travelterminal.net'e Hoşgeldiniz Lütfen giriş yapmadan önce aşağıdaki bilgileri okuyunuz.
Kullanıcı Sözleşmesi
Gizlilik Sözleşmesi
ÜYE GİRİŞİ
 
 
ÜYE KAYIT
 
 

Karabük

Karabük
Batı Karadeniz bölgesinde bulunan Karabük, Tarihi Safranbolu evleri ve antik kentleri ile bir turizm cennetidir. 2009 sayımına göre nüfusu 218.564 dür.Karabük, Türk Ulusunun tarihinde, sanayileşmeyi simgeleyen kent olmanın haklı gururunu taşımaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında, Ulu Önder Atatürk’ün sanayileşme yolunda aldığı devrim kararı üzerine, Türkiye’nin ilk entegre demir-çelik tesisinin yeri için, maden kömürü havzasına ve sahile yakınlığı, demiryolu güzergahında bulunuşu ve stratejik uygunluğu nedeni ile Karabük seçilmiştir.
Özet Bilgi
Karabük, 1937 yılına kadar, Safranbolu'ya bağlı Öğlebeli Köyü'nün 13 hanelik bir mahallesiydi .1935 yılında açılan Ankara-Zonguldak demiryolunun üzerinde yer alıyordu. Demiryolu ile taşıma imkânının varlığı ve kömür yataklarının yakınlığı nedeniyle, burada bir demir çelik fabrikası kurulması kararlaştırıldı. 3 Nisan 1937'de Atatürk'ün talimatıyla, İsmet İnönü, hâlâ Karabük'ün en önemli geçim kaynağı olan Karabük Demir Çelik Fabrikası'nın temellerini attı.Karabük, 6 Haziran 1995'te, Çankırı'nın Ovacık ve Eskipazar ilçeleri ile Zonguldak'ın Eflani, Safranbolu ve Yenice ilçelerinin birleştirilmesiyle Türkiye'nin 78. ili oldu. 2010 TUIK verilerine göre ilimizde merkez ilceyle beraber 6 ilce, 2 belde ve 270 köy vardir.Bugün Türkiye'nin en büyük demir çelik firmalarının kuruluş yerleri Karabük'tedir. 
Gezi Rehberi
Yenice
Karabük’e 35 km.mesafede olan Yenice Selçuklular döneminden itibaren önemli bir yerleşim yeri
olmuştur. Yenice Ormanları, tropik bölgeler dışında, dünyanın ender bölgelerinde görülebilecek, bir çoğu anıtsal boy ve kalınlığa ulaşmış ağaç türleri ile gerçek bir ağaç müzesidir. Bu ormanlarda barınan hayvanların çeşitliliği, yaban hayatı yönünden Yenice’ye ayrı bir değer kazandırır. Ormanların bazı bölümleri “Tabiatı Koruma Alanı” ilan edilmiştir. Gökpınar mevkiindeki 4 Hektarlık bir alan, 40 çeşit ağaç türü ve çok sayıda hayvanı ile birlikte Arberatum olarak tescil edilmiştir. Ormanların yanı sıra, ilçe sınırlarındaki yaylalar, mağaralar, kanyonlar, şifalı olduğu bilinen su kaynakları, orman içine tesis edilmiş bulunan dinlenme mekanları tabiat parkları, ilçenin diğer değerlerini oluşturmaktadır. 
Eskipazar
Karabük’ün güneyinde, il Merkezine 36 km uzaklıkta bulunan Eskipazar’da Proto-Hititler’ den kalma çevrede pek çok kaya mezarı ve tümülüs bulunmaktadır. Bu dönemden kalma, ilçeye 3 km. uzaklıkta kalıntıları bulunan antik kent, en az 4 medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Üzerinde pek çok tapınak ve yazıtların bulunduğu Asar Kalesi, Asar Tepesindeki Kaya tünelleri, Roma Döneminden kalma kaya mezarları, ormanları ve soğuk suyu ile ünlü Çetiören Mesire Yeri, Bayındır İçmecesi ve Soğanlı çayında yetişen tatlı su balığı, Eskipazar’ın ilgi çeken değerleridir.
Safranbolu
Safranbolu, Karabük ilinin en büyük ve gelişmiş ilçesidir. Konumu Ankara'nın 220 km kuzeyinde ve Karadeniz'in 90 km güneyindedir. Karabük ilçe merkezinin de 8 km kuzeyinde bulunmaktadır. Safranbolu şehir merkezi ile Karabük il merkezi bitişiktir.Ev örneklerine, Beypazarı, Göynük, Taraklı, Odunpazarı gibi Türkiye'nin birçok yerinde rastlanan Klasik Osmanlı kent mimarisini yansıtan tarihî Safranbolu evleri ile ünlü olan şehir, bu özelliği sayesinde 17 Aralık 1994 tarihinden beri Türkiye'de Dünya Miras Listesi'nde yer alan 9 kültürel varlıktan biridir ve turistik ilgi çekmektedir.Safranbolu ismini, bölgede yetişen ve nadir bir bitki olan safrandan alır. Safranbolu Evlerinin dışında görülmesi gereken yerler arasında Cinci Hanı,Eski Hükümet Konağı,Hindirlik Tepesi,Yemeniceler Arastası,Safranbolu Kent Müzesi, Bulak Mağrası,Hizar Mağrası sayılabilir. 
Safranbolu Konakları
Safranbolu'nun ünlü evleri 18. ve 19. yüzyıl Türk toplumunun geçmişini, kültürünü, ekonomisini, teknolojisini ve yaşama biçimini yansıtan mimarlık bilgisi ile yapılmıştır. Şehirde bulunan yaklaşık 2.000 geleneksel yapıdan 1.008 adeti tescil edilmiş ve yasal koruma altına alınmıştır.
Safranbolu, Yörük köyü
Safranbolu'nun küçük bir modeli olan Yörük Köyü, 1997'de koruma altına alınıp turizme açıldı. Her köşesi kültür varlığı olarak tescillenen eserlerle dolu bir yer. Köyde en eskisi 450 yıllık 93 Safranbolu konağı, 300 yıllık bir çamaşırhane var. Burası, özellikle ilk ve sonbahar aylarında hareketlenen, tur programlarının da popüler duraklarından biri. Yörük Köyü'nde hep uzaktan gördüğümüz Safranbolu evlerinin içini gezmek, köyün 750 yıllık tarihini ve yörüklerin yaşam tarzını yakından tanımak mümkün. Safranbolu'ya bağlı Yörük Köyü'nün kuruluşu, bazı kaynaklara göre 750 yıl, bazılarına göre 600 yıl öncesine dayanıyor. Ama köydeki en eski ev 450 yıllık. Yörük Köyü'nün tamamı, 1997'de Kültür Bakanlığı tarafından Kentsel Sit Alanına dahil edildi ve korumaya alındı. Köydeki 93 yapı, kültür varlığı olarak tescillendi. Yörük Köyü, Safranbolu'nun bir minyatürü gibi. Değişik zamanlarda yapılan, mimari açıdan farkları olan Safranbolu konaklarını gezebileceğiniz, yüzlerce yıl önce kullanılan ev eşyalarını, yöresel giysileri görebileceğiniz kocaman bir açık hava müzesi bu köy. Buraya ilk olarak, Oğuz boylarından Karakeçili aşiretinin kollarından birinin yerleştiği, 250 yıl kadar çadırlarda yaşadığı, Osmanlı döneminde yerleşik düzene geçtiği ve Yörük Köyü'nün de o zaman kurulduğu düşünülüyor.
Safranbolu, Hükümet Konağı
Safranbolu’nun eski çarşısında hakim bir tepe üstündedir. Eski Hükümet Konağı Kastamonu Valisi Enis Paşa ile İlçe Kaymakamı Ahmet Bey öncülüğünde ilçe halkının maddi destekleriyle iki yıl içinde (1904-1906) tarihinde tamamen taştan yapılmış içi ferah ve aydınlanmasında olabildiğince gün ışığından yararlanmış tarihi bir yapıdır. Odaları büyük ve tavanı oldukça yüksektir. Tarihi yapı 800 m² kapalı bir alana ve bir de mahzen bölümüne sahiptir. Binada 1976 yılında yangın çıkmıştır. Binanın hemen arkasında safranbolu tarihi saat kulesi, cezaevi ve ufak bir mescit yer almaktadır.
Kültür ve Turizm Bakanlığınca restorasyonu yaptırılan bina “Kent Tarih Müzesi” olarak Safranbolu Kaymakamlığımız tarafından hizmete açılmıştır. Şuan müze olarak kullanılan bina, 2 katlıdır. Alt katta Safranbolu‘da halkın kullandığı tarihi eser niteliğinde malzemeler, Safranbolu’nun eski resimleri, eski el yazması kitaplar yer almaktadır. Üst katta makam odası ve çeşitli eserler yer alır. En alt kalt yani mahsende farklı esnaf kolları, kullandıkları malzemelerle birlikte balmumu heykeller ve resimlerle tanıtılmaktadır
Safranbolu Kaymakamlar Evi
Safranbolu evleri arasındaki en önemli olanlarından olan kaymakamlar evinin sahibi Safranbolu kışlası kumandanı Hacı Mehmet Efendi’dir. Tarihi mimarisini günümüze kadar koruyabilmiştir.
1979 yılında kamulaştırılıp restorasyonu tamamlanmıştır. 16.12.1981 tarihinde eğitim merkezi olarak hizmete açılmıştır. Safranbolu çarşısı içinde Hıdırlık yokuşu sokağı üzerinde bulunan yapı; kitle, plan ve cephe olarak özgün bir Türk evi niteliğindedir.
Kaymakamlar evi günümüzde Müze olarak hizmet vermektedir.
Safranbolu Lokumu
Safranbolu lokumunun en büyük özelliği diğer lokumlara göre daha hafif olmasıdır. Yedikten sonra ağızda şekerli bir tat bırakmaz. Safranbolu, evleri kadar lokumu ile de meşhurdur. Şehrin birçok noktasında bulunan lokum dükkanları buraya gelen misafirlere lokum alma imkanı sunar. Safranbolu lokumu denildiğinde öne çıkan; İmren ve Safrantat markaları, Safranbolu'ya gelen ziyaretçilerin en fazla ziyaret ettiği lokum üreticileridir. Safranlı, fındıklı, çifte kavrulmuş antep fıstıklı, güllü, sade sakızlı, hindistan cevizli gibi çeşitleri vardır. Ayrıca yaprak helvası da çok rağbet görmektedir.
Diğer Bilgiler
Tarih
Karabük adını, üzerinde yaşadığı coğrafi ortamdan almıştır. “Kara” ve “Bük” sözcükleri, kara çalılık yer anlamında, Karabük adının oluşumuna kaynaklık yapmıştır. Bu topluluklarda yaşayan Türkmen toplulukları, Karabük cemaatı adını bu biçimde almışlardır. Türkiye'de 14 yer ve mevki adının bugün Karabük şeklinde geçmesi, cemaatlerin bu topraklardan diğer yerlere göç ettiği görüşünü kuvvetlendirir.

Tarih öncesi dönemde Karabük ve çevresi
Karabük ve çevresinde, yörenin yazısız kültür dönemini aydınlatacak çok sayıda höyük ve tümülüs olmasına karşın, bilimsel anlamda herhangi bir arkeolojik kazıya konu olmaması bu konudaki açıklamalarda bir bilgi boşluğu yaratmaktadır. Ancak, Ovacık ve Eskipazar ilçelerinde yapılan arkeolojik yüzey araştırmalarına bakılacak olursa, Karabük ve çevresinin en eski yerleşmesi Eskipazar İlçesindeki “Yazıboy” köyüdür. Burada bulunan bir höyügün, ilk Tunç Devri (M.Ö. 2500) olarak yerleşmeye konu olması, İl sınırları içinde Eskipazar'ın önemini artırmaktadır.

İlkçağ'da Karabük ve çevresi
İlkçağ'da Karabük, Hititlerden başlamak üzere Frig, Helenistik Krallıklar ve Roma döneminde geniş çaplı olarak yerleşmeye konu olmuştur. Karabük'ün, Hititler döneminde yerleşmeye konu olan İlçesi; Eflani'dir. Hitit metinlerinde kentin en eski adının Haluna (Yün) olarak geçtiği bilinmektedir. Ovacık'ın Kışlaköy'ü, Frigler döneminde yerleşmeye konu olmuştur. Burada bulunan Hesem Değirmeni'nin kapısındaki yapıtaşının Frigler dönemine ait olduğu sanılmaktadır. Helenistik Krallıklar döneminde özellikle Eflani, yerleşmeye konu olmuştur. Helenistik Krallıklardan Bitinler, Roma'nin Batı Karadeniz Bölgesini (Paflagonya) ele geçirmesini önlemek için Eflani'de üs oluşturulmuş ve bölgenin savunmasını buradan gerçekleştirmişlerdir (M.Ö. 70). Eflani'nin tarihte bilinen ikinci adı Bitinya Kralı Nikomedes'in oğlu Phylomenes'ten dolayı, “Phylomenes Yurdu” olarak bilinmektedir. İlkçağın son Devleti olan Roma, M.Ö. 1, yüzyılda Anadolu'ya girince önem verdiği yerlerden birisi de Batı Karadeniz Bölgesi olmuş, bölgenin ormanları ve madenlerini emperyalist bir politika izleyerek kendi çıkarları doğrultusunda kullanmayı bilmiştir. Roma'nın bu amaçlarla Karabük İli sınırları içinde kurduğu en önemli kentler Eskipazar sınırları arasında yer almaktadır. Bunlar, Hadrianapolis ve Kimistene adı ile anılan yerleşme alanlarıdır. Bunun yanı sıra Karabük'te Bürnük Köyü, Üçbaş Köyü, Bulak Köyü; Ovacık'ta Pürçükören Köyü ve Ganibeylerin 1 km mesafe uzaklıktaki Karakoyun'lu köyün'de Roma Dönemi kalıntıları ile adeta tarihi tanıklık yapmaktadırlar.

Malazgirt Savaşı öncesi Türk yerleşmesi
Türkler, 1071 Malazgirt Savaşı öncesinde de Anadolu'ya değişik amaçları gözeterek gelmişler ve yerleşmişlerdir. Özellikle, Kuzey Türklüğü olarak tarihte bilinen bu Türk kitleleri içinde Oğuzlar olduğu gibi Kıpçak, Peçenek gibi diğer Türk kavimleri yer almaktadır. Daha sonra çeşitli nedenlerle Bizans'ın emrine giren bu Türk kavimleri, bu devletin izlediği iskan siyaseti, Anadolu'nun çeşitli kısımlarına yerleştirilmişlerdir. Yer adlarından (Toponimi) yola çıkarak yapılan yorumlamalar sonucunda Eskipazar'da Tamışlar Köyü'ne adını veren Tamış, Bizans'ın emrinde bir Oğuz Beyi olup, saptamalara göre, Malazgirt Savaşı'nda Selçuklu ordusuna karşı savaşırken, giysilerde kullanılan renk ve dil benzerliklerinden dolayı kısa zamanda saf değiştirmiş, Selçukluların tarafına geçmiştir. Malazgirt Savaşi öncesinde yöremizde görünen ve yerleşen ikinci Türk kavimi Kıpçaklar oldu. Kıpçaklar kitleler halinde Safranbolu ile Eflani arasındaki topraklara yerleşmişlerdir. Fatih Sultan Mehmet, XV. Yüzyılın ikinci yarısında Amasra'yı fethedince, kentte bulunan Cenevizlileri İstanbul'a gönderirken, Eflani'de yaşayan Kıpçakları da Amasra kentine sürmüştür. Bugün Amasra'da özellikle ağaç işlemeciliğinde çok ünlü olan bu insanlar, Kıpçak Türklerinin torunlarıdır. Kıpçak lehçesi ile ilgili araştırma yapacaklar için Eflani-Bartın arası ve Amasra bu açıdan önemli araştırma malzemesi sunmaktadır.

Coğrafya
Batı Karadeniz Bölgesinde Karabük, kuzeyde Bartın (80 km.), kuzeydoğu ve doğuda Kastamonu, güneydoğuda Çankırı, güneybatıda Bolu, batıda Zonguldak illeriyle komşudur.
Karabük vadiler ve platolardan oluşmaktadır. Deniz seviyesinden yüksekliği 270 m. olmasına rağmen 2000 m yi bulan tepe ve yaylalar mevcuttur. Türkiye’nin önemli ormanlık alanlardan olan Yenice Ormanları “Açık Hava Orman Müzesi” olarak belirlenmiştir.
Kısmen Karadeniz ikliminin özellikleri görülen Karabük, kıyıdan içeride kaldığı için, Karadeniz’in nemli havasından yeterince yararlanamamakta, karasal iklimin özellikleri daha ağır basmaktadır. Ancak, İç Anadolu’da olduğu gibi şiddetli kış soğukları ile kurak yaz sıcakları görülmez. En çok yağış ilkbahar ve kış aylarındadır.Karabük ilinin ilçleri; Eflani, Eskipazar, Ovacık, Safranbolu ve Yenice’dir.

Sportif Etkinlikler
Avcılık ve Olta Balıkçılığı Karabük’ün % 60′nın ormanlarla kaplı olması sebebiyle avcılık için uygun ortama sahiptir. Her tür av hayvanı bulunabilmekte ve Avcılar derneğince sürek avları düzenlenmektedir. İlin coğrafi yapısının dağlık olması sebebiyle doğal trekking alanları bulunmaktadır. Sorkun Yaylası, Ulu Yayla, Sarıçiçek Yaylası, Boduroğlu Yaylası, Avdan yaylalarında ve Safranbolu’nun içinden geçen Tokatlı ve Düzce Kanyonlarında sık sık trekking etkinlikleri düzenlenmektedir. Eflani İlçesindeki 3 adet gölette olta balıkçılığı yapılmaktadır.

Ne Yenir?
Karabük’ün turizm merkezi Safranbolu’da evlerin restorasyonu ile oluşturulmuş pek çok yeme-içme ve eğlence mekanları bulunmaktadır. Akşamları Çarşı bölgesinde yoğunlaşmış eğlence mekanlarında canlı müzik dinlenebilir. Gözleme, kuyu kebabı, yayım makarnası, su böreği ve ev baklavası bulunabilecek yöresel yemeklerdendir. Her zaman taze satılan, fındıklı, şamfıstıklı, güllü ve safranlı çeşitleri bulunan Safranbolu lokumu, Safranbolu Evleri kadar ünlüdür.

Ne Alınır?
Turizmin yoğun olduğu Safranbolu’da, el sanatları ve hediyelik eşyaların üretilerek satıldığı dükkanlar mevcuttur. Yemeni (ayağa giyilen bir tür deri ayakkabı), Bakırcılar çarşısındaki bakır eşyalar, ahşap oymalar bunların başında gelir. Çarşı bölgesindeki bütün sokaklarda ve Arastada hediyelik eşyaların bulunabileceği pek çok dükkan vardır. Kastamonu dokumalarından yapılmış giysi ve örtüler, ahşap, seramik ve deri eşyalar, Safranbolu evi maketleri alınabilecek hediyelik eşyalardandır.

Yapmadan Dönme...
Safranbolu gezmeden,
Karabük Bulak Köyü Mencilis Mağarası’na gitmeden,
Sonbaharda Yenice Ormanlarında kamp yapıp, fotoğraf çekmeden,
Ulu yayla ve Sarıçiçek Yaylasında kamp yapmadan, Şeker Kanyonu ve Düzce Kanyonunda yürümeden,
Yenice Arberataum (Açık Hava Orman Müzesi)’ni görmeden,
Eskipazar Hadrianapolis antik kentini görmeden,
Eflani Göletlerinde balık tutmadan,
Ovacık Karakoyunlu Kral Mezarını görmeden,
Safranbolu’da Kuyu Kebabı, Zerde, Su Böreği ve gözleme yemeden,
Altın Safran Belgesel Film Festivalini izlemeden,
Dönmeyin.....
Mail Grubuna Katıl
Travelterminal.net sitesinde yer alan tüm metin, resim ve içeriklerin hakları TEK TURIZM İNŞ.TESKT. SAN. ve TİC. Şirketine aittir. Hiç bir şekilde basılı veya elektronik bir ortamda izinsiz kullanılamaz veya kopyalanamaz. Tüm içerik bilgilendirme amaçlı olup değişiklik olması durumunda Travelterminal.net sorumlu tutulamaz.