travelterminal.net'e Hoşgeldiniz Lütfen giriş yapmadan önce aşağıdaki bilgileri okuyunuz.
Kullanıcı Sözleşmesi
Gizlilik Sözleşmesi
ÜYE GİRİŞİ
 
 
ÜYE KAYIT
 
 

Kars

Kars
Kars, Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alır. Kuzeyinde; Ardahan, doğusunda; Ermenistan'la, güneyinde; Iğdır ve Ağrı ile, batısında ise Erzurum'la çevrilidir.Kars Doğu Anadolu da ülkemizin en doğusundaki ve aynı zamanda karasal iklim dolayısıyla da en soğuk illerinden birisidir. Ancak mekanın bu olumsuzluğu ilin sanayii gelişmesinde nispeten olumsuz olmuş olsa da il turizm potansiyeli açısından bölgenin başlıca illerinden birisidir.
Özet Bilgi
İl ülkemizin başlıca kış turizm merkezinden birisidir ve yapılacak yatırımlarla bu alanda daha da gelişebilir. Bunun yanı sıra kültür turizmi açısından da tarihin çok eski devirlerine uzanan antik kalıntıları ve ören yerleri ile önde gelen kültür turizmi açısından da Yontma Taş Çağından itibaren kesintisiz bir yerleşime sahne olan kent önde gelen kültür turizm merkezlerindendir. Kars adının kaynağını oluşturan Karsak kelimesinin Kafkaslar’ın kuzeyindeki Dağıstan bölgesinden gelerek yöreye yerleşen Velen-tur boyunun Karsak oymağından geldiği söylenir. Bölge “Ararat eyaleti” adıyla 200 yıl İranlılar’ın egemenliğinde kaldı. Kars adının kaynağıyla ilgili bir başka söylentiye göre ise Gürcistan-Ermenistan sınırında yer alan şehrin adı Gürca dilinde “kapı kenti” anlamındaki “Karis Kalaki”den gelmektedir.Kars ili ekonomisi büyük bir oranda tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
Kars Gezilecek Yerler
Katherina Köşkü
Kars'ın Sarıkamış ilçesindeki 1896 yılında yapılmış köşk. Yekpare ağaçtan çivi kullanılmadan oluşturulmuş şu an hala özelliğini koruyan köşk, yukarı Sarıkamış bölgesinde bulunmaktadır.
Av köşkü ve ana köşk olarak 2 ayrı yapıdan oluşur. Beton kolanlar sayesinde ayakta duran yapının ısıtması bu kolonlar içerisinden sağlanan ısı ile sağlanmaktadır. Bu ısıtma sistemine "peç" adı verilir. Av köşkü değerli misafirlerin ağırlandığı yerdir. Asıl köşk ise çeşitli zamanlarda hastane ve saray olarak kullanılmıştır. Halk arasında Katerina'nın köşkü olarak bilinmektedir. Ancak 2. Çar Nikola döneminde yapılan bu köşk yanlış adlandırılmaktadır. Eşi Katherina için yaptırıldığı zannedilen bu köşk Çar'ın hasta oğlu Aleksi için bir rehabiltasyon Merkezi ve aynı zamanda da ailenin kışın ve yazın kullandığı av köşkü olarak yapılmıştır. Bu Köşk, Çar'ın Av Köşü olarak bilinmektedir. Çarlık dönemine ait Türk filmlerinin çoğu bu köşk ve çevresinde çekilmiştir.
Sarıkamış
İlçenin tarihi Bizans dönemine kadar geri gitmektedir. Bölgenin müslüman yöneticilerin hakimiyetine girişi Selçuklu döneminden başlamaktadır.

Selçuklu komutanı Alparslan 16 Ağustos 1064 tarihinde Bizans kralı ile yaptığı savaşta bu bölgeyi ele geçirmiştir. Osmanlı, Sarıkamış Harekâtında (Aralık 1914 - Ocak 1915) 90.000 şehit vermiştir. 9'uncu P.Tümeni 2005 yılında lağvedilerek yerine 9'uncu Mot.P.Tug.kurulmuştur.

Sarıkamış adının nereden geldiğine dair çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan en yaygın olanlarından üçü şunlardır: Türk Beylerinden biri bu toprakları bir sarık ve biraz yiyecek karşılığında aldığından bölgenin adı Sarıkamış olarak söylenmiştir. İkinci rivayete göre ise, bölgede bulunan bebek gölünde (kurumuş bir göl)yetişen kamışların sarı olmasından gelmiştir.Üçüncü rivayete göre ise, Hazar Denizi ile Aral Gölü arasındaki Sarıkamış çukuru bölgesinden bir Türk boyunun bu bölgeye yerleşmesinden gelmektedir. Sarıkamış, Türkiye'nin önemli kış turizmi bölgelerindendir. Sarıkamış'daki kar kristal olup 1 yılın 6 ayı karla geçmektedir. Ayrıca, Micingirt Kalesi, Kızlar Kalesi, Yedi Kilise (Yenigazi) Kalesi, Zivin Kalesi, Köroğlu Kalesi, Zek (Sırataşlar) Köyü Kalesi ve ve özellikle Katherina Köşkü Sarıkamış'ın belli başlı tarihi ve turistik yerleridir.
Kars Kalesi
Kars Kalesi; Kars Merkez Kalesi, İç Kale veya Stadel olarak da anılmaktadır. 1153 yılında Selçuklular'a bağlı Saltuklu Sultanı Melik İzzeddin'in isteği ile o dönemin veziri olan Firuz Akay tarafından yaptırılmıştır.

Dış kale surlarının yapımı 12. yüzyılda inşa edilmeye başlanmıştır. 1386 tarihinde Timur tarafından yıktırılan kale, 1579 yılında Osmanlı Padişahı III. Murat'ın emri üzerine Lala Mustafa Paşa tarafından yeniden yaptırılmıştır. Kale kalıntılarında dört köşe mermer kitabe bulunmuş dış surların kapısına koydurulmuştur. Bu kitabeye göre: 1152 yılında Sultan Melik İzzeddin'in emri ile Veziri Firuz Akay tarafından yaptırılmıştır. Kaleyi 1386 yılında da Timur yerle bir etmiş, 1579 yılında tekrar III. Murat'ın emriyle Lala Mustafa Paşa yeniden yaptırmıştır.

1616 ve 1636 yıllarında iki defa onarımdan geçmiş kale doğu-batı istikametinde 250 metre, kuzey-güney istikametinde ise yaklaşık 90 metredir. 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşından sonra 40 yıllık Rus hakimiyetinde tahribatlara uğramış, orijinal özelliğini ve kullanımını yitirmiştir.
Kuyucuk Kuş Cenneti
Kars’ın en önemli sulak alanlarından biri olup, Uluslararası Önemli Doğa Alanı ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahası statüsüne sahiptir.

219 hektarlık bir alanı kaplayan Kuyucuk Gölü, Kars şehir merkezinin yaklaşık 30 km kuzeydoğusunda, Akyaka ilçe merkezinin yaklaşık 15 km. batısında, denizden 1627 m yükseklikte ve 43o 27' Doğu ve 40o 45' Kuzey koordinatlarında yer almaktadır. Kuyucuk Köyü, göle yaklaşık 1 km. uzaklıktadır. Kars-Akyaka platosunda yer alan göl, kaynak suyuyla beslenmektedir ve en derin noktası 13 metredir. Yer yer küçük Phragmites ve Juncus saz öbekleri olsa da, göl kıyısında bitki örtüsü fakirdir ve göl kıyısı ve çevresinde koyun ve inek otlatılmaktadır. Ağaçsız bozkırla çevrelenmiş olan gölün etrafında tahıl ve yem bitkileri yetiştirilmekte ve hayvancılık yapılmaktadır. Çevredeki tarlalardan, göle nitrat, fosfat ve diğer kimyasal maddeleri taşıyan suların sızma ihtimali vardır. İlk kez 2006 ve 2007 bahar aylarında Kaliforniya Devlet Üniversitesi'nde görevli Dr. Sean Anderson tarafından gerçekleştirilen kimyasal ölçümler, gölün suyunun nispeten temiz olduğunu ve gölün ekolojik restorasyon için ideal bir aday olduğunu göstermiştir Geçmişte çevresinde yapılan pancar ekimi sulama gerektirdiginden, göl bir ara kurumuştur. Pancar ekimi durdurulmasına rağmen gölün suyunun halen ancak yarısı kadarı ve bazı türler kaybolmuştur. Gölün kuzeyinden geçen eski Kars-Akyaka yolu, gölün kuzey kısmını ikiye bölmektedir.
Meşhur Kars Kaşarı
Türkiye’nin en özel lezzetlerinden bir tanesi olan Kars kaşarı, ülkemizde lezzetiyle meşhur olmuş ve satış mağazalarında "Kars Kaşarı” diye satılan ve tadını alanların bir daha vazgeçemedikleri önemli bir üründür. Kars Kaşarı; sade tüketildiği kadar omletten, makarnaya sandviçten tosta, pizza’dan çorbaya kadar birçok yemeğe de katılmaktadır.

Kars kaşarı büyük ölçüde inek sütünden yapılır ve özellikle bahar aylarında artan süt üretimi ile birlikte üretilerek ardından depolanır. Yaz ayları başında inek ve koyun sütü karışımından da elde edilen kaşarın Kars’ta en yoğun üretildiği aylar Nisan-Mayıs ve Haziran aylarıdır. Özellikle Mayıs ayında üretilen Kaşarın rengi sarı turuncu bir renk karışımına çalar. Kars Kaşarının A vitamininin ön maddesi olan beta karotenden en zengin olduğu dönem mayıs ayıdır. Çünkü bu aylarda otlar en körpe döneminde olup beta karotenden zengindir. Kars kaşarı vitamin, protein ve diğer mineral maddeler yönünden zengin olmakla birlikte kendine özgü çok lezzetli bir tat ve aromaya sahiptir.
Kars Müzesi
Birçok uygarlığa binlerce yıldan bu yana evsahipliği yapan Kars´ta ilk olarak 1959 yılında müze memurluğu kurulmuştur. Daha sonra, arkeolojik kazıların ardından eser sayısının çoğalmasıyla birlikte Kümbet Cami (Havariler Kilisesi) müzeye dönüştürüldü. 1978 yılında daha büyük bir müzeye gereksinim duyularak 1981´de açılışı yapılan Modern Kars Müzesi günümüzdeki arkeolojik, etnografik ve taş eserlerin sergilendiği önemli müzeler arasında yer almaktadır. 1981 yılında açılan Modern Kars Müzesi'nde, objeler iki kat üzerinde sergilenmektedir. Müzenin zemin katında Eski Eser Deposu, Bürolar ve Arkeolojik Eser Salonu; birinci katta ise Etnografik Sergi Salonu ve Lojman bölümleri vardır. Ayrıca, müze bahçesinde de tarihi eserler yer almaktadır.
Fethiye Camii
Kars il merkezinde bulunan Fethiye Camisi XIX.yüzyılın başlarında Rusya’nın Kars’ı işgali sırasında kilise olarak yapılmıştır. Kilisenin 15-10 m. güneyine de bir Rus anıtı dikilmiştir. Kars’ın kurtuluşundan sonra camiye çevrilmiştir. Fethiye Camisi dikdörtgen planlı olarak kesme taştan yapılmıştır.
Yapının doğu cephesinde sağlı sollu iki bölüm bulunmaktadır. Altı basamaklı bir merdivenle çıkılan bu bölümde sütunlar arasına iç mekana girişi sağlayan kapılar yerleştirilmiştir. Kapı girişlerinin ve buradaki pencerelerin sağ ve soluna sütunlar yerleştirilerek bu bölümlerin daha hareketli hale gelmesi sağlanmıştır. Aynı zamanda burada sağır sivri kemerler de bulunmaktadır. Yapının batısındaki girişin üzerinde çatıdan daha yüksek olan üç pencereli bir çatı katı da buraya eklenmiştir. Kuzey ve güney kapılarının üzerindeki çatı bölümlerinde ise yonca yaprağı görünümünde sağır kemerler o dönemin mimarisi ile bağdaşmayacak sivri kemerli bölümler de cephede son derece hareketli bir görünüm sergilemektedir. Yapının kuzey, güney ve batı cephelerinde 1 m.den daha fazla dışarıya çıkıntılı, üzeri çatı ile örtülü kademeli bölümler bulunmaktadır. Yapının dış duvarları ile çatı arasında kalan cephelere dörder sivri kemerli çatı pencereleri açılmıştır. Üst örtünün köşelerinde birer, bunların çatı ile birleştikleri yerlerde de dörder tane baca bulunmaktadır. Yapının çatı bölümünün hemen altında onu çepeçevre kuşatan dantela gibi işlenmiş kabartma süslere yer verilmiştir. Kars’ın soğuk oluşundan ötürü de yapının kuzey yönüne bir kalorifer dairesi eklenmiştir. Yapının ibadet mekanı, camiye dönüştürüldükten sonra kısmen onarılmış ve orijinalliğinden büyük ölçüde uzaklaşmıştır. İç mekanı geniş bir tavan örtmekte olup, üzeri geometrik bezemelerle süslenmiştir. İç kısmını çepeçevre kuşatan bir balkon düzeni bulunmaktadır. Ayrıca bunlardan bir tanesi loca görünümünde ibadet mekanına taşırılmıştır. Günümüzde cami olarak kullanılan bu yapının iki yanına, taş kaide üzerinde, yuvarlak gövdeli taştan ve ikişer şerefeli birer minare eklenmiştir.
Hekim Evi
1877-1878 Osmanlı Rus savaşından sonra Kars’ın Rus işgalinde kaldığı 40 yıllık süre içerisinde Kars şehrinde Baltık mimari tarzında yapılan Hekim Evi binasının dış cephesi Barok mimari tarzında yalancı sütunlar, rölyefler ve kartuşlarla süslenmiştir. Binanın arka ve yan cepheleri yığma olarak yapılmıştır. İki katlı kâgir bina Kars’ın ilk konservatuvar binası arak ta bilinmektedir. Cumhuriyetin ilanından sonra Kars Doğum evi olarak kullanılan bina daha sonra zirai donatım binası, son olarak ta Hekim evi olarak kullanılmıştır. 
Ani Antik Kenti Harabeleri
Kars şehrinin güneydoğusunda, şehir merkezinden 42 kilometre uzaklıktaki Ocaklı Köyü sınırları içinde bulunan Ani Ören Yeri, yerleşim ve savunmaya çok elverişli topografyası nedeniyle tarih öncesi dönemlerden itibaren çeşitli kültürlere ev sahipliği yapmıştır. Ortaçağ Döneminde önemli bir ticaret yolu olan İpek Yolu’nun Kafkaslardan Anadolu’ya ilk giriş noktasında kurulmuş olan kent, bu dönemde büyük bir gelişme göstererek bölgenin politik, kültürel ve ekonomik merkezi konumuna yükselmiştir. Ani, büyük oranda ayakta kalmış olan etkileyici surları, dini ve sivil mimarlık örnekleri ve şehir planlaması ile Ortaçağ kentinin bir özeti niteliğindedir. Ani’de tarih boyunca süren çok kültürlülük buradaki dini ve sivil mimarinin biçimlenmesinde de etkili olmuştur. Ateşgede Tapınağı, çeşitli plandaki kiliseler ve Selçuklu Dönemine ait cami gibi farklı dinlere ait yapıları bir arada bulunduran Ani, çok kültürlü bir yapıya sahip ticaret kenti olarak Ortaçağ Dönemi mimarlık ve şehircilik tarihi içinde de özel bir konuma sahiptir.
TCDD Doğu Ekspresi
Anadoluyu Doğu - Batı Doğrultusunda baştan sona geçen Tarhi / Nostaljik bir Tren seferi hattıdır. Ankara-Kırıkkale-Kayseri-Sivas-Erzincan-Erzurum-Kars anahattında sefer yapan ve 1933 km'lik yolu 24.5 saatte (1 gün 30 dakika) tamamlayan TCDD'ye ait ekspres sferdir. Daha önceleri İstanbul - Kars arasında sefer yapmaktaydı fakat Ankara - İstanbul yüksek hızlı tren projesi sebebiyle hat kısaltılmış ve seyahat başlangıç noktası Ankara olmuştur.
Diğer Bilgiler
Tarih
Araştırmalardan Kars tarihinin Cilalı Taş Devrine kadar indiği (M.Ö. 9000-8000) anlaşılmaktadır. Bölge daha sonraları Hurriler, Urartular, İskitler, Partlar, Sasaniler ve Bizanslıların hakimiyetine girer.
1064 yılında Selçuklu Sultan Alpaslan, şehir ve civarını fethetmiş, böylelikle Türk kavimlerine Anadolu yolunu açmıştır. Şehir ve çevresinde Moğollar ve Akkoyunlular, Karakoyunlular gibi Türk devletleri hüküm sürmüş, 1514 yılında Yavuz Sultan Selim bölgeyi fethettikten sonra Osmanlı İmparatorluğu'na katmıştır.

Coğrafya
Kars ili Doğu Anadolu Bölgesinin kuzeydoğu kesimlerinde yer almaktadır. Büyük bir plato özelliği gösteren il coğrafyasında genel olarak bitki örtüsü bozkır görünümündedir. Yalnız Sarıkamış ilçesinde çam ormanları bulunmaktadır.Kağızman ilçesinde bağ ve bahçecilik yapılmaktadır.Kars Doğu Anadolu Bölgesinin en soğuk bölgesinde yer alır. Bu nedenle karasal bir iklime sahiptir; kışları uzun ve sert, yazları ılımlı hatta serince geçer.Kars ilinin ilçeleri; Akkaya, Arpaçay, Digor, Kağızman, Sarıkamış, Selim ve Susuz’dur.
Digor: İl merkezine 42 km. uzaklıktadır. Ünlü Türk şairi Dede Korkut’un Digor’da yaşadığına inanılmaktadır. Çevrede Orta Çağdan kalma kiliseler bulunmaktadır. Bunların içinde Digor yakınlarında bulunan Beş Müzesi (Beş Kilise) ve Karabağ Köyü yakınlarında bulunan, iyi korunmuş Karabağ Müzesi’ne (Müren Kilisesi) araba ulaşımını takiben yürüyerek gidilebilir.
Kağızman: İl merkezine 75 km. uzaklıktadır. Ayrıca Kağızman’ın kuzeyinde bulunan ve batıdan doğuya doğru akan Aras Nehri Kanyonu vahşi, doğal güzelliklerle doludur. Bu kanyondaki güzellikler, Kağızman ve Tuzluca yolu izlenerek görülebilir. Ayrıca Tunç Kaya (Keçivan) Kalesi, Köroğlu Kalesi ve Çengim Kilisesi gibi tarihi yapılar da mevcuttur.
Sarıkamış: Kış sporları ve kış turizmi bakımından Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri olan Sarıkamış, 2200-2900 m. yüksekliğinde bir plato üzerinde yer almaktadır.
Doğal güzelliği ve modern kayak tesislerinin yanı başında açılmaya başlayan oteller Sarıkamış’ın önemli bir turizm merkezi olmasını sağlamaktadır. Sarıkamış’ta, en uygun kayak mevsimi 20 Aralık-20 Mart tarihleri arasındadır.
Susuz: İl merkezine 24 km uzaklıktaki ilçe yakınlarında yer alan Susuz Şelalesi, görülmeye değerdir. Ayrıca yine ilçe merkezi yakınlarındaki Susuz Kaplıcaları da romatizma hastalıklarına iyi gelmektedir.
Akyaka: İl merkezine 54 km. uzaklıkta olan Akyaka ilçesi sınırları içinde tarihi Ocaklı (Ani) kenti bulunmakta ve ziyaretçilerin ilgi odağı olmaktadır.
Arpaçay: Doğusunda Ermenistan toprakları ve Akyaka İlçesi, Güneyinde Kars İli bulunmakta olup, Kuzeyinde Çıldır İlçesi ve Batısında da Susuz İlçesi toprakları ile çevrilidir.
Selim: İlçe Doğu Anadolu bölgesinin en yüksek yaylaları üzerinde yer alır.

Gezilecek Yerler
Örenyerleri

Ani ( Ocaklı ): Ani Harabeleri Kars’a 48 km uzaklıktadır.Mevcut Ocaklı Köyü yakınında Türkiye-Ermenistan sınırına yakın Arpaçay nehri kenarında konumlanan kentin kuruluşu M.O. 350-300 yıllarına dayanmaktadır. Ani ülkemizi ziyaret eden turistlerin önemli uğrak merkezlerinden birisidir. Ani’de kent surları, Ortaçağ kiliseleri Selçuklu mimari eserleri görülmeye değerdir.
Kars – Sarıkamış
Doğu Anadolu Bölgesinde, Kars-Sarıkamış ilçe merkezinin güneydoğusunda yer almaktadır. 2634 m yüksekliğindeki Kars’a 55 km. mesafede Sarıkamış İlçesinin içerisinde Çamurlu dağdadır. Çamlar arasındaki Sarıkamış kayak merkezi; kar kalitesi açısından önem kazanmıştır. Çamlar arasında toplam 12 kilometreyi bulan 5 etaplı piste sahip 2500 rakımlı Cıbıltepe’nin muhteşem bir doğal güzelliği vardır. Cıbıltepe’nin kristal karla kaplı olması ise onu kayakçılar açısından daha cazip hale getiriyor.

Coğrafya: Kayak alanı 2100 -2634 metre yükseklikleri arasında, sarıçam ormanları içerisinde yer almaktadır. Normal kış koşullarında 1.5 metre dolayında olan kar, kayak sporu için oldukça elverişli ve sadece Alplerde olan kristal kar özelliği göstermektedir. Sarıkamış’ta kayak için en uygun zaman 20 Aralık-20 Mart tarihleri arasıdır. Yörede karasal iklim hakimdir. Hakim rüzgar yönü güney-batı yönlerindedir.Sarıkamış ve çevresi; Alp disiplini, Kuzey disiplini ve Tur Kayağı etkinlikleri için çok uygun koşullara sahiptir.

Ne Yenir?
Kaşarı ve balının yanı sıra, Kars zengin ve renkli bir mutfağa sahiptir.Yöreye özgü belli başlı yemekler; umaç helvası, elma dolması, hörre (un) çorbası, evelik adlı bitkiden yapılan evelik aşı, ekmek üzerine kızgın yağ ve yoğurt dökülerek yapılan ekmek aşı, pişi, kuymak, hengel (mantı), yarma buğdaydan yapılan haşıl, bozbaş, kemikli ve parça etten yapılan ve bir çeşit çorba olan piti, sultani üzümle yapılan pilav ve Kars böreğidir.

Ne Alınır?
Doğal boyalı pamuk, kıl, ipek ve yün iplikler kullanılarak yapılan, ilginç yöresel motiflerle bezeli Kars kilim ve halıları çok ünlüdür. Yöresel gümüş kemerler, başlıklar ve çeşitli gümüş takılar Kars’ın özgün hatıra eşyalarıdır. Kaz tüyünden yapılan kuştüyü yastıkları son derece sağlıklıdır. Ayrıca ünlü Kars kaşar peyniri ve balı çok lezzetlidir.

Yapmadan Dönme...
Ani, Kars Kalesini görmeden,
Müzeyi gezmeden,
Çıldır Golünde sarıbalık yemeden,
Bal, kaymak kaşar ve gravyer tatmadan,
Kars Kafkas halısı almadan,
Kafkas Halk Oyunları seyretmeden,
Sarıkamış’ta kayak yapmadan
Dönmeyin...
Mail Grubuna Katıl
Travelterminal.net sitesinde yer alan tüm metin, resim ve içeriklerin hakları TEK TURIZM İNŞ.TESKT. SAN. ve TİC. Şirketine aittir. Hiç bir şekilde basılı veya elektronik bir ortamda izinsiz kullanılamaz veya kopyalanamaz. Tüm içerik bilgilendirme amaçlı olup değişiklik olması durumunda Travelterminal.net sorumlu tutulamaz.