlerinin ön cepheleri yıkıldığından bunların ayrı bir girişi yoktur. Bu mağara evlerinin yazları serin, kışları da ısıtmaya gereksinim göstermemektedir. Aynı zamanda da dışarıdan gelebilecek hücumlara karşı da korunaklıdırlar.
Karaman Kalesi
Karaman il merkezinde, Hisar Mahallesi’nde bulunan Karaman Kalesi’nin XII.yüzyılda Selçuklular döneminde yapıldığı sanılmaktadır. Kale XIV.yüzyılın ortalarında Karamanoğulları, XIII.yüzyılda İlhanlılar, XV.yüzyılın sonunda da Osmanlılar tarafından onarılmıştır.

Karaman Kalesi’ni XVII.yüzyılda gezmiş olan Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde bir takım bilgiler vermektedir: “…ve Kal’a-i Karaman hamunun ortasında havalesiz üç kat, bir kat şaddadi bina, sarp ve metin ve kavî kal’adır. İç Kal’ası bir mürtefi topraklı bayır üzre, şekl-i murabba, şeddadi iri iri taşlı kal’adır. Ve bu iç kal’anın cürmü altıyüz adımdır. Ve sekiz kule-i azimdir. Ve cevani bir erbaası amik ve ariz hendektir. Ve garba nazır ancak bir kapısı var, ağaç cisir ile geçilir. Üç kat demir kapılardır. Ve bu kapının iki tarafında olan dıvar taşlarının her birinde celi hat ile esma-ül hünsa tastir olunmuştur. Ve dizdar bunda sakin olur. Cümle kırkaltı hürde toprak örtülü evlerdir. Ve bir camiden gayri bir şey yoktur. Ve bu kal’adan taşra bir kat kal’a dahi çevrilmiştir. Orta Hisar derler. Şekl-i ile müdevver bir metin kal’adır. Ve başka hendeği vardır. Ve dairenmadar cürmü bin yediyüz adımdır. Ve cümle kırk kuledir. Ve iki kapıdır. Garp tarafından yol kapısı, kıble tarafından Pazar kapısıdır. Bu şehr-i azimi ihata eder, taşra baru kal’ası üçüncü katıdır. Çepçevirme yedi bin adım, kal’ayı kebirdir. Ve cümle yüzkırk kuledir. Ve cümle dokuz kapıdır. Evvele Paşa Camiinde kıbleye nazır emildenli kapısı ve şarka nazır şam kapısı ve garba nazır sekiçeşmesi kapısı ve yine şarka nazır şam kapısı ve garba nazır sekiçeşmesi kapısı ve yine garba nazır şam kapısı ve garba nazır kör soğuk kapısı ve Hazret-i Mevlana validesi türbesi dibinde parmakkapı ve cenuba toplar kapısı. Kıbleye imaret kapısı ve cenube Emir Ahmet kapısı ve kıbleye tekke kapısı ve cürümde olan ribat-ı azimin içinde cümle otuziki mahalle ve elliüç mihraptır”.

Evliya çelebi’nin değindiği gibi iç surun güneye bakan Pazar Kapısı ile bunun çevresindeki burçlar ve duvarlar ayakta durmaktadır. Pazar Kapısının kemeri ve üst kısmı yıkılmıştır. Kalenin orta suruna girişte sol tarafta duvara açılmış büyük mazgal pencerelerinden bir tanesi günümüze ulaşabilmiştir. Orta surdaki bazı duvar ve burçlar evler arasında kalmıştır.
Binbir Kilise
Karaman’a 37 km. uzaklıkta bulunan Madenşehri Köyü’nde volkanik bir dağ kütlesi olan Karadağ üzerinde IV. ve IX. yüzyıllar arasında Bizans döneminde yapılmış olan kilise ve manastırlar ile mezarlar bulunmaktadır.

Bu bölge XII.yüzyıldan itibaren gezginler tarafından ziyaret edilmiştir. Bu kiliseler Erken Hıristiyanlık döneminin mimari özellikleriyle yöresel üslup kaynaşmış Anadolu’daki diğer örneklerinden farklı yapılar ortaya çıkmıştır. Bu kiliselerin isimleri bilinmediğinden araştırmacılar tarafından numaralandırılmıştır. Binbir Kilise’nin büyük çoğunluğu bazilika tipinde olup, bunların hemen hemen hepsi harap durumdadır. Bu kiliselerin harap durumda olmalarının bir nedeni de çevre köylülerinin bu yapıların taşlarından yararlanarak kendilerine evler yapmasıdır. Bazılarının yalnızca temelleri ve duvarlarının çok az kısımları ayakta kalabilmiştir. Bu yapılar bazilika, yonca planlı kiliseler, serbest haç planlı kiliseler, Latin haçı kiliseler ve yuvarlak binalar olmak üzere farklı konumlardadır.
Aktekke Camii

4. yüzyıl yapıtlarından biri olan Aktekke Camii,Karaman'ın il merkezinde bulunmaktadır. İl merkezinde olması, camiye ulaşımı kolaylaştırır.

Aktekke Camii, 1370 yılında Karamanoğullarından Alaaddin Bey tarafından yaptırılmıştır. Alaaddin Bey, bu camiyi Mevlana'nın annesi Mümine Hatun için inşa ettirmiştir. Caminin türbesinde Mümine Hatun'un, Alaaddin Çelebi'nin, Karamanoğlu Seyfettin Süleyman Bey'in başta olmak üzere 21 tane mezar vardır. Aktekke Camii'nin harim kısmındaki kalem işi süslemeleri, Osmanlı döneminin en güzel örneklerinden biridir.

Hatuniye Medresesi

Karaman-Merkez'de bulunan Hatuniye Medresesi'nin tarihi 1382 tarihine dayanmakta. Osmanlı Sultanı Murat Hüdavendigar'ın kızı Nefise Sultan tarafından yaptırılmıştır. Mimarı ise Numan Bin Hoca Ahmet'tir.Hatuniye Medresesi, kapalı avlu medrese tipinin örneklerinden biri olsa da günümüzde avlunun üzeri açık durumda. Tek eyvanlı olan medresede hücre odaları ve revaklar bulunuyor. Medresenin sahip olduğu geometrik yazılar, bitkisel motifler günümüzde de dikkat çeken detaylar arasında olup, kapıları da bitkisel motifle süslenmiştir.

Meraspolis Mağarası

Meraspolis Mağarası, Karaman-Ermenek'te bulunuyor. Şimdiye kadar çok tanıtılamamış olsa da, son zamanlarda yeni keşif meraklıların gezi alanları arasında girmeyi başarmıştır. Meraspolis Mağarası, birçok kat ve bölmelerden oluşuyor. İki girişi olan mağaranın bir girişi tamamen doğaldır, ikinci girişi ise sonradan açılmıştır. Mağaranın içindeki sarkıtlar ve dikitler küçüklü, büyüklü halleriyle ziyaretçileri karşılıyor.

Yapılan araştırmalarda bu mağaranın ilk çağlara kadar uzandığı bilgisi verilmiştir. İlk çağda insanlar tarafından kullanılan mağara, sığınak olmanın yanı sıra zindan olarak da işlev görmüş.

Gökçeseki Örenyeri

Karaman'ın zengin tarihinin bir parçası olan ve aynı zamanda şehrin turizmini hareketlendiren Gökçeseki Örenyeri; nekropol alanıyla, kaya mezarlarıyla ve günümüze taşıdığı birçok tarihi kalıntısıyla kesinlikle keşfedilmesi gereken noktalardan biridir.

Örenyeri, Ermenek ilçesine bağlı olan Gökçeseki Köyü'nün kuzey kısmındaki bir tepede bulunuyor. Bölgede çanaklar, çömlekler, kutsal alan kalıntıları ve bol miktarda kaya mezarları görmek mümkün. Özellikle kaya mezarları dikkat çekmekte. Kaya mezarlarının çoğu tek odalı olsa da bazılar, çok odalı yapılara sahiptir. Yapılan araştırmalarda Gökçeseki Örenyeri'nin Bizans ve Roma dönemlerinde yerleşim alanı olarak kullanıldığı ortaya çıkmıştır.

Bölgede uzun bir keşif yolculuğu yapmak, çeşitli kalıntıları gözlemlemek keyifli bir gün geçirmenizi sağlayacak.

Dereköy Fisandon Kilisesi

Karaman'ın Merkez ilçesindeki Dereköy'de bulunan Fisandon Kilisesi, şehrin kiliseyken camiye çevrilmiş tek yapısıdır. Hangi yıl yapıldığı bilinmeyen kilise, 9. yüzyılla tarihlendiriliyor. Kilise 1573-1574 yıllarında ise Yusuf Sinan Paşa tarafından camiye çevrilerek Müslüman cemaatinin ibadet mekanlarından biri olmuştur. Dereköy Fisandon Kilisesi hakkında tarihte ilk söz eden kili Bizans sanat tarihçisi Strzygowski'dir. Yapı, kayalık bir tümsek üzerine kurulmuş olup, Yunan haçı planında inşa edilmiştir.

Kilisenin kim tarafından ve hangi yıl yapıldığı kesin olarak bilinmiyor. Zira günümüze kadar gelebilmiş bir kitabesi de yok. Fisandon Kilisesi'ni Karaman gezinize dahil edebilir, farklı bir tarihi mekan keşfedebilirsiniz.

Alahan Manastırı karaman

 İsa'nın havarilerinden Tarsus'lu Pavlus (Sen Paul) ve yine Tarsus'ta yaşamış Hıristiyanlığın öncülerinden Barnabes, M.S. 41 yılında Hıritiyanlığı yaymak için Anadolu’da çeşitli yolculuklar yapmışlardır. Bu azizlerin gezileri sırasında konakladıkları hemen her yerde anılarına tapınaklar yapılmıştır. Fakat, o tarihte Hıristiyanlık henüz resmi din olmadığından ve ibadet gizli olduğundan tapınakların da gözden uzak ve ulaşımı güç yerlerde olması tercih edilmiştir. Alahan Manastırının olduğu yerde de böyle bir tapınağın yapıldığı anlaşılmaktadır.

Ancak bu günkü manastır öreni Hıristiyanlığın resmen kabul edilişinden sonra, beşinci yüzyılda inşa edilmiştir. Manastırı yaptıran kişi manastırda lahdi ve bir kitabesi olan Tarasis adlı bir rahiptir.Ancak finansman büyük ölçüde Bizans imparatoru tarafından sağlanmıştır. Kimi kaynaklar manastırın M.S. 440-442 yılları arasında, kimi kaynaklar da M.S. 474 ten sonra inşa edildiği görüşündedir. İmparator 440-442 döneminde II. Theodosius (401-450), 474 ten sonra ise ise Flavius Zeno'ydu (425-491). (Belki de manastırın farklı bölümleri farklı imparatorlar döneminde inşa edilmişti).

Manastırın parlak döneminin Arap akınları başlayınca, yani 7. yüzyılda sona erdiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte manastırın uzun süre ayakta kaldığı bellidir. Nitekim 17. yüzyılda ünlü gezgin Evliya Çelebi (1611-1683 ?) manastır için Usta elinden yeni çıkmış gibi duruyor tanımlamasını yapmıştır.

Diğer Bilgiler
Tarih
Karaman kentinin ilk kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber yapılan arkeolojik kazılar neticesinde, önemli bir yerleşim bölgesi, ticaret ve kültür merkezi olduğuna dair belgeler bulunmuştur. Karaman ve çevresinin M.Ö.8000 yıllarında yerleşik iskana sahip olduğu ortaya konulmuştur. İl; Hititler zamanında bir askeri ve ticaret merkezi olmuş daha sonra Firigya ve Lidya’lıların egemenliğine geçmiş, M.Ö.322 de Yunan Kralı Perdikkos ve Filippos’un işgaline ve talanına uğramıştır. Karamanoğulları Anadolu Selçuklu Devletinin zayıflamasından ve yıkılmasından sonra bağımsızlıklarını ilan edip Karamanoğlu Devletini kurmuşlardır. Karamanoğulları devletinin başkenti olan Larende, Cumhuriyetin ilanından sonra Konya iline bağlı olarak Karaman adını almıştır.

Coğrafya
İç Anadolu bölgesinin güneyinde yer alır. Kuzeyinde Konya, güneyde Mersin doğuda Ereğli, Silifke, batıda Antalya ile komşudur. Deniz seviyesinden yüksekliği 1033 metredir. Karaman genelde ova görünümündedir. Son yıllarda yapılan gölet ve sulama kanalları ile tarıma daha bir canlılık getirmiştir. Ovada tahıl türleri ve sanayi bitkileri yetiştirilir. Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer. Yıllık yağış ortalaması 350 mm.dir.İlçeleri Karaman (merkez), Ayrancı, Ermenek, Kâzımkarabekir.
Ayrancı: Ayrancı, tarihte Hititlerin sınırları içinde, daha sonra da Asurlular Krallığının toprakları arasında bulunmuştur. Toroslara kadar uzanan vadi üzerinde 12 köprü bulunmaktadır. Yapı tarzları Osmanlı mimarisinin izlerini taşımaktadır.
Başyayla: İlçe, Orta Torosların eteklerinde bir vadi içerisinde kurulmuş yeşil ve şirin bir beldemizdir. İlçede el değmemiş tarihi ve turistik değerler, önemli yayla ve mesire yerleri mevcuttur. Bunların en önemlileri Tozmugar ve Dibekli yaylalarıdır. Tozmugar’daki mağarada sarkıt ve dikitler mevcut olup, mağaraya ayrı bir güzellik katmaktadır.
Ermenek: Ermenek tarihte ilk yerleşimin görüldüğü yerlerden birisidir. Meraspolis Mağarası, ikizin Hitit kabartması, Lahit ve Heykeller, Görmel Köprüsü, Ermenek Kalesi, Mennan Kalesi, Tol Medresesi ve Zeyve Pazarı ile Ermenek turizm açısından zengin ilçelerden birisidir.
Kazımkarabekir: Konya ile Karaman arasında bir geçit yeri olan Kâzımkarabekir tarihi araştırmalardan elde edilen sonuçlara göre Hititlere kadar uzanan çağlar boyu çeşitli medeniyetlere beşiklik etmiştir. Romalılar tarafından bir üs olarak kullanılmıştır.
Sarıveliler: Turcalar ve Küçükkarapınar köylerinin birleşmesiyle 1967 yılında kasaba olmuş, 1989 yılında da ilçe olmuştur. İlçenin Romalılar devrinde kurulmuş olabileceği tahmin edilmektedir. İlçe, yeşillikler arasında serpiştirilmiş evleri ve genişçe bir saha üzerinde yayılmış durumda olup, görünüş itibariyle güzel ilçedir. Balı, kirazı, cevizi meşhurdur. Otlak ve meralarıyla tanınmış Barçın yaylası bu ilçededir.Hayvancılığa bağlı olarak Kilimcilik ve halıcılık da yapılmaktadır.

Ne Yenir?
Arabaşı, Toyga, paça, aşlık gibi çorba çeşitleri, cibe,batırık, yaprak ve köy dolmaları, keşkek ve bulamaç yörenin geleneksel yemekleri arasında sayılabilir.

Ne Alınır?
Ağaç oyma işçiliği, marangozluk, mobilyacılık oldukça yaygındır. Ayrıca, bayanlar arasında nakış ve oya işçiliği de çok yaygındır. Dolayısıyla, halı (Taşkale, Şirvan, Koraş halısı) ve el sanatı ürünleri alınabilir.

Yapmadan Dönme...
Binbir Kiliseyi, Aktekke Camini, Yunus Emre Camini ve Karaman Kalesini görmeden.
Karaman Müzesini gezmeden,
Zeyve Pazarı’nda alışveriş yapmadan,
Dönmeyin...
Mail Grubuna Katıl
Travelterminal.net sitesinde yer alan tüm metin, resim ve içeriklerin hakları TEK TURIZM İNŞ.TESKT. SAN. ve TİC. Şirketine aittir. Hiç bir şekilde basılı veya elektronik bir ortamda izinsiz kullanılamaz veya kopyalanamaz. Tüm içerik bilgilendirme amaçlı olup değişiklik olması durumunda Travelterminal.net sorumlu tutulamaz.