travelterminal.net'e Hoşgeldiniz Lütfen giriş yapmadan önce aşağıdaki bilgileri okuyunuz.
Kullanıcı Sözleşmesi
Gizlilik Sözleşmesi
ÜYE GİRİŞİ
 
 
ÜYE KAYIT
 
 

Iğdır

Iğdır
Doğu Anadolu Bölgesi’nin Erzurum-Kars bölümünde yer alan ilimiz aynı adı taşıyan ovanın güney kenarına yakın bir noktada, Ağrı Dağı’nın kuzey batı, eteklerinde kurulmuştur. Kuzey ve kuzeydoğu sınırını Aras Nehri ve bu nehrin yatağı boyunca geçen Ermenistan sınırı teşkil eder. Bölgenin doğu ve güneydoğusunda Nahçıvan ve İran, güneyinde Ağrı İli, batı ve kuzeybatısında ise Kars İli yer almaktadır.Iğdır Kayısısı (Şalağı), dünyaca ünlü olan ve sadece Iğdır yöresi ile Kağızman'da yetişir.
Özet Bilgi
Türkiye’nin doğu sınırında yer alan Iğdır, efsanevi Ağrı Dağı ile görülmesi gereken bir ildir.Iğdır ilimizin ekonomik geçim kaynağı, Kars ve Ardahan’da olduğu gibi tarım ve hayvancılıktır.Iğdır’ın diğer illere göre avantaj sağladığı diğer bir gelir kaynağı ise, sınır ticaretidir. Bu ticaret Kafkasyadaki yeni kurulan cumhuriyetlerdendir. İlimizde sanayi faaliyetleri henüz gelişmemiş olup, sanayi tesisleri genel olarak tarımsal üretimden sağlanan hammadde kaynaklarına dayanarak kurulmuştur. Mevcut sanayi tesisleri, tarımsal hammadde kaynaklarının değerlendirilmesine ve bazı küçük el sanatlarına yöneliktir. Bölge nüfusunun % 50'si şehirsel, % 50’si de kırsal nüfustan oluşur. Iğdır'ın adı; 24 Oğuz boyundan 21’ncisi sayılan İç-Oğuzlar-Üç-Ok kolunun ve Oğuz Han'ın altı oğlundan biri olan Cengiz Alp'in en büyük oğlu olan "Iğdır Beğ" den gelmektedir. Bu boyun ilk başbuğu Iğdır Beğ'dir. Iğdır'ın kelime olarak manası "iyi, büyük, yiğit başkan, ünlü ve sahip" gibi anlamlara, Yazıcıoğlu ve Resid-Üd-Din'e göre ise "iyi, ulu, bahadır" manalarına gelmektedir.
Iğdır Gezilecek Yerler
Kervansaray
Iğdır’a 25 km. uzaklıkta Asma Köyü yakınında bulunan bu kervansaray XII.-XIII.yüzyılda Emir Şerafeddin Ejder tarafından yaptırılmıştır.

Batum-Tebriz kervan yolu üzerinde, Çilli Geçidi’nden önce menzil noktasında bulunan kervansaray dikdörtgen planlıdır. Kervansarayın uzun kenarlarında silindir biçimli beş kule ile duvarları takviye edilmiştir. Kervansarayın son derece gösterişli bir giriş kapısı bulunmaktadır. Kapı baklava, sitilize edilmiş bitki motifleri ve yıldızlarla bezenmiştir. Giriş kapısı üzerinde kitabesi bulunmamaktadır. Bu kapıdan kare planlı bir hole geçilmektedir. Bu holün üzeri pandantiflerin taşıdığı manastır tonozu ile örtülmüştür. Holün iki yanında birer hücre bulunmaktadır. Bunların da üzeri manastır tonozları ile örtülüdür. Bu iki hücrenin kervan yolcularının yatması için yapıldığı sanılmaktadır. Buradaki holden üç nefli bir bölüm halinde ahırlara geçilmektedir. Bunlardan ortadaki nef, iki yanlardaki neflere göre daha yüksek ve daha büyük tutulmuştur.

Kervansarayın kalıntılarından anlaşıldığına göre avlusuz bir kervansaray plan tipindedir. Yapı günümüze oldukça harap durumda gelmiştir. Bununla beraber Kültür Bakanlığı’nca 1988 yılında koruma altına alınmıştır.
Soykırım Anıtı
Ermeniler Tarafından Katledilen Şehit Türkler Anıt ve Müzesi, eski adıyla Iğdır Soykırım Anıtı, 1915-1920 tarihleri arasında bölgede yaşayan Ermenilerin Türklere karşı uyguladığı saldırıları sembolize etmektedir ve ilgili belgeler bulundurulmaktadır.

Müze, Iğdır kentinde bulunmaktadır. Her ay 4000 civarında ziyaretçi müzeyi gezmektedir. Mimari 350 m² kapalı müze 2 havuz ve 36 m yüksekliğinde 5 adet kılıçtan oluşmaktadır. Etrafı yeşil alan ve park olarak inşa edilmektedir. Toplam 14.000 m² alanı kapsamaktadır. Yerden yüksekliği 43,5 metredir. Dolayısıyla Türkiye'nin en yüksek anıtıdır. Müzenin giriş kapısı Selçuklu geleneklerine göre yapılmıştır. Anıt, üçgen arazinin odak noktasında yükselmektedir. Suni bir tepenin ortasında konuşlandırılan 5 kılıcın da eğri uçları yukarıda birleşerek kubbe şeklini almaktadır. Bu haliyle Selçuklu türbelerini andırmaktadır.[2] Yapımına 1 Ağustos 1997 tarihinde başlanmış ve 5 Ekim 1999 tarihinde hizmete girmiştir. Anıt inşaatında Türkiye'nin farklı illerinden getirilen mermerler kullanılmıştır. Ancak taşların eskimesi üzerine restorasyona tabi tutularak 2005 yılında yeniden ziyaretçilere ücretsiz olarak açılmıştır.

Sergi Müzede Ermenilerin toplu öldürmesini ispatlayan ve Ermeni Kırımı'nın bir soykırım olduğunu reddeden belgeler ve eşyalar vardır. Müze girişinin sağ tarafındaki odada katliamlara ait fotoğraflar, sol tarafındaki odada ise soykırım araştırmaları için bir kütüphane bulunmaktadır. Müzede 570 adet kitap, 260 adet resim (cinayet resimleri), 1973-1985 yılları arasında, bazi ülkelerin terör örgütleri listesinde yer alan, silahlı Ermeni ASALA örgütü tarafından öldürülen diplomatların fotoğrafları korunmaktadır.
Tuzluca
Tuzluca il merkezine 39 km mesfededir. Yüzölçümü 1236 km² dir. İlk adı "Kulp" olan Tuzluca ilçesi Cumhuriyetin ilanı ile birlikte yerleşim yeri olarak mevcut varlığını sürdürmeye başlamıştır.

1924 yılından itibaren ilçe konumunda olan kulp, 1934 yılındaki düzenlemeyle adını ilçedeki kaya tuzundan alarak "Tuzluca" olarak değiştirilmiştir. Gerek taşımacılık ve ulaşım ağı yolu üzerinde olması ve gerekse Ermenistan Devleti ile sınır olması ilçemize serhat ilçe vasfı kazandırmıştır.

İlçemiz Ülkemizin idari yapılanması içerisinde Iğdır iline bağlı aynı zamanda Iğdır İlinin en büyük ilçesi konumundadır.
Koçbaşı Mezarı
İlin, en. eski yerleşim merkezlerinden biri olan Karakoyunlu ilçesinde biri ilçe merkezinde, diğeri ise Karakoyunlu-Aralık yolu üzerinde olmak üzere iki kadim mezarlık bulunmaktadır.

Bu mezarlıklar daha ziyade tarihi çok eskilere dayanan mezar taşları ile koçbaşlı mezar taşlan ile ünlüdür. Bu taşlardan birinde 841 tarihi kayıtlıdır. Koç heykelli mezar taşları çeşitlilik arz etmektedir. Bu heykeller, genellikle tarihî kahramanlar, yiğitler ve nüfuzlu insanlar adına koyulmuşlardır. Son yıllarda bu tür yerlerde yapılan kaçak kazılar sonucu bunlardan bazıları tahribata uğramıştır.

Karakoyunlu Belediyesi aldığı bir kararla durumu Kültür Bakanlığfna İletmiş, bakanlık da adı geçen mezarlıkları sit alam ilan etmiştir. Bu hususla ilgili raporun bir nüshası, çalışmaya eklenmiştir.
İĞDIR KALESİ ( KORHAN KALESİ )

Iğdır şehir merkezinin 36 km. doğusunda, Ağrı Dağı'nın kuzey yamacında bölgeye hâkim bir tepe üzerinde yer almaktadır.Kalenin ilk yapım evresi ve hangi uygarlık zamanında yapıldığı bilinmiyor. Ancak kalenin varlığının 1064 yılından öncesine dayandığı, bu tarihte Büyük Selçuklular tarafından fethedildiği bilinmektedir.Ne zaman ve kimler tarafından inşa edildiği bilinmeyen Iğdır Kalesi, (Iğdır Korganı)' nın adı kaynaklarda da pek sık geçmemektedir. Bu kale hakkındaki bilgileri ancak sınırlı sayıdaki kaynaklardan öğrenebilmekteyiz.Ağrı Dağı'nın hemen kuzey tarafında bulunan kale bütün bölgeye hâkim, kayalık bir tepe üzerine inşa edilmiştir. Kale bugün oldukça harap durumundadır. Günümüze sur duvarlarından çok az kalıntı ulaşabilmiştir. Günümüze ulaşabilen kalıntılardan yola çıkarak, güçte olsa kalenin ve şehir yerleşiminin genel bir profilini çıkarmak mümkündür. Buna göre kale iç ve dış olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Günümüze ulaşan kalıntılardan dış kalenin Ağrı Dağı'nın kuzey tarafına, yani güneye doğru uzandığı anlaşılmaktadır. Geniş bir alanı kaplayan kalede çeşitli ebattaki taşlarla değişik duvar örgü sistemi bulunmaktadır. 2 metreye yaklaşan duvar kalınlığı ile surların temellerinde Urartu dönemini hatırlatan büyük blok taşların kullanıldığı görülmektedir.

KARAKALE ( SÜRMELİ KALESİ )

Iğdır il merkezinin 25 km. batısında, Tuzluca-Iğdır arasında, Araş ırmağının güneyinde, bugünkü Iğdır -Tuzluca karayolunun Tuzluca istikametinde sağda, ovaya hâkim bir tepecik üzerinde yer almaktadır.

Sürmeli Kalesi'ni kimlerin, hangi tarihte yaptırdığı bilinmemektedir. Ancak kalenin 1064 yılından önce var olduğu ve bu tarihte Büyük Selçuklular tarafından fethedildiğini biliyoruz. Selçuklu tarihi Ahbarü-d-Devletis-Selçukiyye, bölgedeki kalelerin hepsinin adını vermemekle birlikte, Karakale hakkında az da olsa bir bilgi vermektedir. Bu kaynakta da kaleyi yaptıranlar hakkında herhangi bir bilgi verilmemiştir.

Kale'yi inşa eden ustalar hakkında hiçbir bilgiye sahip değiliz. Kaynaklarda da bu kalenin şekillenmesinde çalışan ustalardan bahsedilmemiştir.

Bugün ayakta kalan surların üzerinde ve kale yerleşim bölgesinde hiçbir kitabeye rastlanılmamıştır.

ASMA KÖYÜ CAMİSİ

Iğdır il merkezinin yaklaşık 31 km. güneyinde, Asma köyünde, köy içerisinde yer alan caminin kitabesi yoktur ve kimler tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir.

Tarihi kaynaklarda ismine değinilmeyen caminin, ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Ancak, köyün güney-doğusunda yer alan mağara yerleşimi ile büyük bir benzerlik gösteren caminin, sonraki devirlerde bir mezar yapısı veya mağara yerleşiminden camiye dönüştürüldüğü tahmin edilmektedir.

ÇAKIRTAŞ ( AMARAT ) KUL YUSUF KÜMBETİ

Iğdır'ın yaklaşık 11 km. kuzeyinde Çakırtaş köyünün batısında, bugün tamamen yok olan bir mezarlığın içerisinde yer alır. Türbenin giriş kapısı üzerinde dikdörtgen bir çerçeve içerisinde, zincirek motifi ile ayrılmış iki satırlık bozuk bir sülüs ile Arapça yazılmış kitabeden kümbetin 890 H./ 1485 M. yılında Kul Yusuf adlı bir zat için yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Kümbeti inşa eden mimar bilinmemektedir.

1400-1508 yılları arasında Doğu Anadolu ve İran Azerbaycan'ında önemli bir siyasal güç olan Akkoyunlu soy kütüğünde, Yusuf veya Kul Yusuf adlı birisine rastlanılmıyor". Birinci derecede önemli bir şehzade veya sultan akrabalarından biri olmadığı100, ancak bölgede tanımmış ve hatırı sayılır bir zat olduğu türbenin yapısından anlaşılmaktadır.

Diğer yandan 14. yy. sonları ve 1468'li yıllarda yaşayan Karakoyunlıüarda Kara Yusuf un mezarı Erciş'tedir ( Ölüm: 1420 ). Bu durumda Kul Yusuf Kümbeti doğrudan bir Akkoyunlu eseri olmasa da onların siyasal dönemlerinde yapılmıştır denilebilir. Diğer yandan Uzun Hasan'm emirlerinden Yusuf Bey için sağlığında bu kümbet yaptırılmış olabilir. Uzun Hasan 1453-76 yılları arasında hüküm sürmüştür. Bir beylik olan hükümetinin ilk merkezi Diyarbakır idi. Genişleyip güçlenince Tebriz yeğlendi. Tarih ve Iğdır'a yakınlığı kümbetteki 1485 yılı ile uyum içindedir. Bugünlerde bölge Akkoyunlular'dan Uzun Hasan'm oğlu Sultan Yakup ( 1478-1490 ) yönetiminde idi. Kul Yusuf Kümbetinin mimarlık yönü de, Akkoyunlu yapıtı olduğuna kuşku bırakmıyor101.

Kümbet iki katlı, sekizgen gövdeli, orta ölçülerde ve düzgün kesme taş malzeme ile inşa edilmiştir. Sekizgen gövde dairemsi bir temel üzerine oturmaktadır.

KARAKALE HANI

Iğdır'a yaklaşık 25 km. mesafedeki Karakale harabelerinin içerisinde, iç kalenin doğu tarafında, Araş nehrinin güneyinde yer alan hanın herhangi bir kitabesi mevcut olmayıp, kimler tarafından hangi ustalara ve hangi tarihlerde yaptırıldığı gibi açıklayıcı bilgilere sahip değiliz.

Karakale ve şehri birçok kaynakta karşımıza çıkarken, bu alan içerisinde yer alan bu hanın ismine bu kaynaklarda rastlanılmamaktadır. Bu yüzden plan şeması ve ölçüleriyle bir hanı hatırlatan bu yapının hangi tarihte İnşa edildiği bilinmediği gibi, kimler tarafından yaptırıldığı da bilinmemektedir.

Yapı tamamı ile ortadan kalktığı için, günümüze ulaşan izlerinde genelde iç tarafta biri birilerine karıştığından, yapı hakkında daha teferruatlı bir bilgi edinmemize engel teşkil etmektedir. Bu yapı ile ilgili net bilgilerin elde edilebilmesi İçin ufak çapta yüzeysel bir kazının mecburiyeti kendini belli etmektedir.

ALİKÖÇEK (ELLİ KÜÇE) ÇAYI KÖPRÜSÜ

Iğdır'ın 20 km güneyinde bulunan Aliköçek köyünün güneydoğusunda Alibeyköy ile Aliköçek köyü arasından akan Aliköçek Çayı üzerinde bulunmaktadır.

Kuzey-güney doğrultusunda düzenlenmiş olan köprünün tamamen düzgün siyah taşlardan inşa edildiği ve yürüme zeminin taş döşeli olduğu görülmektedir. Köprü yaklaşık 10–12 metre uzunluğunda 3 metre yüksekliğinde ve 2.30 metre genişliğinde inşa edilmiştir.

Bugün kısmen ayakta olan köprü Doğubayazıt, Iğdır, Kars, Batum kervan yolu üzerinde bulunması ile önem kazanıyor. Yörede yaptığımız yüzey araştırmalarında Orta Çağ bulgusu veren bu köprü eskiden günümüze ulaşan tek örneği oluşturmaktadır. Köprü horasan harcı kullanılarak düzgün siyah kesme taşlardan inşa edilmiştir.

Diğer Bilgiler
Tarih
Bölgeye M.Ö. 4000 tarihinde Hurriler yerleşmiş daha sonra farklı medeniyetlere sahne olmuştur. Günümüze kadar Urartular, Sakalar, Sasaniler, Bizanslar, Selçuklular, Moğollar, Oğuzlar, Karakoyunlular ve Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliğine girmiştir.

Coğrafya
Kuzey ve kuzeydoğu sınırını Aras Nehri ve nehir yatağı boyunca Ermenistan sınırı teşkil eder. Doğu ve güneydoğusundan Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti ve İran, güneyinde Ağrı ili, batı ve kuzeybatıda Kars ili yer almaktadır. Iğdır yüksek platolar ve dağlık kesimlerin geniş yer kapladığı bir bölgededir. Dil Ovası Türkiye’nin en uç noktasıdır. Bölgenin güneyinde batı doğu doğrultusunda uzanan Orta Toroslar ve Manzar Dağlarıyla başlayıp, Karasu, Aras Dağlarıyla devam eden dağlık kesim sırasıyla batıdan doğuya doğru Durak Dağı (2811 metre) Zor Dağı (3196 m) Pamuk Dağı (2639 m) Büyük Ağrı Dağı (5165 m) Küçük Ağrı Dağı (3986 m) dır. Türkiye’nin en yüksek dağı olan Büyük Ağrı Dağı İran ile sınır teşkil etmektedir. Iğdır’da coğrafî konumundan dolayı karasal bir iklim hüküm sürmektedir. Sıcaklık bölge ortalamasından daha yüksektir çok az yağmur almaktadır.İlçeleri; Aralık, Karakoyunlu, Tuzluca dır. 
Tuzluca: İl merkezine uzaklığı 39 km.dir. Tuz Dağı’nda bulunan su göletleri astım hastalığına iyi gelmektedir.

Gezilecek Yerler
Tuzluca Tuz Mağaraları :

Tuz mağaraları Tuzluca ilçesinde bulunmaktadır. 55 dönümlük bir araziyi kaplamaktadır. Türkiye'nin 100 yıllık tuz ihtiyacını karşılayacak kapasitededir. Tünellerde bulunan havanın bir çok solunum yolu hastalığına iyi geldiği bilinmektedir. Günlük 60 ton tuz üretilmektedir. Ancak tam kapasite çalışırsa 200 ton tuz da üretebilir.
Meteor (Göktaşı) Çukuru :
İl merkezinden yaklaşık 42 km uzaklıkta Karakoyunlu'ya bağlı Korhan Yaylası sınırları içerisinde yer alan bu çukur 1892'de bir göktaşının düşmesiyle meydana gelmiş büyük bir çukurdur. Dünyada büyüklük ve derinlik açısından Arizona'da bulunan Barringer Krateri'nden sonra 2. sırada gelir. Genişliği 35 metre, derinliği ise yaklaşık 60 metredir. Çukurun etrafında bir çok işlenmiş taşa da rastlamak mümkündür. Zengin doğa manzarasıyla ve dünyanın hiçbir yerinde rastlanılamayacak çiçek florasıyla bir renk cümbüşü olan bu yer aynı anda üç devleti görme imkânı sağlayan bir kavşakta bulunmaktadır.

Ne Yenir?
Bozbaş isimli kuzu inciğinden yapılan yemeği meşhurdur.

Yapmadan Dönmeyin...
Efsaneleriyle ünlü Ağrı Dağına tırmanmadan
Bozbaş isimli yemeği tatmadan
Dönmeyin...
Mail Grubuna Katıl
Travelterminal.net sitesinde yer alan tüm metin, resim ve içeriklerin hakları TEK TURIZM İNŞ.TESKT. SAN. ve TİC. Şirketine aittir. Hiç bir şekilde basılı veya elektronik bir ortamda izinsiz kullanılamaz veya kopyalanamaz. Tüm içerik bilgilendirme amaçlı olup değişiklik olması durumunda Travelterminal.net sorumlu tutulamaz.